- 0 / 0 / 306 entry
- 0 başlık
- 0.00 incipuan
yemişinci nesil silik
mart 2013
yemişinci nesil silik
mart 2013
-
+8 -21
sozluk formati
bunları yazmaya başlarken umutluydum. Ama şimdi görüyorum ki ne isteğim ne arzum kaldı. Hergün karın ağrıları çekerek birşeyler yazmaya çabalıyorum ama olmuyor. Ne inandırmaya ne de başkalarının umut kıran düşüncelerini düşünmeye mecalim var. Yine sıkıldım işte. hayatımda her zaman sıkıldığım gibi burada da sıkıldım. Artık daha fazla tahammül edemiyorum bu duruma. Bundan sonra başka adamların berbat hayatlarıyla avutursunuz kendinizi. Benden buraya kadar. Yazmak ızdırap olmaya başladı. Başlarda sanırım bu sefer sıkılmıyorum diye düşünmüştüm. Ama olmadı, yine sıkıldım. En fazla destek veren adamlardan en fazla yerin dibine gömen adamlara kadar herkesten sıkıldım. En çokta kendimden. Hazır gibtirip gidiyorken bir itirafta bulunayım. Hikayenin antalya kısmında bir çocuğun ölümünden bahsetmiştim. Aslında bu sözlükte ilk hikayem onun sayesinde yazıldı. “tabuttan gelen” nickiyle yazdığım hikayeler bu adama yüklediğim bir hayattı. Ardından benim almam gereken gerçek nickle bunları yazmaya başladım. Ama her tarafım ağrıyor artık. Yarına ölüp ölmemeniz pek umurumda değil artık. Bencil bir adamım ben, okuyan adamları yarı yolda bırakacak kadar bencil. Ama siz buna hazırlıklı olmalıydınız, çünkü okuduğunuz adam bunu yapmaya müsaitti. Şimdi de yapıyor işte. hikayenin burada sonunu getiriyorum. ister 18 yaşında ego tatmini yapan bir ergen olduğumu düşünün ister gerçek olduğunu. Hatta yalan attığımı ve herşeyin kurgu olduğunu söyleyin, her şey daha rahat olur. Artık bu da gibimde değil. hayatı boyunca zütlük yapmış birinin bir zütlüğünü de bu sözlükte yapması olağan. Mutlu hayatlarınıza geri dönün şimdi, o çoluk çocuk üzüntülerinizle dünyanın en kederli adamı olduğunuza inandırın kendinizi. Ben mutlu olan insanları daha da mutlu etmek için gelmedim bu gibik dünyaya.
dıbına koduğumun coğrafik keşifleri. O gemilerinizin halatını gibeyim tüm denizciler. Elveda üyeler. Çikolatalı sütümü içip bu sözlükten son kez entry giriyorum. -
+3 -1
sozluk formati
arjantinliler paranın büyük bir kısmını mekgibalılara veriyordu. Çünkü işin önemli kısmı onlarındı. Bizi sınıra kadar zütürdü baharatlı adamlar. Sınıra gelince herkeste büyük bir tedirginlik ve gerilim olmaya başladı. Herkes yakalanacağımıza kesin gözüyle bakıyordu. Ateistler bile bildikleri bütün duaları okuyordu. Tam sınırdan geçecekken arabalar etrafımızda dönmeye başladı. Sınır güvenliğinden sorumlu araçlardı. Herkeste büyük bir panik yaşandı. Etraf dört bir yana dağılan insanlarla doldu. Araçlar bir süre sonra insanların peşini bıraktılar. Anlayacağınız filmlerde görülen o tam güvenlik safsataları koca bir yalandan ibaret. Kaçaklar ve amerika arasında bir bağ var. Kaçak işçi ve diğerlerinin alınma sebebi şu: bir amerikan vatandaşıysanız düşük saatler çalışır fena sayılmayacak paralar kazanırsınız. Ama amerika’nın daha fazlasına ihtiyacı vardır. Günde 14 saat çalışacak adamlar gerekir onlara. Kimyasal atıkların toplanması için işçi lazımdır amerikaya. işte bu işçileri kaçaklardan temin eder. Güney amerikalı insanlarsa geldikleri fırsatlar ülkesinde ya berbat bir kartelin himayesine girmeye çalışıp bu süre içerisinde ölür yada patronlarının onları bu ülkeden atacağı tehdidiyle karın tokluğuna çalışır. Yaşasın american dream!
mekgiba sınırından texasa geçtik. Her tarafı uçsuz bucaksız berbat topraklarla doluydu. Birbirimize baktık cemille. “arjkantinden güzeldir inşallah” dedi cemil. “her yer arjantinden güzeldir “ dedim. “türkiye de mi” diye sordu. “evet türkiye bile” dedim. Yürümeye başladık ardından cemil ile. -
-1
sozluk formati
artık kaybedişlerimizi saymıyorduk. Çünkü kazançlar önemsiz olmuştu. Ardından kaybedişin geleceğinden haberdardık. Bu yüzden fazla sevinemiyorduk galibiyetlere.
cemil ile her an yatakları kırılabilecek olan pansiyonda birinin konuşmasını bekliyorduk. ikimizde konuşmak istemediğimizde ister istemez sessizlik hakim oluyordu her tarafa. Güneşin ışıklarını hafiften savurduğu taktan bir odanın içerisinde iki gerizekalıydık. Buenos aires’te ne işi olduğunu kendileri bile bilmeyen 2 gerizekalı. Cebimizde paralarımız vardı. Ama hiçbir para sonsuza kadar bulunmazdı delik ceplerde. Bizimse cebimiz bile yoktu. bu da paranın her an gitmesine olanak tanıyordu.
son kalan paramızı denizcilere verdik. Onlardan tek istediğimiz bizi amerikaya zütürmeleriydi. Bu iş konusunda deneyimlilerdi. Bütün güney amerika kazandığı bir miktar parayı denizcilere verip amerikanın yolunu tutmaya bakarlardı. Mekgibalılarla işbirliği içerisindeydiler.
denizde kusmalar hastalkklara dönüşüyordu. Berbat bir geminin berbat kamaraları bize ölüm olarak dönecek diye bekliyorduk. Neyse ki korkulan olmadı. Gemi bizi berbat birkaç günün sonunda mekgibaya zütürdü. Birkaç gün bir hafta kadardı aslında. Arjantin güney amerikanın dibindeydi nereydese. Mekgiba ise amerika’ya bir adım uzaklıkta. -
+3 -1
sozluk formati
barda işler normal seyrindeydi. Bizi tehdit eden adamlara belli bir ücret veriyorduk. Sonuçta bizi koruyacak biri yoktu. bizde kolumuz bağlı onların istediklerini yapıyorduk.
gece işten çıktığımda kızın evine gittim tekrar. Ne kadar ürkütücü olursa olsun çekiciydi. Bağırsaklarınızıda koparsa giderdiniz. Ben de gidiyordum bu sebeple.
kız içeri davet etti beni. Yine odasına çıktık. Bana hastalığını söyledi. Bu yüzden bardakiler ona karşı tedirgindi. Çünkü ne zaman ne yapacağı belli olmuyordu.
o gece kızla hiçbir şey yapmadan öylece oturduk. Sonra da ben uykuya daldım. Sabah uyandığımda başımda bekliyordu gülümseyerek. Bende ona gülümsedim. Kahvaltı yaptıktan sonra bara gittim.
cemil ile barda çalışırken bizden para alan güney amerikanın bir yerinden olan adamlar geldi. Bize artık buradan çıkmamız gerektiğini kendi adamlarını burada çalıştaracaklarını söylediler. Mekanın bize ait olduğunu söyledik. Sonrası karanlık. Bardakiler bizi pansiyona taşımışlardı. Aynaya baktığımızda farklı insanlar görüyorduk. Yüzümüzün her tarafı şişti. Benimse sırtım tahmin edilemeyecek boyutta sızlıyordu. Hastaneye gittiğimizde sırtımda açılmalar olduğunu söylediler. Sırtıma 20 dikiş atıldı. Kimse sırtıma ne ile vurulduğunu bilmiyordu. Sert ve kesici bir cisim diyorlardı o kadar. -
+1 -1
sozluk formati
birlikte olduğum kız diğer sabah bana bıçak çekmişti. O korkuyla evden kaçıp bara gittim. Ama ne olduğuna akıl erdiremiyordum. Sonradan anlaşılacaktı ki kızda bipolar bozukluk vardı. Anlık duygu değişimleri yaşıyordu. Sabah size aşıkken akşam sizi öldürmeye teşebbüs edebilirdi.
bara gittiğimde yerde dayak yiyen adama bakıyordum. Barda dayak yemek kaçınılmazdır. Sadece mekanın kalitesine göre yerde ki kişi ayağa kaldırılır ya da kaldırılmaz. Burada kaldırılmıyordu. Kaldırmaya çalışanlarda dayak yiyordu.
bana bıçak çeken adının ne olduğunu bile bilmediğim kız bara geldi. He zaman ki gibi birasını içti. Yaptıkları için üzgün olduğundan bahsetti. Önemli olmadığını söyledim çok önemli olmasına rağmen.
-istersen akşam yine misafir edebilirim seni.
+bilmiyorum işin durumuna göre değişir. Ama gelmeye çalışırım.
-tamam bekliyorum.
ardından gitti. Arkasından baktım öylece, bu sefer neler yaşayabileceğimi düşünerek. -
+3 -1
sozluk formati
cemil ve ben. antalya'da taktan durumlar görüp berbat pansiyonlarda kalıp bunenos airese' varan iki idiot. nasıl oldu da geldik ne yaptıkta burada bulduk kendimizi. hep başka yerlere gitme özlemi taşır insan. bu yüzden dandik üniversitelerin kapıları aralanır. belki denir, erasmus ya da diğer ingilizce adlı şeyle başka ülkenin yolunu tutarım. bir daha da gelmem bu ülkeye. cemil'de gitme özlemiyle doğmuştu dünyaya. sonunda da gitmişti. yanında da beni zütürmüştü.
bardan saat 15:00 gibi işim var diyerek çıkıyorum. biraz uzağınızda güzel bir kadının olduğunu bilip kendinizi oraya hapsetmenizin bir sınırı var. bende gizemli olanın çekiciliğiyle kızın evine gidiyorum. apartmana girip kaldığı kata giriyorum. kız açıyor kapıyı. yine güzel, nereden bakarsanız bakın güzel. içeri giriyorum. dedesi var içeride. bir koltukta oturup televizyon izliyor. durmadan askeri darbeler zamanında ve işçi kavgalarında ölen arkadaşlarını anlatırdı.
kız gel benimle diyor. boş bir odada ondan ne istediğimi soruyor. sadece konuşmak diyorum.
kimsenin sadece konuşmak istemediğini söylüyor. evet diyorum galiba seninle yatmakta istiyorum. dürüst olman iyi ama benim nasıl biri olduğumu bilmiyorsun diyor. umurumda olmadığını söylüyorum. kıvranıp yatıyoruz yatağa. bilmiyorum onun yarın sabah bana bıçak çekecek hale geleceğini. -
+3 -1
sozluk formati
1-2 ay çalışıyoruz. hiç farklı bir şey olmuyor. yavaş yavaş yaz geliyor bu arada. birgün çalışırken berbat bir haber alıyoruz. mevlüt ve kasım sınırdışı ediliyorlar. buraya kaçak gelmişler söylenene göre. bu yüzden artık parayı da onlara vermiyoruz. cemil onlarla iletişime geçiyor. ne yapmamız gerektiğinden bahsediyor. adamlar hepimizin ortak bir pay almasından yana. ama onlarında korktukları birşey var. artık barın sahiplerinin ortada olmayışını değerlendirebilecek adamlar var. tek endişemiz o adamlar.
bu geçen sürede birçok gün, o evini bildiğim kız bara gelip bira içip gidiyor. bende ona boş gözlerle bakıp cesaretten yoksun şekilde vücuduna bakmakla yetiniyorum. diğer adamlar buna da yeltenemiyor.
işten çıktığımız bir gece birkaç kişi geliyor barın önüne. hızlı bir şekilde içeri sokuyorlar bizi. ne dediklerini anlamıyorum ama ellerinde ki kesici aletler korkmamız gerektiğini anlatıyor bize. cemil onlarla anlaşıyor. bense ne dediklerini anlamaz vaziyette etrafa bakıyorum. adamlar gittikten sonra cemil artık onlara ücret ödememiz gerektiğini söylüyor. Kirchner isimli güzel başkan abla, nerede bu ülkenin kanunu? -
+5 -3
sozluk formati
barda çalıştığımız günlerden birinde bir kız giriyor yine bara. yine çok güzel elbette. çirkin olanları size anlatıp zamandan kaybettirecek değilim. çünkü siz ne kadar çirkin olursanız olun eşitliği gibtir edip güzele konmak istersiniz. zaten eşitlik koca bir palavradan ibaret. kim kendinden düşük gördüğü biriyle eşit olmak ister ki? insan egoist bir varlıktır. istese istemese de . bu yüzden sosyalizm sadece buraya kadardır. eşitlik imkansızdır.
bara gelen kız tabureye oturup bira istiyor. birayı verip ona bakıyorum ayran budalası gibi. ne oldu diye soruyor. hiç diyorum. baktım sadece. tamam dedikten sonra önüne bakıp birasını içiyor. içeridekiler ise diğer gelen güzel kızlara yaptıklarını yapmıyorlar. ne herhangi bir sataşma var nede taciz. herkes temkinli temkinli kıza bakıyor. "senden korkuyorlar mı" diyorum. "korkmalılar diyor. "why" diyorum güzel insan. "unut gitsin" diyor. halbuki bilmediğim şeyi nasıl unutabilirim. kız kapıdan çıkıp gidiyor birasını içtikten sonra. insan en çok gibileceğini bildiğinde birinin peşinden gider. bende arkasından çıkıp gidiyorum.
-nerede oturuyorsun?
+neden sordun, evime mi geleceksin.
-istersen gelirim. (you want ı come. ingilizcem bu kadar)
bir süre yürüdük onunla . evim burası dedi. şimdi git. geri döndüm bende. bu sefer kendime şarap doldurdum. hiç beğenmedim. masanın altından çikolatalımı sütümü çıkarıp içtim. -
+3 -1
sozluk formati
ilerleyen günlerde arjantin aynı. kaçak olarak amerika hayali kuranlara şaraplar eşlik ediyor. dünyanın en büyük şarap üreticilerinden arjantin. en büyük üreticilerinden olan bir millet için en büyük tüketicilerinden olmanın da hiçbir sakıncası yok. bunun bilincinde arjantinliler. bu yüzden kana kana içmekte hiçbir sakınca görmüyorlar.
laura ile bir kere daha birlikte oluyoruz. ikincisinde kızkardeşi laura'yı yakalayıp bıktım huurluklarından diyerek evden kovmaya çalışıyor. bende aradan sıvışıyorum. bir daha da laura ile beraber olmuyorum.
kasım ve mevlüt bizden haftalık kazancı alıyorlar. bizde onlardan belli bir ücret alıp kaldığımız yerden devam ediyoruz. baya alışıyoruz buenos aires'e. para kazanabilme olanağınız olan her şehir doğduğunuz yerden daha caziptir. belki de istanbul buradan daha güzel ama bunu anlamıyoruz. çünkü burada tanınmıyoruz. bizi eskilerden tanıyan biri karşımıza çıkıp "aa nasılsın" diyemez. yokuz biz bu ülkede. kimseyle tanışmıyoruz. sadece günlük konuşmalarımızı yapıp ,işimize bakıyoruz. -
+6 -2
sozluk formati
laura'nın yanına gidiyorum. kız maçı kazanamadıkları için hüngür hüngür ağlıyor. bu nasıl fanatikliktir diyorum. laura'nın yanına yaklaşıp "ama kaybetmediniz" diyorum. evet diyip sümüklerini çeke çeke ağlamakla gülmek arası bir durumda kalıyor. birazcık çekingen de olsam elimi sırtından aşağı yavaşça kaydırıyorum. tepki vermiyor. bende öpmeye başlıyorum onu. aynı şekilde karşılık veriyor laura. sümüklerini çekmese daha da tahrik olacağım ama bununla yetiniyorum. tişörtünü sıyırıp göğüslerine yapışıyorum. kız inlemiyor bile. normalde bununla birlikte direk taş olurdu kızların göğüsuçları. güneyamerikalı tecrübesi diyip geçiştiriyorum. ardından dünden beri üzerinde olan pijamasını çıkartıp vajinasına gömülüyorum. bu sefer inlemeye başlıyor. "rrrrapido rrrrapido" diye bağırıyor. bu şekilde diyor da nasıl yazıldığını bilmiyorum. sanırım hadi çabuk gibi birşey. ardından kız benim pantolonumu indiriyor. ağzının sonuna kadar alıyor penisimi. bildiğiniz vakumluyor penisi. "little turko" diyor. hepinizden özür dilerim dostlar bunun için ama vallaha küçük değil normal boyda. ama kız ne yannan yediyse artık!
ağzına alalı 7 dakika olduğunda ben çoktan bir kere boşalmış ikinciye de dakikalar sayıyordum. kız çekmecesinden prezervatif çıkartıp taktı. eliyle de değil bildiğiniz ağzıyla taktı. ilk kez böyle bir şey görüyordum. kremi çıkarıp penisim için yolu da hazırladı. ardından üzerime çıkıp kalçalarını penisim içindeyken hareket ettirmeye başladı. inanılmaz seri git gel yapıyordu. neyi düşünürsem düşüneyim daha fazla tutamıyordum kendimi. aç olduğum zamanı düşünüyordum olmuyordu dayak yiyişlerimi düşünüyordum olmuyordu. en sonunda prezervatifi atıp bittim dedim. kız gülüp bu kadar mıydı dedi. bir kez daha yaladı. yine kaldırdı. nasıl başarıyordu bilmiyordum ama ereksiyona geçirme konusunda üstüne yoktu. yine içine girdim. bu sefer 20 dakika sonra geldim. uzun süreli yokluğun sonucunda 3 kez attırdım. zaten bir daha da hayatım boyunca birkaç saat içinde 3 kez ereksiyon haline geçemedim. ancak bir günü buluyordu. -
+6 -1
sozluk formati
nihayet arjantin'de maç günü gelip çatıyor. varoşlar maça akın ediyor her zaman ki gibi. varoşlara bilet daha ucuza satılıyor. hatta genelde 30 dolardan satılıyor. cemil'de bize iki bilet ayarlamış. biz de gidiyoruz la bombonera'ya doğru.
stadın önü mahşer kalabalığı. her taraf sarı lacivert. benim formasız olduğumu görünce geçiriyorlar sırtıma bir forma. gerçek boca'lı olmam gerekiyormuş. formamda da kazmalar kazması palermo'nun ismi yazılı. bu adam ki milli maçta 3 penaltı kaçıran türünün ilk örneği.
stada giriyoruz.la bombonera dünyanın en güzel stadı belki de. atmosfer olarak zaten yanına yaklaşılamaz. her taraftan farklı karikatürler bayraklar çıkıyor ortaya. ardından o tünelden futbolcular çıkıyor sahaya. ayrıca bu sahaya girişte dinim tanrım maradona gibi birşey yazıyor.
futbolcular sahaya çıkınca saha yıkılıyor. her ses bir diğerini bastırıyor. ben futbolculara değil göğüsleri neredeyse tamamen gözüken kadınlara bakıyorum. banane o heriflerden.
lafın kısası maç berabere bitiyor. boca'lılar sinirinden sahadan koltukları zütürüyor evlerine. bende laura'dan alacağımı düşünerek evin yolunu tutuyorum cemil'le. -
+3 -2
sozluk formati
sabah uyanıyoruz erkenden. cemil salonda oturmuş televizyon izliyor. nihayet uyandın, diyor beni görünce. zaten her sabah aynı cümleyi kurar. hep ben ondan geç uyanırım o da nihayet uyandın der. yapılması gereken resmi bir konuşmadır bu aramızda.
kız uyanıyor sabah olunca. abisinin evde olduğunu söyleyip şimdi birşey yapamayacağımızdan bahsediyor. bende onaylıyorum onu. ama hafiften de üzülüyorum bu duruma. çünkü vajinalardan kat dikebileceğiniz bir ülkede ele mahkum olmanın üzüntüsü içerisindeyim.
2 hafta kadar daha böyle geçiyor. ardından şehir ölüm sessizliğine bürünüyor. bir türlü yatamıyorum bu süre içerisinde adı'nın laura olduğunu öğrendiğim kızla. ama ölüm sessizliğinin nedeni başka. boca river maçı var. tüm şehir maçı bekliyor. bar, maçı yenemezsek kendini yakacağından bahseden adamlardan geçilmiyor. laura da koyu bir boca taraftarı. herkes gibi o da boca'lı olmak zorunda aslında. fakirsen boca'lısındır. boca yenerse güzel şeyler yapacağımızdan bahsediyor. aç kurt gibi atlıyorum ortaya. bari yenilmezsenizde yapalım diyorum. kabul ediyor. maradona'dan daha heyecanlı şekilde maç gününü bekliyorum. -
+5 -1
sozluk formati
ardından kahkaha atıyor babası ve ispanyolca birşeyler geveliyor. "korkmayın şakaydı" demiş cemil'in söylediğine göre. rahatlıyorum nihayet. kız bana gel diyor. onu takip edip odasına giriyorum. kızın yan odada babası abisi var ve ben kızla baş başa odadayım. ciddi mi bu adamlar diye düşünüyorum. türkiye'de bu bildiğimiz cinayet sebebidir. bu rahatlık arjantin'de gibilecek oluşum temelini oluşturuyor. bütün herkesi bu aile gibi sandığım için feriştahımı yolmaya çalışacak adamlarla karşılaşıyorum.
kızla odada yatağa oturuyoruz. kız yatmamı istiyor. bozuk ingilizcelerimizle james joyce'un kemiklerini sızlatıyoruz. ama ingilizce amaç değil araçtır. işine yarayana kadar kullanır daha sonra tuvalete atarsın. diğer çıkarışında da berbat kokusuyla geri döner.
kız da yanıma uzanıyor yatağa. herhalde birlikte oluruz diye düşünüyorum. kıza da ne yapacağımızı soruyorum. ailem var diyor hiçbir şey olmaz. sadece uyuyalım diyor. cemil ne olacak diyorum. yatar uyur o da diyor. yalnız siz siz olun gaza gelmeyin. karşınıza mekgibalı bir aile çıkarsa testereyle kafanızın ayrılmasına kadar yolu var. - daha çok