-
26.
0Büşra ağlamayı bırakıp yanımdan kalktı gitti. Yan odada telefon açtı birine bağırıyor ama kısık sesle. Kapıya gidip dinledim ama geldiğimi fark etmiş olacak ki telefonu kapattı. Ben sadece şunu duyabildim “Onu rahat bırak elini çek üstünden pişman ederim seni” tarzı bir şey söyledi. Kapıyı açıp bana sıkıca sarıldı. Olum dedim noluyor amk infaz emrimi mi verdiler diye tırstım ufaktan. Büşra'yı kendimden uzaklaştırıp;Tümünü Göster
-Bu zırvalığın ne olduğunu anlatacak mısın artık? Dedim.
-Gerçekten anlatılacak bir şey yok. Dedi.
-Büşra uzatma anlat artık gibicem. Dedim. Tekrar sarılmaya çalıştı engel oldum.
Beyler durumun gibkoluğunun farkındasınız dimi? Kız arkadaşımı ağlatan bir durum var. Yenmiş ve atılmış birer tokat var. iki erkek ismi var. Benim gibileceğim vaatleri var ortada ama ben her şeyden habersiz sevgilimin ağlamasına kıyamıyor bir şekilde duruyorum ortada. Birden cinnet eşiğine gelip bağırdım;
-Ee yeter giberim böyle işi, anlatıyo musun çıkıp gibtirip gideyim mi? Dedim. Yine cevap yok. Az kaldı çatır çutur girişicem o raddeye geldim. Döndüm arkamı tam kapıdan çıkıcam, titrek bi sesle arkamdan seslendi;
-Kocam. Dedi.
Hani böyle bi an olur, ayağından boynuna bi dalga vurur insanın şok dalgası gibi. Yavaş yavaş dolar loading barı gibi. Onu fiziksel olarak hissettim beyler. Bi kaç saniye öyle arkam dönük durdum. Derin bi nefes alıp dönüp dövmemek için kendimi sakinleştirdim. Sonra arkamı dönüp sinirden gülerek alkışladım;
-Haarikasın Büşra, süpersin. Teşekkür ederim. Dedim.
Açtım kapıyı attım kendimi dışarıya. Arkamdan ağlama sesini duydum ama o saatten sonra bi anlamı yoktu benim için. Çıktım sokağa yürüyorum, elim ayağım titriyor. Biri gelip “abi şuraya nasıl giderim” falan dese hüngür hüngür ağlayarak döveceğim o haldeyim. Bi yandan nereye gideceğimi bilmez bi şekilde yürüyorum, bi yandan içimden kendi kendime “Nasıl, nasıl, neden, 2 yıl.” falan diye sayıklıyorum.
Çok kırılmıştım lan binler. Az çok tahmininiz vardır birine yıllarca hayatını adayıp hayatını ona göre şekillendirmenin ne kadar zor olduğunun. Sonra bir gün tak diye yok olur hayatınızdan, yırtık dondan çıkan buruşuk gib gibi kalırsınız ortada. O kırgınlık ve öfkeyle eve kadar yürüdüm. Yolda bi paket sigarayı hiç ettim. ilk gördüğüm tekelden 50'lik votka aldım dike dike içtim. Kolonya gibiydi namussuz ama bir gram yanmadım. Belki de yanım ama daha çok yanan başka yerim olduğu için fark etmedim.
Yolda bi ara tutamadım kendimi ağladım. Durdum bi parkta yaktım iki üç sigara arka arkaya. Yok anasını gibeyim geçiremiyorum içimdeki o hissi. Telefonu aldım elime baktım hani arkamdan aramış mı yazmış mı diye, yok. Hala her şeye rağmen ondan bi açıklama bekliyordu kalbim. Ondan bi dönüş olmadığını görünce kapattım direkt telefonu. gibtirdim gittim eve, girdim odaya sabaha kadar boş boş oturup halıyı izledim. Ne ağladım ne sinirden sağı solu dağıttım. Sadece oturdum. Sabaha karşı uyuya kalmışım artık nasıl oldu hatırlamıyorum bile.
Sabah gözümü açtığımda taka uyanmış gibi hissettim. Yatağım yastığım yorganım odamın duvarları sandalye masa herşey koca bi takmuş gibi geldi. Ne kadar üzgün ve ruhsuz olsam da aceleyle açtım telefonu. Büşra sabaha karşı 10 15 kere aramış. Bi kaç tane de “Aç konuşalım, anlatıcam yapma böyle” gibi mesajlar atmış. Çok istedim arayıp anlat demeyi. Hatta bunların yaşanmamış olmasını çok istedim. Aramadım beyler. Mesajlara görüldü bile atmadım. Okulu da giblemiyodum zaten devamsızlık hakkım vardı. Bizim sağlık ocağındaki doktor 31 çektim gibim yara oldu desen yarım dönem rapor verecek kıvamdaydı. Kalktım giyindim çıkıp dolaşayım dedim. Evde durmak tehlikeliydi binler duvarlar üstüme üstüme geliyo duramıyodum.
başlık yok! burası bom boş!
