+54
-3
Yavaştan işteki duruşumla birlikte rahatlığımda kendini göstermeye başlamıştı. yavaş yavaş iş yerinde içmeye başlamıştım. sabaha kadar çalışırken içiyordum. içerken selma ablaya takılıyordum arada. selma abla bir yandan bana annelik yapıyordu. iyi bir kadındı. selma ablanın karabükte hiç görüşmediği bir oğlu falan varmış hatta. çocuk bunun huurluk yaptığını öğrenince annesini terk falan etmiş. garip bir hikayesi vardı.
gece sonları yaklaşırken yavaş yavaş toparlanıyorduk, yavaş tempolu müziklere geçiliyordu. ilk defa o gün garson şeref abi bana sigara uzattı. bir yandan vodka vişne içiyoruz. yok abi ben kullanmıyorum dedim.
- al lan şunu zaten başlayacaksın.
-yok abi içmiyorum ya
-al dedim şunu zaten başlayacaksın alış şimdiden.
çok fazla üsteleyince kıramadım aldım sigarayı. nasıl içildiğini bilmiyorum ama etrafta ve ortamda insanları gözlemlediğim kadarıyla tutuluşunu, nasıl kül döküleceği, nasıl karizmatik içileceğini biliyorum. aldım ben sigarayı iki parmağımın arasına zütürdüm ağzıma. şeref abi sigaramı yaktı. içime çekmemle öksürmem bir oldu. gözlerim yaşardı. şeref abi yandan yandan gülüyor. o sigarayı öksüre öksüre zorla içtim. şeref abi alışırsın 2 güne kadar merak etme, alışana kadar her gece sigaran benden dedi.
o geceyi sabah etmiş, eve dönmüştük. yine kafamı yastığa koymamla uyumam bir olmuştu.