-
1.
0Gel zaman git zaman Büşrayla birkaç kez daha buluştuk. Hatta son buluşmamızda paranormal aktivite 5 filmi çıkmıştı o zamanlar ona gidelim dedi. Benim de çok gibimde olmaz öyle mevzular. Cinmiş hayaletmiş falan filan kim gibler amk. Büşra büyük bi hevesle söyleyince bana uyar dedim. Geldik AVM’ye, mısır aldık birer kolayla birlikte. Girdik film başladı bende tık yok. Sıkılmaya başladım hatta amk ama Büşra korkuyordu, korktukça kendisini koltukta geriye atıp kolumu sıkıyordu.Tümünü Göster
Kulağına eğilip “çok korktuysan sarılabilirsin” dedim ve bin bin güldüm.
Büşra hiç şakaya almayıp başını omzuma koydu. Vay amk bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim. Bi eliyle koluma girmiş diğer elini karnıma koymuş omzumda filmi izliyordu. Filmdeki gerilim sahneleriyle doğru orantıda karnımın üstündeki elini gevşetip sıkıyordu. O andan sonra korkuymuş filmmiş çokta gibimde değildi ben anın tadını çıkarıyordum. Aşık olduğum kızla bi yol katedebilmiştik.
Film çıkışı sigara içmek için avm’nin balkonuna çktık. Büşra heyecanlı heyecanlı sigarasından bi duman çekip
-Çok gerici değil miydi ya bacaklarım ağrıyo kasılmaktan dedi.
-Valla bilmem karnımı deldiğin için korku sahnelerine pek odaklanamadım dedim.
-Salak dedi ve sırıtıp çok mu acıttım farketmedim dedi.
-işin yoksa hastaneye geçelim mi dedim
-Neden noldu ki? Dedi.
-Karnıma dikiş attırmam lazım dedim.
Bastı kahkahayı. Salaksın yaa eşliğinde koluma tatlı sert vurdu.
Gülkerken 32 dişi de gözüküyor, o yetmiyor gözlerinin içi cam gibi parlıyordu. Güldüğünde yanaklarının yarım elmaya benziyor olması da vardı. Hatta gülerken kafasını biraz yana yatırıp arkaya doğru atması vardı. Çok fena vurulmuştum dıbınakoyayım, herşeyi kusursuz geliyordu. Kendimi onu izlerken buluyordum sürekli. Hani çocukken aileyle alışverişe çıkılır bayramlık alınır akşam eve gelirsiniz onları bir yere koyar veya asarsınız ya. Gece boyu uyuyamaz uyanır uyanır bakarsınız onlara. işte öyle izliyordum Büşrayı.
Hayatımdaki geri kalan hiç bir şeyin anlamı kalmamış gibiydi. Herşey anldıbını yitirmiş, nereye baksam Büşrayı andıracak bir şey görüyordum. Markete gidiyorum Portakal suyu görüyorum, onun barda kokteyl yaparken portakal suyu şişesini yere düşürüp “ayy allah kahretsin” dediği geliyor aklıma. Kadın mağazasının önünden geçiyorum, camda eyeliner reklam afişi görüyorum. Onun uykusuz olduğu bi zaman gözlerini ovuşturup göz makyajını bozduğunu farkettiğini hatırlıyorum. Telefonu açıp kendine kamerada bakıp hayvan gibi gülmesini hatırlıyorum. Gülerken bana bakmasını, bana baktıktan sonra daha kuvvetli bi kahkaha attığını hatırlıyorum. Hayatı artık böyle yaşıyordum.
Günlerden bir gün konu rakıya gidelime geldi. Cepte beş kuruş para yok, işin daha kötüsü benim öyle bi mekana gidecek üst başım yok amk. Peder banka sulandım biraz, ondan olsa olsa kıyafet parası koparabildim. Gittim üstüme başıma bi siyah pantolon bir siyah gömlek aldım. Yakıştı üstüme, kendimi bi güzel gördüm yani öyle. Gittim biraz ablama dadandım durumu anlattım. Biraz da annemin zulası derken güzel bi param olmuştu cebimde. Mekandan çıkacak kadar en azından.
Akşam 8 gibi evinin önüne geldim bekliyorum. Aşağıdayım diye mesaj attım. iniyorum 5 dakikaya dedi. Evi çarşıya yakındı yürürüz diye düşündüm ama onu gördüğümde fikrim tamamen değişti. Tamam biz de özenmiştik kendimize ama onu görünce ben çapulcu gibi gelmişim dedim kendi kendime. Kısaca bi betimlemem gerekirse dizin 1 karış üstünde mini sayılacak kıvamda simli siyah bi elbise. Göğüs dekoltesi yok, elbise omzunun birinden sırtına uzanıyor, diğer omzu yok elbisenin. Altına çok şık sade siyah bir topuklu ayakkabı giymiş. Saçı için baya bi uğraş göstermiş çok belliydi. Onu karşımda öyle görünce uzun bi süre birşey demeden beklemiş olacağım ki sessizliği o bozdu;
-Sen de hiç fena değilsin sansar bey dedi. Gülümseyerek
-Teşekkür ederim Büşra hanım, yanınıza layık olmak için elimden geleni yaptım. Dedim tebessümle.
O sırada hemen bi taksi çağırdım yakında bi durak vardı. Kızı 4 5 dakika da olsa soğukta bekletmem hayvanlığını çok gündeme getirmemek için saçın çok güzel olmuştan girdim makyajın farklı olmuş beğendimden çıktım. Nihayet taksi geldi, kapısını açtım elimle buyrun der gibi bi hareket yaptım ve o binince kapısını örtüp kendi tarafıma dolaştım. O da nezaketen de olsa kapının koluna uzanıp bana açmaya çalışsa da fırsat vermedim. Ben de binince abi dedim x bara gidicez. (Büşranın çalıştığı yer bi oteldi. Otelin altı bar üstü restorandı.) Gayet güzel bi mekan olduğu için orada karar kılmıştık. Zaten muhafazakar bir şehirde yaşıyorduk, çeşit çeşit alkollü mekan yoktu.
Taksi otelin önüne gelince taksiciye parasını verdim. inip kapısını açtım ve koluma girmesi için kolumu biraz gevşettim. O da koluma girdi ve asansöre yürüdük. Terasa çıkınca rezervasyon yaptırdğımız masaya geçtik. Ben yine aynı beyfendilikle sandalye çekme, üzerindeki ceketi alma gibi rutin işleri yapıp yerime oturdum. Mezelerimizi seçtik, bi tane de büyük söyledim. ilk kadehlerimizi güzel anılara kaldırdık araklıyoruz ufak ufak.
Bir saati biraz geçtik, Şişeyi yarılamışız. Ben alkole aç bir insan olarak dibini görmeyen anasının dıbını görsün modunda içiyorum. O da beni bozmuyor mudur yoksa masanın adabından mıdır bilinmez ama benim hızıma eşlik ediyor. Arada bakıyorum rakı içerken zorlanmıyor. Yüzü ekşimiyor veya yavaş gidelim demiyor. Dedim evlenilecek kadını buldum. Buldum buldum da benim nikaha yaşım bile yetmiyordu amk. Düşününce yine dertlendim.
Muhabbet akıp gidiyorken hayatımı gibeceğini düşündüğüm o sesi duydum. Aranızdan bari çakalların da anladığı gibi evet polis telsizi sesiydi. Şimdi siz diyeceksiniz polisler iki kadeh parlatmaya gelmiştir yok amk. Burası ufak bi şehir olduğu için e haliyle muhafazakar da bir şehir. Sürekli rutin kontrol için mekana gelip insanların 2 paralık zevk-i sefasının içine sıçarlar. Rutin kontrol??? RUTiN KONTROL ALOOO.
Rutin kontrol demek, benim 18 yaş altı olup alkollü mekanda olmamdan dolayı ceza yemem demek. Rutin kontrol demek mekan sahibinin yüklü bi miktarda ceza yemesi ve sonrasında beni gibertmesi demek. Rutin kontrol demek Büşraya rezil olacağız veled-i zina olduğumuzu düşünecek demek. Fakat en önemlisi Rutin kontrol demek hayallerini kurduğum ve yıllardır beklediğim aşkımız alevlenmeden gibilip atılacak demek. Ben evi tarlası yanmış köylü gibi oturdum kaldım başımdan aşağıya kaynar sular döküldü amk. Yaklaşık bir dakika, hadi bilemedin 2 dakika sonra hayatımın gibileceğini bile bile orda oturamazdım. Kalkıp lavaboya mı kaçsam diye düşündüm. Düşünmekle kalmadım yaptım. Neden? Çünkü ben malım ve aklıma ilk geleni uygularım. Büşradan izin isteyerek kalktım masadan.
Neyse ki tuvalete giderken polis memurlarıyla karşılatım. Normalde karşılaşmam yannanı yemem demekti ama memurların arasında onu gördüm, dıkşın. Yanlış okumadınız evet dıkşın. Adamın adı farklıydı tabii ama bizim mahallemizden bi abi kendisi. Kendisine takılan bu komik görünümlü acımasız lakabı neden taktıklarını hemen özet geçiyorum. Bu adam bigün semtte otururken iki üç tane velet buna boncuklu silahla arkadan yaklaşıp dıkşın diye bağırıp ateş ediyorlar. Adam da ani korkuyla afedersiniz ishalken zart diye sıçıyor altına amk. Bunu gören çocuklar kopuyor tabi, hemen koşup mahalleliye anlatıyo amk veletleri. O günden beri dıkşın diye diye taşak geçtiler adamla, adı da öyle kaldı. Başlarda kızıyodu ama sonra o da alıştı artık.
başlık yok! burası bom boş!
