/i/Tespit

  1. 1.
    0
    Benlikler, kişilikler yanlarında yargıları getirir. Yargılar örneğin başkaların üzerindeki giysinin rengini begenmemek veya kendi üzerindeki giysinin rengini beğenmemek ile ilgili birşeydir. Benlikler, kimlikler; yargılardan oluşan beyin makinalarıdır. Beyini işletmek için orda bulunurlar. Sadece egolar degil egonun oluştugu yargılar paketi içerisindeki her yargıda kendi idealini getirir. Yani sarı boyle bir renktir yargısı, sarı böyle bir renk olma idealinide yanında getirir. işte her egoda yanında ideal bir tanrıyı getirir. yani her ego yanında bir ideal barındırır. Egoların idealide; teistik tanrılar, ilahlık dediğimiz şeye neden olmaktadır. Örneklerle açıklayayım. içimizdeki ego afedileceğimize inanır. Bu yuzden her insan kendisini cennete yakıstırır . Peki bunun nedeni nedir ? içimizdeki egoya hitap eden bir tanrı affeden bir tanrıdır. Merhametli belki beyaz sakallı ton ton dede gibi bir tanrı. Pamuk gibi. Fakat insanlar kendilerinin affedelecegine inanmalarına rağmen kendisi dışındaki insanların cezalandırılacağına inanır. Bu da başka bir egonun varlığına delalettir. Toplumsal egonun varlığına delalet eder. Toplumsal ego, bizim dışardaki insanlarla olan ilişkimizle ortayan çıkan kimliktir. Bizler içerdeki kimliğimiz, yastığa başımızı koyduğumuzda aklımıza gelen o bizle konuşan kimlikle dışarıya çıkmayız. bizler diğer insanlara özel hazırladığımız ergenlik döneminde geliştirdiğimiz bir toplumsal kimlikle dışarıya çıkarız. Bu toplumsal ego, kendi idelini de yanında getirir. Tanrı figürlerindeki cezalandırıcı zorba durumunun tamamı toplumsal olaylarla alakalıdır. Tüm toplumsal haraketler yargılamak, cezalandırmak, hak aramak ve hesap sormak için yapılır. Bütün radikal teistik öğütler, tanrılarının cezalandırması için orada olduklarına inanırlar. Çünkü toplumsal tanrı zorbadır. Çünkü toplumsal ego kendine zorbadır. Kendisinin cezalandıracağını düşünür. Bizler dışarıya baktığımızda kendi kimliğimiz ile beraber belkide çok banal olacak ama insanların maske taktıklarından bahsederiz. ancak insanların bu maskelerinin cezalandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Kendimizin cennete gideceğini düşünüyoruz. fakat dışarıdaki insanların cennete gideceğine kolay karar veremiyoruz. Onları çok yakınımıza almamız, onlarla duygusal ilişkiler kurmamız lazım ki o kişilerinde cennete gideceğine karar verebilmemiz için. işte toplumsal tanrı budur. Toplumumuz hiç bir şekilde tek tanrılı bir dine inanamaz. En az iki tanrıya inanırlar. Bir kendi içlerindeki tonton, babacan ve affedici tanrı; birde yargılayıcı toplumsal ve kendisi dışındaki insanları cezalandacak olan zorba tanrı. Halbuki tek tanrılı dinler olduğu iddia edilen sami dinlerin düzeni teistik bir düzen değil, bir zorba, yargılayıcı bir tanrı figürü ve içerdeki affedici bir tanrı figürü. En başta yargıların oluşturduğu egoların kendi ideallerini getirdiği için putlaştırdıgı bir evrenden bahsedilir. bizler etrafımızdaki her yargıyla beraber bir ideali putlaştırıyoruz. Etrafımızdaki her insan için bunu yapıyoruz. bir insana baktığımızda o insanın öyle olduğunu değil, nasıl olması gerektiğiyle ilgilendiğimiz için bizler toplumsal bir put yaratıyoruz. Ve bizim ünlüler diye atfettiğimiz örnek insan diye atfettiğimiz televizyonlarda çıkarttığımız ve nasıl davrandıklarıyla ilgilendiğimiz insanlar, toplumsal tanrının örnek gösterdiği ideal yargı paketleridir. Biz onlara bakarak böyle olmalıyız deriz. Zenginler, ünlüler, şarkıcılar, peygamberler veya başarılı olduğunu düşündüğünüz toplum tarafından pompalanmış diğer kişiler hepsi birer örnek toplumsal figürdür. ve toplumsal kendi içerisinde zorbadır. Teistik düzenle ilgili problemler sadece bu kadar değildir. Ancak en azından toplumsal tanrının nasıl oluştuğu ile ilgili bir fikir edinebilirsek; teistik düzen ile alakalı bazı arka kapılar bulacağımıza inanıyorum. Bu arka kapılarda en nihayetinde teistik düzen mi? yoksa insan egosunu yenip hakikate çıplak baktığı bir düzen mi ? Bu ikisi arasında seçim yapmak bize optimum düzeni bize getirecektir. çünkü burada bir ayrıntı var. Bizim başkalarını eleştirmek için kullandığımız yargılar, başkalarının bizi eleştirmek için kullandığı yargılarla tıpatıp aynıdır. Yani biz aslında dışarıdaki insanların cezalandırılması veya affedilmesi ile ilgili değil, kendimizin cezalandırılması veya affedilmesi ile ilgili yargılardan muzdaribiz. Önce bunlardan kurtulmamız gerektiğini düşünüyorum.
    ···
   tümünü göster