+2
Ben aşk’ın ilk heyecanını sevginin kalıcılığını güvenin değerini kalp ritimlerinin önemini sahiplenmenin güzelliğini ellerinin içindeki ellerimin terlemesini karşılıklı çay içmenin sanki dünyanın en güzel yerinde en güzel anı yaşıyormuş gibi hissettirmesini bir isimin yüzümde oluşturduğu gülümse gitsin diye gökyüzüne baktığımda daha fazla gülmeme neden olmasını basite indirgenen küçük masum duyguların bütün bedenimi ruhumu etkilediğini seninle öğrendim.. Sadece seninle. Yağmuru sadece seviyordum taa ki saçlarından damlayan o yağmur damlalarını gördüğümde elimi tutuyor olduğun ana kadar. O an dan sonra yağmura da hayran kaldım. Nasıl da güzel ıslatıyor dedim içimden sonra da ne saçma düşünüyo bu çocuk deyip gülme diye sadece güldüm. her güldüğümde seninle ilgili kafamda kurar sen se her seferinde ‘Ne oldu?’ diye sorardın .
Hiç dediğimde kızmakla gülmek arası bi ifadeye bürünürdü yüzün.
Susuyorsun derdin sürekli konuşmuyorsun. Oysaki ben konuşmayı seven biriyim, senin yanında geçersiz bi özellik oluyor bu. Çünkü oturup seni izlemek daha cazip geliyor. Sanki bütün gün hayatın yoruculuğu detayları her yandan gelen sesler susmayan insanlar herşey senin yanındayken bitiyor herkes susuyor sanki akşam olmuş çok yorulmuşumda uzanmışım yatağa tavan apaçık gökyüzü onu izliyorum . Yüzünün her bir kıvrımını mimiklerini konuşurken gözlerini kaçırmanı gülünce yere bakıp kafanı kaldırdığında gülmemeye çabalamanı hepsini izleyip kafamda bin bir türlü eleştiriyorum benzetmeler yapıyorum, sonra akşam olup kafamı yastığa koyduğumda başucumdaki perdeyi açıp gökyüzündeki yıldızlara bakıyorum o gün bana nasıl baktıysan beliriyorsun işte orada . inanmıyor kimse bana ama ben hergün böyle uyuyakalıyorum.
Çok kızarsın bana sinirlenirsin bağırırsın çağırırsın belki. Bu durumuda da insan en çok sevdiğine kızar diyerek açıklığa kavuşturalım. Çünkü ne kadar kızgın olursan ol göz göze geldiğimizde gözlerini kaçırdığın gibi kaçıramıyorsun gülüşünü. Çünkü ben bunu sevdim. Ben senden önce sevmediğim ne varsa senden sonra hepsini sevdim.
Ben senin kötü huylarını bile sevdim.
Umursamazlığını sevdim kızmanı sevdim ayrılışlarını bile sevdim..
Sana kızdım yazdım yüzümü güldürdün yazdım bazen ağlayarak kalem ellerimde titrerken bazen gülmekten kelimeleri birbirine karıştırarak.
Bana yaşattığın her duyguyu sevdim.
Yokluğundan daha güzel hepsi çünkü. Ben sana yazamadıklarımı hep böyle oturdum sayfalara yazdım.
Eğer birgün çekip gidersem kalbim sana emanet. ilk aşkım ilk heyecanım ilk kıyamadığım.
Zengin şiirlerim yoktur benim,
yazamam sana altın uçlu kalemle.
Fakirdir şiirlerim, bir cebi delik.
Üstü başı yırtıktır sözlerimin.
Ama temizdir dizelerim,
ama sıcaktır sana yüreğim.
Ve bu hayatı seviyorum senle,
sakın hiç bir yere gitme..
Sana gelince..
Sen, tek bir cümleye sığdırılamayacak kadar büyük duygularımın sahibi,
bir cümleyle ifade edilemeyecek kadar kadar özel birisin.
Sen insanın kendinden bile önce sevebileceği biri. Sen iyiki varsın...
Daha oncelerden tanimak ister ya insan bazen. Keske der sonra nasip der gecer. Ben senin dogdugun gunu hatirlamak isterdim. Hatta dogdugunda kiskanmak isterdim seni. Yan komsun olmak isterdim. Sen dunyaya geldiginde seni gormeye goturmeliydi annem beni. Aglayisini, bebek bebek bakisini, guldugunu gormek isterdim. Ilk yasina bastiginda yurumeye calistigini, yururken koltugun kenarina tutundugunu gormek isterdim. Birkac adimdan sonra yere dusup, kah aglamani kah boncuk boncuk gulmeni gormek isterdim. Ilk konusmaya basladiginda soyleyecegin bir kac kelimenin icinde adimin da gecmesini isterdim. Duymak isterdim o bebek dilinle adimi. Seni kiskanip oyuncaklarini saklamak isterdim. Aglayinca kiyamayip geri getirmek ve senin o bakisini gormek isterdim. Akan goz yaslarinla, mutlulugunu bebek halinde gormek isterdim. Okula basladigin gunu gormek isterdim. Beraber siniflarimiza girip Teneffusler de yanina gelmek isterdim Simitimi, ayranimi bolusmek isterdim. Ders aralarinda izin alip lavobaya gidiyorum diye seni gormek isterdim. Okul bittiginde seni bekleyip beraber eve donmek isterdim. Bazen okuldan kacip, sahile inmek ve eve donerken camurlu sokaklardan gecip ustumuzu basimizi kirletmeyi isterdim. Eve gittigimiz de annelerimizin bize kizmasini isterdim. Ah bu cocuklar deseydi mesela onlar, annelerimiz ? Ders calismak icin bir araya gelmek isterdim. Odevlerimizi beraber yapmayi isterdim bir de... Aksamlari sizin bize misafirlige gelmenizi ister ve geldiginizde “bak bak nasil sevindi” demesini isterdim annemin. Ertesi aksam gidelim onlara gidelim diye aglamaya baslamak isterdim dedigim olanaka kadar... Herkes salonda konusurken biz seninle bir kosede resim cizmek isterdim. Annelerimizin bize bak ne guzel anlasiyorlar lafini duymak isterdim. Hafta sonlari bizi lunaparka beraber goturmelerini, goturmediklerin de beraber aglamak isterdim. Kiyameti koparmak isterdim seninle. Salincakta beraber sallanmak, kumda kaleler yapmak isterdim. Buyudugunu gormek isterdim senin ergenligini, bulu cagini gormek, hali hazirda bulunan duzene karsi cikmak isterdim. Isyanci olurduk belki, belki de masum buyurduk sessiz.. Beraber tatil planlari kurardik. Belki yalan soylerdik, bir yerlere gidebilmek icin... Sonra cocukluk askim diyebilmek isterdim sana.. Buyudukten sonra degismeyen, birbirimizin her seyini bildigi bir bakisimizin ne anlama geldigi ve bir derdimiz varsa gozlerimizden neye uzuldugumuzu biilmemizi isterdim... Ikimizin de hayatimiza birbirimizden baska kimseyi sokmadigimizi, kimseye seni seviyorum kelimesi kullanmamizi isterdim. Sen benim cocukluk askim olmaliydin. Simdi ki sevdigim, yandigim, esim olmaliydin.. Cocuklarimin guzel anasi, evimin gul suyu, evimin bahari olmaliydin. Senin dogdugun gunu hatirlayip olene kadar yanimda olmani isterdim. Seni cocuklugundan sevip, olene kadar sevmek isterdim. Simdi bunlari seninle yasayamadim diye uzulurken, Allahima dua ediyorum senin gibi birini karsima cikardigi icin.Ve simdi insallah sen benim cocuklugum da seninle yapmak istediklerimi, Geri kalan omrumuzde telafisini ederiz diye dua ediyorum Allahima.Gec geldin hayatima, hic gitme.
“Senin saçının, kaşının hatta ve hatta kirpiklerinin
her telinde bir başka mucize yatıyor.
Sen kadın, sen hayatıma girdiğinden beri
içimde kuruyup gitmekte olan ağaçlar
şimdi renk renk çiçek açıyor.
Ve sen kadın, sen benim hayatımda olduğun sürece
içimde büyüyen ağaçların dalına kuşlar,
çiçeklerin üzerinede bal arıları konmaya devam edecek.”
Bak sana diyorum! Bu sokaklar bizim için var. Seninle el ele yürümek için. Seni sinir edip yalandan elimi bırakmaya çalışasın diye. Bütün bitkiler biz nefes alabilelim diye var. Ve “öpüşmek için telefon kulübeleri…” ikimiz sarılırsak “bir” oluruz; buna inan… Bırak biz yaramaz çocuklar olalım seninle. Nasılsa bitecek aldığımız nefes. Ama seninle bitsin her şey; seninle başladığı gibi… Yorulursak uyuruz çimden halılarda. Bir tek ayrılığa gelemem. Sen hep benimle kal. Gündüz güneşim gece mehtabım ol. Benden ol, bizden ol… Velhasılıkelam sen gel hep sol yanımda ol… Seninle paylaşmak istediğim o kadar çok şey var ki..Hangisiyle başlasam bilmiyorum. Seninle.. evimi, kanepeyi hatta televizyon kumandasını bile paylaşmak daha doğrusu paylaşamayıp kavga etmek istiyorum.. Sonra sana kıyamayıp istediğin kanalı izlemek istiyorum.. Hoş sen varken televizyon umrumda bile değil.Ben seni, sen televizyonu izlerken bana ‘şu şöyle olsa daha iyi olmaz mıydı’ diye sorsan, ben sana dalmış bulunsam.. Cevap vermesem..Sen ‘hey sana diyorum’ diyip bana kızsan ne güzel olurdu. Seninle tişörtlerimi, hırkalarımı, kazaklarımı paylaşmak isterdim.. Sana sinirlensem, salonda yatsam..Sen bana kıyamayıp gecenin bi yarısında yanıma gelip kanepenin bir köşesinde kıvrılıp uyusan.. Uyandığımda seni görsem, tebessüm etsem, seni öperek uyandırsam, sende bana sarılsan..Ne güzel olurdu değil mi?
Biri lazım bana, şöyle bu yalnızlık sana fazla deyip ellerimden tutabilecek biri. Sabahları alarm sesiyle değil, yanına sokulup kahvaltı hazır diyen bir sesle uyanmak istiyorum artık. Çok beklentilerim de yok, kokusu huzur versin yeter.. Ya da ben ağlarken, susmamı söylemek yerine gözyaşlarımı kendi parmaklarıyla silsin. Hayat gerçekten de çok kısa, aylar haftalar kadar, haftalarsa günler kadar çabuk geçmeye başladı. Artık biri olmalı yanımda, gerektiğinde çocuklaşabilecek kadar masum, gerektiğinde bakışlarıyla ne demek istediğini anlatabilecek kadar güçlü olmalı. Çok şey istediğimi sanmıyorum. Güneşin doğuşuna kadar uyuyuşunu sıkılmadan izleyebileceğim birisi uğrasın hayatıma. Bizim diye sahiplendiğimiz şarkıyı her duyduğumuz o an nerede olursak olalım bana sarılıp dudaklarımın kıyısından öpmeli mesela, bazen gerektiğinde bir dost, bazen anne baba olacağının bilincinde olmalı. Umursamaz tavırlarından sakınmalı, sakınmalı ki ona güvenmem konusunda beni şüpheye düşürmemeli. Biri lazım bana, kucağımızdaki bize benzeyen küçük bir meleği izlemeyi benim kadar çok isteyen biri, kıskandıracaksa da o hayalini kurduğumuz meleğiyle kıskandırsın.. Bu onu daha çok sevmemi sağlar. Biri gelsin bana, mutlu olmak istiyorum. O beni mutlu etmek için bir adım atsın ben ona koşmasını bilirim. Bizi lazım bana, hayatın anldıbını sorduklarında parmaklarımla onu işaret etmemi sağlayacak kadar güzel gülümsemeli yüzüme..