1. 451.
    0
    @375

    bahsettiğin kişinin bi konuşmasını dinlememiş, oturup iki kelam etmemişsin belli ki.

    şimdi dönelim meselenin en başına. bi dangalağın anlayacağı şekilde anlatmaya çalışalım ki, kafası karışan ve ''noluyo dıbına koyim!!!'' diyenlere de yol göstermiş olalım.

    dünya üzerindeki enerji kaynakları, maden yatakları ve enerji yollarının 4/3'ü türkiye ile çin arasında.
    bu yollara ulaşabilmek için türlü dümenlerden birisi, önce terörizm sonra da halk ayaklanması yaratarak, sözde ''demokrasi'' adı altında ülkeleri bölmek parçalamak, yönetmek ve yutmaktan ibarettir.

    bu şekilde yaratılan ülkeleri yönetmek kolaydır.
    örnek 1: yugoslavya referendumu. referandum adı aldında soros destekli ofisler ve televizyon aracılığı ile halka ''demokrasi'' pompalandı ve ülkenin bölünmesi yönünde halk oylaması yapıldı. ordu dağıldı. ve bugün yugoslavya'nın adı kalmadı. geriye 8 devlet çıktı.
    örnek 2: gürcistan referandumu. yine soros destekli ofisler ve televizyonu aracılığı ile halka aynı şey pompalandı ve başa, abd'de eğitilmiş şakaşvili getirildi.
    örnek 3: bosna referandumu.

    bu şekilde halkları ve devletleri ayrıştırıp geriye kalan boşluğa yerleşirsiniz.

    dünya üzerindeki referandumlar, halk ayaklanmaları ve darbelerin hepsini cia tertip etmiştir. bütün bu olan bitenler abd politikalarına hizmet etmektedir. evet, şimdi ''dıbına koyim, böyle politika mı olur? bu endirek saldırı'' diyenlerini olabilir. ancak bu, budur.

    türkiye-çin arasındaki enerji koridorunu kontrol altına almak için yapılması gereken, tarihi ve kültürü binlerce yıl öteye giden 3 eski ve köklü imparatorluğu birbirine düşürmektir.
    rusya, türkiye ve iran. bunlara ek olarak asya'nın batı cephesinden ön bahçesi azerbaycan.

    bu 3 devlet, normal şartlarda dirsek temasında bulunarak bu politikaları ters yüz edebilir. ve bir şekilde yakınlaşma da vardır. ancak öyle birşey yapmalıdır ki, bu ülkelerin birbirlerine olan güvenleri sarsılmalı, halkları şaşırıp kalmalıdır.
    sansasyon yaratacak ve birbirlerine hesap soracak duruma gelmelilerdir ki, aralarındaki güven sarsılsın.
    dikkat edin, güven sarsılırsa, herşey biter.
    önce nato bahane edilerek sözde sosyalist rusya saldırına karşı üs açıldı ve yerleşildi. sonra da füze kalkanı denerek, sözde savunma sistemi kurmak amaçlandı. burada hedef rusya ve iran'dır.
    peki ya kullanılan kimdir? bildiniz, türkiye.

    bununla ilgili yapılması gereken ekonomik, askeri operayon olabilir mi? elbette olamaz. diplomatların yazdıkları ve diplomatik toplantılarla ilgili verilerin el altından dünyaya yayılmasıdır en mantıklısı.
    bu şekilde yaratılan deprem, kültürler arasında derin anlaşmazlıkların yolunu açar.

    bugün yapılan da budur. tıpkı banu avar'ın dediği gibi yani.
    özellikle bu değerli vatansever kişinin dediklerini ciddiye alarak, tespitlerini dinlemek gerekiyor. inanmak inanmamak size kalmıştır. aslında gördüğünüz çoğu şey, göründüğü gibi değil.. bunu bilmek yeterli.
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster