/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
    başlık yok! burası bom boş!
  1. 26.
    0
    Gitmesem dediğini yapar mıydı? Kesinlikle. Gidecek miydim? Tabii ki evet dıbınakoyayım. Onsuzluğu geçen sene 1 ay tecrübe etmiştim. Ara ara konuştuğumuz halde bile hayat bitmiş gibiydi. Artık tamamen hayatımdan çıkaracak olmam benim yapmaya zütümün yiyeceği bir şey değildi. Eğdim boynumu gibe gibe gittim beyler. Bizim bankımız dediği de kütahyayı tam tepeden değil ortalama bir yerden gören mahallenin kenarında bi banktı. Yaklaşık bi yarım saat kadar yürüdüm, uzaktan onu gördüm. Onun beni görmesinin imkanı olmayan bi yoldaydım. Oturmuş sessizce ağlıyor. Olum sevgilim bana doğum günümü zehretmiş, evli olduğunu öğrenmişim. Ne olursa olsun onu öyle görünce dayanamadım. Adımlarımı hızlandırdım. Gittim yanına oturdum. içimden dilediğim tek şey bana mantıklı bi sebep verebilmesiydi. Kafasını çevirip beni görünce buruk bi gülümsedi;

    -Hoşgeldin dedi.

    -Dinliyorum seni dedim.

    -Dün gece niye dinlemedin? Dedi.

    -Uzatma Büşra anlatıyo musun? Dedim.

    -Tamam tamam dedi ve derin bi nefes çekip anlatmaya başladı. Soluksuz yazıyorum;

    -Bak sansar, sana bunca zaman söylemediğim için çok pişmanım. Kafanda kurduğun gibi bi durum yok emin ol. Ben annemi küçük yaşta kaybettim biliyosun. Babam olacak adam bana bakmaya erindi hep. Zor geldi bi çocuğun bütün ihtiyaçlarını karşılamak. En sonunda da 16 yaşıma girince beni mahalleden aptalın biriyle evlendirmeye kalktı. O sıralarda alptekinle sevgiliydim. Aynı seninle ben gibi aramızda 4 yaş vardı. Beni kaçırır mısın dedim tamam dedi. Onun ailesiyle arası iyiydi maddi durumu da iyiydi reddetmedi. Ben zorla evlenmemek için sevgilimle buraya kaçtım (aslen buralı değildi). Ben 18 olduğum gibi evlendik. Düğün falan olmadı zaten bi nikah kıyıldı o kadar. Başlarda çok iyiydi ilişkimiz, elimi sıcak sudan soğuk suya sokmuyordu. Birkaç ay içinde bi insanın melekten şeytana dönüşümünü izledim. Eve hep geç geliyordu, beni aldatıyordu ve bunu saklamıyordu. Artık bir süre sonra sürekli sarhoş gelip beni itip kakmaya başladı. Birgün geldiğinde yine sarhoştu, bana elini kaldırdı. Ben de o günden itibaren kaçtım hep ondan. Başlarda çok umurunda olmadım, kurtuldum diye seviniyordum. Üzerinden vakit geçtikçe özür diledi çiçekler yolladı barışmanın yollarını aradı hep. Ben boşanma davası açtım davalara gelmedi. Hala sürüyor davamız. Çocuk aklıydı o zaman benimki, beni dövdüğünü aldattığını kanıtlayamadım. Dedi.

    Büşra bunları anlatırken ağlıyor, ara ara yutkunup konuşamıyordu. içim nasıl parça parça oldu anlatamam beyler. Tamam evliydi kocası vardı falan ama anlattığı şeylere bakınca o yaşlarda yapabileceği pek bir şey yoktu. Empati yoksunu biri değildim, 5 saniye bile kendimi onun yerine koymam yetiyordu ona hak vermem için. Gözümün içine baktı, elimi tuttu ve anlatmaya devam etti;

    -Seni tanıdım işte o sıralar, sansarımı. Dedi acı bi şekilde gülümseyerek. Devam etti;

    -Seni çok seviyorum gerizekalı, sevmesem senin yanında değil o şerefsizin yanında olurdum. Senin bana bakışların, elimi tutuşun, yanımda oluşun bana verdiğin değer paha biçilemez. Sen benim için 2 yıl bekledin olum dahası var mı? Benim seni onca süre bekletmem de bu yüzdendi. Benim yaptığım hatayı sen de yapma diye. Bana yapılanı ben sana yapmiyim diye. Her ne kadar koca adam gibi de olsan fikirlerin çok çabuk değişeceği yaşlardaydın. Dedi.

    Elinin tersiyle gözyaşlarını sildi. Yine bi tebessüm etti bana bakarak;

    -Olum bırakma lan beni. Bırak ama bana olan sevgin bittiyse bırak. Beni artık istemiyorsan bırak. Beni geçmişimde yaptığım bi hata için bırakma. Dedi.



    Siz ne yapardınız beyler bayanlar? Onu orada öylece acılarıyla bırakır mıydınız? Arkanızı dönüp 1 saniye bile düşünmeden gider miydiniz? Yoksa Onun elini tutup bi kumar mı oynardınız? Anlatışı ağlayışı gözleri hiçbiri yalan değildi. Ya da çok iyi oyuncuydu bilemem. Herkesin hayat görüşü farklıdır ama ben öyle bekaret delisi biri de değildim. Onun bi kocası olmuş olabilir, birisiyle birlikte olmuş olabilirdi. Biz de olduk beyler o ve ben eşittik çok da gibimde değildi açıkçası. Ben kalbimi ve vicdanımı dinledim, çektim kendime sıkı sıkı sarıldım. Son sarılışımızmış gibi, kaburgalarını kırmak istiyormuş gibi sarıldım. O da bana öyle kenetlendi, birbirimizi sıkarak sarıldıkça onun ağlama sesi arttı.

    “Bırakma beni nolur seni çok seviyorum.” Dedi. “Bırakmak falan yok güzelim.” dedim. Bunu duyduktan sonra daha da sıktı beni. Sanki içine sokmak istiyor gibiydi. Vücutların biri fazlalıktı, iki kalp dünyanın en güçlü iki mıknatısının zıt kutupları gibi çekiyordu birbirini. Abartısız bi 5 falan dakika öyle kaldık. Zar zor ayrıldık birbirimizden, ayrıldığım gibi gözyaşını silip dudaklarına çok masum bi buse kondurdum. Gördüğüm manzara dünyanın en mutlu kadınıydı.
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster