-
1.
0nerdeyse tüm yaşamlarını karşı iki köydeTümünü Göster
birbirlerlerini severek geçiren bir çiftin
ailelerinin karşı çıkması
bohça toplanıp şehre kaçmaları
bu kaçışın getirdiği ekonomik sıkıntılar sonucu
benden önce doğan 3 abiminde
anne yeterli beslenemediği için öldüğü doğrudur
kaçtıkları için evlatlarını pek sevmeyen aileler
bu durum karşısında duyarsız kalmamış
annemi geri köye almış
babam ise para kazanabilmesi için yapabileceği
tek iş gözüken inşaatta çalışmaya devam etmiş
benim doğumum yaklaştığı zaman
sezeryanla doğmam için gerekli yol ve hastane masrafları
zar zor yardımlarla toplanıp antalyaya zütürerek
doğumumun ebe riskiyle değil
hastane güvencesi ile olmasını sağlamışlar
vefat eden 3 evlattan sonra
bir erkek evlat sahibi olmak
ailemi oldukça mutlu etmiş
askerdeyken durumu duyan
bunun için babamı çağırıp
sağlıklı bir evladın olması için bende dua ediyorum
sözü ile babamın destekçisi olan
o komutanın ismi konulmuş bana
o yıllardaki eğitim seviyesi çok yüksek olmadığı
ve her erkek bireyin genelde
potansiyel amale olmaları sebebi ile
amelelik şimdi ki gibi para etmiyormuş
gelin kaynana'nın yanı sıra
diğer gelin ve görümcelerin de
birbirlerine çok yakın olmaları sonucu çıkan sürtüşmeler
huzrun şehre taşınmakta olduğu kanaatine varan ailem
yazık ki herşeyi doğmuş olan erkek evlatlarının
okuyup kendileri gibi fakir olmamasını istedikleri için yapıp, katlanmış
benden sonra kabul edilen ikinci dua ise erkek kardeşim olmuş
bir anne ve baba için
büyük umutlarla
tüm ailesini karşılarına alıp
kaçarken kurdukları hayallerin
tamamen kabusa dönüşmesine sebep olmuş
3 tane evlattan sonra
gelen iki sağlıklı evlat
en büyük zenginlik der annem
çok şey der aslında annem
hiç birşey demese bile
şu anki halimi gördükçe
hayallerini kırdığını düşünmem
en büyük utancım
utanılacak o kadar şey yaptım ki
bana nasılsın oğlum demesinden sürekli korkuyorum
açım diyebilirsin anneye
ya da şu lazım da diyebilirsin
ama hiç iyi değilim anne diyerek
çözemeyeceğini düşündüğün sorunlardan uzun uzun bahsetmek
bir maçla yıldızlaşmış genç bir oyuncuyu
gereğinden oldukç fazla şişirip
baskıyla forma giydirdikten sonra
o yaşta geleceğine sıçışını izlemek kadar riskli
gittiğim ilkokulda benden o kadar çok vardı ki
okuldan eve yürürken
hiç gibimizde bile değildi dünya
en son kaç gün önce gofret yediğimizin havasını atacak kadar saf
aynı kıza aşık olacak kadar da salaktık
ama utangaçtıkta
dayak yerdik hakederdik çoğunu
döverlerdi ama biz çocuktuk
dayak şikayet edilcek bişey değildi o yıllarda
televizyondakilerde çocuktu
kahramanımız olmalıydı
bir de tuttuğumuz takım
ilkokulda arka arkaya aldığım takdirler
tamamı 5 olan karnelerin meyvesi olarak
ilkokuldan sonra anadolu lisesini kazandım
o dönemlerin sisteminde
ilkokuldan sonra
ilk yılı sadece ingilizce dili ağırlıklı
daha sonra 3 sene ortaokul 3 sene lise olmak üzere
7 senelik okuluma başladım
o okula başlamam ile birlikte
ilkokulda kaçak olarak gittiğim
denizde gördüğüm turistlere
hello dan çok daha fazlasını öğretmeye başladılar
hem de 12 yaşındaki bir çocuğa
hem de alanya gibi bir ilçede
her öğrendiğim yeni kelime ile dünyam daha da genişlerken
benim dikkatimi çeken konu
tamamen yalnız olduğumdu
bu yalnızlık okula başlamam ile birlikte başlamış
sebebini de çevremi gözlemleyerek çoktan anlamıştım
bu okuldaki nerdeyse herkes bana oranla daha maddiyatlı
ve nerdeye tüm kızlar
ilkokulda her sınıfta genelde bir tane bulunan
aşık olduğumuz kızlardan daha güzeldi
güzel değildi ama iyi giyimlilerdi
ben mi biraz dar görüşlüydüm acaba
yoksa en büyük güzellik giyelen kıyafetle mi geliyordu
onlara bakarken utanmam
her birine aşık olduğum anldıbına geleceği için
çok karmaşıklığın içinde
zengin bebe diye tabir ettiğim
huur çocukları ile bir türlü arkadaş olamıyordum
onlar bırakın erkek erkeğe kaynaşmayı
kızlı erkekli bile çoktan karışmışlardı
bu yalnızlık ve ötelenme
hoca bana soru sorduğu zaman kıpkırmızı olmama
buna mütakip bazı öğrenciler arasında
yazıkkk muamelesi görmeme sebep oluyordu
ilkokuldan kalma arkadaşlarımla geçirilen
ilk yılın sonunda
öğretilmiş olan ingilizcenin
daha da dile yatkın hale gelmesi için
zaten turizmde çalışan akrabaların birinin marketinde işe başladım
turistlerin içeri girip salt(tuz) demesine aval aval bakan
marketçi akrabamın gözü önünde
koşarak tuzu getirip
fiyatını da hesap makinesinde göstermek yerine
ağzı ile söyleyebilen 13 yaşlarında bir velet
hem turist için hemde akrabam için beni bir kral yapıyordu
iyi bişeydi ingilizce bilmek
sokakta yürürken
turizmle henüz tanışmış amcalara
ver iz dı harbır diye soran bir turiste koşup
left tu handırıt metır
rayt van handırıt deyince
hem turist hemde amca
bu fakir giyimli bin nerden biliyor bunları diye şaşırıyorlardı
gururlanarak yürürken
parası tak gibi olan yaşlı ve acımış turistler
ceplerime hep para dolduruyordu
bu iyi bişey değildi
sahip olmamam gereken kadar para beni
arap yağı fazla bulunca zütüne başına sürer deyiminin içine attı
devam eden yıllarda
fakirlikten gelmiş ezikliği
kendi gündemimi değiştirerek silmeye çalıştım
kavgalarda ben
sigara içen kim var sorusuna ilk akla gelen ben
okul tuvaletinde zengin bebelerine
sigara tedarik etme ben
tehdit etmelerde ben
bunların da mükafatı olarak
tehlikeli olduğum için kendi safına sokulmaya çalışılan
sokmayı riskli bulup huzurunun bozulmaması için en azından yakın kalmak adına
rüşvetleri de topladım
bunu direkt olarak haraç para düşünmek yerine
alınan sigara paketi veya ısmarlanan tost ve meşrubat olarak da düşünebilirsiniz
belirli bir zaman sonra anladım ki
haraç toplayan birisi değil
zengin bebelerine uşaklık eden zavallı bir köpektim aslında
arkamdan benim gibiler için
bunlara iş yaptırdıktan sonra
mükafatını vermezsen seni ısırır
ama beslemeye devam edersen sadıktırlar benzetmesini
tam da benim için yapanlarda oluyordu
adam için bana ısmarlanacak bir tost harçlığının sadece onda biriydi çünkü
ben ise ona yaranmak için
leş kokan wc lerde yakalandığımızda
suçu üstüne alan tek başıma içtiğimi iddia edendim
ne salakmışım
atari salonları ve bilardo salonları
beni bekleyen bir servis olmadığı için
gitmemde sakınca olmayan mekanlardı
nasıl olsa hergün okula 6 km yürüyerek gidiyordum
okulda çarşı içindeydi
o mekanlar daha yakın ve
evde boş boş oturmaktan daha zevkli gözüktüğü için
oynayanları izler
yarım kalmış veya annesi yakalamış çocukların kalan oyunlarına devam ederek
bi atış ta ben yapayım mı deyip
insanlara nasıl oynaması gerektiğini öğretecek düzeye kadar geldi
öyle ki lise yıllarımda alanya liseliler arası şampiyonluğum bile var bilardoda
ama kötü olan şu ki
bu şampiyonluğu hem ailemle hemde
okuldakilerle çok fazla paylaşamadım
çünkü o zamanlarda bilardo oynamaya giden çocuklar
kötü çocuklardı
ve aileler çocuklarının öyle mekanlara gitmesinden hoşlanmazdı
yaz ayları boyunca sürekli çalışmaya devam ettim
kazandığım ufak harçlıklar
maaşa dönüşmeye başladı
bu maaşlar aileme
ailem de üyesi olduğumuz yeni başlamış kooparatifin
yüklü aidatlarına gidiyordu
markette butikte çalışırken çok fazla hissetmemiştim ama
bir akrabanın da çalıştığı bir apart otelde
barboy olarak işe başladığım zaman
turistlerin güncel yaşamlarını görüp
onlarla how much şu kadar para muhattablığından çıkıp
kendi yaşamlarını da dinlemeye başlayıp
kendi yaşamımı anlatmaya başladım
onları dinleyip kendimi anlattıkça
toplumlar arasındaki farkları da gözlemlemiş oldum
ve gördüm ki onlarda aslında namus diye bişey yoktu
benim kırkyıl çekinerek söylemeyeceğim kelimeleri
14-15 yaşındaki turist kızları
can ı kiss you ile bir çırpıda
cevabı bile beklemeden
filmlerde gördüğüm dudaklardan öpme ile gerçekleştirebiliyordu
ve bu aileleri için hiç sorun değildi
kızımı denize zütürür müsün diyen baba nerde??
seni kızımın yanında bir daha görürsem ile başlayan lugat dışı küfürbaz tehditkar baba nerde??
onlar için sorun değilse benim için hiç sorun olmadı
15 yaşında turist amıyla tanıştım
bu tanışma bir nevi beni üst klasmana çıkardı
artık diğer 31ci liseli arkadaşlarıma anlatabilecek anılara sahiptim
zengin olmalarına rağmen bunu onlar yapamıyorlardı
onlar ayarladıkları liseli kızları öpebilmek için
başlık yok! burası bom boş!
