- 0 / 0 / 328 entry
- 34 başlık
- 1 trend
- 1,411.22 incipuan
dokununcu nesil normal
mart 2014
dokununcu nesil normal
mart 2014
-
+27 -2
martin lutherin tarihi ayarı
kilisenin para karşılığı cennetin anahtarını dağıttığı vakitler martin lutherin çıkıp cehennemin anahtarını istemesi, buna bir anlam veremeyen rahiplerin " deli galiba bulaşmamak lazım " diyerek bir anahtar da ona vermesi üzerine martin lutherin şehir meydanına çıkıp " cehennemin anahtarı artık bende. artık kiliseye para vermenize gerek yok, kapıyı kilitledim. " demesi...
öyle böyle bir ayar değil hem, adamdaki kafaya bak.. -
+1 -1
burnum kırıldı hayatım değişti
panpa burnum yok gibi bişey öyle hissediyorum yani, sadece dokununca hissediyorum -
0
burnum kırıldı hayatım değişti
panpa sadece burunla olmuyo, benim yüzümde faul duran tek yer burnumdu sanırım değişince de böyle bi sonuc cıktı, umarım dalga geciyorsundur -
+12 -1
karşı apartmanımıza taşınan kızı
bari kandil gecesi yapma mübarek.
bu arada hepinizin kandili mübarek olsun -
+34
burnum kırıldı hayatım değişti
geçtiğimiz hafta metrobüste kendimden kalıpca ufak birinden yediğim john cenamsı yumruk sonucunda burnum kırılmıştı. bildiğin yay gibi büküldü amk.
gittik doktora apar topar, 1000 tl ye sana yeni bir burun yaparız dedi. ben de dedim yeni burun istemiyorum ben eskisi gibi olmak istiyorum. çok zor kemik kalmamış burnunda dedi(metrobüsteki tutunma demirinden gerilerek 619 yapıyo sanki pekekent öyle vurdu) ben de o zaman kalsın dedim. böyle bırakamayız en azından kırılan kıkırdak ve kemik parçalarını almalıyız falan filan konuştu ibine doktor. neyse gerekli müdahaleyi yaptıktan sonra kemiksiz bir şekilde diktiler burnumu.
yaklaşık 4 gündür bu şekilde geziyorum ve kızlar tarafından soyutlanan ben bu 4 günde kesiştiğim kızın haddi hesabı yok beyler. meğerse ben yıllardır bu kodumun burnu yüzünden kızlarla iletişim kuramıyormuşum.. -
+12 -4
iki tane kadro yazıyorum hangisi yener sizce
farkettiysen entry de EN iYi yazıyo ondandır belki kardeşim -
+2 -1
iki tane kadro yazıyorum hangisi yener sizce
bir allahın kulu da demiyor ki Luganonun ne işi var orada ?? -
+3
ruhsal çöküntümü anlatıyorum
biraz da karşı cinsten bahsetmek istiyorum.. sayısız başlık açıldı sözlükte biliyorum tekrara girecek bu yazacaklarım fakat karşı cinsle iletişim de hayatın önemli bir bölümünü kapsıyor..
ben zamanında çok sevdim.. kendimden 4 yaş büyük bir kızdı.. babamın çalıştığı şirkette sekreterlik yapıyordu. o kadar güzeldi ki şuanda buraya güzellik ile ilişkili ne kadar sıfat yazsam boşa gidecektir..
bana bakışları, hal hareket ve tavırları.. tamam ya bu demiştim o zamanlar.. ilk aşkımdı, ilk defa aşık olma duygusunu, aidiyet duygusun o zamanlar hissetmiştim.. ama olmadı, kızın benle yaşıt kardeşi bile vardı.. bana olan hal ve tavırlarının kardeşçe olduğunu yüzüme alenen söylediği anda film kopmuştu.. daha o zamandan boşa kürek çekmiştim.. o zamandan aşka karşı, sevgiye karşı beslediğim duygularım çürümüştü.. zaten ondan sonra hiçbir kıza gönül gözü bakmadım, bakamadım. halen de hayatımı paylaşabileceğim, her ne kadar amaçsız da olsam hayatıma bi anlam yüklememe vesile olacak bir kadınım yok..
zihnim yoruldu biraz, uyku iyi gelebilir.. gündüz devam ederim. okuduğunuz için teşekkürler. -
+5
ruhsal çöküntümü anlatıyorum
biraz da insanlardan bahsetmek istiyorum.. bi nebze de olsa gözlem yapmışlığım var dışarıdan bakarak.. dışarıda olduğum vakitler bakıyorum, inceliyorum.. çoğu insanda da kendime benzer ifadeler buluyorum.. belki de sadece ben böyle değilimdir diye düşünüyorum.. ama dönüp kendime baktığımda 23 yaşında ve amaçsız bir insan görüyorum.. oysa ki yaşıtlarım gezip tozarken, arkadaşları ile eğlenirken, imkanı iyi olanların çok güzel bir hayat sürüp, tam tersi yoksul olanların onlara bakıp imrenmesi ya da yoksulluk içinde bile hayata tutunacak bir umut dalı bir ışık görmeleri.. işte ben bunların tam ortasında bi yerlerdeyim.. fakat bulamıyorum, kendimi sonu olmayan bir boşlukta oradan oraya savrulan bir kağıt parçası gibi hissediyorum.. bir kısmı karalanmış, bir kısmı halen bembeyaz.. köşelerinden biraz yıpranmış fakat hala bir şekilde benliğini korumayı başarmış bir kağıt..
insanlar demiştim.. insanlara güven, insanlara bir şans ver ve onlar da sana hayal kırıklığı olarak geri dönsün.. ben çok insana güvendim, çok kişiye kardeşim dedim.. onları bana soranlara hep kendimi kefil ilan ettim.. zamanı geldi kazık da yedim, zamanı geldi mahçup oldum.. fakat ben her zaman bendim ve kişiliğimden hiçbir zaman ödün vermedim.. ne kadar aptalım ki sevdiğim kişileri menfaatsiz sevdim, ama onlar menfaat karşılığı harcadılar beni.. öyle çok drama katmak istemiyorum ama belki de bu yalnızlığım, bu umutsuzluğumun altında yatan ana sebeplerden birisi veya birkaçı da bunlardır..
yazdıkça yazasım geliyor, o kadar dolu olduğumu bilmiyordum.. fazla uzatmayı da sevmiyorum gerçi.. ama herşeye rağmen
devam edeceğim. -
+5
ruhsal çöküntümü anlatıyorum
hayatı sevmek, yaşamayı sevmek isterdim.. her gün " ben bu dünyaya niye geldim" sorusunu kafamda defalarca tekrarlarım.. bu dünyada olma amacımı, dünyanın bana getirdikleri yada benden alıp zütürdüklerini düşünürüm.. hatta en son ne zaman gözyaşı döktüğümü bile düşünürüm, bulamam.. gerçekten de hatırlamıyorum, tam anlamıyla ruhsuzlaşmış gibi hissediyorum.. bi neden arıyorum, neden böyleyim fakat bulamıyorum..
afrikadaki yoksulları, çocukları düşünüyorum.. belki onları görüp şükrederim diye.. ediyorum da.. belki de o çocuklar benden daha mutludur.. belki de ellerinde olmayan şeylerin olabilme umudu ile yaşamaları onları hayatta tutuyodur..
peki benim ne umudum var ? hayattaki beklentim ne ?? cevabım net, " hiçbişey". evet hayattan hiç bir beklentim kalmadı diyebilirim.. en son ne zaman gerçekten birşeyi arzuladım, ya da ne zaman gerçekten gerçek bir gülüş yakaladı yüzümdeki ifade ?? bilmiyorum, hatırlamıyorum.. -
+5
ruhsal çöküntümü anlatıyorum
annem, babam, kardeşim şükürler olsun hepsi sağlar ve iyi durumdalar.. belki de hayattaki tek mutluluk kaynağım onlar.. iki de kedim var dünyalar tatlısı.. hayatım bu 5 varlıktan ve onların yanında benden ibaret. sokağa çıkıyorum, o kadar insan, o kadar koşuşturma, çaba, hırs ne için ?? çekilen bunca stres, acı, hüzün, hayalkırıklığı...
belki de bu duygulardan korktuğum içindir hayata karşı bu direnişim.. kendimi soyutlayışım.. ama yok, korku da değil bu.. sevdiklerimi kaybetmekten başka bir korkum yok şu dünya da, ölümden başka.. zaten ölümden korkmuyorum diyen varsa da yalan söylüyodur, net.
dün de ygs açıklanmış.. ve yine sıfır çekenler, barajı geçemeyenler ve hayal kırıklığı yaşayanlar çocuklar türedi. onları düşündükçe kendimi 4 sene öncesinde buluyorum.. dersaneye giderdim, yine tek başıma. liseliydik o zamanlar fakat ben yine aynı ruh halimdeydim.. bu arada sınava girip de başarısız olan kardeşlerime burdan naçizane tavsiyem; içiniz rahat olsun 500 puan yapan inekler belki de siz hayatınızın en güzel günlerini yaşarken onlar gencecik hayatlarını heba ediyorlar.. sanıyorlar ki üniversitede günlerini gün edecekler.. bu ülkede eğitimde köpeklersiniz, eğitim biter iş hayatı başlar köpeklersiniz, emekli olabileceğiniz bile muamma.. işi geçtim, aile kurmak istersiniz yine aynı.. kısacası kaybınız en fazla 1 sene olur kardeşlerim.. ben şanslıydım allah öyle nasip etti ilk yılımda tutturdum bi üni. gidiyorum ordan.. biraz da kısmet..
neyse fazla uzadı bu entry. sizleri de düşünerek kısa kısa yazacağım. biliyorum aranızda uzun yazıyı sevmeyenler de var..
devam edeceğim. -
+7
ruhsal çöküntümü anlatıyorum
ufak bi mola demiştim, geldim arkadaşlar.. tahminimden de çok kafa dengi kardeşlerim de toplanmış. sizleri tanımasam da, sizler de az çok benim hislerimi anladığınızı varsayarak mutlu oluyorum..
bir lanet mi yoksa alın yazısı mı takdir allahındır gerçi. insan ilişkileri dışında da hiçbirşey yapasım yok, zorunlu olmadıkça evden dışarı çıkmayı bile istemiyorum. okul günleri sadece kulaklık takıp müzik dinleyerek geçirdiğim o okul yolunu sevdiğim için şevkle ve istekle dışarı çıkarım.. yol biter, şarkılar biter ve her şey yine eski haline döner.
okula giderim, birkaç insanla zoraki selamlaşma, ders aralarında içilen birkaç bardak çay kahve, birkaç kızla kesişme.. abartısız söylüyorum her okul günüm bu şekilde geçiyor.. hani elimde imkan var mı ? evet var.. potansiyelimin de farkındayım fakat 23 yaşında olmama rağmen sanki 45-50 yaşında bir insanın ruhu ve yüreğine sahipmişim gibi hissediyorum.. - daha çok