1. 1.
    +4
    ...

    -tamam ya tamam iyiyim diyodu hande ebru ile sinem in yoğun ilgisi karşısında bunalmış bir halde,
    ayaktaydı,
    odaya girdiğimi görünce bana doğru döndü üçü de
    yüzündeki deminki şehvetli bakışlar gitmiş, az önce annesinin pahalı vazosunu kırmış çocuk bakışları yerleşmişti yerine
    -filiz miydi? dedi
    başımı aşağı yukarı onaylar şekilde salladım.
    -iyi misin biraz daha? dedim
    -eh işte. dedi.
    -gel seni eve bırakayım dedim, saat 6 yı geçti, sizinkiler de merak etmesin. hem benim de çıkmam gerekiyor, filiz'in sınavı vardı biliyosun bugün,
    yerin dibine geçmişliği bir kademe daha artmış bakışlarla
    -haklısın, hazırlanayım çıkalım hemen. dedi
    sormam gereken çok şey vardı, konuşmamız gereken, aslında bir yerlere gidip oturup teke tek konuşmamız lazımdı ama filiz bekliyordu, bugün uygun değildi. arabaya bindiğimizde, ilk aklıma gelen şey, ebeveynvari düşüncelerle hakanların evinde gündüz vakti içiyor olmasıydı.
    -vallahi öyle bir haldeydim ki, suatlara bile gidebilirdim dedi.
    -saçma sapan konuşup asabımı bozma diye kapattım o konuyu,
    sinem le onca yaşanan şeyden sonra konuşuyor olmaları vardı,
    ve tabi en önemlisi şu aşk olayı vardı,
    öyle ayaküstü konuşulamayacaktı.
    vazgeçtim,
    başka da bişey konuşmadık yol boyunca,
    evlerinin önüne geldiğinde,
    11 yıldır belki de ilk defa
    öpüşmeden (yanaktan tabii ki lan dalyaraklar) ve tokalaşmadan ayrıldık.
    gözlerime yine 11 senedir hiç görmediğim bir hande bakışı yerleştirmişti.
    -görüşürüz dedi
    -görüşürüz dedim.
    indi arabadan.
    kafamda gibişen tavşanları şöyle bi kenarda topladım,
    aklımın sağlam tarafıyla filiz i getirdim sonra aklıma,
    bir saate gelirim demiştim
    saat altı buçuktu,
    yarım saatim vardı..
    ···
   tümünü göster