/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
    başlık yok! burası bom boş!
  1. 26.
    0
    ebru mesaj attı akşam bize gel yemeğe diye

    yine amaç belliydi

    dükkanda yalnızım diyerek salladım

    uzatmıyorum tek tercih yaptım

    açık öğretim işletme

    pişman olmadım mı peki?

    köpekler gibi hemde

    ama malım diyorum ya size

    boşuna laf olsun diye değil

    malım ben

    kızda türkiyenin önemli bir kaç üniversitesine tercih yapmış rehber öğretmen yardımı ile.

    evet artık ayrılığın sinyalleri yavaş yavaş geliyordu

    ebru da bu durumun farkında olarak daha sık mesaj atıyordu

    ayrılıktan şimdiden sıkça bahseder olmaya başlamıştı

    çok seviyordum lan kızı o bir şehirde ben bir şehirde nasıl dayanacaktım amk.

    tercihler yapıldıktan sonra bir gün akşam erkek kardeşi hariç ailecek yemeğe çıkmışlar

    dönüşte dükkana uğradılar

    artık korkacak bir durum yoktu.

    tercihi yapmıştım amk.

    ebru geldi.

    • daha işin çok mu diye sordu

    -1 saat kadar hayırdır dedim

    • babamlarla seni eve bırakırız diye düşünmüştük dedi

    vay amk ebrunun ailesi tarafından bu kadar sevilmek garibime gidiyordu beyler

    hepsini kızın hatırına yapıyor olsarak gerekti

    -erken daha bırakamam dedim

    -iyi biz biraz daha dolaşalım o zaman dedi annesi

    ulan ayıp ediyorduk hay işini gücünü gibeyim

    yarım saat sonra mesaj attım, ebruya

    -bitti işim diye

    • tamam geliyoruz dedi

    geldiler ben araba nerde diye merak ediyorum.

    araba yok amk zaten yürüyerek gelmişler çarşıya

    eve kadar benimle mi yürüyeceklerdi yuh amk.

    yapar mı yapar bunlar desemde

    -bizim eve kadar yürüyelim ordan zütürürüz seni dedi

    • iyi dedim koluma girdi ebru

    annesi babası önde kolkola biz arkada yürüdük

    apartmanın yanına geldik

    -babası daha erken uykun yoksa gel birer kahve içelim dedi

    -annesi yorgun degilsen gel oğlum dedi

    ben daha ağzımı açmadan

    ebru herkese cevabı verip

    • yorgun değilmiş hadi dedi

    nerden biliyon amk.

    ben rahatsız etmeyeyim desemde apartman girişine yöneldiler bile

    yukarı çıktık

    kahveler geldi. içtik

    iş güç biraz muhabbet

    -istediğin zaman söyle zütüreyim dedi babası

    ebru yine atladı

    • baba gerek yok taksiyle gider artık dedi

    -olur mu ayıp olur çıkardık buraya falan derken annesi.

    ebru ısrar etti

    -biraz daha oturalım baba biz diye

    bir nevi

    siz gibtirin gidin odanıza ben erkek arkadaşımla oturcam amk diyordu ailesine

    onlar da müsade istedi yatmak için

    esas bu ayıp amk.

    bırakılıp gidilir mi ebruyla ben orda

    gittiler...



    onlar bizi öyle bırakıp gidince daha bi utandım.

    bu kadar olmamalıydı amk.

    ebru zaten hemen fiziksel olarak dudaklarını yavşatmaya başlamıştı

    tamam bende istiyordum ama bir kaç öpüşmeden sonra ebru daha ihtiraslı öpmeye başlayınca

    öpüşme sesleri yükselmeye başladı çok sessiz olan ortamda

    dudaklarımı zar zor ondan alarak

    -ayıp oluyor böyle çok ses çıkıyor dedim

    • tv yi açayım mı dedi

    -yok ben gideyim doğru değil yaptığımız dedim

    • yaptığımızda yanlışlık yok ama yer olarak katılıyorum dedi

    ve ekledi

    • benim odaya geçelim istersen

    -ebru wc ye falan kalkarlar burda göremeyip yanlış anlarlar ben gideyim dedim

    • bir yere gitmiyorsun diyerek elimi başının arkasından geçirip omzuna koydu

    kafasını bana yaslayıp sessizce durdu

    bir yandan da elimi okşamaya başladı

    lan babası gelse ayıp olacak amk.

    adam bize o kadar güveniyor, evine almış

    yanlış birşey olmasından korkuyorum

    ama sessiz durmakta kötü çünkü içerden dinliyorlarsa

    ne yapıyor bunlar konuşmadan diye de şüpheye düşebilirler

    derken ebruda fısıldayarak konuşmaya başladı zaten

    • seni çok özleyeceğim

    benim kafam başka yerde olduğu için pek dramatik konuşmaya girmek de istemiyordum

    -bende ama korkma hep yanında olacağım dedim konuyu kapatmak istercesine

    • beni hiç bırakma kelebek

    -söz dedim

    bizimki ağlamaya başladı sessiz sessiz

    tam sırası amk.

    bırak gideyim baban yanlış anlamadan sabaha kadar ağla işte.

    ebru ağlama moduna geçince ben gidiyorum demek olmaz.

    gibe gibe biraz teselli edeceksin.

    aşkın dikeni işte

    -sürekli gelecem yanına sen gidince

    hiç merak etme sende gelirsin zaten telefon var mektup bile yazarım sana ebru üzülme lütfen

    daha çok ağlamaya başladı,ne dedik ki amk.

    sarıldım iyice arasıra saçlarından arasıra alnından öperek

    -tamam ağlama dedim

    içli içli ağlamaya devam etti bir süre

    • burda kal bu gece dedi

    kadın doğum uzmanının amı amk.

    sabah baban görse ne yaptınız sabaha kadar dese ne diyeceksin

    -başka zaman söz ama bu gece olmaz

    yarım saat daha oyaladı beni sonra ancak kalkabildim.

    tam on dakikada kapıda güle güle faslı sürdü.

    zaten fısır fısır konuşuyoruz sessizce.

    biri höyt dese kulak zarım patlayacak

    napıyonuz lan dese bırakıcam dona

    çok gerginim amk öpüp ona sarılasım var ama

    anasına babasına ayıp etmekten korkuyorum

    dışarı çıktım bir rahatlama geldi.

    ertesi gün dükkana gittim.

    sabah çay poğaca ikilisi ile kahvaltımı yaparken

    karşı kuyummcuya gelen yeni elemanı gördüm

    hep yurtdışında hollanda da yaşamış

    okuyan yazın hem tatil hem iş için alanyaya gelmiş.

    18 li yaşlarda oldukça düzgün fizikli çok tatlı bir kız.

    ismi elif

    bu kim lan dercesine bakarken

    o da benim mal mal ona baktığımı farketti.

    bende otelde çalıştığım dönemlerde hollandalılarla çalıştığım için iyi denilebilecek seviyede flemenkçe biliyorum

    iş olmadığı zaman dışarda duruyor.

    iş olduğu zaman içerde müşterilerle konuşuyordu.

    zaman zamanda göz göze geliyorduk.

    ama işim olmazdı

    ebru var giber valla

    elif arka planda kalırken ben yoğumluğumu ebruya veriyordum çünkü

    ebru da zamanın azalmakta olduğunu

    ve kalan günleri benimle değerlendirmek için sürekli kontakt halindeydik

    ebrunun bana olan duygularının tamamen aşk olduğuna hiçbir şüphem kalmamıştı

    ebru beni bir kaç defa daha eve davet etsede

    ben gitmeme kararı aldım ayıptı amk.

    ebru dükkana geliyordu arasıra tost yemeye beraber gidiyorduk

    bazen dükkanı benimle kapatıyordu.

    e bu durumları mutlaka elif de görüyordu tabi.

    o yüzden elif benim için bir tehdit görünmüyordu.

    olaylar böyle devam ederken okullar belli oldu.

    kelebek açık öğretim.

    ebru ankara da bir üni. mimarlık

    oflayarak poflayarak sürekli dert yanıyordu ayrılacağımızdan dolayı

    her fırsatta benim de normal bir okulu seçmeyişime kızıyordu

    -bana bir söz vereceksin dedim

    • nedir

    -derslerin hiçbirinden kalmayıp okulu erkenden bitireceksin bu sayede daha erken kavuşacağız.

    eğer derslerde başarısız olduğunu görürsem

    bunun tek sorumlusu olarak kendimi görür ve okul hayatın boyunca senden uzak dururum

    • nasıl söz vereyim daha önce hiç okumadım ki üniversitede

    -bi kaç sene benim için inek ol bitiren adamlar senden akıllı mı

    • sen onlardan salak mısın peki?

    -ebru konuyu saptırma

    • söz vermem

    -o zaman şimdiden giderim ne halin varsa görürsün

    • böyle tehdit mi olur yaa

    -lütfen, ayrılığa tek dayanması gereken sen değilsin beni de düşün,bir an önce bitir lütfen

    -tamam anlıyorum elimden geleni yapacağım dedi

    tak anlıyorsun benim amacım babasına verdiğim sözdü.

    derslerin kötü olmasını bana bağlayarak benden soğuyabilirdi.

    bir gün sabah yine poğaca almadan gelirken.

    afiyet olsun dedi birisi biraz yozlaşmış türkçesi ile elif

    -sağol vereyim istersen birini fazla var

    -olur dedi hiç çekinmeden

    birini çıkardım verdim teşekkür etti

    az bekle hemen yeme dedim.

    dükkana yürüdüm çayçıya iki çay söyledim diafondan

    getirdi, birini karşıya gönderdim elife

    şimdi size soruyorum binler bu kıza asılmak mı amk.

    nerdeyse hergün görüyor ebruyu
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster