0
Beyler ne zamandır sağda solda sürekli duyduğum bir konuyu yazmak istedim ve sizi aydınlatmaya çalışıcam.
Kimilerinin nefret ettiği kimilerininde tarihçi olarak nitelendirdiği Rıza Nur kimdi?
Beyler Rıza Nur, Milli Mücadele yıllarında Mustafa Kemal Paşa'yla aynı safta durmuş bir Tıp Doktoruydu.30 ağustos 1879 doğumlu olan Rıza Nur aslen Sinopluydu. Çocukluğu çok parlak geçmeyen Rıza Nur'un babası kundura ustası annesi hakkında pek bilgi bilinmiyordu. Babasında sürekli şiddet gören Rıza Nur kötü bir çocukluk geçirmiştir. Hatta bir keresinde soba demiriyle çok ağır şiddet gördüğünü kendi kitabı olan 'Hayatım ve Hatıratım' adlı kitabında anlatıyor. Rıza Nur kötü geçen çocukluk dönemine rağmen GATA'ya girerek doktor olmayı başardı. Fakat hayatındaki bunalımlar bir türlü bitmiyordu. Okuduğu sıralarda birkaç kez hemcinslerinin cinsel tacizlerine uğradı. Bütün bu yaşadıkları Rıza Nur'u pgibolojik rahatsızlıklara sevk etmişti. Kendisi de hatıratında ''hekim olunca anladım, ben nevrastenik idim'' diyor. Kurtuluş Savaşı devrinde ise Rıza Nur Milli Mücadele'ye katıldı. Moskova ve Lozan'a giden heyetler içerisinde bulundu. Bir ara Maarif Vekilliği yaptı. 1926 yılında Türkiye'yi terk ederek Paris'e gitti.
Gelelim çok tartışılan şu meşhur kitaba 'Hayatım ve Hatıratım'
Rıza Nur anılarını Paris'te bulunduğu 1928-34 yılları arasında yazmıştır. ilginç bir şekilde Rıza Nur'un 1500 sayfayı bulan hatıratında sadece 11 dipnot ve 15 atıf mevcuttur. Bu veriler, hatıratın çok büyük bir kısmının birebir Rıza Nur'un subjektif görüşlerine dayandığını göstermektedir. Rıza Nur'un British Musem'a bıraktığı anılarını ilk defa 1963 yılında Cahit Orhan Tütengil görmüştür. Hatıralar 1968 yılında Altındağ Yayınevi tarafından neşredilmiştir. Fakat kitaplar kısa bir süre sonra toplattırılarak yasaklanmıştır. 1980'lerde yeniden sansürlü biçimde yayınlanmıştır.
Rıza Nur hatıratının birçok yerinde küfürlü kelimeler kullanmıştı. Burada Rıza Nur'un iddialarını teker teker zikretmek uygun olmayacaktır. Fakat ismet inönü ve Mustafa Kemal Atatürk hakkında, ağza alınmayacak derecede iddialarda bulunduğunu söylemeliyiz. Rıza Nur'un ithamlarının çoğu bel altı olmakla beraber, bunlara somut nitelikte bir kanıt gösterememektedir. Hatta bu iddialar Rıza Nur'dan başka hiç kimse tarafından dile getirilmemiştir. Atatürk'ün yanında bulunan birçok kişinin (Salih Bozok, Asım Arar, Hasan Rıza Soyak, Ali Kılıç) hatıratlarında Rıza Nur'un bel altı iddialarını doğrular nitelikte bir ifade mevcut değildir.
Rıza Nur Türkiye'de bulunduğu süre zarfında bir muhalefet göstermediği gibi, yazmış olduğu Türk Tarihi adlı eserde Atatürk'e muhteşem iltifatlarda bulunmaktadır. Rıza Nur 1926 yılında ''Mustafa Kemal beni öldürtecekti'' iddiasıyla Türkiye'den kaçma sebebini beyan ediyor. Fakat bir başka sayfada bunun tam tersine, Mustafa Kemal Atatürk'ün ve ismet inönü'nün kendisini daima övdüklerini söylüyor:
Milli Hareket esnasında Mustafa Kemal, en mühim işleri bana verirdi.
ismet Paşa bana dedi ki: ''Senin kafanın teşekkülü çok güzel.'' (Lozan'da)
Mustafa Kemal yanıma geldi: ''Yahu! Sen ne müthişmişsin be! Bilmezdim'' dedi. (Sakarya Savaşı'nda)
ismet bana dedi ki: ''Büyük, müşkül işleri daima sen halletmişsindir! ''
dediklerini iddia ediyor kendisi.
Rıza Nur'un hatıratında birçok çelişki mevcuttu. Öyle ki bir sayfada boyum 1.69 derken bir diğer sayfada 1.74 olduğunu söylüyor; bir sayfada mavi gözlü olduğunu söylerken, diğer bir sayfada sarı gözlü bir adam olduğunu belirtiyordu. Fakat bunlardan başka, Rıza Nur'un kendi pgibolojik bozukluklarını tasvir ettiği bölümler, insanı hayrete düşürüyordu. Rıza Nur, hekimlik yaptığı dönemlerde kan görmekten zevk aldığını şu cümlelerle anlatıyor:
''Ancak bende bir şey daha vardı. Ameliyat yapmadığım gün canım sıkılırdı. Kollarımı kan içinde görmek bana keyif verirdi.''
Abi eğer buraya kadar okuduysanız bu adamın çokda sağlıklı olmadığını anlamışsınızdır herhalde neyse bunla iligili bişeyler yazıcam
Turgut Özakman bu konuyu araştırmayı bırakmadı. Rıza Nur'un hatıralarını incelemesi için Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı, Doktor Hasan Behçet Tokol'a verdi. Tokol, anılar üzerinde birkaç ay incelemede bulunduktan sonra ''bu adamda galiba bir koğuş hastaya yetecek kadar rahatsızlık var'' dedi. ''Hastalığı hakkındaki teshişim, çok kısa bir ifade ile şudur: Pgibopatik bir zemin üzerinde paranoit reaksiyon. Yani çok ağır bir ruhsal bozukluk tablosu.''
Dr. Hasan Behçet Tokol: Bir doktor olarak diyorum ki, bu zavallı hastayı tarihe emanet edelim ve artık rahatsız etmeyelim. Çünkü böyle bir hastanın anılarını ve tanıklığını ciddiye almak tıbben mümkün değildir.
Ünlü Tarihçilerin Görüşleri
ilber Ortaylı
Doktor Rıza Nur, tarih bilen değerli bir adamdı. Bilgisi çok metodik değildi. Yazdığı hatırat ise, içinde hezeyan doludur. Yazarı sağlıklı bir bünye değildir, kadın dedikodularına başvurmuştur. Bunlarla tarihin anlaşılması mümkün değildir.''
Murat Bardakçı
''Rıza Nur yalancıdır, yazdıkları palavradır. Moskova'da Enver Paşa ile yaptığı görüşmelerinde, Ali Fuat Cebesoy ve Enver Paşa'nın yazdıkları ile Rıza Nur'un anlattıklarını kıyasladım. Enver Paşa 'bana geldi Mustafa Kemal'i çekiştirdi' diyor. Ali Fuat Cebesoy da aynı mealde şeyler yazmış. Fakat Rıza Nur bunların tam tersine, ahkam kestiğini söylüyor.''
Dr.Ali Güler
'Hatıralara, biz tarihçiler, bilim insanları olarak şüpheci yaklaşırız. Çünkü hatırat yazan insan subjektiftir, olaylara kendi zaviyesinden bakar. Rıza Nur'un hatıratını neredeyse ilahi bir şey gibi alıp, Atatürk ve Cumhuriyete saldıranların da bu noktada akıllarını başlarına alması lazım. Ayrıca bu hatıraların Rıza Nur'a ait olup olmadığı da tartışmalıdır. British Musem'da Rıza Nur'un orijinal el yazılarının, yayınlanan hatıratlar ile karşılaştırılması lazımdır. Bu yazılanların ne kadarı Rıza Nur'a aittir, ne kadarı ingiliz istihbaratı tarafından yazılmıştır? ''
neyse brolar kendinizde mutlaka araştırma yaparsınız ve bildiğim kadarıyla bu adam islamdan çok uzak ateist denilebilir hatta, kafatasçı bir adamdı şuan görüyorum ki bu adamın belgesiz anlattıklarını yüce tarih kitabı gibi anlatanlar var mesela 'Kadir Mısıroğlu' bu kişiliğinde deli raparu vardır gelecek günlerde bunlada ilgili bişeyler yazarım belki öpüyorum sizi.