/i/Sözlük İçi

sözlük içi.
  1. 1726.
    0
    Ey eski köle konaklarının o taktan karanlık koridorlarında, zincirlerinin şıngırtısıyla karışan kamçı seslerinde gizli o bin kurusu düzen. o düzen ki, yüksek duvarların arkasında saklanmış efendi tahtları, kamçıların gibtiritaktan ıslığı, kölelerin sessiz züt korkusuyla dolu çilesidir. "Sahip" olmak, ne soylu bir kanın mirasıdır ne de yıldızlara yükselen uyduruk duaların gücüyle ölçülebilir bir şeydir.
    Ey zincire vurulmuş avradı kandilli huur evlatları, sahipliğin mihenk taşı adaletsizliktir; o adaletsizlik ki, bir yılan gibi köleyi sarar, fırtınada sallanan bir yaprak gibi ananızı titrete titrete dalından söker koparırdı. Düzen der ki: adaletsizlik, güneş gibi yakmalı, kimseye merhamet etmemeli.
    Ey köle sahibi olmak isteyen huur çocukları, hatırlayın eski hikayeleri: Zalim efendiler adaletsizlikle yükselir, merhametle düşerler, güçlü köleye az iş, zayıfa ağır yük. imanla yönetmek eskidendi, iman? O, efendinin gönlünün sırrıdır, düzenle karışmaz. Varsa eğer yaradan, onunla sahip arasındadır. Adaletsizliğin terazisinde tartılmalıdır her emir, merhamet etmek yasak.
    Düşünün ki, bir sahip, köşkünün avlusunda oturur, etrafında köleler halka olmuş, kamçılar yağlanmış. Bir gibik köle gelir, "vay sahibim daşşağını yiyim beni sal". Sahip, imanına sığınmaz, Tanrıya'da sormaz; gözlerini kısar, kamçısını sıkıca kavrar, bir anda kölenin mesaj kutusunda bir ışık belirir, açar ve okur bu yakarışın umutlarının karşılığını; "ANAN ZAAAA!"
    Ve şaklatır kamçısını yıldırım düşercesine, o kamçı, efendinin öfkesinin çıplak sesidir; havada patladığında gök gürültüsünü kıskandırır, bu annesiz kölelerin yüreğinde sonsuz bir kış başlatır.
    ···
   tümünü göster