/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
    başlık yok! burası bom boş!
  1. 1.
    0
    Gözümü açtığımda hastane tavanıyla karşı sedyenin perdesini gördüm. Şöyle anlık bi kaç saniyelik durum tespitinin ardından ölmeyip sadece bayıldığım kanısına vardım. Sonra yavaş yavaş etrafa baktım sağımda sandalyede beyaz kombiniyle azrailim oturuyor. Bi suç işlemiş gibi çekingen oturuyor, dalmış öyle elindeki yüzükle oynuyor. Burnu kızarık ama ağladı mı soğuktan mı çakamadım. Ben öksürünce birden irkildi kendine geldi. Bana bakıp gülümsedi mahcup bi şekilde. O soru yine tekrarlandı;

    -iyi misin?



    Valla yalan yok içimden ananın amı gibiyim demek geldi ama demedim. Kafamı aşağı yukarı salladım zar zor çünkü konuşmaya çalışınca konuşamadığımı fark ettim boğazım kurumuş. Bekle dedi gitti. Sanki bekle demese kalkıp koşa koşa gidicem amk terörist leşi gibi yatıyorum yatakta. Gözümün şişinden her yeri alttan üstten siyah bar eklenmiş film filtresi gibi görüyorum. Bi dakika sonra yanında hemşireyle geldi. Hemşire bana nasılsın diye soruyor şuranda ağrı var mı bu kaç falan filan saçma sapan iyi olduğumu kanıtlayacak teyit soruları işte. Gerekli soruları sorduktan sonra ciddi bir durumum olmadığına kanaat getirmiş olacak ki doktorun yazdığı reçeteyi azrailimin eline tutuşturup “birazdan emniyetten arkadaşlar gelip ifadeni alacak sonrasında serumu bittiğinde çıkabilirsiniz” dedi. Vay amk bu kadar baştan savma bi hareket beklemiyordum.

    Azrail hanım teşekkür etti. Kız bana “şuran çok acıyo mu? Buran nasıl?” gibi sorular sorup acır gibi bakıyordu. Biz de erkekliği elden bırakmıyoruz tabi bişeyim yok falan diyorum ama yalan amk. Serum bile fayda etmemiş hayvan gibi sancım var gözümde karın boşluğumda. iyi olduğum kanısına varınca gözleri doldu.

    -Özür dilerim. Dedi.

    Ben liseli kız edalarıyla trip atmaya kalkacakken polis memurları geldi. Klagib sorular şahsı tanıyo musun bu husumetiniz mi var gibi gibi. Ben hayır tanımıyorum kızı rahatsız ettiğini gördüm yardım etmek istedim olaylar kızıştı falan diyorum. Şikayetçi olmadığımı da söyledikten sonra polisler azraile dönüp;

    -Siz şikayetçiyseniz emniyete geçelim. Dediler.

    Yarram siz hastane polisi değil misiniz ne emniyeti demek geçti içimden ama demedim tabii tahmin ettiğiniz gibi. Azrail bana baktı, ben gözlerimi açıp başımı iki yana salladım hayır der gibi. Kız da “hayır şikayetçi değilim.” dedi. Benim derdim başkaydı. Babamın ve annemin bundan haberdar olmasını istemiyordum. Zaten dayak yediğimizi göreceklerdi bir de polislik olmayalım bu yaşta diye düşündüm. Polisleri öyle böyle derken ikna ettik ve gittiler.

    Size ortamın saçmalığını şöyle anlatayım. Serumun bitmesi bi 20 dakika falan sürdü ve o süre içinde 1 kelime bile konuşmadık. Ara ara birbirimize baktık. Göz göze gelince tebessüm ettik birbirimize. Biraz vakit geçince azrail bana seslenip;

    -Serum bitmiş. dedi

    -Gitme zamanı geldi sanırım. dedim

    Doğrulup kalkmama yardım etti koluma girerek. Yavaş adımlarla hastaneden çıktık. Hastanenin taksi durağına doğru yürüyoruz. Reçeteyi montumun cebine koyarak

    -ilaçlarını almayı unutma dedi.

    Kafamla onayladım.

    -Evin nerede? Diye sordu.

    Mahalle ismi verdim.

    -Tamam gel taksiye binelim hadi bırakayım evine. Dedi

    -Önemli değil. Dedim.

    Afalladı, hastanedeki özrüne cevap verdiğimi anladı.

    -Tekrar özür dilerim. Ne yapmaya çalıştığını sonradan anladım. Dedi.

    Aferin amk ebemiz gibildikten sonra anlaman çok iyi olmuş dedim kendi kendime. Taksi durağına doğru yöneldik ve bindik. Ne kadar evine bırakayım diye inat etse de iyiyim kendim giderim dedim. Önce onu işyerine bıraktık. Geç kaldığı için telaşlıydı zaten. iş yeri de benim dayak yemesem iki sokak ötede içmeye gideceğim pub. Vay amk dedim kendi kendime, olaya karışmasak orda görecekmişim zaten onu. Pubın önüne gelince bana baktı gözlerimin içine içine. Taksiciye evime kadar gidecek ekstra bi para verip Kusuruma bakma görüşürüz dedi ve güzel bi tebessümle indi taksiden. Normal bi insan ne yapardı? Taksiciye devam etmesini söyleyip eve gider ve dinlenirdi. Ben ne yaptım?



    Tabii ki taksici ağabeye burada ineceğimi söyleyip fazla parayı aldım. Zar zor indim taksiden, abinin yardım edeyim mi koçum demesine kulak asmadım. inince eğilip kolay gelsin abi dedim. Döndüm arkamı ve puba girdim. Beyler neden yaptığımı sorgulamayın kızdan etkilendim işte amk. Zaten lise boyunca sevgilim olmamış birini beğenip yakıştıramamışım kendime. Büşra da 165 boylarında hafif balık etli 60 kilo falan var yok. Siyah saçlı kumral uzun kahkülleri var minnoş bi kız. Tahmin edersiniz ki bu tipte birine beyaz giyince ne kadar yakıştığını. Etkilendim işte, güzel olmasa da etkileyici bir şekilde tanışmıştık. Gittim bar sandalyesine ıkınarak oturdum. Arkası dönüktü rafta birşeylerle ilgileniyodu görmedi ben otururken. Normalde çok atılgan konuşkan birisi değilimdir ama yaşanacak kadar şey yaşanmıştı artık rahat olmamda bir sakınca göremedim.

    -iki bira alabilir miyim? Dedim.

    Ses tanıdık gelmiş olsa olacak şaşkın bi şekilde arkasını dönüp gözlerini patlatıp

    -Naapıyosun olum manyak mısın? Dedi.

    -Bira içmeye geldim vermeyecek misin? Dedim.

    Hasbinallah der gibi kafasını yana çevirdi. Ve hangi birayı istediğimi sordu. Ne önerirsin dedim. Cevap vermedi gidip dolaptan beck’s getirdi bir tane.

    Bi biraya baktım bi büşraya

    -iki tane olacaktı ama? Dedim. Cümlenin devdıbını getirmeyerek.

    -Gördüğüm kadarıyla bi tane ağzın var onun da yarısı sağlam değil dedi.

    -Olsun bi arkadaşıma ısmarlıyorum dedim.

    Sağına soluna baktı barda bi tek ben oturuyorum bi de diğer ucunda iki tane moruk takılıyor 60’lı yaşlarda fıçı biralarıyla. Yine bi kafa yana gitti geldi. Gidip dolaptan bi bira daha aldı geldi. Koydu önüme ikisini de çakmakla açıp birini ona uzattım. Tepki vermesini beklemeden kendi biramı alıp diğer elimdeki şişeye vurdum.

    -Yediğim güzel dayağın şerefine dedim.

    Biradan bi yudum aldım ama diğer bira elimde hala bana bakıyor. Baya bi baktıktan sonra kıyamayan bi yüz ifadesiyle tebessüm etti “yaa slak .s” der gibi. Birayı elimden alıp bi yudum aldı ve kenara koydu. Arkasına da ekledi;

    -Mesaideyken içmiyorum ama şerefe dedi.

    -Kaçta çıkıyosun? Dedim

    Abartma der gibi suratıma baktı.

    Ben bin gibi sırıtarak elimi uzattım “sansar ben” dedim. (Kendi ismimi kullanmayacağım nickimi kullanacağım.)

    Elimi kibarca tutarak

    -Büşra ben de dedi.

    -Memnun oldum azrail büşra dedim.

    O ne alaka der gibi mal mal suratıma baktı. Ben de kısaca özet geçtim o an onu azrail sandığımı falan kız yarıldı amk. Bi yandan bardak siliyor bira falan veriyor bi yandan bana bakıp ıhıhığ diye gülüyor mesut komiser nidasıyla. Ben de gülüyorum tabi o güldükçe ama bi yandan acı çekiyorum böbrek dalak ne varsa sızlıyor. Yüzümden acının tatlı tebessümünü farketmiş olacak ki karşıma gelip biramı aldı önümden.

    -Canın yanıyor işte git dinlen dedi.

    -Kaçta çıkıyosun dedim.

    Yine gerici bir bakış attı ve sessizliğini korudu. Aradan 5 10 saniye geçti seslendim;

    -Bir bira alabilir miyim? Beck’s olsun dedim.

    Yine yine yine gerici bi bakış attı ve elindeki bezle bardağı bırakıp

    -Bugün gececiyim 3’te çıkıyorum. Yarın birer bira içeriz ama şimdi evine git lütfen dedi.

    Telefon numarasını almak için telefonu cepten çıkardım artist artist. Ananı gibim bi baktım telefon paramparça amk ekran mekran kalmamış. Kız görünce bastı kahkahayı;

    -Nasipte yokmuş sansarcım dedi.

    -Bir tane becks alabilir miyim dedim.

    Gülmeyi yavaşca kesip tebessümünü korudu ve “yarın 5’te çıkıyorum gelirsin.” dedi.

    Ben de gülümsedim birden ciddileşti. Elinin tersiye hadi git git der gibi bi hareket yaptı.

    Kolay gelsin diyerek sürüne sürüne çıktım mekandan. Sebepsiz bi mutluluk vardı yüzümde hissedebiliyordum. Bi taksi çağırıp eve gittim. Eve girince annem kopardı yaygarayı. Ana bi dur aşık olduk kızın birine vurulduk, yüzüme aşkının sert rüzgarı çarptı demek istedim ama nitekim öyle olmadı. Vay anne şöyle oldu böyle oldu derken dürüstçe neyse onu anlattım. Elleri kırılsın inşallah şeklinde ana bedduasını da aldıktan sonra odama geçtim. Yarım saat sonra annem geldi evden krem falan birşeyler bulmuş. Yok sürmem dediysem de zorla sürdü gözüme kulağıma.

    Anne kısmını kıyamama bonusuyla kolay atlatmış olsam da peder beye hesap verilecekti. Burayı geçiyorum babam geldi klagib “hayta, adam olacan da biz de görecez ammmınagoyim.” gibi klagib azarlamalardan sonra alıştı. Ablam da konuyu öğrenince iyi yapmışsın diye bir tebrik kondurdu. Bunlar gram gibimde değil ben yarın olsa da okuldan çıktığım gibi koşa koşa puba gitsem diye bekliyordum. Yani bunun bi date olmadığının farkındaydım ama olsun işte bi umuttu amk. 2 dakika görüp uğruna dayak yediğiniz kıza nası aşık oldunuz demeyin aşk işte. Bi bakışla bile olur insan, ne olduğunu anlayamazsınız.
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster