/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
    başlık yok! burası bom boş!
  1. 1.
    0
    Sagoyu dinlemekten keyif almam falan dedim ama o gece çok sardı yalan yok binler. Belki de Büşrayla birlikte olduğum için, o çok eğlendiği için keyif almışımdır. Bu arada hem anama dert olan hem de benim içimi içten içe kemiren bi sorunu ortadan kaldırdık gibi oldu o gece. Beni azrailimle tanıştıran bin kurusunu o gün orada başka bi kızla sarmaş dolaş sago dinlerken gördük. Hatta ben bilerek Büşranın elini tutup kendimizi ona gösterdim. Lavuk bi kasıldı bi an dona sıçtım yalan yok aha dedim ikinci round geliyor. Sonra yanında manitası olduğunu mu hatırladı naptı bin ters ters bakıp kızla ilgilenmeye devam etti. Artık azıcık zekaya sahipse bu işin bittiğinin farkına varmıştır diye düşündüm.

    Konser çıkışı pek bi vukuat olmadı. Yine el ele yürüyerek evine bıraktım Büşrayı. Kapının önüne geldiğimizde elimi bırakıp;

    -Çok güzeldi, teşekkürler dedi tebessüm ederek.

    -Ben teşekkür ederim bu sürprizin için dedim (elimi ovuşturarak).

    -Bugüne özeldi umarım bunun da farkındasındır dedi.

    -Bakıcaz dedim.

    -Yürü hadi evine sağlam git gece gece dedi elini göstererek (tokat geliyor manasında)

    iyi geceler dileyip evlere dağıldık. Ben de gittiğim gibi serildim yatağa amk yorulmuşum.



    Geldik 2018 yılının nisan ayına. Böyle 2 yıl birden atlanır mı amk hayvanı demeyin aradaki zamanı özet geçip sizi tatmin edeceğim. Biz konser gününden sonra yine aynı şekilde arkadaşlığımıza devam ettik. 2 yılbaşını beraber geçirdik, 2 doğum günlerimizi beraber geçirdik kutladık. (başbaşa değil ben hep onun arkadaş grubuna dahil oldum.) O arkadaş grubuna bir arkadaş olarak tanıtıldım hep. Gocunmadım da. Benim gönlüm rahattı. Belki büşra bana aşık değildi ama bana bir şans vereceği güne kadar beni gibtir etmeyeceğinin güvenini vermişti bana. Yaz tatilinde it köpek gibi çalışıp olabildiğince az para yedim. Ağustos böceği ve karınca hikayesindeki karınca gibi kışa hazırlık yaptım. Her kazandığımı attım bi kenara ya döviz ya altın olarak.

    2 yıl boyunca çoğu zaman görüştük. Bi aralar aramız açılır gibi oldu yaklaşık 1 ay görüşemedik. O kişisel hayatıyla ilgili sorunlar olduğunu söyleyip benim içimi rahatlattı hep bu süreçte. Ben hep sordum yapabileceğim bir şey var mı? Diye. Her seferinde olursa haberin olur dedi teşekkür etti. Ben de üstelemedim. Israr edilmesinden hiç hoşlanmıyordu çünkü. içimde ona olan nedensiz bi güven vardı. Belki de bana hiç yalan söylememesinden kaynaklıydı, belki de onun hiçbir yalanını yakalamamdan kaynaklıydı. Ben de ona hiç yalan söylemedim beyler. Meyhanede verdiğim sözü hep tuttum. Aramızda bir aşk filizlenmemişti ama çok sağlam bir güven ilişkisi vardı.

    Ben bu süreçte annesinin öldüğünü, babasıyla arasının bozuk olduğu gibi hayatının ona dair kısımlarındaki detayları öğrendim. O da benim hayatımı öğrendi. Yeri geldi annemi özledim diye ağladı omzumda. Yeri geldi çok mutluyum dedi sarıldı. Ha evet sarılma işi, konserden bi kaç ay sonra yine bir rage atak geçirip;

    -Ya Büşra biz arkadaş değil miyiz? Arkadaşlar sarılır amk diye çok haklı bir yakarış yaptım.

    O da kabul etti yarım ağız. O günden sonra sarılma engelimiz olmadı. Tabii iki sevgili gibi ota taka sarılmadık ama artık buluştuğumuzda tokalaşmayıp sarıldık. Mutluluğumuzu paylaştığımız anlarda sarıldık. Hüznümüzü sarılarak böldük birbirimize. Anlayacağınız absürt bi durum yoktu ortada.

    Kısaca özetlemem gerekirse 2 yıl içinde samimiyetimiz giderek arttı ama en nihayetinde arkadaştık. Bu dengeyi hep koruduk. Başlarda canımı sıkan arkadaşlık muhabbeti artık keyifli bile geliyordu amk. Bi ara korktum ulan kıza olan aşkımızı kaybetmeyelim dedim kendi kendime. Arkadaş arkadaş diye diye gezersek final harbiden arkadaşlık olur korkusu sardı içimi. Ama ona olan aşkım ufak bi güç kaybetse de üfleyerek harladım o alevi.
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster