- 1 / 1 / 27 entry
- 4 başlık
- 105.10 incipuan
önüncü nesil silik
aralık 2015
önüncü nesil silik
aralık 2015
-
0
turkcell tv
bir turkcell tv edinme fikri bana ilk sanki şehirler arası otobüste bulunan koltuk arkası tv edinme fikri gibi geliyordu ne yani nereye gidersem gideyim o da benimle birlikte mi gelecekti? hemde karıncalanmadan ve daha net görüntü ile daha kaliteli içeriklerle? bence çok mantıksızdı ama gerçekten öyleymiş. üstelik aradıklarında emre bey size böyle bir teklifimiz var diye türkcellden tarifemin üstüne o kadar uygun fiyata geldi ki. böyle deyin canımı yiyin yeaa moduna soktular beni razı olsunlar. -
-7
kurdistan kurulacak
buyrun dinleyin eserinizi anası fahişe huur çocukları:
"Artık gelecek yüzyılda Kürdistan olacak! Özerk bölgeleri de olacak belki devleti de olacak? Kürt halkı burada nasıl yaşamak istiyorsa önce Kürt halkı buna karar verir. 1000 yıllık kardeşlik deniliyor ya 200 yılı sorunludur. Geri kalan 800 yılda Kürtlerin ana dili Türkçe değildir. O dönemde resmi dil Kürtçedir. Yönetim şekli özerk haldedir. Bağımsızlığa yakın bir modeli vardır. Bizim yaşayan dedelerimiz bunun canlı tanığıdır. Biz nasıl bunu yok sayıp AKP'nin modeline mahkum kalacağız."
http://www.ensonhaber.com...kurulacak-2015-12-27.html -
0
messi ronaldodan çok daha iyidir çünkü
Ronaldoyu bu zamana kadar büyük maçlarda gören olmamıştır...
Gider getafeye 4 gol atar ama bi juve maçında sahada bile gözükmez.
Lakin Messi öyle değildir. -
+3
mehmet akif ersoyun ölüm yıldönümü
AnıyorUz, fatihaları ekgib etmeyin...
Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde - gösterdiği vahşetle " bu : bir Avrupalı "
Dedirir - yırtıcı his yoksulu, sırtlan kümesi.
Varsa gelmiş , açılıp mahbesi, yâhut kafesi!
Eski dünyâ, yeni dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.
Yedi iklîmi cihânın duruyor karşısın da,
Avustralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada,
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'una da züldür bu rezîl istîla!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkıyle, sefil,
Kustu mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına.
Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz...
Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbab
Öyle müthiş ki: eder her biri bir mülk-ü harab.
Öteden saikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam
Atılan her lâğamın Yaktığı: yüzlerce adam
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müthiş tipidir: savrulur enkâz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o namert eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre
Top tüfekden daha sık gülle yağan mermîler...
Kahraman orduyu seyret ki, bu, tehdîde güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı, göğsündeki, kat kat îman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ,edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i îlahi o metîn istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkîf edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi.
Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
işte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rap, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
Bedr'in aslanları gibi şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler
"Gömelim gel seni târîhe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâp...
Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâbe'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyla,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyla;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsen yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebrîz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine, bir şey yapabildim diyemem hâtırana
Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı, selâhaddîn'i,
Kılıç arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki islam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi ğöğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki rûhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehît oğlu şehît, isteme benden makber,
Sana ağûşunu açmış duruyor peygamber.
MEHMED ÂKiF ERSOY -
+1
işte benim stilimi yayından kaldırıyoruz
Değerini abartmak için ıkınma huur çocuğu; basit bir azot deposu olmak dışında hiçbir işlevin yok.
Ve mahalle karısı anandan kaynaklanan öne çıkma dürtülerini de bastırman gerekir...
Kimse, sen ve senin gibi aciz huur çocuklarına karar bırakmaz.
Özellikle, bu bir ülke hakkındaysa...
Şimdi gibtir git ananın eteğine dolan ve kaybolmayı dile; en iyi yabaileceğin bundan ibarettir zira... -
+3 -1
işte benim stilimi yayından kaldırıyoruz
Senin gibi gerizekalı nesiller yetişmesin daha fazla diye çabalıyoruz canım, takılmana bak sen. -
+5
işte benim stilimi yayından kaldırıyoruz
Bu kalkarsa inci tarihinin en büyük işlerinden biri olur. Hem de emsal niteliğinde bir karar olur böylece millet uyanmaya başlar diye düşünüyorum. - daha çok