1. 26.
    0
    beynimden aşağı kaynar sular döküldü. ‘‘gibtir lan ne barışı,’’ diye bağırdım. ‘‘ağbimin katilleriyle mi barışacağım! kafama sıkarım daha iyi!’’

    ‘‘bu savaşın sonu yok ama.’’

    ‘‘olmasın! sana ne! senin keyfin yerinde tabii. millet dağda savaşsın sen burada otur! tembel herif! vize haftası gelene kadar ders bile çalışmadın. kız arkadaşın var, sarılıp yatıyorsun, günde kırk sefer öpüyorsun, kapıyı açmaya bile onu gönderiyorsun. geceleri yurttan kaçıyor, senin yanında kalıyor, arkadaşları imza atıyor yerine. yurt müdürünü aradım, şikayet ettim zaten.’’

    yakamdan tuttu.

    ‘‘sen miydin lan o ihbarı yapan. vay adi şerefsiz! gibtir git!’’

    vileda sapını kavradım.

    ‘‘öldüreceğim lan seni!’’ diye bağırdım. ‘‘ölü olarak ele geçireceğim lan seni!’’

    sapı çekti aldı elimden, bir yumruk oturttu çeneme. bıçağı o gün yanıma almamıştım, lanet ettim, çıktım gittim. eve indim hırsla, sinirden titriyordum. anneme, ‘‘çabuk silahı ver,’’ dedim. vermedi. bir bardak fırlattım kafasının üstünden, duvarda kırıldı. başörtüsünün ucuyla ağzını kapatıp ağlamaya başladı. üstüne yürüdüm.

    ‘‘sen söyledin bana! üst kata ne idüğü belirsiz biri taşındı, kesin teröristtir dedin.’’

    ‘‘ne bileyim evladım, saçlı sakallı görünce öyle zannettim. bana da komşular söyledi zaten. ne bileyim, öğrenciymiş çocuk.’’

    ‘‘öğrenci möğrenci fark etmez, etkisiz hale getireceğim onu, çabuk silahı ver.’’

    ‘‘vermem.’’
    ···
   tümünü göster