1. 901.
    +6
    bu arada @1 hikayende saçmalıklar buldum belirtmek istiyorum

    astral seyahatte ruh bedenden kopar, gümüş kordonla bağlı kalır yalnızca. dünya dışına çıkman tavsiye edilmez, büyük aşamada.

    şimdi, niyet çok önemli bunu yaparken.

    istediğin her yere ama her yere gidersin astralde. dünyanın neresi olursa olsun. ismini duy, resmini gör yeterli. orda olduğunu, olmak istediğini hisset, ruhen ordasındır. yani yok mecdiyeköy yok sefaköy falan, bu senin kısıtlaman. heryeri gezmekte özgürsün okuduklarım kadarıyla.

    astrali kötü niyetle kullanamassın. üst katta ki bahar ablanı gibişirken izleyemessin mesela. musallat olurlar. tamamen temiz bi bedenle çıkıyosun o yolculuğa, içinde artniyet olduğu zaman peşine düşerler ve sende bunu istemezsin di mi?

    aynaya bakamassın, diğer boyutla temas sağlanır ve içine alırlarsa arafa düşer, çıkamassın. ters ayaklı gördüğün vakit kaçman o kadar basit olmaz, senin gördüğün kedidir kedi.

    manitanın evinde ışıklar yandı falan filan demiştin.

    astral boyuta geçtiğinde, kısaca rüyalarda. ışıklar yanıyorsa söndüremez, sönük ise yakamazsın. bu böyledir. çünkü sen ruhen ordasın ve çevre faktörleri seni etkilemez.

    aklıma gelirse başka yazarım
    ···
   tümünü göster