/i/Felsefe

filozofiya'ya inananların kafalarını açtıkları uhrevi altincidir.
  1. 1.
    0
    En büyük evren matematik evreni, sayılar evreni, mantığın evreni. Bu evren; içersinde olayların, vakaların, zamanın, bizim evrenimizdeki gibi üç boyutlu olmadığı statik bir evren. Peki bilinen herşey matematik evreninden ibaretse bu matematik işlemlerini kim yapıyor? Örnek vereyim iki artı birin üç olması matematik yapan kişiye bağlı değildir. iki artı bir üç olmasından once veya sonra gerçekleşmiyor yani üçe geçmek için matematik işleminin yapılması gerekmiyor. Bu evrende işlemi yapılamayan bir matematikten mi ibaret ? aslında öyle değil. Seçim aksiyomu diye bir şey var matematikte. Seçim aksiyomu kümeler teorisiyle alakalı bir durum. sonlu sayıdaki kümelerdeki elemanlar seçilip yapılan çok boyutlu geometrilerle alakalı bir teorem. yani kümelerden seçecek olan elemanlar matematik işlemini yapan kişiye bağlıdır. bu kişiyede mühendis yada gözlemci diyoruz. Çünkü matematik işlemini gözlemler. yani bu gözlemci mühendis matematik işlemini yapıyorsa matematik evreninin içinde midir ? Bunu cevap vermek için en önemli soruya gelelim matematik nasıl başlar ? öncelikle bu soruya cevap vermemiz gerekiyor.
    Elimizde bir tane "x" var. Bilinmeyen ve bu x'in ne olduğunu gözlemci gözlemleyecek, bir referans alacak. gözlemci x'e baktığında herhangi birşey göremez çünkü bir referansı yoktur. Bu da dualital gözlemi başlatamaz yani x'i neye benzetecek ? bu yüzden x'i atfedeceği sanal bir değer verir. bu değer bir olsun sıfır da olabilir ancak biz biri alalım. Bir yanında sıfırı getirir. Çünkü biri anlayabilmemiz için (var demektir ) yoku anlamanız gerekir. işte bu dualital gözlemdir. Referanslardan elde edilen. Farkındaysanız bir, gerçekte x değildir. X'e atfettiğimiz sanal bir referanstır. Bir ve sıfır toplamda logosu oluştururlar. Yani bir ve sıfırınız varsa tüm diğer sayıları ve tüm işlemleri yapabilirsiniz. Bu liebniz'in teorisidir. Hatta kanundur. Bu yazıyı okudugunuz elektronik cihaz sadece bir ve sıfırla çalışmaktadır ve içerisine tüm matematiği sığdırabiliyoruz, tüm matematik işlemlerini bu cihazlarla yapabiliyoruz. Ve demiştim ki tüm matematiği ortaya çıkarır. Bu omniversal yani tüm gözlem. Tüm evreni tek bir biçimde gözlemleyebilirsiniz elinizde matematik varsa. Tüm evrenin hesabını yapabilirsiniz, anlayabilirsiniz, oralarla ilgili fikirlere sahip olabilirsiniz. omniversal gözlem gözlemciyide içerir. Çünkü seçim aksiyomu gibi matematiksel değerler gözlemciyide içerdiğinden dolayı gözlemci kendisini oluşturabilmek için matematiğe ihtiyaç duyar. farkındaysanız gözlemcinin bakmaya çalıştığı x'e hala ulaşamadık. Bu x artık ulaşılamaz bir yerdedir. Bu x erişilemez çünkü biz ona bir ve sıfır değerlerini atfederek çoktan bir matematik evreni yarattık. Bu matematik evreni diğer gözlemcileri, diğer gözlemcilerde diğer matematik evrenleri getirecektir. Bunlar baloncuk evrenler, paralel evrenler, ihtimal evrenleri gibi bir çok bilgi içeren evren logos ve mantık sayesinde matematik ile ortaya çıkacaktır. Bu materyalistik determinizmdir. Çünkü bir şeyin bir şeye bağlı olduğunu çıkarır. Yani biri anlayabilmemiz için sıfıra ihtiyacımız vardır. Matematiği anlayabilmemiz içinde bir ve sıfıra ihtiyacımız vardır. Matematik bu şekilde başlar. Matematik ilk gözlemle başlar. X'e bakmaya çalışan gözlemci x'e atfettiği ilk değer ile matematiği başlatır. Peki neden x'e iki veya üç değil de bir veya sıfır değeri veriyor? Çünkü bir şeye iki diyebilmeniz için öncelikle bir ve sıfıra ihtiyacımız vardır. matematik içerisinde bir veya sıfır olmadan geçersiz bir mantıktır. Bir ve sıfır yani var ve yok ikilemine ihtiyacımız var ve böylece matematik oluşabilir. Burada tüm matematik evreninin big bangi yani oluşumu için bir mühendis gerekiyor. Mühendis x'e bir gözlemleme yapacak ve matematik evrenini oluşturacak. Bu evren Gördüğünüz gibi sanaldır. Çünkü x'e atfedilen değer sanaldır, x'e bir değer biçilemez çünkü onun bir referansı yoktur. çünkü henüz matematik yok. Ancak önce ve sonra matematiğin içerisinde değildir. matematik dediğim gibi statik bir yapıdadır. Yani matematiğin içerisinde bir şey önce veya sonra olamaz çoktan herşey olmuş ve bitmiştir. O zaman gözlemciyi neden dahil ediyoruz henüz matematik yoksa kısmı şu şekilde ekarte edilebilir. Bir ve sıfırın varlığı bir ve sıfır üzeri bir kez söz konusu olması gözlemciyi en başa getirir yani iki artı birin üç etmesi, iki önce veya sonra yapmaz işlemin tamamı o anda gerçekleşir. Gözlemcide bir ve sıfıra baktığında kendini o anda yapmaktadır. Çünkü matematik işlemleri zamana tabi değildir. Öncesi, sonrası vakaların ardarda geldiği durumlar söz konusu değildir, işlemlerde ardarda gelmez. Yani bu bahsettiğim matematiksel evrende bir şey diğerinden sonra olmuyor. Herşey bir anda oluyor. Ve bir anda derken bir anın öncesi vardır diyemeyiz çünkü bu bir anda bu evrenin içerisinde. biraz kafa karıştırıcı bir durum, zamanın dışından bakarsak yani zaman konusunu önce ve sonra konusunu asıl konumuzdan çekersek çok daha anlaşılır olacaktır. Matematikte önce veya sonra yoktur.
    Bir diğer görüş kompleks sayılar. Matematiğin içerisinde matematiğe ait olmayan sayılar var. Matematikle bulunabilen ve matematiğin içerisine yerleştirilemeyen sayılar. i bunlardan bir tanesi yani kök eksi bir. Kök eksi bir sayısı aynı bir gibi kompleks sayıların birimidir. kök eksi bire sahipseniz kompleks sayılar evrenine sahipsinizdir fakar kök eksi bir mantıklı bir sayı değildir. yani normalde olmaması gereken bir sayıdır. kök eksi bire ulaşamazsınız. Tüm mantığı, tüm logosu kullansanız bütün matematik evrenine hakim olsanız bile kök eksi biri oluşturamazsınız çünkü mantıklı değildir. Logosun içerisinde değildir. Ancak bizler matematik işlemleriyle kök eksi bire ulaşabiliyoruz. Kök eksi bir sayısının orada olduğunu biliyoruz. Bu şunu göstermektedir. Bizim var ettiğimiz gerçekliğin dışında kesinlikle bilgi vardır. Bu bilgi bizim logos ile anlayabileceğimiz bir bilgi değildir. Ve logos değişmezdir. logos üzerine konuşabilecek bir halde değildir. Herakleitos logos için değişimin değişmeyen kuralı der. Yani mantık dışındakileri kabul edemez. Bu yüzden kök eksi birin aslında orada olmaması gerekiyor. Fakat felsefi bir problemdir, hala matematikçilerin üzerine düşündüğü ve anlamlandırmaya çalıştığı bir problemdir, hala çok büyük tartışmaların konusu olduğu kompleks sayılar ve matematiğin belkide en dramatik buluşlarından bir tanesidir. Kompleks sayıların orada oluşu, mantığın dışında erişilebilir şeyler olduğunu gösterir fakat bunun nedeni başta gözlemcinin x'e sanal bir demesi olabilir mi ? bu zor bir soru ve kör gözle boşluğa attığımız bir ithamdan başka bir şey değil. Fakat kompleks sayılar oradayken gerçekliğin, mantığın dışında erişilebilir şeyler vardır ve bu felsefi sorudur. Bir başka sorunda ilk oradaki x nerededir? bu işlemin neresindedir ? Bu işlemin hiç bir yerinde değildir. X asla erişilemez bir yerdedir. Bu işlem sanal bir ile başlar. Biri sanal alırız, herşey olur ve o x'e hiç bir zaman erişemeyiz. Bu durumda sanal evrenin sonu nasıl gelir? Mantığın, matematik evrenin sonu nasıl gelir? bu kompleks sayılarla yine alakalı bir durumdur. Gözlemci kendisinin sanal olarak oluşturduğu bir yere bakmayı seçebilir. nasıl ? Seçim aksiyomu gözlemcinin matematik işleminde yeri olduğunu gösteriyor. Gözlemci yani matematik işlemini yapan kişi, matematik işlemini etkileyebiliyor. Gözlemci x'e ilk ithafı olan sanal olan biri demez ise matematik evreni oluşmaz. Fakat matematik evreni oluşmazsa gözlemcide oluşmaz. Bu durumda gözlemci bunu diyebilir mi ? Yani gözlemci kendini yok etmiş ise kendini yok etmeyi nasıl seçebilir? bu yine öncesi veya sonrasıyla alakalı bir durum yani matematik işleminde bir işlemin önce veya sonra gelmesi konusuyla alakalı. Gözlemci kendisini yok edebilecek seçimi yapabiliyorsa zaten kendisi yok etmiştir. Matematik işlemi iki artı birden sonra üç gelmesi değil iki artı birin zaten üç olmasından ibarettir. Bu ilizyon matematik evreni yani bulunduğumuz evrenin planı, kağıt üzerine çizilmiş mimari planı zaten yok olmuştur. Peki gözlemci gözlem yapmazsa geriye ne kalır? X ifadesi. O erişilemez, bilinemez, benzersiz, referens alınamaz ve mevcudiyeti haricinde başka hiç birşeyin olmadığı şeydir. O'dur. Geriye sadece o kalmıştır. Gözlemci gözlem yapmayı bitirdiğinde ki bitirmiştir geriye sadece hakikat kalır.
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster