-
1.
0mutsuzluk ve çaresizliğin sözlük tanımı.
ya da değil belki, pörtlek gözlü yavrucağımı her gördüğümde için ısınıyor, ona sahip olmak; onunla aynı evde yaşamak gerçekten süper bir şey. lakin, haftada 3-4 kere (bir kara günde tam sekiz kere) hiçbir uyarı olmadan krizde görmek insanı bitiriyor.
uyuyor bazen, bazen dizimin dibinde kendini sevdiriyor, bazen oyun oynuyoruz. ikimiz de mutluyuz çok, benim böyle tatlı bir köpeğim sahibim onun averaj düzeyinde bi' sahibi var. sonra hiçlikten geliyor dinine yandığım. o fıkır fıkır köpek bi' anda çığlıklar atarak yere düşüyor, üzerime işiyor, boğulur gibi sesler çıkarıyor ve üç dakika boyunca bilinçsizce sudan çıkmış balık gibi çırpınıyor. sabit durduğu bir anı kovalayıp diazem vurmaya çalışıyorum, çoğu zaman nafile bir çaba. o hastalıktan titriyor ben üzüntüden. bugüne kadar tanrıya inanamadım; tüm tanrı konseptinin istediğim zaman inanabileceğim bir şey olduğuna karar verdim. ama çaresizlik şahidimdir ki semavi dinlerden bildiğim tüm duaları ve ilahileri içimden okuyorum tüm bu süre boyunca. üç dakika boyunca, bin kere ölüyorum.
kriz bitiyor, post kriz başlıyor. hiçbir şekilde durdurulamayan bi' koşu başlıyor on dakika boyunca. az önce idrarını boşaltmış olan köpeğimin ayakları kayıyor, sürekli düşüyor. biliyor musun, yerleri o yumuşak, kaymayan şeylerle döşedim. günde üç kere şaşırıp onlara işiyor, temizliği çok dert ama koymuyor; sadece ayakları kaymasın diye sidik kokusu içinde geçiriyorum bir günü. kriz sonrası gözleri iyi görmediği, kulakları iyi duymadığı için beni tanımıyor. ağzı salyalarla içinde kaldığından temizlemeye çalışıyorum, ona zarar vereceğimden korkup sağa sola koşuyor.
on dakika sonra düzeliyor, yavaşça yanıma gelir yere atıyor kendini. birazcık uyumaya, dinlenmeye çalışıyor. sessizlik ve huzura eriyoruz. sonra yine bir kriz. bu entryi ortalama iki saattir girmeye çalışıyorum, viki yarım saat önce ikinci krizini geçirdi ve yanımda uyuyor. sürekli bi' cycle içinde tekrarlıyor kendini bu süreç; tek tesellisi, genellikle, bir-iki günü atlattıktan sonra bir hafta kadar krize girmiyor.
sözlük, sana hiç böyle hitap etmedim daha önce, çaresizlik gerçekten tak bir şey. peki diyeceksin, bu halde ya da daha kötü halde olan insanlar ne yapsın? onlar en azından ne hissettiklerini söyleyebiliyor, neler yaşadıklarını anlatabiliyor ve ne istediğini söyleyebiliyor; bilinçli bir şekilde atlatıyorlar bu süreci. ve sevgili sözlük, birinin daha çok acı çekmesi benim daha az üzülmem anldıbına gelmiyor.
çok, tak bir şey bu; çok tak.
başlık yok! burası bom boş!
