/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
    başlık yok! burası bom boş!
  1. 1.
    0
    nerdeyse tüm yaşamlarını karşı iki köyde

    birbirlerlerini severek geçiren bir çiftin

    ailelerinin karşı çıkması

    bohça toplanıp şehre kaçmaları

    bu kaçışın getirdiği ekonomik sıkıntılar sonucu

    benden önce doğan 3 abiminde

    anne yeterli beslenemediği için öldüğü doğrudur

    kaçtıkları için evlatlarını pek sevmeyen aileler

    bu durum karşısında duyarsız kalmamış

    annemi geri köye almış

    babam ise para kazanabilmesi için yapabileceği

    tek iş gözüken inşaatta çalışmaya devam etmiş

    benim doğumum yaklaştığı zaman

    sezeryanla doğmam için gerekli yol ve hastane masrafları

    zar zor yardımlarla toplanıp antalyaya zütürerek

    doğumumun ebe riskiyle değil

    hastane güvencesi ile olmasını sağlamışlar

    vefat eden 3 evlattan sonra

    bir erkek evlat sahibi olmak

    ailemi oldukça mutlu etmiş

    askerdeyken durumu duyan

    bunun için babamı çağırıp

    sağlıklı bir evladın olması için bende dua ediyorum

    sözü ile babamın destekçisi olan

    o komutanın ismi konulmuş bana

    o yıllardaki eğitim seviyesi çok yüksek olmadığı

    ve her erkek bireyin genelde

    potansiyel amale olmaları sebebi ile

    amelelik şimdi ki gibi para etmiyormuş

    gelin kaynana'nın yanı sıra

    diğer gelin ve görümcelerin de

    birbirlerine çok yakın olmaları sonucu çıkan sürtüşmeler

    huzrun şehre taşınmakta olduğu kanaatine varan ailem

    yazık ki herşeyi doğmuş olan erkek evlatlarının

    okuyup kendileri gibi fakir olmamasını istedikleri için yapıp, katlanmış



    benden sonra kabul edilen ikinci dua ise erkek kardeşim olmuş

    bir anne ve baba için

    büyük umutlarla

    tüm ailesini karşılarına alıp

    kaçarken kurdukları hayallerin

    tamamen kabusa dönüşmesine sebep olmuş

    3 tane evlattan sonra

    gelen iki sağlıklı evlat

    en büyük zenginlik der annem

    çok şey der aslında annem

    hiç birşey demese bile

    şu anki halimi gördükçe

    hayallerini kırdığını düşünmem

    en büyük utancım

    utanılacak o kadar şey yaptım ki

    bana nasılsın oğlum demesinden sürekli korkuyorum

    açım diyebilirsin anneye

    ya da şu lazım da diyebilirsin

    ama hiç iyi değilim anne diyerek

    çözemeyeceğini düşündüğün sorunlardan uzun uzun bahsetmek

    bir maçla yıldızlaşmış genç bir oyuncuyu

    gereğinden oldukç fazla şişirip

    baskıyla forma giydirdikten sonra

    o yaşta geleceğine sıçışını izlemek kadar riskli



    gittiğim ilkokulda benden o kadar çok vardı ki

    okuldan eve yürürken

    hiç gibimizde bile değildi dünya

    en son kaç gün önce gofret yediğimizin havasını atacak kadar saf

    aynı kıza aşık olacak kadar da salaktık

    ama utangaçtıkta

    dayak yerdik hakederdik çoğunu

    döverlerdi ama biz çocuktuk

    dayak şikayet edilcek bişey değildi o yıllarda

    televizyondakilerde çocuktu

    kahramanımız olmalıydı

    bir de tuttuğumuz takım



    ilkokulda arka arkaya aldığım takdirler

    tamamı 5 olan karnelerin meyvesi olarak

    ilkokuldan sonra anadolu lisesini kazandım

    o dönemlerin sisteminde

    ilkokuldan sonra

    ilk yılı sadece ingilizce dili ağırlıklı

    daha sonra 3 sene ortaokul 3 sene lise olmak üzere

    7 senelik okuluma başladım

    o okula başlamam ile birlikte

    ilkokulda kaçak olarak gittiğim

    denizde gördüğüm turistlere

    hello dan çok daha fazlasını öğretmeye başladılar

    hem de 12 yaşındaki bir çocuğa

    hem de alanya gibi bir ilçede

    her öğrendiğim yeni kelime ile dünyam daha da genişlerken

    benim dikkatimi çeken konu

    tamamen yalnız olduğumdu

    bu yalnızlık okula başlamam ile birlikte başlamış

    sebebini de çevremi gözlemleyerek çoktan anlamıştım

    bu okuldaki nerdeyse herkes bana oranla daha maddiyatlı

    ve nerdeye tüm kızlar

    ilkokulda her sınıfta genelde bir tane bulunan

    aşık olduğumuz kızlardan daha güzeldi

    güzel değildi ama iyi giyimlilerdi

    ben mi biraz dar görüşlüydüm acaba

    yoksa en büyük güzellik giyelen kıyafetle mi geliyordu

    onlara bakarken utanmam

    her birine aşık olduğum anldıbına geleceği için

    çok karmaşıklığın içinde

    zengin bebe diye tabir ettiğim

    huur çocukları ile bir türlü arkadaş olamıyordum

    onlar bırakın erkek erkeğe kaynaşmayı

    kızlı erkekli bile çoktan karışmışlardı

    bu yalnızlık ve ötelenme

    hoca bana soru sorduğu zaman kıpkırmızı olmama

    buna mütakip bazı öğrenciler arasında

    yazıkkk muamelesi görmeme sebep oluyordu

    ilkokuldan kalma arkadaşlarımla geçirilen

    ilk yılın sonunda

    öğretilmiş olan ingilizcenin

    daha da dile yatkın hale gelmesi için

    zaten turizmde çalışan akrabaların birinin marketinde işe başladım

    turistlerin içeri girip salt(tuz) demesine aval aval bakan

    marketçi akrabamın gözü önünde

    koşarak tuzu getirip

    fiyatını da hesap makinesinde göstermek yerine

    ağzı ile söyleyebilen 13 yaşlarında bir velet

    hem turist için hemde akrabam için beni bir kral yapıyordu

    iyi bişeydi ingilizce bilmek

    sokakta yürürken

    turizmle henüz tanışmış amcalara

    ver iz dı harbır diye soran bir turiste koşup

    left tu handırıt metır

    rayt van handırıt deyince

    hem turist hemde amca

    bu fakir giyimli bin nerden biliyor bunları diye şaşırıyorlardı

    gururlanarak yürürken

    parası tak gibi olan yaşlı ve acımış turistler

    ceplerime hep para dolduruyordu

    bu iyi bişey değildi

    sahip olmamam gereken kadar para beni

    arap yağı fazla bulunca zütüne başına sürer deyiminin içine attı

    devam eden yıllarda

    fakirlikten gelmiş ezikliği

    kendi gündemimi değiştirerek silmeye çalıştım

    kavgalarda ben

    sigara içen kim var sorusuna ilk akla gelen ben

    okul tuvaletinde zengin bebelerine

    sigara tedarik etme ben

    tehdit etmelerde ben

    bunların da mükafatı olarak

    tehlikeli olduğum için kendi safına sokulmaya çalışılan

    sokmayı riskli bulup huzurunun bozulmaması için en azından yakın kalmak adına

    rüşvetleri de topladım

    bunu direkt olarak haraç para düşünmek yerine

    alınan sigara paketi veya ısmarlanan tost ve meşrubat olarak da düşünebilirsiniz

    belirli bir zaman sonra anladım ki

    haraç toplayan birisi değil

    zengin bebelerine uşaklık eden zavallı bir köpektim aslında

    arkamdan benim gibiler için

    bunlara iş yaptırdıktan sonra

    mükafatını vermezsen seni ısırır

    ama beslemeye devam edersen sadıktırlar benzetmesini

    tam da benim için yapanlarda oluyordu

    adam için bana ısmarlanacak bir tost harçlığının sadece onda biriydi çünkü

    ben ise ona yaranmak için

    leş kokan wc lerde yakalandığımızda

    suçu üstüne alan tek başıma içtiğimi iddia edendim

    ne salakmışım

    atari salonları ve bilardo salonları

    beni bekleyen bir servis olmadığı için

    gitmemde sakınca olmayan mekanlardı

    nasıl olsa hergün okula 6 km yürüyerek gidiyordum

    okulda çarşı içindeydi

    o mekanlar daha yakın ve

    evde boş boş oturmaktan daha zevkli gözüktüğü için

    oynayanları izler

    yarım kalmış veya annesi yakalamış çocukların kalan oyunlarına devam ederek

    bi atış ta ben yapayım mı deyip

    insanlara nasıl oynaması gerektiğini öğretecek düzeye kadar geldi

    öyle ki lise yıllarımda alanya liseliler arası şampiyonluğum bile var bilardoda

    ama kötü olan şu ki

    bu şampiyonluğu hem ailemle hemde

    okuldakilerle çok fazla paylaşamadım

    çünkü o zamanlarda bilardo oynamaya giden çocuklar

    kötü çocuklardı

    ve aileler çocuklarının öyle mekanlara gitmesinden hoşlanmazdı

    yaz ayları boyunca sürekli çalışmaya devam ettim

    kazandığım ufak harçlıklar

    maaşa dönüşmeye başladı

    bu maaşlar aileme

    ailem de üyesi olduğumuz yeni başlamış kooparatifin

    yüklü aidatlarına gidiyordu

    markette butikte çalışırken çok fazla hissetmemiştim ama

    bir akrabanın da çalıştığı bir apart otelde

    barboy olarak işe başladığım zaman

    turistlerin güncel yaşamlarını görüp

    onlarla how much şu kadar para muhattablığından çıkıp

    kendi yaşamlarını da dinlemeye başlayıp

    kendi yaşamımı anlatmaya başladım

    onları dinleyip kendimi anlattıkça

    toplumlar arasındaki farkları da gözlemlemiş oldum

    ve gördüm ki onlarda aslında namus diye bişey yoktu

    benim kırkyıl çekinerek söylemeyeceğim kelimeleri

    14-15 yaşındaki turist kızları

    can ı kiss you ile bir çırpıda

    cevabı bile beklemeden

    filmlerde gördüğüm dudaklardan öpme ile gerçekleştirebiliyordu

    ve bu aileleri için hiç sorun değildi

    kızımı denize zütürür müsün diyen baba nerde??

    seni kızımın yanında bir daha görürsem ile başlayan lugat dışı küfürbaz tehditkar baba nerde??

    onlar için sorun değilse benim için hiç sorun olmadı

    15 yaşında turist amıyla tanıştım

    bu tanışma bir nevi beni üst klasmana çıkardı

    artık diğer 31ci liseli arkadaşlarıma anlatabilecek anılara sahiptim

    zengin olmalarına rağmen bunu onlar yapamıyorlardı

    onlar ayarladıkları liseli kızları öpebilmek için
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster