- 1 / 1 / 24 entry
- 2 başlık
- 71.05 incipuan
önüncü nesil normal
nisan 2015
önüncü nesil normal
nisan 2015
-
+2
serum
Serum, kanın bekletilip, pıhtılaştırıldığı zaman, ortaya çıkan berrak sıvıdır. Kan vücut dışına alınıp bir cam kaba konulduktan bir süre sonra pıhtılaşır. Bu durum, kanın içinde erimiş halde bulunan ve fibrinojen denilen plazma proteininin erimeyen fibrin hâline dönüşmesindendir. Kan içindeki hücreler bu fibrin içinde kalır. Büzülen fibrin sebebiyle ortaya berrak bir sıvı çıkar ki, buna serum denir. Pıhtılaşmamış kandan hücre elemanlarının ayrılmasıyla elde edilen sıvıya ise, plazma adı verilir. Serumda fibrinojen ve diğer bâzı pıhtılaşma faktörleri bulunmadığı halde, plazmada bu sayılan maddeler de mevcuttur. -
0
itatkar bir millet
Ama Diş çürüklerinin en büyük sebebi diş macunları ve macunların içinde bulunan florür maddesidir. Florür dişlerin remineralize olmasını sağlayan ADP enzimini bloklar, diş yüzeyi üzerinde jelatin bir tabaka oluşturarak dişin kendisini onarmasına engel olmaktadır. Hiçbir doğal besinde bulunmayan bu madde son 60 yıldır çeşitli çevrelerce popularize edilmiş ve bir sektör haline gelmiştir. Diş çürüklerinin asıl sebebi Florür’dür. -
0
itatkar bir millet
Florür, yer yüzünün hemen hemen her yerinde yaygın olarak bulunan doğal bir mineraldir. Bazı gıda ve su kaynakları da florür ihtiva ederler.
Diş çürüklerini azaltmak için içme suyuna genellikle florür eklenir. 1930’larda, araştırmacılar doğal olarak florürlü içme suyu ile büyüyen insanların, florürlü su bulunmayan alanlarda yaşayan insanlarda göre üçte iki daha az çürük görüldüğünü tespit ettiler. O tarihten bu yana, su şebekesine su eklendiğinde diş çürüklerinin azaldığı defalarca gösterilmiştir. Amerikan Diş Hekimleri Birliği, Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Tabipler Birliği gibi birçok kuruluş, diş çürüğü üzerindeki etkisinden dolayı su kaynaklarında florür kullanımını onaylamıştır. -
0
kayıp ülke şambala
Duvarlarda beliren ateşten yazılar, ışın demetleri, boşlukta beliren kutsal yüz ve daha bir çok inanılmaz anlatı.
Tibet ve Kuzey Hindistan söylencelerinde Shambala adlı bir yerden bahsedilir. Efsaneler, Shambala'nın gizemli ve görkemli bir imparatorluk olduğunu söylüyorlar ve Shambala Himalaya'ların öte yanındadır. Eski yazılarda oraya gitmek için belli bir dağın çıkış noktasını bulmak gerekir. Oradan sonra geziye havadan devam edilebilir. Acaba Shambala bir iddiaya göre, dünyada değil de, uzak bir gezegende mi olabilir mi? Hindistan ve Tibet'deki eski yazıtlar, Shambala'yı antik çok eski bir krallık olarak tanımlıyorlar. Bir çok söylence oradaki insanların olağanüstü şartlar altında yaşadıklarını da belirtiyor. Saklı krallığın varlığına dair ilk anlatıları Tibet Budizm'inin kutsal kitapları olan Kanjur ve Tandjur'da bulabiliriz. Aşağı yukarı 11. Yüzyıl‘da Shambala'dan söz eden en eski yazmalar Sanskritçe'den Tibet'ceye çevrildi. Bu tarihten sonra Tibetli ve Moğolistanlı bir çok rahip, ozan, yogi ve bilgin, bu esrarengiz imparatorluk hakkında çeşitli eserler yazdılar.
ŞamballaGeleneksel anlayışa göre Shambala, karlı dağlardan oluşan bir çemberin içindedir. inanılmaz güzellikte olan Shambala, zenginliklerle doludur. Modern bir yer olan “Pırlanta Sarayı”nın başkent Kalapa'da olduğu iddia edilir ve Shambala Kralı hükümdarlığını burada sürdürür. Dikkat edin eski bir inançtan söz etmiyoruz, Shambala inancı günümüzde de geçerli ve çok yaygın. Örneğin modern derken şu kasdediliyor; aydınlatmanın ve oda ısılarının isteğe göre ayarlanması gibi. Eski yazıtlar yerlerde ve tavanlarda bulunan, isteğe göre ayarlanarak sıcaklık veya soğukluk dağıtan kristalllerden söz ediyorlar. Sarayda iki şaşırtıcı şey daha vardır; “Tepe pencereleri” ve “Sihirli Ayna“. Tepe pencereleri başka dünyalardaki hayatları görme imkanını sağlarken, Sihirli Ayna ise Kral'ın uzaklarda olan olayları izleyebiliyor. Günümüzde Batı uygarlıklarıyla ilişki içinde bulunan bazı Lama'lar, Aynanın bir ekran gibi olduğunu ve Kral'ın dünya olaylarını kontrol etmesini sağladığını iddia ediyorlar. Saklı Krallığın çok daha şaşırtıcı özellikleri var; Örneğin eski yazılarda “Rüzgar gücünde olan taşdan atlar”dan ya da “Taştan uçaklar”dan da bahsediliyor. Var olması bir yana, Shambala'nın uçan araçları mı vardır? Yaşıyan Lama'lardan bazıları “Taştan atlar”ın en ileri teknikle yapılan uçanaraçlar olduğunu iddia söylüyorlar. Bu günlerde Tibet manastırlarında taş sözcüğü uzun uzun tartışılıyor, acaba uçakların yakıtı mı kasdediliyor, yoksa aletlerin yapımında kulanılan malzeme mi? Eğer öyle ise hangi malzeme? Garip ama gerçek, Sözcüğün gerçek anlamda taş olduğuna artık kimse inanmamakta.
Edit : Alıntı ,ilgilenen olursa devam ederim - daha çok