- 1 / 1 / 1909 entry
- 70 başlık
- 25.67 incipuan
dötüncü nesil normal
mayıs 2011
dötüncü nesil normal
mayıs 2011
-
+3
mass effect 3
bir serinin ağzına nasıl sıçılır sorusunun cevabı bu oyun.
sanırım aradan 1 yıldan fazla bir süre geçti ben bu oyunu oynayalı hatırlamıyorum. Yine de aklıma gelmişken yazayım.
ikinci oyunun ana hikaye yerine yanımızdaki elemanların kişisel sorunlarıyla ilgilenme sevdasının cezasını çekiyor oyun. reaperlar gelmişler tüm galaksinin dıbına koyuyor ve her ne hikmetse o anlarda da repearları nasıl durdurulabileceği çok sevgili dünya hükümetiaskeriyesi tarafından keşfediliyor. Hikayeye bak hikayeye. Neyse reaperlar baya baya ortalığın ebesini giberken siz hala şurada şunu kurtarayım, citadel'de olay olmuş ona gideyim, hele hele bir dlc var ki tam evlere şenlik, bildiğin ev partisi yapıyorsunuz. ahahaha. amk malları sizi.
olay şu ki şu reaperları durdurmak için citadel'i kullanma gibini ikinci oyunun hikayesinin içine yedirseler, böyle gökten zembille inmiş gibi oyunun başında mal gibi gözümüze sokmasalar daha güzel olurdu.
reaperlar neden hemen saldırıyor? bu olay o kadar can sıkıcı ve o kadar bir şey katmıyor ki hikayeye anlatamam. ulan reaperları durdurmayı keşfedelim normal oyunu oynarken ve ondan sonra gelsinler bu elemanlar. adamlar tüm galaksiye aynı anda saldırıyorlar ama her ne hikmetse biz gidip hepsine yardım edebiliyoruz. kimseye de genel anlamda bir tak olmuyor. breh breh senaryonun derinliğine bak.
benim gibi full paragon oynadıysanız oyunu aşağı yukarı bütün galaksiyi yanınıza toplayabiliyorsunuz ve bunun teknik olarak ana hikayeye ve oyun finaline hiç bir katkısı olmuyor. mavi, kırmızı ya da yeşil. yaptığınız onca seçim zütümüzde patladı kısacası. hele hele o rachni queen'i kurtardıysanız ilk oyunda şimdiden söyleyeyim hiç bir şey olmuyor. leviathan dlc'si şu oyunun sahip olabileceği en güzel dlclerden birisidir bana göre ve tek kelimeyle hiç bir taka yaramıyor.
quarians ve geth'i birlikte yaşamaya ikna etmek de bir taka yaramıyor. oyunun sonu direkt olarak yapay zekayla organik formun bir arada yaşayamayacağı üzerine kurulu ve bunun aksini kanıtlayacak kanıtınızın olması bir taka yaramıyor.
prothean dlc'si güzel bir fikir ayrıca bazı görevlerde özel dialoglar duymanızı sağlıyor ama tabi bu da bir taka yaramıyor.
genel anlamda eğlenceli ama finaliyle her şeyi tak etmiş bir oyundur. peh -
0
beyler bize niye kimse fikrimizi sormadı
dünyaya gelmek istiyor musun diye sormuyorlar
dünyadan gitmek istiyor musun diye de sormuyorlar
geldiğin gibi gidiyorsun -
-1
bioshock infinite
ne oldu lan it sıpası zor mu geldi sorduğum soruları tek tek cevaplamak? oyunun kronolojik düzenini açıklamıştın güzel güzel değil mi? hıyarın yavrusu seni. ben bu oyuna bu kadar yükleniyorum çünkü bioshock 1 ve 2'den sonra çok büyük bir şey bekliyordum infinite'den. oyun yapımcılarının oyun çıkmadan önce yayınladığı bir çok oyun içi video, hikaye detayları ve bunun gibi( http://www.youtube.com/watch?v=yf_FuFFrWLw ) trailera dair hiç bir şeyin oyunun içinde olmaması büyük hayal kırıklığı yarattı bende. üste üstlük hikayenin işlenişi ve var olan şehrin bir süsten öteye gidemeyişi daha da canımı sıktı oyunu oynarken. hep sevecek bir şeyler bulmaya çalıştım ama oyun bunu veremedi bana.
ki ben senden senin kendi kişisel düşüncelerini istemedim. cahil halk bilmem ne diye zırvalamışsın da oyunun kendi verdiği cevap nerede? bunu geçtim ilk iki sorumda belirttiğim detayların gerek oyunun gerek senin üzerine inşa ettiğiniz oyunun dünyasını ve işleyiş mantığını çökerttiği gözle görülebiliyorken, gelip burada beğenmediysen oynama demen de ayrı bir çocukluk belirtisi. oynadım ve beğenmedim dıbına koduğumun iti. bu saatten sonra oynamam zaten tekrar. yavşak.
ayrıca hayatımda cod, battlefield vb oyunlar kadar nefret ettiğim bir oyun algısı daha yoktur benim. sorun şu ki bu oyun bir masterpiece olabilecekken hepi topu saçma salak bir shoter'dan öteye gidememiştir.
hikayesinde de derinlik filan değil aptallık yatıyor. senin gibi zeka özürlü embesiller böylesine aptalca bir kurguyu anlayabildiğiniz için de oyunu yerlere göklere sığdıramıyorsunuz.
http://www.youtube.com/watch?v=xJV5ReOSjF0 al bunu izle bir de amk veledi seni. dediğimi daha iyi anlayacaksın. -
0
bioshock infinite
@yemekvarmila arkadaş hikayeyi gayet iyi anladım, ki oyunu ve dlcleri ikişer defa bitirdim bütün ses kayıtlarını da topladım. her görüntüyü de izledim. oyunun iliğini sömürdüm resmen. şu açıkladığın zaman çizgisini okuyup anlayacak ingilizcen varsa daha önce paylaşmış olduğum linki aç izle: http://youtu.be/VdNhwb7iuI4
oyun genel anlamda hiç bir şey açıklamıyor. hiç bir şey. eğer açıkladığını iddia ediyorsan aşağıda soracağım sorulara cevap vermeni istiyorum.
--- bizim booker dewitt nasıl oluyor da diğer paralel evrenlerdeki elizabeth'lerin ölümüne sebep oluyor?
Sonuçta biz milyonlarca paralel evrenlerdeki booker dewitt'lerden sadece birini oynuyoruz. ki bu milyonlarca booker dewitt'lerin her birinin aşağı yukarı birbirlerinden farklı hayatları var. kimisinde bildiğimiz booker dewit, kimisinde comstock, kimisinde ise çok ayrı bir hayat yaşayan milyonlarca varyasyondaki booker dewitt'lerden birisi oluyor. yani bu evrenlerden herhangi birisinde anna dewitt'in doğabilmesi için belli şartların oluşması lazım(doğru anneyi bulmak vs.) bu durumda her evrendeki anna dewitt o evrenin içinde yaşayan booker dewitt ve annenin bir araya gelmesiyle hayata geliyor. yani bizim yönettiğimiz booker'ın ölmesinin diğer evrenlere etki etmesi gibi bir şey söz konusu olamaz çünkü her ne kadar temelde aynı genlere sahip olsalar da diğer anna dewitt'lerin babaları bizim booker dewitt'den farklı olacaktır. ---
• **
--- bizim yönettiğimiz booker dewitt, comstock'a anna'yı teslim etmiş durumda ve bu yüzden kendini alkole vermiş birisi. daha sonra da kardeşlerden gelen teklifle colombia'ya gidiyor.
sorum şu: eğer bizim yönettiğimiz booker dewitt baba olmuş, anna dewitt doğduktan sonraki hali ise, her ne kadar zamanda yolculuk yapıp onu vaftiz olduğu yere getirsek bile bu onun çocuğunun doğup büyüdüğü gerçeğini değiştirmeyecektir. yani çocuk doğduktan sonraki halini öldürmek teknik olarak hiç bir işe yaramayacaktır. anna dewitt'in doğmaması için bize bu işlerle hiç bir şekilde uğraşmamış(anneyle tanışmamış ve çocuğu doğmamış) bir booker dewitt lazım. bu sorum üsteki soruyla da bağlantılı, booker dewitt nasıl oluyor da hem kendi kızının hem de diğer evrenlerdeki anna dewitt'lerin ölmesine sebep oluyor? ---
• **
--- vigorlar(plasmidler) neden bu dünyada varlar? yani bu hikayenin anlatılmasına ve ilerlemesine en ufak bir şekilde katkıları olmuyorlar. ki buried at see ep2'de verilen cevap da oldukça saçma ve kolaya kaçmak. ki daha çok oyuncuların yapımcılara sordukları sorulardan sonra cevap vermek amacıyla yapılmış zorlama bölümlere benziyorlar.---
• **
--- gökyüzü şehrini kim inşa etti? evet çok basit bir soru. kim? sonuçta rapture nasıl inşa edildi biliyoruz. kimler adam ve plasmidlerin geliştirilmesinde çalıştı, big daddy ve little sisters fikri nasıl ortaya çıktı ve gelişti anlatıyor hikaye. ama aynısı colombia için geçerli değil. "hükümetin propoganda aracı" dışında başka bir tak yok. bir de lutece kardeşlerden kadın olanın bulduğu uçurma zamazingosu dışında. insanlar neden gökyüzündeki bir şehirde yaşamaya geldi, nasıl ikna edildiler vs vs. hiç bir tak yok. insanların gökyüzünde olmasının bir avantajı ya da dezavantajı da yok. varsa bile oyun bize göstermiyor.
rapture'da görüyoruz ki andrew ryan kendi şehrini inşa etmek için düzinelerce farklı insanla çalıştı. ve bioshock'un hikayesini az buçuk takip ettiyseniz oynarken aşağı yukarı hepsini tanıma şansına(canlı veya ölü) erişiyoruz. içeride yaşanan ikili ilişkiler, tutulmayan sözler, intikam savaşları vs vs vs. peki, comstock lutece kardeşler dışında kiminle çalıştı? bu şehrin ikinci, üçüncü, dördüncü adamları kimler---
• **
--- elizabeth nasıl konuşmayı öğrendi? okumayı, yazmayı öğrendi? matematiği öğrendi? resmi öğrendi? içinde yaşadığı küçük ve yalnız evreninde akıl sağlığını nasıl korudu? tek arkadaşı kocaman bir robot kuş olan bu kız nasıl booker onu kafesinden kurtardığında ve diğer insanlarla birlikte bir hayata soktuğunda herhangi bir şok ya da depresyon yaşamadan her şeyi olduğu gibi kabul etti? ---
daha sorarım da şunlara bir cevap ver önce. özellikle ilk ikisini çok merak ediyorum. kolay gelsin. -
-1
hobbit abimiz sam den frodo ya ibretlik ayar
mini mini bebeler yeni okuyor kitabını ya da izliyor filmini. vay arkadaş. 14 sene oldu ilk film çıkalı. ben kitaplarını okuyalı da bi 10-12 sene oluyor herhalde. vay amk. vay amk. -
+1
bioshock infinite
benim için tam bir hayal kırıklığı oldu bu oyun. oysa ne beklentilerle içimde büyütüp de beklemiştim ve büyük bir heyecanla geçmiştim oynamak için başına.
hikayesi dökülüyor, oyun mekanikleri ilk iki oyuna göre geride, seçim şansına dair hiç bir şey yok, vigor tanımı ve kullanımı anlamsız, şehrin gök yüzünde olmasını gerektirecek hiç bir şey yok. yok oğlu yok.
eğer ortalama üstü bir ingilizceniz varsa şu video'yu ( http://youtu.be/VdNhwb7iuI4 ) izleyip gerçek bir oyun eleştirisi nasıl yapılır görebilirsiniz.
bu arada oyunu ilk olarak hard mod'da daha sonra 1999 modunda bitirdim.(acaba farklı bir şey var mı diye). daha sonra burial at sea dlc'lerini de oynayıp bitirdim. hatta clash of the clouds dlc'sinde 60 tane mavi kurdelayı da topladım. steam achievement listesini 77 saat sonunda 80/80 olarak tamamladım.
yapımcıların oyun çıkmadan önce gösterdikleri, vaat ettikleri hiç bir şeyi oyunda görememek gerçekten büyük bir vurgun oldu benim için. elizabeth etkisiz eleman, oyun küçük bir sandbox olmaktan çıkarılıp tamamı ile linear bir yapıya bürünmüş. yan görev desen hak getire. vigorlar anlamsız. iki silah taşıma olayı saçmalık. silah upgrade mekaniği aptalca.
var olan şehrin inşa sürecine dahil hiç bir şey yok ortada. kimle inşa ettiler, kimler ekonomik destek verdi, kimler karşı çıktı. neden comstock denilen ibişi peygamber sanıyor bu millet. neden koskoca şehirde bir tane üretici/dağıtıcı var?
elizabeth'in gücü neden bu kadar boş? koskoca oyunda sadece 2 defa tier kullanmanın mantığı nedir? neden illa ki tier'leri kullanmak zorundayım? polis karakolundaki silahları taşımaya üşendikleri için başka bir boyuta geçmek salaklık değil mi?
vox populi nerede yaşıyor? gök yüzünde uçan adalarda nasıl bir getto var olabilir? eğer gök yüzünde uçan adalar topluluğunda bir getto var olabiliyorsa gök yüzünde uçan adaların mantığı nedir?
vigor'ların halka açık bir şekilde tanıtımı/satışı yapılıyorken oyun içinde hiç bir şekilde normal bir vatandaşı vigor kullanırken görmüyor olmamız ekgiblik ve kolaya kaçmak değil mi? ayrıca elizabeth'in sadece silah ve mermi, koruma, turret, devrilmiş varil veya patlamış itfaiye borusu gibi şeylere tier açabiliyor olması bu gücün ekgib ve yetersiz kullanımı değil mi? neden bir yerde yürürken bilmem neredeki bir "an"a tier açıp bize duygusal bir iki an yaşatmıyor? misal tarihte önemli bir kaç an veya ana hikayeye yardımı dokunabilecek küçük detaylar gibi?
sadece tek bir booker'ı öldürerek nasıl milyonlarca ve milyonlarca paralel evrendeki elizabeth'lerin ölmesine sebep olabiliyoruz? ayrıca bu elizabeth'in başka evrenler yaratma saçmalığını hiç bir yere bağlamadınız ne iş?
"siren" denilen saçma hayaleti yaratan oyun yapımcısının ben kafasını gibeyim.
lutece kardeşler(aslında aynı kişi bunlar ama farklı evrenler, farklı cinsiyet gibi bir saçmalık var ortada)başlı başına bir saçmalık ama oyunun başlarında bize verdikleri o "armor" neyin nesi? bizde varsa başkalarında niye yok?
oyunun başında bize "o insanların hepsini öldürdün" diye atar yapan elizabeth'in, oyunun geri kalanında yaptığımız soy kırma işlemine bir şey dememesi saçma değil mi?
aksiyon sırasında bize sürekli cephane, sağlık paketi filan atan elizabeth'in aslında en çok yapmayı sevdiği iş olan kilit açma işi için lockpick(maymuncuk) toplayamamasının mantığı nedir? neden lockpickleri ben topluyorum da bu kız aksiyon sırasında sağdan soldan silah, cephane veya salt bulup bana atıyor? tam tersi olsa daha güzel olmaz mıydı?
adalar kaç yıldır tepede? insanlar bu adalara neden çıkma ve yaşama ihtiyacı hissettiler? yani sonuçta bioshock 1'de okyanusun altına girmenin bir mantığı vardı ve bu mantık aynı zamanda oyunun genel yapısını ve aksiyon mekaniğini de oluşturan plasmidlerin doğmasına sebep oluyordu. infinite'de ise bunların hiç birine doğru düzgün cevap verilmiyor. ha tabi burial at sea ep2'de buna bir cevap veriliyor. ama bu hem aptalca hem de kolaya kaçan bir açıklama. iki farklı zamandaki bilim adamları tier'lar sayesinde birbirleriyle konuşup çalışmalarını paylaşıyorlar. bu sayede vigor denilen ve tamamiyle rapture'dan ithal edilen adam sayesinde üretilen ürünler infinite evrenine girmiş oluyor. de arkadaş hadi rapture da bu bilimsel gelişme bazı tartışmalara sebep oluyor, insanları delirtiyor filan ama infinite'de bu konunun ne tartışıldığını ne de adalarda fikir ayrılıkları yaşattığını görüyoruz? o değil comstok denilen ibiş bile böylesine büyük bir olaydan(doğa üstü güç anasını satayım daha ne olsun) bahsetmiyor? bunu kullanmaya veya engellemeye çalışmıyor?
koskoca polis kuvvetlerinde sadece ateş vigor'unu kullanan tin man denilen tek bir birim var? bunun gerisi nerede? ki bu yürüyen inferno olan arkadaşların mantığı + hikayesi de hiç bir yerde anlatılmıyor. her şey ve herkes aynen bu hikayedeki gibi gökten zembille inmiş.
bioshock 1'de splicer denilen yarı delirmiş ve akli melekelerini kaybetmiş bu yüzden çevresindeki herkese zarar veren arkadaşlarla karşılaşıyoruz çoğunluk olarak ve bir yerde hayatlarını çöpe atmış bu insanları öldürmek genel anlamda ahlaksal olarak onları öldürmemizi haklı gösteriyor. peki infinite'de durum nasıl? sadece kendisine denileni yapan görev adamlarını gerçek kötü veya iyi olduklarını bilip bilmeden harcıyoruz. ki vox populi'ye bile başta yardım edip sonra onları da harcıyoruz. ee hani bunlar isyan eden kölelerdi? neden öldürüyoruz yahu onları da?
milyonlarca paralel evren deyip deyip sonunda her şeyin aynı şeye çıkması da ayrı bir saçmalık. koskoca kozmosta bir bizim hikayemiz var sanki anasını satayım. neden başka bir paralel evrendeki booker olup da yaptığım seçimlerin sonucunu yaşayabilme sansım olmuyor? ki burial at sea ep2'de gördüğümüz üzere elizabeth ölüyor. eğer milyonlarca paralel evren varsa, bir tanesindeki elizabeth gücünün zirvesinde ve tüm evrenleri ve içlerinde olanları gayet güzel bir şekilde yarı tanrı vari biçimde izleyebiliyordur(ki bir noktada bizim elizabeth de görebiliyor ve kendi sonunu bile bile gidip o vanayı açıp küçük kızı yakmayı seçiyor. neden anasını satayım neden? böyle bir aptallık olamaz.) ee neden bu arkadaş yardım etmiyor bizim hikayedeki elizabeth'e? infinite'in sonunda diğer elizabeth'ler gelmişlerdi sonuçta değil mi? iki hikayeyi birleştireceğiz diye bir şeyin içine bu kadar sıçılır mı?
bir de tüm comstock ve bookerların tüm evrenlerde aynı olma saçmalığı var ki hiç bahsetmiyorum bile. elizabeth'in hikaye gereği tüm comstockları öldürmeye gitmesi ayrı bir saçmalık. milyonlarca ve milyonlarca farklı varyasyon var lan. şu gösterdiğin öz veriyi gidip hitler için filan da gösterseydin bari amk.
hayatının tamdıbını insanlardan izole bir şekilde bir kulede geçirmiş ve tek arkadaşı kocaman bir robot-kuş olan bir kızın akli melekeleri nasıl yerine olabiliyor? bunu geçtim, herhangi bir şekilde bir insanla nasıl iletişime geçmesi gerektiğini bilmeyen ve bu konuda deneyimsiz olduğu açıkça belli olan bir karakter nasıl oluyor da hayatında ilk defa gittiği plajda bir nevi herkesin sevgilisi oluyor? kimseden korkmuyor veya bu içine girdiği "yeni" dünyayı anlamaya ve gözlemlemeye çalışmıyor? sanki kuleye kapatılan ben değildim anasını satayım.
içim şişti yemin ediyorum. bu oyuna yüksek puanlar veren oyun inceleme dergi ve sitelerinin, mercilerinin dıbına koyayım ben. evet oyunun görsel sunumu harika, müzikleri muhteşem. yani dışarıdan baktığınızda gerçekten iyi cilalanmış bir oyun. ama içine girip baktığınızda patır patır dökülen, tuttuğunuz yeri elinizde kalan olmamış bir "şey".
bu oyunun harika bir deneyim olduğunu söyleyenler iyi cilalanmış görünümüne, derinmiş gibi gözüküp kendi içinde bile tutarlı olamayan hikayesine, ilk iki oyundan bile berbat olan aksiyon mekaniklerine vurulmuştur. ki bu sizin büyük ihtimal gördüğünüz, okuduğunuz ve deneyimlediğiniz şeyi iyi anlamadığınızı gösterir. keşke şu harika müziğin hakkını verebilseydi oyun( http://www.youtube.com/watch?v=hwDzbZcUTok ). anasını satayım böyle işin ben. - daha çok