/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
    başlık yok! burası bom boş!
  1. 1.
    0
    *dün gece birşeyin farkına vardım kelebek

    senin hakkında nerdeyse hiçbirşey bilmiyor olmama rağmen

    hiç hazır olmama rağmen

    bazı duyguların kontrol dışına çıktığını farkettim

    discoda ilk seni gördüğüm zaman

    bana bira ısmarlamak isteyen

    çok sarhoş birisinin üstesinden gelebileceğimi düşünerek

    kabul etmiştim

    o yüzden di belki de seninle dalga geçişim

    haline gülüşüm

    hani sigaraya başlama derler

    sen denersin iradem sağlamdır benim

    bir tane daha içsem de bırakırım dersin

    içersin umursamazsın bi tane daha yakarsın

    bi tane daha derken

    bırakıp bırakamayacağından emin olmadığın bir döneme gelirsin ya

    öyle bişeyler işte

    biraz daha açık konuşmak gerekirse yolda önümden geçsen

    dönüp tekrar bakacağım biri değilsin

    ama zaman işte. yada alışmak bilemiyorum

    toprakla su savaşırsa

    balçık olur her yer

    kazanan ya çöl olur ya da göl



    dur yaa dur amk.

    bi nefes al ebru

    dönem ödevi gibi çalışmışsın amk.

    gece boyunca bunları mı yazdın sen

    dur beynim gibişti

    ne diyon amk sen

    zaten bağlanmışım amk sana

    bi de bu kadar ilgi çekici olup daha fazla acı çektirme

    olmayacaksa gibtir et gideyim

    karnım da hiç aç değil zaten

    bu kadar zor cümleler kurma.

    diye düşünürken yemek geldi

    yemek yiyeceğimize göre

    ebru da konuşmaya erken başladığına göre

    belli ki daha anlatıcak şeyleri vardı

    ben ebrunun anlattıklarını anlamlandırmaya çalışırken

    gönül bağımın bana verdiği heyecandan dolayı

    elimi kolumu koyucak yeri şaşırmıştım amk

    bu yüzden yemeğin gelmesi

    bi el çatal bi el bıçak derken

    meşgale sahibi ellerim vardı artık

    yemek esnasında ben sessizliğimi korurken

    ebru konuşmaya devam etti

    • öyle oldu işte, alıştım sana ama

    daha fazlası için hazır olduğumu bilmiyorum

    lütfen yanlış anlama

    ama sanırım bir soluğa ihtiyacım var.

    sindirelim iyice seyrek olmasın bazı şeyler.

    deyip yanlış anlama lütfen diye tekrarladı.

    eh amk.bi tak anlamadım ki yanlış anlayayım.

    ne diyon şimdi sen

    beynimde bir muhakeme kurayım yavaştan

    niçin bir soluk istiyor olabilirsin ki

    tamam senden hoşlanıyorum kelebek ama beni gibip bırakmandan korkuyorum demek mi bu?

    yoksa bi anlık gaza geldim sonra senle çıkmanın yanlış olduğunu düşünüp başlamadan ayrılmaya mı karar verdin.

    ne olursa olsun

    benim kadar hazır değildi sevgili olmak için

    en azından şimdilik.

    ben yanlış mı anlıyordum??

    karşımdaki kız yani ebru

    höst ulan ben seni sevdiysem sende beni seviceksin

    gibmişim soluğunu hadi devam

    sevmeye sevilmeye denilebilecek bir kız değildi

    ee zaten ben ebru ile aşk olabileceğine şüphe ile bakan birisi değil miydim?

    ve bu şüphelerin hepsi

    onun benim gibi bir adamı sevmiyeceği değil miydi?

    ne gerek vardı zorlamaya

    kız kibarca olmaz bu iş diyordu

    şamarımı tükürükleyip ben de ona vursam

    arkasından küfür ettiğim şamarcıdan ne farkım kalırdı ki?



    -gideyim mi dedim?

    • ooo yanlış anlamışsın bile ben sadece korkuyorum

    biraz sakin düşünmeye ihtiyacım var demek istiyorum kelebek dedi

    beyler kız benden anladığım kadarı ile zaman istiyordu

    ben tabi alışmışım turist kızlarla nefessiz soluksuz durmaksızın

    sevişip postalamaya

    gerçek hayatın uzunluğundan daha çok

    haftaların ve günlerin çabuk geçmesine isyan haldeyim

    alışmışım bir an önce ayarlayıp sevip sevdirmeye

    bir türk kızı benden zaman isteyince

    filmlerde veya okuldaki diğer sevgili olan kişilerde duyduğum

    ve bana her zaman çok saçma gelmiş bu olaya da alışmam gerektiğini farkettim

    -ebru zaman mı istiyorsun

    • bir nevi

    -beni nerede indireceksin yada nerde bekleyeyim

    • nasıl yani

    -sen sakin sakin düşünürken ben nerede durayım adres ver dünyanda bana

    • adres olarak gönlüme farklı aklıma farklı mekanların var kelebek

    sandalyeyi geriye itip ayağa kalktım yavaşca

    -gönlün aklını kandırabilirse sen benim adresimi biliyorsun

    döndüm alt kata indim.

    beyler utanmasam anasını gibim hüngür hüngür ağlayacaktım

    gözlerim dolmuştu bile

    merdivenlerden inerken iki elimin tersiyle makyajımı tazeledim.

    alt katta hesabı ödeyip dışarı çıktım

    şamarcı binin beni dışarıda bir yerlerde bekliyor olma ihtimali çok yüksekti.

    ama gibimde bile değildi amk.

    kralı gelsin direk nakavt edecek gerginlik vardı üzerimde

    mutlaka boş boş yürüyüp ne tak yiyeceğinizi bilemediğiniz

    nereye gideceğinizi ayaklarınızın belirleyeceği zamanlar olmuştur sizde de.

    olmadıysa da bu duyguyu da anlamayıverin amk.

    çünkü bana öyle oldu

    nereye gideceğimi bilemeden

    ebrunun kayıp adresinde kayboldum

    yolumu bulurdum ama

    mutluluğumun adresini sanırım sadece ebru biliyordu



    telefona bakıyorum ulan bişey yazarmı vicdansız diye yok

    sağa sola bakıyorum

    şu bin nerde gelsin adam akıllı komaya soksun beni

    gidip serumla yaşayayım biraz diye yok

    gidecek bir yer arıyorum ama

    içimdeki çöküşe üff diyecek bir rüzgar esmiyor amk alanyasında

    geri gidip manyak mısın olm git konuş kızla ben sensiz yapamam de

    yalvar amk dayanamazsın diyorum bu acıya

    ama ayaklarımın inadından vazgeçeceği yok.

    yok oğlu yok amk.

    eve gittim uyudum beyler.

    akşam 8 gibi kalktım

    zütüm kaşınıyormuşcasına en azından o bini aradan çıkarayım dedim

    bilardo salonuna gittim

    orda cengaver.

    o bana hiç birşey demeden ben onun yanına gidip

    -biraz konuşabilir miyiz dedim

    şimdi düşünüyorum da kibar konuşmuşum

    belki konuşarak halledebiliriz

    bizi iki çay abi dedim.

    masaya oturdum

    karşıma geçti,o da oturdu.

    -anlat bakalım babayiğit dedi.

    -bak arkadaşım ben alanyalıyım

    yani tek tanıdığım sen ile ebru değil burda

    benimde bir çevrem benimde tanıdıklarım

    benimde daha önce adam dövmüş tanıdıklarım var

    bu bilardo salonunda sen ne kadar adam tanıyorsan bende en az o kadar tanıyorum

    geçen gün geldin

    adam akılı tokatladın beni sesimi çıkarmadım.

    ben bunları anlatırken beni dinliyor ama hiç gibine takmazmış gibi dinliyor beyler.

    -kimseye gidip de bu bana böyle böyle yaptı demedim

    seni bir yerde tek başına başkalarıyla sıkıştırmaya çalışmadım

    ki teke tek karşılaşsak dayak yesem bile en azından

    o günden kalan hıncımın bir kısmını çıkaracak kadar zarar veririm sana

    buraya geldim ne elimde bıçak ne de yanımda adam var

    bana o gün kızla görüşme dedin mi?dedin

    peki ben görüştüm mü?

    hemde hergün

    buyur şimdi seni dinliyorum dedim.



    biraz baktı bana düşünüyor gibiydi.

    derken masanın karşısından o tokatı nasıl çıkardı suratıma hala anlayamadım.

    ben ne oluyor amk. diye olayın şokundayken

    hemen kahveci geldi masaya

    -bi durum mu var lan?ne tak yiyonuz olm dedi

    -yok abi şakalaşıyoruz bişey yok dedim

    -abi sen bize iki çay daha ver dedi bin.

    hay çayını gibeyim senin o tokat neyin nesiydi amın oğlu madem

    kahveci gitti.

    -sende beni dinle dedi. bin ve devam etti

    bak olm. senin gibi çok bin gibtim ben zamanında

    suratındaki bi kaç tane izi gösterek.

    -bak hepsini bana karşılık verdikleri için oldu.
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster