1. 26.
    -1
    Sonra konuşmaya başladık. Kezbana dayımın fotoğrafını ilk gösterdiklerinde, ben de varmışım o fotoğrafta ve damadın ben olduğumu sanmış, çok sevinmiş. Ama sonra dayıma istediklerini anlayınca içi burkulmuş. istanbula gelmek te tesellisi olmuş. Ben birşey demeden banyoya gittim ve yıkanıp çıktım, giyindiğim odaya girdim. Kezban yine telefona sarılmıştı hemen. Ben yine paralel telefonu kaldırdım. Tahmin ettiğim gibi Fatma yengemle konuşuyordu, “Abla, yaptık.” dedi. Fatma yengem de, “Ne çabuk kız? Hele anlat!” dedi. “Abla dayanamadım, halıyı bırakıp gibini tuttum. Ama o da en az benim kadar istekliydi. Abla inanırmısın muhteşem gibiyor! gibmeden önce amımı bile yaladı!” dedi…

    Fatma yengem de, “Kız birşey soracağım, yarağı nasıl? Büyük mü?” dedi. “Abla hani bizde hamur açtığımız küçük merdane var ya, onun gibi kalın, boyu da el bileğimden neredeyse dirseğime kadar valla!” dedi. Fatma yengem, “Deme yaa! Ah keşke beni de gibse, benim de amım şöyle bir bayram yapsa! Bana bak, kız sen nasıl aldın o daracık dıbına?” dedi. “Bir de bana sor abla, bozuntuya vermedim, ama neredeyse bayılacaktım ilk girerken!” dedi. Fatma yengem, “Dayısına söyleyeceğim, bize çağırsın onu, bu sefer de ben gibtirecem kendimi!” dedi. Kezban, “Mutlaka tadına bak abla!” dedi. Fatma yengem, “Nerede şimdi senin gibici?” dedi. “Öbür odada giyiniyor abla.” dedi. Fatma yengem, “Aman dikkat et, kocan anlamasın, gerçi kocan akşam gelene kadar daha çok vakit var, daha gibişirsiniz siz!” dedi. “Bırakırmıyım abla, gelsin hemen atlayacağım kucağına!” dedi. Fatma yengem, “Hadi kapa telefonu, anlamasın konuştuğumuzu. Haa, dikkat et yırtmasın dıbını!” dedi. Gülüştüler ve telefonu kapattılar.
    ···
   tümünü göster