1. 126.
    0
    şimdi arkadaşım durumunu çok iyi anlıyorum. yazdıklarının hepsini okudum, isyanını anlıyorum. ancak duruma biraz daha genelden bakman gerekiyor. bu şekilde baktığında karşına çıkan bi kaç gerçek var:

    birincisi, günümüz şartlarında başarı denen kavram çok değişti. eskiden değerli olmak için uğraşılırdı, şimdi sadece önemli olmak çaba sarfediliyor. önemli olmanın pek çok yolu var. ama en ego şişireni senden daha önemli olduğunu bildiğin biri için önemli olmaktır. yani diğer arkadaşların sana "onlar patrona verir" şeklinde anlatmaya çalıştıkları şey bi miktar doğru. ama konu sadece para değil, bir kişinin hayata bakış açısında kendisi gibi birine yer olmadığını bildiği halde o kişinin hayatında yer edinebiliyorsa önemli olduğunu hissediyor kişi. bu kız için de erkek için de aynı aslında. tüm dediklerimi birbirine bağlıycam ama teker teker bakmak lazım,

    ikincisi, bu kızlar her ne kadar erişilmez görülseler de senin de belirttiğin gibi doğru düzgün erkek arkadaşları bile yok. kızlara bu durumda suç yüklemek mümkün ve de kolay. ama türk tipi yetiştirilişe bakarsan onlar da bir miktar kendilerine öğretileni yapıyorlar. bir hayat düşün ki seni yetiştiren ebeveynlerin erkekleri sana sürekli seni gibmek isteyen yaratıklarmış gibi anlatsın. sürekli kendini onlardan korumanı öğütlesin. öyle ki erkeklerin akıl almaz planlar yaparak seni mutlaka kandırabileceğini söyleyerek senin zekanı da aşağılasın. ne yapardın bu kadar yıl süren telkinin ardından? onlar bunu yapıyor işte. yani hiçbir şeyi. kendilerine yapılması izin verilen birkaç şey olan güzel görünmeye çalışma ve hemcinsleri ile etkileşimde olma dışında hiçbir şey. yine bi insanın kadın olmasından bağımsız olarak kendi ile ilgili bu tür gerçekleri idrak etmesi çok zordur. çok büyük bir yüzde travma sonucunda kendinin farkına varır. eğer yaşı ilerlemişse çöküntüye sürüklenir.

    üçüncüsü aslında ikincisi ile benzer bir gerçek. öğretmene sorulan "istediğimiz sorudan başlayabilir miyiz" sorusu, daha doğrusu bu sorunun cevabı bu gerçek. hangi sorudan başlarsın soruları çözmeye? en iyi bildiğin konudan, en deneyimli olduğun konudan yani. yine toplumun ve ailenin dayattığı büyüme şekli ilişkilerde ne kadar ilerlemene izin veriyor? bizim insanımız çoğunlukla flört evresi konusunda deneyimli. sonrasına izin verilmemiş ki hiç. direk evleneceksin denmiş ya da yasaklanmış. yani insanlar nasıl sevgili olunur bilmiyor. filmlerde gördüğü şeyleri yaşaması gerektiğini sanıyor. senaristler hayat kadar keskin olmadığı için de öyle bir hayat sürmek mümkün olmuyor. nasıl kur yapılır, hoşlanan insanla asılan insanın farkı nedir, birisi nasıl kibarca reddedilir, birisini arzulamak, beğenmek aslında ne kadar doğaldır bilmiyor. bunlar kaçınılması gereken şeyler olarak içine işlenmiş. ayrıca çevresindeki insanlar da buna şahit olacaklar. daha önce hiç bigiblete binmediğini ve şimdi insanların önünde binmeye çalışacağını düşün. düşüp rezil olmak var işin içinde. bu riski mi alırsın, yoksa bigibleti aşağılayıp ne gerek var deyip uzaklaşır mısın? onlar da böyle yapıyor.

    bütün bu yazdıklarım ne yapacağın hakkında bir fikir vermek için değildi ama bence hala ne yapılacağı ile ilgili fikirler çıkarabilirsin. örneğin seninle ilişkiye girmenin tehlikeli bir şey olmadığı, bir risk barındırmadığı mesajını vererek yapabilirsin. arkadaşlarından birisi ile kızların önünde ters düşersin, ama onu ezmek yerine anlayış gösterir ve davranışların sonuçlarına değil sebebine, niyeti baktığını gösterirsin. bir işi karşındaki kız yanlış yaptığında kimseye belli etmeden yanına çağırarak söylersin, onun başkaları tarafından kötü algılanmasını senin de istemediği mesajını vermiş olursun. arkadaşlarınla dışarıda olduğun zamanlarda yaptıklarını kızların bulunduğu bir ortamda anlatırken bu tarz davranışları içine yedirerek anlatırsın. merak etme onlar algılayacaktır bir şekilde. bir yere giderken davet etmek yerine küçük şeyleri paylaşmakla başlarsın. örneğin almanyadan gelen akrabanın getirdiği değişik çikolatanın bi kısmını ikram edersin, binanın aşağısında komik bir şey oluyodur, camdan göstermek için çağırırsın, ilginç bir video bulursun, tam o sırada yanından geçerken izliyomuşsun gibi yaparak açarsın, ona da gösterirsin, ne tuhaf dimi diye.

    bu tarz pek çok şey olabilir. aradaki duvarları yıkmak için birebirdirler. bu kadar yazıdan sonra benim tavsiyem ise bi önceki paragrafta yazanların hiçbirini yapmamandır. aynı işyerinde çalışan iki kişinin sevgili olması son derece yanlıştır bence. defalarca kez hem kendileri, hem çevreleri, hem de iş için kötü olduğunu gördüm; daha da kötüsü bu hatayı ben de yaparak yaşadım. üstelik bu kızlar ne kadar güzel görünürlerse görünsünler, konu ilişki olunca istedikleri kadar bol keseden sallasınlar, deneyimsizler. nasıl tepki vereceklerini bilmiyorlar. bu acemilik kısımlarını birbirinizden uzakta geçirmek daha faydalıdır. fevri hareket edemezsiniz. bi şey demeden önce durup düşünmeniz gerekir. bu da daha sağlıklıdır. yani o kızlardan uzak dur derim.

    peki ne yapacaksın? kendine birkaç hobi edin. bu hobi için yeni insanlarla tanış. hobi için uğraşan insanlar deneyimlerini paylaşmak, kendiyle aynı şeylerden hoşlanan insanlarla bi araya gelmekten keyif duyarlar. aynı yerde çalışmadığınız için de topluca bi yerde buluşmak gerekir ki eğer bu toplanmalar keyifli ise her toplanmanın sonunda yenisinin nerede yapılacağı planlanır. yani süreklilik vardır. bu ortamlarda yeni kişilerle tanışabilir, aynı mesajları bu kişilere verebilirsin. üstelik işin dışında bi şey için vakit harcamak senin için de iyi olacaktır. enerjini farklı yerlere harcamak bıkkınlık hissini azaltır ve daha enerjik hissedersin. tabi bunların hepsi bi miktar para, bi miktar imkan demek. bu kadar şeyi saydım ama para da imkan da bende olmadığı için hiçbirini yapamıyorum. home office olarak bi eve tek başıma tıkılmış yaşıyorum. ev arkadaşlarım var ama bazen eve uğramıyolar bile. üstelik geçmişimde sosyal fobi de var. bu kadar şeye rağmen ilerde imkanlarım düzelince hoş bir hayat yaşayacağıma inanıyorum. kısacası umutluyum. unutma, isyan etmek bi tür vazgeçmedir. uğraşmaktan, çaba sarfetmekten vazgeçmek. sen kendin için vazgeçersen kimse senin için çabalamaz. dediklerimin hepsi yanlış olsa bile bu son dediğim doğru çıkacaktır. derin bi nefes al, kendine güven.
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster