- 5 / 5 / 2210 entry
- 1237 başlık
- 12 trend
- 12,035.10 incipuan
"inciyi blog olarak görüyorum" önüncü nesil normal
ağustos 2014
"inciyi blog olarak görüyorum"
önüncü nesil normal
ağustos 2014
-
+1
bazen unutmak
zor gelir insana iki satırda anlatılmaz. içinde kalır sürekli onu göremesen de 4 yıl geçse de hatırlarsın onunla geçirdiğin vakitleri. çünkü onun yanında kendini iyi hissetmişsindir o sana komik olduğunu düşündürtmüştür,hep kendini düşünerek kaybetmişsindir zaten onu. yıllar geçmiştir anılar kalmıştır. 1 saat sonra aklında olmayacak kızı düşünerek üzülürsün. yanımda olduğunda keşke şöyle yapsaydım dersi içinden. büyümüşsündür ya da yıllar seni züt etmiştir ama tam anlamıyla züt. kendi içimdeki ses ile okumadıktan sonra bu yazının da bir anlamı kalmaz. oysa bize öyle dememişlerdi asosyalsen arkadaşın yoksa gir inciye takıl belki orada popüler olursun incide yazarlığı olmadığı halde inci sayesinde popüler olanlar gibi. fark yarattık toplumda ama sevmedi medya bizi çünkü sataşmıştok onların dizi yıldızlarına, reklam güzellerine. konu zaten saçma sapan bir yere gitti. 7 ay sonra gitdim zaten siteye kim bilir bir daha ne zaman gireceğim. kendinize iyi bakın. bu şarkı da benden gelsin -
-1
beyaz türkler çıldırıyor
okulda kürtçe şarkılar açıp halay çekiyoruz bu türkler çıldırıyor. Ses de çıkaramıyor garibanlar. agıllı tahtadan biji apo şarkısı vazgeçilmezim -
+3 -6
aile fotoğrafımız anlık
sıcacık aile fotoğramız. uzanan benim ah xeske yengem ağzına alsa off azdım gece gece -
+1 -3
cicibebe yiyen insan
en asil duyguların insanıdır. Rakı balık yerine cicibebe ve süt yiyerek dertlerini unutmaya çalışır. Arkadaşlarıyla bir araya geldiği zaman eski sevgililerini yad ederek cicibebe yerler. Yad Suresi 13. Ayet '' Çünkü onlar bilirlerki Cicibebe yiyen insanın içinde bir kötülük yoktur. Biz onların gözlerindeki perdeleri kaldırdık''
Cicibebe yiyen insanları üzmeyin... -
+1 -1
kafirler bi gelin size bir şey söylicem
kuranda dünya düzdür diye biz yazmadık açıp okuyabilirsin -
+2 -2
araplar ve türkler
Araplar. Türklerin Müslümanlığını ciddiye almazlar.
Arapların, TRlerin önderliğine ihtiyaç duydukları, bundan memnun oldukları, sürekli gözlerinin TRde olduğu, kuyruklu bir algıdır.
TRler arapları, salak, şaşkın, çelimsiz, beceriksiz, senelerce idare ettikleri ve arapların bundan ÇOK MEMNUN olduklarını sanarlar.
Araplar, TRleri Müslümandan saymazlar. Araplara göre TRler, islamın 2. sınıf tebasıdırlar.
Arap milliyetçiliği, TR'ninkinden keskindir. Arap milliyetçiliğinin kökeni herşeyden önce Kurandan beslenir.
TRler görmezden gelseler de, islam arap dinidir, peygamber araptır, Kur'an arapçadır, tüm ritüeller arapçadır.
3-5 münferit örnek dışında, Arap din adamları, dindarları,TR teologlarını, yazarlarını takip etmedikleri gibi, fikirlerine dahi başvurmazlar.
"Bütün islam alemi TRye bakıyor" kuyruklu 1 algıdır. Bunu söyleyen 3-5 münzevi/satılmış arap bulsan da, Araplar için TRler önemsizdir.
Arabın gözünde, sen , "adam gibi ırk olsan zaten kendi peygamberin olurdu". Din bulamadın, döve döve seni islam yaptılar.
Ezik ırklar, kendi dillerini kullanan yabancıları gördüklerinde çok mutlu olurlar, gözlerinden yaşlar dahi akar.
Gelişmiş milletler ise, dillerini empoze ederler. Kusura bakma, arabın kazığını Talas savaşında yedin, hala çıkmıyor !
Yeryüzünde, AllahüEkber sesleri eşliğinde, uygarlık seviyesine ulaşmış, modern, çağdaş, gelişmiş, refah tek bir ülke yoktur, olmayacaktır. AllahüEkber yaşarken ölmenin, cehennemin, arabın, köleliğin, taşla teharetin, taşla adam öldürmenin, taş etrafında dönmenin sesidir. -
+1 -1
yardım edin abilerim yardım edin ailevi sorun
Aile durumunuz iyi değil galiba anladığım kadarıyla. ilk başta sen okumana bak üniversiteye gitmeye çalış. Annene çok iyi bak. Kardeşin daha çocuk evde tek erkek sensen ipleri eline almaya çalış. Geç annenin bababnın karşısına yaşadığın durumu izah et -
0
rapin kralı eminem çünkü
Dünyanın en güçlü kadın sesi olarak rihanna'yı gösteren yazarın beyanatı. Ve popüler müzik haricinde şarkı dinlemeyen yazarların şukeladığı başlık . -
+1 -1
cuma hutbesindeyken
Cuma hutbesinde islam bayrağı türk vatanında ebediyen dalgalansın diye canını feda eden mücahit deniz gezmiş için tek kelam edilmedi. Yazık. -
+1
avcılık hakkında
* en sevdigim komsum paul isminde 45-50 yaslarinda sari biyikli bir amca. eleman nike'in beaverton'daki ofisinde senior ar-ge'ci muhendis olarak calisiyor, arka bahcesinde organik tarimla ugrasiyor, evinin catisinda gunes enerjisi sistemi var ve ise tesla model s marka arabasiyla gidip geliyor. herhangi bir gun sabah 6'da kendisini evin arkasindaki ormanlik alanda jogging yaparken gorebilirsiniz ve "ne o, dizayn ettigin ayakkabiyi mi test ediyorsun" diye takilabilirsiniz.
kendisi hayatimda gordugum en cevreci insanlardan biri diyebilirim. birkac ay once aksam saatlerinde kapim calindi ve karsimda paul'u gordum. elinde buyukce bir paket vardi ve sakayla karigib "bana hediye mi getirdin" deyince "bugun ava ciktim da bir geyik vurdum. etlerin bir kismini kendime ayirdim, bir kismini evsiz siginma evine bagisladim, biraz da sana getireyim dedim" seklinde cevap verdi. bunu duyunca cok sasirdim ve neden durup dururken masum bir hayvanin hayatina kiydigini sordum.
bana "sana 2 hayvanin hikayesini anlatayim" dedi (a tale of two animals). daha sonra devam etti: "bu hayvanlardan biri senin buzdolabindaki inek ve kendisi endustriyel bir ciftlikte dogdu, dogar dogmaz annesinden ayrildi, sonra citlerle kapli bir yerde yuzlerce hayvanla gibis tepis yasadi ve hizlica sismanlasin diye kendisine surekli hormon basildi ve kisa zamanda obezite basta olmak uzere bir cok saglik sorunuyla bogusmaya basladi. belli bir kiloya ulasinca da mezbahaya gonderilip once diger arkadaslarinin katledilmesini izledi, sonra da kendisi oldukca kanli bir sekilde katledildi. hayatinin ilk dakikasindan son dakikasina kadar sirf bazi sirketler karina kar katsin diye iskence cekti."
ve yine devam etti: "bugun vurdugum geyige gelince ormanda dogdu, ailesiyle ve arkadaslariyla ozgurce yasadi ve mutlu bir yasanti surdu. en sonunda nereden geldigini gormedigi bir mermiye yenik dustu ama omrunun son 5-6 saniyesi haric hic aci duymadi ve hayattan zevk aldi. vucuduna ne hormon enjekte edildi, ne hapis hayati yasadi, ne iskence cekti."
ikna olmus gibiydim ama dayanamadim ve "peki zevk icin savunmasiz hayvanlari vurmak ne kadar dogru?" seklinde bir soru yonelttim. o da "eskiden dedemle babam ormanda avcilik yapardi. ben de kucuklugumden beri bu isin icindeyim. bugune kadar zevk icin avcilik yapan kimseyi gormedim. bazi simarik zenginler afrika'ya gidip aslan avlamaya calisiyor ama bu bolgede avlanilan hayvanlarin tamami avcilar tarafindan yeniyor veya evsiz siginma yerlerine bagislaniyor" seklinde cevapladi.
biraz arastirma yaptim ve etrafta avcilik yapan baskalariyla da konustum. avcilar icinde sirf zevk icin hayvan oldurup buna "spor" diyen insanlar %1'lik kesimde. cogunun evinde buyuk derin dondurucu var ve avlandiklari hayvanlari orada birakmiyorlar. en son buldugum istatistiklere gore sirf 2010 yilinda abd'deki avcilarin bagisladigi etlerle evsizlerin toplamda 11 milyon porsiyon et yemesi saglanmis. ustelik burada bahsedilen hormonlu hastalikli etler degil buyuk olcude organik ve citlerin arasinda gibisip kalmak yerine ormanda rahatca kosabildigi icin saglikli olan hayvanlara ait etler.
herseye ragmen vejeteryan olan biri cikip da avcilari etleri icin hayvan oldurdukleri icin elestirirse en azindan bunda biraz tutarlilik var ama marketten veya kasaptan endustriyel mezbahalardan cikan etleri alip beslenme amacli avciliga vahset demek ironik kaciyor. marketlerde satilan etlerin ne sartlarda uretilip piyasaya suruldugunu gormek isteyen google'da ufak bir arama yapabilir. biz marketten aldigimiz etin nasil o hale geldigini gormedigimiz icin vicdanimizi rahat tutuyoruz, hatta cogu zaman bunu gormek bile istemiyoruz. zaten bu yuzden bazilari "bugun avlanmaya gerek yok her turlu et markette mevcut" diyorlar. tamam her turlu et markette mevcut da o etler uretilirken hayvanlara yapilan eziyetleri gormedigimiz icin yok mu sayacagiz?
bu arada insanlar balik tutmaya da cogu zaman laf etmiyorlar ama konu kara hayvanlarinin avlanmasi olunca aninda "vahset" deniyor. konu ceylanlarin, geyiklerin sirin olmasiysa kuzular ve koyunlar da gayet sirin ama kimse onlarin kesilip yenmesine laf etmiyor. zaten yukarda bahsettigim gibi mevzu hayvanin kesilip yenmesi degil, dogdugu andan oldugu ana kadar surekli hapis hayati yasamasi, sagliksiz sartlarda buyumesi ve surekli eziyet cekmesi. bu acidan avcilik daha insancil geliyor.
avciliga "spor" denmesinin sebebi hayvani vururken yapilan "nisan al, ates et" eylemi degil. ortalama bir avci avini bulana kadar cogu zaman ormanda saatlerce yuruyor, kosuyor, tirmaniyor ve butun bu hareketlere "spor" deniyor. hayvani vurma anina spor demek ne kadar dogrudur bilmiyorum. bir de "savunmasiz bir hayvana silahla saldiriliyor, esit sartlarda avlanilmiyor" denmis. mezbahalarda kesilen hayvanlara kacma sansi veya dovusme sansi veriliyor mu? onlar esit sartlar altinda mi kesiliyor?
son olarak not geceyim, avcilik yapmiyorum ve cogu kisi gibi ben de marketten et aliyorum ama kimseyi avcilik yaparak eve et getiriyor diye suclayamam. paul'un tatava yaptigina da bakmayin, o da cogu zaman marketten et aliyor.
edit: sirf merak ettigimden yasadigim yerdeki geyik avlanmayla alakali kanunlara baktim. oncelikle eger tufekle avlaniyorsaniz yilda 2-3 hafta avlanma izni var, eger okla avlaniyorsaniz bu izin 4-5 haftaya cikiyor. yilin geri kalan zamaninda geyik avlamak yasak. bu avlanma zamaninda avlanabilmek icin de hangi hayvani avlayacaksaniz o hayvanin lisansini almaniz gerekiyor. yani geyik avlayacam deyip lisans alip dag kecisi avlayamiyorsunuz. avlanmaya ciktiginizda sadece 1 geyik vurma hakkiniz var ve vurdugunuz geyigi ya yaninizda goturmeniz ya da bir yere bagislamaniz gerekiyor. hayvanlari motorlu bir aracla takip etmek veya onlara motorlu bir aractan ates etmek yasak (motorgiblet ve atv'ler dahil). hayvanlarin yerini havadan drone, helikopter veya cesitli araclarla tespit edip avantaj yakalamak yasak. otomatik silah kullanmak yasak. okla avlanirken elektronik cihaz veya durbun eklemek yasak. gunes dogmadan once veya gunes battiktan sonra avlanmak yasak. hayvanlarin gozune igib tutmak yasak. gece gorus durbunu kullanmak yasak. kisaca avcilar hayvanlara karsi haksiz bir avantaj saglamasin diye bunun gibi onlarca kural var. istatistiklere gore her yil geyik avina cikan avcilardan sadece %30'u evlerine geyikle donerken %70 eve elleri bos donmus. gecmis yillara gore ormandaki geyik sayisinda gozle gorulur bir artis veya dusus gozlemlenmemis.
av sezonu disinda avlanan biri yakalanirsa veya ihbar edilirse kendisine hapis + yuklu bir para cezasi + avlanirken kullandigi araclara (silah ve araba dahil olmak uzere) el konulmasi + lisansi varsa iptal edilmesi + bir daha uzun sure boyunca lisans verilmemesi gibi cezalar verildigi icin bu kurallara cok dikkatli bir sekilde uyulmaktaymis. "herseye ragmen yasadisi avcilik yapanlar var" denmis. ona bakarsan at, esek gibi hayvanlari kesip inek eti diye satan kasaplar da var. o zaman hayvancilik ve kasaplik tamamen yasaklansin mi? -
-1
amerikanın en iyi özelliği
abd'nin bir suru iyi veya kotu yani vardir ama en iyi yani kesinlikle sudur:
amerika belki de dunyada bir insanin para kaygisi olmadan istedigi meslegi yapabilecegi az sayida ulkeden biridir. kucukken herkesin belli basli hayalleri vardir, kimi itfaiyeci olmak ister, kimi gemi kaptani olmak ister, kimi sanatci olmak ister, kimi heykeltras olmak ister, kimi otobus soforu olmak ister. sonra buyuyunce anlasilir ki belli basli meslekler disinda (muhendislik, doktorluk) cogu meslek ya para kazandirmaz, ya o kariyere giris yapmak zordur. mesela dunyanin cogu ulkesinde 30 yasindan sonra pilot veya hostes olmaya karar veren birinin yapabilecegi seyler sinirlidir. iste amerika bu konuda cok iyi oldugu icin bu kadar cok gocmen ceken bir ulkedir. oyle ki refah seviyesi surekli ovulen kuzey avrupa ulkelerinden bile gocmen cekmeye devam eder.
abd'de bir insan hangi meslege sahip olmak isterse istesin, mutlaka bir acik kapi vardir cunku ulkede onemli olan hangi meslegi yaparsaniz yapin, mesleginizde iyi olmanizdir. genelde abd'de universitelerin muhendislik fakulteleri hindistanli ve cinlilerle doludur cunku amerikalilar cocuklarina "aman muhendislik oku da ac kalma" baskisi yapmazlar. cocuk da neden hoslaniyorsa gider onu okur ve hayata bir sekilde atilir.
universite okurken 3-4 farkli derste sinif arkadasim olan 60 yasinda bir amca vardi. eleman intel'de muhendis olarak calisiyordu ve maddi olarak gayet rahatti. adami gorunce turk mantigiyla "adami deli mi gibti de dunyanin onde gelen sirketlerinden birinde calisan ve epeyce iyi para kazanan bir adam 60 yasinda universiteye geri donup pgiboloji okumaya karar vermis" diye dusunuyordum. sonra dayanamayip elemana sordugumda "su ana kadar kazandigim para bana omur boyu yeter, bundan sonra zevk aldigim bir is yapmak istiyorum" demisti.
abd'de herhangi bir kariyere baslamak veya belli bir yastaysaniz kariyer degistirmek diger ulkelere gore daha kolay oldugu icin amerika dunyanin geri kalanindan farklidir. ornegin bir cok ulkede ucak hostesi olabilmek icin yas siniri varken amerika'da sirketlerin yasinizi sormasi bile yasaktir. hicbir is ilaninda "x yasinin altinda" ifadesi goremezsiniz (mankenler icin istisnalar olabilir). veya hicbir is ilaninda "bayan eleman" veya "erkek eleman" arandigi soylenmez cunku yasaktir ve cok buyuk tazminatlarla sonuclanabilir.
aynisi akademide de gecerli. hangi bolumu okuyorsaniz okuyun bolum degistirmek veya bir bolumden baska bir bolume gecmek bir form doldurma kolayliginda. kimse de "sen ilk 2 sene muhendislik okurken neden 3. senende pgibolojiye gecis yaptin?" diye sormaz. hatta cogu universitede ilk 2 yil bolum secme zorunlulugu dahi yoktur ve cesitli dersler alarak hangi bolumu okumak istediginize karar verirsiniz.
bence amerikanin en guzel yani budur. - daha çok