0
Yersizyurdsuzlaşma işlevi: Yersizyurdsuzlaşma “birinin” içinde yeryurdu terk ettiği harekettir. Kaçış çizgisinin işlemesidir. Son derece farklı durumlar vardır. Yersizyurdsuzlaşma belki, kaçış çizgisini tıkayan telafi edici bir yeniden-yerliyurdlulaşma tarafından kaplanmış olabilir: O zaman, yersizyurdsuzlaşmanın olumsuz olduğu söylenir. Herhangi bir şey, yeniden-yerliyurdlulaşma olarak hizmet edebilir, başka bir deyişle, kayıp bir yeryurdu “ikame edebilir”; bir şey bir varlıkta, bir nesnede, bir kitapta, bir aygıt ya da sistemde yeniden-yerliyurdlulaşabilir. Örneğin, Devlet aygıtının yerliyurdlu olduğunu söylemek hatalıdır: o gerçekte bir yersizyurdsuzlaşma icra eder, fakat bu yersizyurdsuzlaşma doğrudan doğruya, mülkiyet, iş ve paradaki yeniden-yerliyurdlulaşmalar tarafından kaplanmış bir yersizyurdsuzlaşmadır (açıkçası, toprak sahipliği, kamusal ya da özel, yeryliyurdlu değil ama yeniden-yerliyurdlulaşmıştır). Gösterge rejimleri arasında, gösteren rejimi kuşkusuz üst derece bir yersizyurdsuzlaşmaya erişir; fakat tam da eşzamanlı olarak bütün bir yeniden-yerliyurdlulaşma sistemini gösterende kurduğu ve gösterenin kendisinde, kaçış çizgilerini engellediği için, yalnızca olumsuz bir yersizyurdsuzlaşmayı sürdürmeye izin verir. Başka bir durum yersizyurdsuzlaşmanın olumlu hale gelmesi -başka bir deyişle, yalnızca ikincil bir rol oynayan yeniden-yerliyurdlulaşmalar üzerinde galip gelmesi- fakat buna rağmen, çekilen kaçış çizgisinin parçalanması, tekrar eden işlemlere ayrılması, kara deliklere dalması ya da hatta genelleştirilmiş bir kara delikte sona ermesi (felâket) yüzünden göreli kalmayı sürdürmesidir. Bu, kendi duygusal ve bilince-göreli yersizyurdsuzlaşmasıyla, yalnızca göreli bir anlamda olumlu olan öznel göstergeler rejiminin durumudur. Şu hemen not edilmelidir ki, yersizyurdsuzlaşmanın bu iki majör biçimi birbirleriyle basit bir evrimci ilişkide değillerdir: ikincisi birincisinden kaçabilir ya da ona sürüklenebilir (özellikle yakınlaşan kaçış çizgilerinin bölümlenmesi tam bir yeniden-yerliyurdlulaşmaya neden olabilir ya da biri kısmi bir bölümden faydalanır, böylece kaçış hareketini önler). Yüksek oranda çeşitlenmiş yersiyurdsuzlaşma biçimlerini varsayan her türden karışmış figürler bulunur.
Mutlak yersizyurdsuzlaşma bulunur mu ve “mutlak” ne anlama gelir? Öncelikle yersizyurdsuzlaşma, yeryurd, yeniden-yerliyurdlulaşma ve yeryüzü arasındaki ilişkileri daha iyi anlamalıyız. Her şeyden önce, yeryurdun kendisi onu içerinden çalıştıran yersizyurdsuzlaşma vektörlerinden ayrılamazdır: ya yerliyurdluluk esnek ve “marjinal” olduğu, başka bir deyişle, seyyar olduğu için ya da yerliyurdlu toplanışın kendisi başka tipteki toplanışlara açıldığı ve onlar tarafından kaçırıldığı için. ikincisi, yersizyudsuzlaşma sırasında bağıntılı yeniden-yerliyurdlulaşmalardan ayrılamazdır. Yersizyurdsuzlaşma asla basit değildir, fakat daima çoklu ve bileşiktir: yalnızca aynı anda çeşitli biçimlere iştirak ettiği için değil, fakat ayrıca, verili bir anda saptanan “yersizyurdsuzlaşmış bir öğe” ile “yersizyurdsuzlaşan bir öğe” temelinde farklı hızlara ve hareketlere yaklaştığı için. Şimdi, kökensel bir işleyiş olarak yeniden-yerliyurdlulaşma yeryurda bir dönüşü ifade etmez, fakat bilakis bu farklılaşmış ilişkiler yersizyurdsuzlaşmanın kendisine, bu çokluk da kaçış çizgisine içseldir (karş: “yersizyurdsuzlaşma teoremleri”). Nihayet, yeryüzü yersizyurdsuzlaşmaya hiç de karşıt değildir: Bu, ışıl ışıl, alışıldık ya da şiddetli odak noktası olarak yeryüzünün, yeryurdun dışında olduğu ve yalnızca yersizyurdsuzlaşma hareketinin içinde var olduğu “doğuşun” gizeminde hâlihazırda görülebilir. Dahası, yeryüzü, buzul, mükemmel bir yersizyurdsuzlaşmadır: bunun nedeni onun Kozmosa ait olması ve kendini insanların temas ettikleri kozmik güçler boyunca maddi olan olarak sunmasındandır. Yeryüzünün, yersizyurdsuzlaşmış olarak, yersizyurdsuzlaşmanın katı ilişkili kendisi olduğunu söyleyebilirdik. Mesele şu ki, yersizyurdsuzlaşma, yalnızca bir yeniden-yerliyurdlulaşmanın değil, yeryüzünün, yeni bir toprağın, bir evrenin yaratıcısı olarak adlandırılabilir.
Bu “mutlağın” anlamıdır. Mutlak, aşkın ya da farklılaşmamış hiçbir şeyi ifade etmez. Bütün verili (göreli) nicelikleri aşan bir niceliği hiç mi hiç ifade etmez. O yalnızca göreli hareketten niteliksel olarak farklı tipteki bir hareketi ifade eder. Bir hareket mutlak olduğu zaman, onun niceliği ve hızı ne olursa olsun, çoklu olarak düşünülmüş “herhangi bir” bedene, bir anafor şeklinde işgal ettiği bir kaygan mekâna bağlanır. Bir hareket, niceliği ve hızı ne olursa olsun, Bir olarak düşünülmüş bir bedene, bir uçtan bir uca hareket ettiği ve yalnızca virtüelse düz çizgilerle ölçüldüğü pürtüklü bir mekâna bağlı olduğunda, görelidir. Yersizyurdsuzlaşma, ikinci duruma uyduğunda ve ya kaçış çizgisini tıkayan birincil bir yeniden-yerliyurdlulaşma tarafından işletildiğinde ya da onu bölümlemek ve kısa kesmek için çalışan ikincil bir yeniden-yerliyurdlulaşma tarafından işletildiğinde olumsuz ya da görelidir (yine de etkindir). Yersizyurdsuzlaşma, birinci duruma uyduğunda ve yeni bir yeryüzünün yaratılmasına neden olduğunda, diğer bir deyişle, kaçış çizgileri arasında ilişki kurduğunda, onları soyut bir yaşamsal çizginin gücüne yükselttiğinde ya da bir tutarlılık düzlemi çektiğinde mutlaktır. Şimdi, her şeyi karmaşıklaştıran şey şu ki, bu mutlak yersizyurdsuzlaşma, zorunlulukla göreli yersizyurdsuzlaşma aracılığıyla ilerler, tamı tdıbına, zira mutlak yersizyurdsuzlaşma aşkın değildir. Tersine, göreli ya da olumsuz yersizyurdsuzlaşmanın kendisi kendi işleyişi için bir mutlağa gereksinir: o, mutlağı, yeryüzünü üstkodlayan kuşatılan bir şey, bütünselleştirilen bir şey yapar ve bundan sonra kaçış çizgilerini, onları durdurmak amacıyla birleştirir, onlara zarar verir -onları yaratmak amacıyla bağlamaktansa (Konu şu ki, bu anlamda biz birleştirmeyi ilişki kurmanın karşısına koyuyoruz, sıklıkla bunları, çok genel bir bakış açısından eş anlamlıymış gibi ele almış olsak da). Bu yüzden burada, tamamen olumsuz ya da göreli yersizyurdsuzlaşmalarda bile, halihâzırda sınırlı bir mutlak iş başındadır. Özellikle bu dönüm noktasında kaçış çizgisi yalnızca tıkanmamış ya da bölümlenmemiş fakat yıkım ya da ölüm çizgilerine dönüştürülmüştür. Zira burada bahsedilenler, mutlakta gerçekten olumsuz ya da olumlu olandır: yeryüzü, onu her bir yandan saran ölümcül ve intihar ile ilgili bir örgütlenmenin nesnesi olarak kuşatılmış, sarılmış, üstkodlanmış, birleştirilmiştir. Ya da yeryüzü takviye edilmiş, Kozmos ile ilişkilendirilmiş, Kozmosa, onu pek çok oluşlar olarak çapraz kesen yaratım çizgilerini izleyerek getirilmiştir (Nietzsche’nin ifadesi: “Bırakın yeryüzü hafiflesin…”). Bu yüzden karşılaştırılan ve bir araya getirilen yersizyurdsuzlaşmanın en az dört biçimi vardır ve biri bir diğerinden somut kuralları izleyerek ayırt edilmelidir.
Tümünü Göster