- 2 / 2 / 2188 entry
- 179 başlık
- 63.22 incipuan
dötüncü nesil normal
temmuz 2011
dötüncü nesil normal
temmuz 2011
-
0
beyler çok pis zaafım var
çok normal. bir kadının en estetik yeridir ayak bilekleri. ayak fetişizmine de o kadar olumsuz yaklaşma. iyi bir şeydir. fetişini farketmeye çalış. farklı detaylar var fetişinle alakalı. onları keşfettikçe şaşacaksın. -
0
ayaklarına ismimi yazdığım hatunlar
iyi sabahlar.
ayak fetişistiyim. şu ana kadar birlikte olduğum hatunların ayaklarına adımı yazdığım bir arşivim var. isteyen olursa paylaşacağım.
Kimler ister? -
+1 -1
başımdan geçen çok komik hikaye
selam panpalar başımdan geçen komik bir olayı anlatacağım.
Ukraynada 2012 yazında sosyal sorumluluk projesinde görev alıyordum. Proje bitti ve ben moldova'yı bir gezip geleyim dedim. Bu sırada moldovalı bir arkadaşım vardı benim moldovaya gideceğimi duyunca oraya gitmesi gereken bir halısı olduğunu söyledi. Kilim gibi bir şey ama bi görseniz tam tarihi eser amk. Ukraynadan moldovaya sistem de şöyle; gümrük e kadar otobüsle gidiyorsun iniyorsun kontrol oluyor ordan başka bir otobüs seni alıp şehir merkezine zütürüyor. Neyse ben yüklendim halısı sırtımda da bi çanta, gittik gittik tabi gümrükte durduk. Ben de herkes gibi indim ama en arkadayım. Millet geçti kontrolden, sıra bana geldi. Ordaki rusça konuşan eleman hoop dur tarzı el işareti yaptı. Aha dedim çattık
Elimde kilim adam durdurdu ve o ne tarzı bir şeyler söyledi. Ben de yarım yamalak rusça ile açıklamaya çalışıyorum ama yapamadım. En son aklıma bir şey geldi ve dedim ki "seccade" bunun ismi. Ve dedim biz müslümanlar bunun üstünde ibadet yapıyoruz namaz deniyor ona dedim. Adam şaşırdı, gitti içerden kağıt kalem getirdi, seccade ve namaz kelimelerini not aldı. O sırada ben telaşlı görünüyorum biraz. Kilim de emanet tabi benim olsa diyecek gibeyim kilimi de gümrüğü de al sende kalsın ama bırakamıyorum orda. Neyse bu sırada içerden bi adam geldi bana gülerek bi göz kırptı şöyle sessizce türkçe bildiğini söyledi. Sonra bizim adam not aldığı kağıttan okuyarak bu türkçe bilen adama sordu işte müslüman ibadetinin adı namaz mı dedi bizimki evet ta kendisi falan dedi sonra ibadet yaptığı şey bu halı mı dedi bizimki de onayladı kafasıyla falan.. Ben de içimden aha yırttık dedim pılı pırtıyı topladım tam gidicem adam tekrar hooop dedi. Dedim noldu? Adam bizimkine bir şeyler söyledi, abi ne diyo dedim. Namaz kılmanı istiyo dedi.
Haydaaa. Lan değil namaz hayatımda camiye girmedim. Ne sure bilirim ne bir şey. ama yapacak da pek bir şey yok gibi duruyor. Neyse serdim halıyı yere. Halı da 1 metreye 3 metre falan seccadeye benziyor ama biraz uzun :D sonra ben sanki sure okur gibi "AAAAMiN dedim ve sordum sarı çiçeğe annen baban var mıdır" falan o ilahiyi okumaya başladım hızlı hızlı. sonra bismillah dedim ve secdeye yattım.
lan secdede bir şey aklıma geldi, şimdi ben kalksam bu adam soracak bu halı niye bu kadar uzun diye. Sonra yine sure okur gibi yanımdaki türkçe bilen adama çaktırmadan sordum dedim ki abi böle böyle ben bi kalksam şimdi adam soracak gerisi ne işe yarıyo bu halının diye ne yapıcam falan dedim sanki sure okur gibi. Bu sırada benim secde oldu 5 dakika hala kafa yerde benim. Lan tam kalkıcam adam buldum dedi. Ben yine sure okur gibi ne oldu abi dedim. takla at dedi :D lan çok mantıklı geldi bi an amin dedim bi takla attım hop benim ayaklar halının sonuna denk geldi. :D sonra kalktım halıyı sırtladım yoluma devam ettim :D bu da böyle güzel bir anımdır. -
0
bir fotoğraf çekilebilirr miyiz
bilgisayarımın ekranındaki, bundan iki gün önce çektirdiğimiz fotoğrafa bakıyorum. bir yandan külü neredeyse düştü düşecek sigaramdan derin bir nefes çekiyorum, bir yandan fotoğrafı inceliyorum. ezberlemeye çalışıyorum sanki onu, fotoğrafın başına ne geleceğini hissetmiş gibi. seninle ben yan yana. hüzünlü biraz. gece saat üç civarlarında. bir çorbacıda. ikimizde de alkolden iyice müzdarip, bırakın da kapanalım diye bağıran yorgun gözler. gözlerimizin çığlıklarına inat ikimizde var gücümüzle güzel ve sevimli bakmaya çalışıyoruz kameraya, bu fotoğraf karesi yan yana gelişimizin ilk ve son kanıtı olacakmış gibi. bir daha hiç fotoğraf çektirmeyecekmiş gibi. bir kolumu yüzüme dayamışım, emaneten. aslında sana sarılmak için kullanacakmışım o kolu ama o anda cesaret edememişim, belli. hayret, o anda heyecanımı nasılda saklayabilmişim. yanındayken elim ayağım hep birbirine dolaşır halbuki.
ve ardından deklanşöre basılmış, flaş patlamış, evrenin bizi yan yana getirişi belgelenmiş.
tam acaba o ne düşündü fotoğrafı görünce diye düşünürken senden cevap geliyor. silelim o fotoğrafı diyorsun. aşağıdan çekince biraz toplu çıkıyorum, biraz yukardan çekmek lazım, daha güzel oluyor. hem söz veriyorum, bundan sonra çektirdiğimiz fotoğrafları sonsuza dek saklayacağım.
fotoğraf silmek hiç tarzım değildir halbuki. o anda sözlerin bir diktatörün emri gibi kulaklarımda çınlıyor. iki parmak hareketiyle yok ediyorum onu. ve onu yok ederken inan, hiç titremiyor elim.
ardından mutfağa gidip buzdolabından karton paketteki sütü alıyorum. günün son sigarasına eşlik etsin diye. süt bitiyor, ardından da sigara. tekrar odama gelip incin yatağa atıyorum vücudumu. fotoğraf karesinde de olsa yan yana sonsuza dek var olacağımızı düşünerek gözlerimi kapatıyorum. zaten tıpkı o gece gibi bağırıyorlar kapat bizi diye.
uyuyorum. - daha çok