1. 1.
    +2
    yahya kemal akşamdan akşama gidermiş mekâna, garsonlardan masayı donatmalarını istermiş. masa öyle donatılırmış ki, bir kuşsütü ekgib kalırmış. açarmış rakısını, içermiş gönlünce. ama hiç dokunmazmış mezelere.
    garsonlar şaşırırmış, geliyor masayı donattırıyor ama hiçbirine dokunmuyor bile diye.
    günlerden bir gün, aklıevvel bir garson demiş ki "bugün de kırmızı turp zütürmeyelim masaya. üstat nasıl olsa yemiyor, boşuna şişmesin fatura". düşündüğünü de yapmış, zütürmemiş turpu.
    yahya kemal oturmuş, rakısını açmış ve gözü masaya takılmış. garsonu çağırmış ve turpun neden olmadığını sormuş. garson kendince açıklamaya çalışırken üstat demiş ki: "oğlum getir sen onu. bu masa benim için göz mezesidir"
    ···
   tümünü göster