bu zütveren entel kasıntılı binler böyle dıbına koyim deli ediyolar adamı.
film gib gibidir, bi gib anlamaz kimse bu muallakler bi gib anlamadım bari entel sansınlar diye filme mana yüklerler.
en son geçenlerde mullholland dr yi izledim 'eee bu ne dıbına koyim' dedim filmin sonunda. sonra internetten baktım herkes ''eee bu ne dıbına koyim'' demiş.
hatta yönetmen david lynch bile ''filmlerimi anlamaya çalışanları anlamıyorum'' demiş.
ama bu kraldan çok kralcı ekşi zütverenler hemen övmüş filmi.
bu muallaklerin anlamadıkları filmler için hemen ''entropik nosyonlarla yükümlü reel himayesiyle kümülatif bir varyasyonun ruhsatına bakan kaotik bir film.'' gibi ne dediklerini kendileri de anlamadıkları yorumları yok mu çıldırtıyo beni.
dıbına kodumun evlatları.
izlediklerimden başlıyorum :
2001: a space odyssey (1968)
benim yorumum : film çok sıkıcı amk. bi uzay mekiği üsse dönecek mesele
ekranın bi ucundan kalkıyo öteki ucuna gidiyo normal süre atıyorum 15 dakkaysa harbiden 15 dakkada yavaaaaaş yavaaaaaş ekranın diğer ucuna gidiyo.
ayrıca enterasan bi gibim de anlatmıyo film. 3 saat yavaş yavaş film izliyosunuz. filmin bi 17 dakikalık kayıp çekimi var. 17 dakika boyunca mekik uzayda süzülüyo.
tek artısı stanley kubrick bini kameralarla gerçekten güzel oynuyo. film eski olmasına rağmen görüntü kalitesi, çekimler filan harbiden süper.
ekşicinin yorumu : diriyi bayıltacak güçte bir sinema şaheseridir.
---
gene kubrick ten
full metal jacket (1987)
vietnam savaşıyla alakalı filmin posterlerinde kel bi şişman var. ilk 1-1.5 saat onu izliyosun film onun ve komutanın üzerinde dönüyo sonra bu şişman kafayı yiyip komutanını vuruyo ve intihar ediyor..
daha sonra arkaplanda kalmış figüranları vietnamda görüyosun derken o figüranlar filmin başrol oyuncuları oluyo filan manasız bi şekilde de bitiyo.
benim yorumum : gib gibi film ama görüntü kalitesi, çekimleri gene güzel ama konu yok amk.
ekşicinin yorumu : stanley kubrick in en bi mukemmel filmi. (80 li yıllarda bi chok ulkede ve ulkemizde sansure takıldıgı ıchın ulkemızde oldukcha gech gosterıme girmishtir.)
(dıbına koyim senin türkçeni gibeyim)
---
kubrick devam :
a clockwork orange (1971)
diğer 2 filme nazaran daha iyi ama o kadar da müthiş ötesi bi film değil amk yapmayın ya.
benim yorumum: konulu, güzel film ama olağan üstü değil
ekşici yorumu: insanın değişebileceğine dair bir film...
ama şöyle ki... hayatın objesi ya da subjesi olmak arasında yer değiştirmeyi sorgulayan bir şekilde...
ya da... gaddarlığın öznesi veya konusu olmak arasında fark olmadığı gibi birşey... sonu karma felsefesi gibi
nerden baksan, sarsıyor... pis bişiii... sarışın tatlı bi kız niye böyle bişeye 2 saatini ayırsın ki?
---
lost highway (1997)
benim yorumum : dıbına koyarım ben böyle filmin yarak gibi filmdi.. o kireç suratlı herif ne işti? film ne anlatıyodu? neyin peşindesiniz olum siz? gibtirin gidin amk. fikrime katılmayan varsa allaşkına filmi izlesin de öyle yorum yapsın.
ekşicinin yorumu : beni çok yan etkilemiş bir filmdi. kimsenin girmek istemediği bir binaya girip aslında kendi kafamın koridorlarında dolaştığımı zannettim. bir de jacob's ladder böyle yaptı. ha bir de mulholland çıkmazı. rüya formatındaki filmleri seviyorum. kafiyesiz şiir yazabilmek gibi bir şey böyle filmler çekebilmek. zor ama olduysa eğer muhakkak etkileyici. subjektif sevdim. gerilmek güzeldi.
dürüst ekşici yorumu : bu filmin konuşulduğu bir ortamdan dışlanmamak için hakkında sözlükte yazılan uzun yorumları ezberleyip kendi düşüncelerimmiş gibi aktarıyorum. ne yapayım hiçbir şey anlamadım filmden. bir de dvd'sinin kapağında "bilinçaltının yönetmeni david lynch'ten" diye yazıyordu, sanmıştım ki izleyince beynimde garip faaliyetler olacak.
---
death proof (2007)
quentin tarantiono
kendilerini çılgın sanan bir grup huuryu otobanda filan takip eden, aracında kurukafa resmi olan bi bin filmin sonunda karılardan dayak yiyo. o esrarengiz gibi görünen adam dayak yerken ''vurma abla, takunu yiyeyim' diye yalvarıyo.
film bi gibim anlatmıyo. film boyunca o huurların kafa giben çığlıklarını dinliyorsunuz.
yalanına sokuyumcular için özet :
http://tinyurl.com/c7jtzte
---
en önemlisi (bu denli bi huur çocukluğu görmemişsinizdir)
film: buda as sharm foru rikht (2007)
ülke : afganistan
filmin dili: farsça
film sanatsal kunatsal bi film değil harbiden sağlam film. taliban rejimi altındaki afganistanda bir çocuğun drdıbını anlatıyor.
ekşide yorumlara bakayım bu binler bu filme ne demişler bari dedim.
@2'deki zütveren şöyle demiş:
''filmin sonunda baktay'ı esir alan çocuklardan birinin "you are a terrorist. we won’t let you go back to your cave unless we kill you. go ahead die." deyişi; abbas'ın, "baktay, die so they will free you." diye seslenişi; baktay'ın sayıklar gibi "i don’t like war play" lafını tekrarlaması ve filmin sonunda tüm çabalarına rağmen amacına ulaşamayıp ölümü çaresizce kabul edişi "aman yarabbi!" dedirtiyor.'' ...
'nooluyo lan film persçeydi baktay öyle bişey demedi' dedim.
huurnun özenti bini persçe filmin yorumunu ingilizce yapmış.
içimden bildiğim bütün küfürleri okudum sinire kestim resmen elim ayağım titredi amk bini yüzünden.
bu ne huurçocukluğudur, bu ne bacısı gibişmişliktir.
ve ilk defa keşke ekşiye üyeliğim olsaydı dedim. girip @2 ye ana bacı küfredecektim
neyseki @23 delikanlı çıkmış yorumunu yapmış:
''iran, persçe dilinde bir filmdir..
ancak sözlük'teki filmden alıntılar ingilizce olarak yazılmış..
orijinali persçe olan bir filmi, türkçe içerik ile hizmet sunan bir sitede, ingilizce olarak yazan türk vatandaşa; "bambaşkaymışsın diyorum başka da bir şey demiyorum."
entelektüalite akıyor, şapır şapır..''
siz de ekleyin lan
duruma göre devam edelim amk.