1. 76.
    0
    @80 devlet memurlarının tedavi yardımı ve cenaze giderleri yönetmeliği tedavi yardımından kimlerin yararlanacağını ve tedavinin usul ve esaslarını belirlemiştir. adı geçen yönetmelikte de, "bakmakla yükümlü oldukları" kavramı yer almaktadır. Yönetmeliğin "tedavi ve yol giderlerinden yararlanacak olanlar" başlıklı 3 üncü maddesinin (c) bendinde "Devlet Memurunun bakmakla yükümlü olduğu ve herhangi bir şekilde sağlık yardımından yararlanamayan ana, babası," hükmü yer almaktadır. Maddede "ve" bağlacı kullanılmış olup, bakmakla yükümlü olunanların herhangi bir şekilde sağlık yardımından yararlanmaması gerektiği düzenlenmiştir.

    refakat izni olarak bahsedilen düzenleme ise "eşlik etme zorunluğu" başlıklı 27 ici maddede yer almaktadır. Bu maddede şu hüküm yer almaktadır.

    "yatakta tedavi edilenlerin, hastalıkları gereği yanlarında bir kimsenin bulundurulmasının zorunlu olduğu tedaviyi yapan sağlık kurumunun raporu ile belgelendiği takdirde, hastaya biri eşlik ettirilir. Bu takdirde ödenmesi gereken yatak ücreti, sağlık kurumunca düzenlenecek faturada gösterilmek ve belge eklenmek suretiyle, ilgili kurumca ödenir. hasta özel sağlık kurumunda tedavi edilir ve giderler hasta tarafından bu sağlık kurumuna ödenirse, alınacak fatura ve belge ilgili kuruma verilerek bedeli kurumdan alınır.
    hastanın tedavi edilmek üzere başka bir yere gönderilmesi sırasında yanında bir kimsenin bulundurulmasının zorunlu olduğu hastayı gönderen sağlık kurumu veya kuruluşunun raporunda belirtildiği takdirde, hastaya biri eşlik ettirilir. Eşlik eden kimseye de, memurun bağlı olduğu kurumca, "harcırah kanunu" hükümleri dairesinde yolluk ve gündelik verilir. hasta bu yönetmeliğin 26 ncı maddesi gereğince belirli bir araç ile gönderiliyorsa, eşlik edenin yollukları da aynı madde hükümleri uyarınca ödenir. "

    yukarıdaki hüküm tümüyle devlet memurunun veya bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin tedeavi edilmesine ilişkindir. Bu husus yönetmeliğin 40'ncı maddesinde her devlet memuru, tedavi yardımından yararlanabilecek eşi, bakmakla yükümlü olduğu ana, baba ve aile yardımı ödeneğine müstehak çocuklarını gösterir bir beyanname vermekle yükümlüdür. şeklinde kayıt altına alınmıştır.

    haliyle eşcinsel eşlerden birisi bu durumda "çalıştığı kurumdan" refakatçi izni alamamakta ve hastaya refakat edememekte...

    miras konusunda ise son değişiklerler sonra bir alıntı yapmam gerekirse;

    http://www.hurriyetaile.c...miras-paylasimi_4552.html

    özellikle son düzenlemelerden sonra miras hak arayışında sadece vasiyetname'nin yeterli olmadığını hatırlatırım. yasal mirasçılar talep ettiği takdirde bunu alabilirler.

    hükümlü ve tutukluların ziyaret edilmeleri hakkındaki yönetmeliği 9. maddesi ise şunu der;

    Madde 9 — Hükümlü ve tutuklular; eşi, anne, babası, büyükanne ve büyükbabası, çocuğu, torunu, kardeşi, gelini, damadı, kayınbiraderi, baldızı, yengesi, eniştesi, görümcesi, kayınvalidesi, kayınpederi, kayınvalidesinin annesi ve babası, kayınpederinin anne ve babası, eşinin başkasından olma çocuğu, büyükanne ve büyük babasının anne ve babaları, torun çocuğu, kardeş çocuğu, eşi, amcası, halası, dayısı, teyzesi ve bunların eşleri ile vasisi ve kayyımıyla görüşebilir.

    Hükümlü ve tutuklular, birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan üç ziyaretçisinin açık kimlik ve adresini ceza infaz kurumuna bildirir. Bu ziyaretçiler, ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutuklunun nakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yeri değişikliği gibi zorunlu haller dışında değiştirilemez.
    Aynı ceza infaz kurumu içinde bulunan hükümlü ve tutuklular, birinci fıkrada sayılan kişilerden olmaları şartıyla bu Yönetmelik hükümleri kapsamında birbirleri ile görüşebilir.

    Birinci ve ikinci fıkrada gösterilen ziyaretçilerin, belirlenen ziyaret günü ve saatleri dışındaki ziyaretleri ile birinci ve ikinci fıkrada sayılanlar dışında kalan kişilerin ziyaretlerine, makul sebep bulunması halinde Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir. Bu hüküm, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlüler hakkında uygulanmaz.

    yani tek sorun nikahlı olmamak değil, kanun önünde hiçbirşeyi olmak. eğer olur da hapianeden, hastaneen, iş yerinden izin çıksa bile bu kanun önünde bir haksızlık olduğu gerçeğini değiştirmez kesinlikle.

    bu işten vazgeçmem, 50 yıl öncesinde tüm dünyada eşcinsellik ters geliyordu. avrupada genel olarak çözülmüş sayılsa bile amerikanin birçok eyaleti hala hararetli tartışmalar yapıyor. işin garibi I.dünya savaşından önce eşcinsellik çok ters bir şey değildi, osmanlıda bile. ancak sanırım erkek evin direğidir anlayışının ortaya çıkmasından kaynaklanıyor bu durum... biz bu konuları ortaya dökmedikçe insanlar yabancı kalmaya devam edecekler.

    bunun haricinde bu ülkede memurluk bile yapılamıyor açık eşcinsel olarak malum, onu geçtim hakem bile olamıyoruz ne alakaysa... yapılması gereken çok şey var...
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster