• 0 / 0 / 378 entry
  • 90 başlık
  • 3 trend
  • 3,492.62 incipuan

"Anasken"
önüncü nesil silik
nisan 2016

  • +10
    lan arade
    Kap şukunu
    ···
  • 0
    ışığa dokunuyorsunuz
    Final

    http://www.incisozluk.com...u-hissediyorsunuz/yeni/1/
    ···
  • +2
    zehri kokluyorsunuz
    Final

    http://www.incisozluk.com...u-hissediyorsunuz/yeni/1/
    ···
  • +1
    zehri kokluyorsunuz
    Hikaye bitmiştir

    http://www.incisozluk.com...w/özgürlüğü-tadıyorsunuz/
    ···
  • 0
    ışığa dokunuyorsunuz
    Hikaye bitmiştir

    http://www.incisozluk.com...w/özgürlüğü-tadıyorsunuz/
    ···
  • +12
    özgürlüğü tadıyorsunuz
    FiNAL

    Özgür bir insan olarak ölmek, özgür bir insan olarak yaşamaktan çok daha değerlidir arkadaşlar demişti öğretmen ve sen midem bulanıyor bahanesiyle çıktından sonra da devam etmişti.

    "Bu sözümü iyi düşünün lütfen ve sorgulayın.Az önce arkadaşınızın rolünü herkes anlamıştır sanırım.Özgür bir insan olarak dışarı çıktı fakat dışarıda bundan daha özgürce birşey yapabilecek midir? Belki de tutsak edilecektir bunu bilemeyiz.Ben özgürüm demek önemli değildir önemli olan son nefesinizde "Ben özgür yaşadım!" diyebilmektir."

    Ve sen bu dersi geçemedin. Dudağında hala Tuğçe'nin kanı vardı. Tadına vara vara yavaşça emdin.O ne kadar iğrenç bir şekilde tutsak edilse de son nefesinde yine de sihrini yapmış seni dudaklarına çekmişti.Bu özgürlüktü ve sen her dudağını emişinde onun ölümünün tadını alıyordun.Ölümü özgürdü, ölümü hiçbirşeyden ödün vermeyecek kadar sihirli ve özgürdü.Şimdi gülümsüyordun çünkü gerçekten, yaşamamın gayesini ve anldıbını bilerek özgür öleceğin bir hayata başlamaya gidiyordun. Dudaklarındaki kandan özgürlüğü tadıyordun. Müziğin sesini açtın ve köpeğin gözlerine baktın. Gözleri her şeye cevap veriyordu yaşadıklarına rağmen ayakta duran küçük köpeğin. Tekrar baktın Tuğçeye

    "Teşekkürler"
    ···
  • +9
    özgürlüğü tadıyorsunuz
    Güneş batarken yavru köpek kalan son gücüyle gelip başıyla çeneni dürttü. Kurumuş gözyaşlarını yanaklarından sildin ve köpeği kendine daha da yaklaştırdın.Her yeri kandı.Tam şu sırada annen ve baban ablanın durumunu öğrenmişti. Yaşlı insanlar kalp krizi geçirdiklerinde genelde ölürlerdi.

    Dudaklarını yavaşça çektin Tuğçenin dudaklarından. Güneş ufukta yarılanmıştı bile. Tekrar omzuna aldın onu ve arabaya taşıdın.Ön koltuğa oturtup emniyet kemerini bağladın. Direksiyona geçip kucağına yavru köpeği aldın. Yavaşça çıktın otoparktan ve ıssız yolda sürmeye başladın. Arabada bilmediğin hüzünlü bir şarkı çalıyordu. Zamanın geri alınamayacağını anlatan imkansız bir aşk şarkısıydı bu.Tuğçeye baktın bir süre ve sonra tekrar yola. Gülümsüyordun
    ···
  • +9
    özgürlüğü tadıyorsunuz
    Dakikalarca çekmedin dudaklarını dudaklarından. Yıllar geçsin istedin.Öyle yaşlanmak ve öyle ölmek.Çocukluğunuzda ne zaman düşseniz dudaklarınız birleşti,ne zaman dayak yeseniz,ne zaman elinizi kesseniz dudaklarınız kavuşmuştu.

    Ve sonra kötü notlarda buluşmuşlardı, ayrılıklarda,sevdalarda ve hüzünlerde.Her sigarada buluşmuşlardı.

    Ruhun bozuk olması diğer ruhları da bozuyordu. Umutun ailesi tamamen hastaydı.Ve tek ruh hastası bu aile değildi.Tam şu sıralarda bir adam önce köpeklerine enişten olan adama tecavüz edip parçalattırmış ve daha sonra aynısını ablana yapmıştı.Şimdi ise ablanın parçalanmış kanlı cesedi içerisinde git gel yaparak kendimi tatmin ediyordu

    Tanrının bozuk ruhlardan oluşan bir ordusu vardı dünyada. Bugün sen ve yavru köpek kurtulmuştunuz fakat kazanan onlar olmuştu. Senden sen koparılmıştı işte tam da şu kapağın altında.

    Çekmedin dudaklarını dudaklarından.Çünkü buluşmuşlardı verilen her hayat ve alınan her canda
    ···
  • +7
    özgürlüğü tadıyorsunuz
    Ayağa kalkıp Tuğçenin yanına koştun. Anahtarları alıp tasmasını açar açmaz kollarına düştü.

    Nefes alış verişin zayıf ve hiç takatin yoktu. Umutun tişörtünü çıkardığın gibi Tuğçenin bacak arasına koydun.

    "Bastır" diye bağırdın.O ise sadece boş bakışlarla tavanı izliyordu.

    Bacak arasına sıkıştırıp kucağına aldın.Dar anüslü Şeyma hep öyle kalacaktı artık. Yüzündeki morluklara bakılırsa uzun bir süredir ölü olarak izlemişti kaosu. Omzuna aldın Tuğçeyi şimdi ve tek elinle muzafferin parçalarını kazıyarak yavru köpeği çıkardın içinden.

    Ensesinden ısırıp duvara sabitlenmiş soluk yeşil merdivenden çıkmaya başladın. Tüm gücünle kapaği ittin. Hemen evin altındaki odunluğun arkasındaydın şimdi. Güneş hala gökyüzündeydi, dünya hiç değişmemişti. Köpeği bırakır bırakmaz birkaç adım attı ve kıvrıldı ileriye, ağlıyordu.Tuğçeyi de çıkardın ve kendin çıktın.

    Kapağı kapattın ve Tuğçenin gözlerinin içine baktın. Kanlı tenine, kirlenmiş yüzüne rağmen akan gözyaşları hala şeffaf, tertemizdi.Sen de ağlıyordun.Çatlayıp kanamış dudakları açılıp kapanıyordu bir yandan bastırıyordun kanın durması için. Göz bebekleri boş bakışlardan ayrılıp senin gözlerine kilitlendi. Anlaşılır anlaşılmaz bir sesle
    "Kuzen öpücük" dedi ve gözlerini kapattı
    ···
  • +7
    özgürlüğü tadıyorsunuz
    Sanki daha önce yaşadığın bir andı bu.Umutun kanlı elleri boğazını tüm gücüyle, tüm deliliğiyle sıkıyordu.Sen ise bileklerinden tutmuş baskısını azaltmaya çalışıyordun.

    Birşey ekgibti burada, hiç ciks yoktu. Bunun üzerine kurduğun masal bitiyordu. Ozan hala sallanıyordu. Ağzından kopmuş dilinin kanları akıyor, yuvalarından çıkmış gözleri zincir sallandıkça tüm odayı tarıyordu.

    "Defalarca ablanın içine girdim" dedi Umut.

    "Babam da defalarca içine girdi"

    "Sol kalçasındaki doğum lekesini ısırırken bir yandan arka deliğini parmaklıyordum. Ablan sadece liseye gidiyordu,ve ben sadece 12 yaşındaydım."
    Ablanın sol kalçasındaki doğum lekesini sana Tuğçe söylemişti ama yine de inanmıyordun.

    Yine de itiyordun şimdi bileklerini.

    "Ve şuan onu evsizler, yabancı insanlar hatta turistler gibecek. Daha sonra ablan sözünü tutacak ve anneni abime sunacak. Daha sonra bana"

    Umut artık kahkahalar atıyor çılgınca gülümsüyordu.Üstünden bir hamlede attın ve yumruğunu suratına indirdin. Kırılan camı gözlerine batmasına rağmen hala gülüyordu.

    "Ne yaparsan yap ben artık ailedenim" dedi

    "Beni çağrıyorlar" dedi kanlı göze aldırmadan.

    Ondan daha güçlü sıkıyordun boğazını.
    Hırıltılı kegib kegib seslerle konuşmaya devam etti ama artık anlaşılmaz boğuk kelimeler çıkıyordu. Gözleri yuvalarında ters döndü ve soluğu kesildi.
    ···
  • +9
    özgürlüğü tadıyorsunuz
    Kancanı çıkarttığında çoktan arkasını dönmüştü Umut.

    Kutuya doğru bir iki adım atmıştın ki Tuğçeyi kanlı kolları arasına almış iç çamaşırının üstünden tam kadınınlığına saplayacak şekilde tutmuştu bıçağını.

    "Yeni ailem kaçanları sevmiyor" dedi. Kaşlarını çatmış, bıçağı daha da bastırmıştı Tuğçenin kadınlığına.

    "Tamam" diyebildin sadece."tamam beni geri bağla ama ona zarar verme"

    Ozan zincirinin orta halkalarından birini aceleyle kancaya yerleştirmişti.Bir gözün onda diğeri umuttaydı. Tuğçeyi kanlı kollarıyla sarmış jilet kadar keskin bıçağı kadınlığına bastırmaya devam ediyordu. Umut bir anda tavana baktı.

    "Ta ta tabi annecim" dedi. Bıçağı yarısına kadar saplayabildi. Hızlıca çekti ve bıçağı ozana fırlattı. Bıçak ıskalasa da dengesini kaybeden çocuk güç kalmamış kollarını bıraktı ve havada asılı kaldı.Kol ve bacaklarına giden kan aniden kesildi ve sadece çırpınabildi son anlarında. Dilini ısırmış koparmıştı. Yere kanları damlıyordu.

    Tuğçe ise bir eliyle kanlar içinde kalan kadınlığına bastırırken diğeriyle zinciri tutuyordu.

    Ve sen. Senin sadece iki seçeneğin vardı
    ···
  • +7
    özgürlüğü tadıyorsunuz
    Bisturinin nezaketinden sıkılmıştı Umut.Bu doğal, vahşi bir doğum olmalıydı, ameliyat değil.

    Muzafferin testislerini bacak arasıyla birleştiği yerden kesti. Bıçak kanlı elinden kayıp düşüyor alıp tekrar kaldığı yerden kesiyordu.

    Ozan artık ağlamıyor, sadece tavana bakıyordu. Umut kestiği parçaları fırlatıp atarken sen her parçada karnında bir köpeğin kıpırdadığını hissediyordun.

    Ozan ellerini kaldırıp zinciri tuttu. Arkası dönük olan umut muzafferin mesanesini oyup yavru köpeğin çıkabileceği kadar genişletmeye çalışıyordu. Yavru köpeğin ciyaklamaları duyulduğunda "işte" dedi umut "işte" "bir insan yavru bir köpek doğurabilir.Hem bir erkek köpek" dedi kucağında tutarak. Ozan tırmandığı zincirin yarısını geçmişti. Eğer tavana çıkabilirse hepinizin zincirini kancadan çıkarabilirdi.
    Umut yavru köpeğe son bir kere baktı."şimdi onu geri koyuyorum ki uyusun" dedi. Sizi unutmuşçasına köpekle ilgileniyor ara sıra annesiyle konuşuyordu.

    Şimdi ozan kendi kancasını çıkarıp ince borudan seninkine doğru gelmeye başladı. Kolları titriyordu ama dayanabilirdi asılı kalmaya. Tuğçe bir ozana bir umuta bakıyordu.

    "Hadi" diye gürlüyordun içinde.

    "Hadi bir metre daha"
    ···
  • +8
    özgürlüğü tadıyorsunuz
    Tuğçe gözlerini şoka girdiği için umutun yaptığı şeye sabitlemiş, senin veya diğerlerinin yaptığı gibi başını çevirememiş ya da gözünü kapatamamıştı.Şimdi midesi sökülürcesine kusuyordu. Kusarken sarsılıyor tasması boğazını sıkıyordu. Kusmuğu boğazında kalıyor ve daha şiddetli şekilde çıkıyordu dudaklarının arasından. Gözleri baygın baygın bakıyordu bittiğinde.Dar anüslü şeyma ise elleriyle gözlerini oyarcasına kapatmış başını iki yana hızlı hızlı sallıyordu tasmanın derisini tahriş etmesini umursamadan

    Sen ise Tuğçenin önündeki kusmuk havuzuna bakıyor ozana başını çevirmemesi için bağırıyordun.Çocuk gözlerini sımsıkı kapatmış hatta dudaklarını da ağzının içine çekmişti.

    Bu arada umut muzafferin karnını dikmeyi bitirmişti. Heyecanla ayağa kalkıp kanlı elleriyle muzafferi işaret etti.

    "Şimdi" dedi.

    "Bir doğuma şahit olacaksınız"
    ···
  • +7
    özgürlüğü tadıyorsunuz
    içinizde "anne" diye ağlayam tek kişi Ozandı.Çocuk olmak bu sanırım diye düşündün.Siz sadece birer tutsaktınız o ise aynı zamanda çocuktu. Akli dengesini yitiremenin eşiğinde olan Dar anüslü şeyma kardeşinden başka yöne bakmıyordu. Muzafferin ayağından akan kanlar kurumaya başlamıştı.

    "Abla benim kakam geldi" diye bağırdı Ozan. Ellerini arkasında birleştirmiş deliğini sıkıyor elleriyle de buna yardımcı oluyordu. Fakat uzun zamandır sıkıyordu ve artık son demleriydi.

    Umut içeri girdi. Ensesinden tuttuğu şey birkaç günlük yavru bir köpekti. Elinde size doğru sallayıp "işte başlıyoruz" dedi.

    Bir bisturi aldı kutunun içinden. Kabından çıkarıp muzafferin mesanesinin biraz üstüne sezaryen gibi kegib açtı. Artık daha fazla konuşuyordu annem dediği şeyle ve şevki git gide artıyordu.

    Şimdi köpeği canlı canlı açtığı küçük delikten muzafferin içine itiyordu
    ···
  • +6
    özgürlüğü tadıyorsunuz
    "Annem yorulduğunuzu söylüyor" dedi Umut.

    "Korkarım hepinizi çözüp bileklerini kırmalıyım" dedi.

    Kendini hazırladın. Yanına yaklaştığı anda ellerinle zincire asılacak ayaklarınla boynundan yakalayıp boğacaktın. Sonrası ise cebine koyduğu anahtarları ayak parmaklarıyla almaktan ibaretti. Ozan korkuyka "abi" dedi sana bakarak. Umut uzun bir diyologa girmişti şimdi.

    Sonra yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi. Küçük bir çocuk gibiydi konuştuğu şeyin karşısında.Ses onun hassas noktalarına verdiği zevki geri çekerken yüzündeki gülümseme yavaş yavaş silindi.

    "Annem size insanların köpek doğurabileceğini göstermemi istiyor" dedi. Hızla diğer karanlık köşeye gitti ve uzun kollarıyla daha önce karanlıkta görmediğiniz soluk yeşil merdivenden yukarıya tırmandı. Aynı renkteki kapağı açtığında boşluktan içeriye sıcacık bir ışık demeti süzüldü.Çıkıp kapağı tekrar kapattığında ise oda aynı kasvetli canavara dönüştü
    ···
  • daha çok