1. 1.
    0
    ve sonra hayat arkadaşımla tanıştım.
    yine o dönem.
    evvela açık hava sinemalarına ailecek beraber giderdik. ben her zamanki gibi çok işerdim. her çişim gelişimde babam anneme bu oğlanı işetmiyor musun diye kızerdı. hayır ben çok işerdim. babam sinema yasağı getirdi bunun üzerine. beni uyutup sinemaya ve misafirliğe gitmeye başladılar. çünkü ben çok işerdim. çok sık işerdim.
    işte neyse.
    artık sanki narkoz verilmiş gibi odada yalnız uyanırken buluyordum kendimi.
    bizim bir hol vardı.
    ortada masa.
    masaya bir kalem koyarlardı.
    bir tabak leblebi.
    biraz da boş kağıt.
    işerdim ilkin.
    sonra masaya oturur çizerdim.
    annemin benle anlattığı ilk anılardan biri şuydu.
    2 yaşındaydın.
    bir kağırt vardı gitmiş kalem bulmuşsun üstüne bir koyun çizmişsin. nöyle boynunu çevirmiş. aaali. o koyun. inanamadım.
    rahmetlinin heyecanı hala aklımdadır.
    bu şu demek oluyor.
    2 yaşımda çizmeye başlamışım.
    kalem zaten benim en büyük oyuncağımdır.
    ölünce rica ediyorum kefenime benim chinagraph'larımdan koyun.
    ···
   tümünü göster