-
1076.
+10Durduğum yerde hiç bir şey konuşmayarak sadece sallanıyordum, Okan'ın soruları ve ısrarının şiddeti artıyordu. Anlatmam için sesini yükseltmiş benden bir cevap bekliyordu. Gözlerim doldu ve ağlamaya başladım. Okanın sesi alçalmıştı artık, zaten zor duyuyordum, beynimin içi birden o kadar kalabalıklaşmıştı ki ne düşüneceğimi bilemez haldeydim. Duygular birbirine karışmış, hepsini bir arada yaşıyordum. Üzüntü hissediyordum evet ama en baskını sanki şaşkınlıktı.
Nesrin öyle bir mesaj atmıştı ki inanamıyordum. Cansu ile neler yaptığımızı, nerelere gittiğimizi her şeyi biliyordu. O kadar ayrıntılı anlatıyordu ki sanki o anları bir kasede çekmiş ve Nesrin'e izlemesi için vermiştim. Okan'a olanları anlattım nasıl olur bu her şeyi nasıl bilebilir dedim. Biraz düşününce her şeyi bilmiyordu aslında, anlattıkları ilk 3- 4 güne aitti. Sonrasına dair hiçbir bilgi yoktu Nesrin'in mesajında. Biraz kendime geldikten sonra Nesrin'i aradım. Telefonu kapalıydı. Ne yapacağımı bilemez halde evin içinde dolaşmaya başladım. Yazlıkta olmasak çıkar giderdim kapısına, ne diyecektim gerçi. Hem saatin geç olması hem de olayın ciddiyeti nedeniyle annesini de arayamadım. O gece uyku falan yoktu zaten bana. Sabah annemin uyanması ile döneceğimi söyledim. Çok ısrar edince anlatmak zorunda kaldım. Biz hemen dönemeyiz benim işlerim var sen git madem dedi. Okan da Seray'ı bırakmak istemiyordu. Zaten gelmesini de istemedim, otobüs bileti alıp akşam yola çıktım.
başlık yok! burası bom boş!
