- 4 / 4 / 8294 entry
- 693 başlık
- 53.77 incipuan
birinci nesil normal
aralık 2009
birinci nesil normal
aralık 2009
-
+1
yıllar sonra başlık açmak
Ne kadar değişmişsinşiz enteresan. nasılsınız neler oldu anlatın bakalım neler kaçırdık -
0
ben bir uyuşturucu bağımlısıyım
yaşıyorum arkadaşlar bi kaç sene de bir gelip yoklama çekerim hesabı kullanmıyorum -
0
sevgilime nisan yuzugu aldim beyler
gerizekalı aralık yüzüğünü ne yapsın? aralık büzüğü alsaydın ya. -
0
epilepsi hastası bir köpeğe sahip olmak
@all eyvallah.
@6 öyle bi' şey olmayacak, fırsat bulduğum/bulduğu her anı mutlu yaşayacak. -
0
epilepsi hastası bir köpeğe sahip olmak
mutsuzluk ve çaresizliğin sözlük tanımı.
ya da değil belki, pörtlek gözlü yavrucağımı her gördüğümde için ısınıyor, ona sahip olmak; onunla aynı evde yaşamak gerçekten süper bir şey. lakin, haftada 3-4 kere (bir kara günde tam sekiz kere) hiçbir uyarı olmadan krizde görmek insanı bitiriyor.
uyuyor bazen, bazen dizimin dibinde kendini sevdiriyor, bazen oyun oynuyoruz. ikimiz de mutluyuz çok, benim böyle tatlı bir köpeğim sahibim onun averaj düzeyinde bi' sahibi var. sonra hiçlikten geliyor dinine yandığım. o fıkır fıkır köpek bi' anda çığlıklar atarak yere düşüyor, üzerime işiyor, boğulur gibi sesler çıkarıyor ve üç dakika boyunca bilinçsizce sudan çıkmış balık gibi çırpınıyor. sabit durduğu bir anı kovalayıp diazem vurmaya çalışıyorum, çoğu zaman nafile bir çaba. o hastalıktan titriyor ben üzüntüden. bugüne kadar tanrıya inanamadım; tüm tanrı konseptinin istediğim zaman inanabileceğim bir şey olduğuna karar verdim. ama çaresizlik şahidimdir ki semavi dinlerden bildiğim tüm duaları ve ilahileri içimden okuyorum tüm bu süre boyunca. üç dakika boyunca, bin kere ölüyorum.
kriz bitiyor, post kriz başlıyor. hiçbir şekilde durdurulamayan bi' koşu başlıyor on dakika boyunca. az önce idrarını boşaltmış olan köpeğimin ayakları kayıyor, sürekli düşüyor. biliyor musun, yerleri o yumuşak, kaymayan şeylerle döşedim. günde üç kere şaşırıp onlara işiyor, temizliği çok dert ama koymuyor; sadece ayakları kaymasın diye sidik kokusu içinde geçiriyorum bir günü. kriz sonrası gözleri iyi görmediği, kulakları iyi duymadığı için beni tanımıyor. ağzı salyalarla içinde kaldığından temizlemeye çalışıyorum, ona zarar vereceğimden korkup sağa sola koşuyor.
on dakika sonra düzeliyor, yavaşça yanıma gelir yere atıyor kendini. birazcık uyumaya, dinlenmeye çalışıyor. sessizlik ve huzura eriyoruz. sonra yine bir kriz. bu entryi ortalama iki saattir girmeye çalışıyorum, viki yarım saat önce ikinci krizini geçirdi ve yanımda uyuyor. sürekli bi' cycle içinde tekrarlıyor kendini bu süreç; tek tesellisi, genellikle, bir-iki günü atlattıktan sonra bir hafta kadar krize girmiyor.
sözlük, sana hiç böyle hitap etmedim daha önce, çaresizlik gerçekten tak bir şey. peki diyeceksin, bu halde ya da daha kötü halde olan insanlar ne yapsın? onlar en azından ne hissettiklerini söyleyebiliyor, neler yaşadıklarını anlatabiliyor ve ne istediğini söyleyebiliyor; bilinçli bir şekilde atlatıyorlar bu süreci. ve sevgili sözlük, birinin daha çok acı çekmesi benim daha az üzülmem anldıbına gelmiyor.
çok, tak bir şey bu; çok tak. -
0
beyler az önce tospir çekiyordum
işte beyler, bi' beş dakika önce tospir çekiyordum, hatun ahlamaya ohlamaya başlayınca hızladım elim gibimde artık son durağa gidiyoruz, hatunun arkadaşı suratını gösteriyordu tam dıbına geçti kamera kız oluk oluk kanamaya başladı. ben de kahkaha attım, kendimi tutamadım çok yersizce boşaldım. -
0
seneler geçer uyuyamazsın
Sen ‘o’ değilsin, aslında sana yazılan hiçbir satırı hak etmemişsin. hadi eyvallah - daha çok