-
1.
+4okurken bunu dinlerseniz daha iyi olur
https://www.youtube.com/watch?v=YXd6MeIOuyA
Babam topraklarını ve servetini yitirmiş yoksul düşmüş bir asilzadeydi. Evimizdeki tek lüksümüz ise duvarda asılı duran bir antika broadsword’du. 18 yaşıma geldiğimde ekmeğimi kazanmak ve kılıç kullanmasını öğrenmek için şövalye seyisliği yapardım. Ve aynı zamanda bir demircide de part-time çalışırdım. Bir gün yine kazandığım birkaç dinar ile evime dönüyordum. “Anne baba ben geldim” dedim. Fakat evden bir karşılık gelmedi. Diğer odaya geçince aman Allahım diye bağırdım. Aldığım ekmek, peynir ve üzüm ellerimden düştü. Anne ve babamın kana bulanmış cesetleri yerde yatıyordu. Duvardaki tek gururumuz olan antika broadsword ise kayıptı. Aradan günler geçti. Ben burada artık ne yapabilirim diye düşünmeye başladım. Fakat o görüntü gözümün önünde gitmiyordu.
Sevdiklerimin kaybı ve intikam hırsım beni yollara düşürdü. Aylarca aç, susuz, sersefil dolandım. En sonunda Dhirim şehrine varmıştım. Fakat açlıktan halsiz düşmüştüm, dizlerimin takati kalmamıştı. Yerde yatmış ölümü beklerken uzaktan bir hancının koştuğunu gördüm. Hancı kollarımdan tutup beni hanında bir odaya kadar taşıdı. Bana tirit ve biraz su verdi. Ben Allah razı olsun beyim deyip iş isteyecek iken hancı birden bana döndü ve “Sana bunları babanın hayrına mı verdim sanıyorsun? Biraderimi kaçırdılar. Yalibe Köyü’nün yakınlarında hırsız kampı var. Yolun açık olsun yiğidim” dedi. Hırsız lafını duyunca intikam ateşiyle titredim. Hancının dediği yere civar köylerden 5 serseri genci de arkama takarak yol almaya başladım. Vardığımda şen şakrak kahkahalar atarak bir genci aralarında itip kakıyorlardı. Bizi görünce yaklaşmaya başladılar. Haydi aslanlarım dedim yanımdaki gençlere. Ve büyük bir kavgaya tutuştuk. zütlerinden tak çıkana kadar gibmiştik o çapulcuları. Fakat en sonda bizden kaçan birini yakaladık. Bu çete lideri olmalıydı. Herifin elinde aile yadigarı antika broadsword parlıyordu. Bunu görünce iyice dellendim ve herife bir yumruk attım. Gariban ailemden ne istedin lan huur çocuğu diye bağırdım. Daha sonra kollarından ve bacaklarından oklayarak etkisiz hale getirdim. Elinden aile yadigarı kılıcımızı aldım ve gülümseyerek “şşş sadece gözyaşı şimdi” dedim ve küçük huurnun kafasını oracıkta kesiverdim.
Yeminimi gerçekleştirmiştim. Şimdi ailemizin adını onurlandırma vaktiydi. Aile sancağımızı tekrar diktirdim ve adam toplamaya başladım. Küçük sayılarla büyük ordulara kan kusturdum. Namım aldı yürüdü tüm Kalradya’yı. Kimseye uşaklık etmedim. Yendiğim lordların oğullarını kendime uşak ettim kızlarını odalık olarak kullandım. Beylikten krallığa, krallıktan imparatorluğa yöneldim. Çıkardığım uzun yıllar süren savaşlar diyara kan, gözyaşı ve acıdan başka bir şey getirmedi. Üstünde aile amblemimizin olduğu sancak tüm Kalradya’da dalgalanıyordu artık. Savaşlardan ve anlamsız hayattan sıkılmıştım artık. Kılıcımı ve tahtımı 16 yaşındaki oğluma bıraktığım o gece bir çöp bile almadan gizlice sarayı terk ettim. Daha geniş topraklar ve daha gerçekçi harita için Medieval Total War 2’yi indirdim. Ve gerçekten zorlu bir rakip olan Moğollarla mücadele etmeye başladım.
başlık yok! burası bom boş!

