- 0 / 0 / 286 entry
- 0 başlık
- 1,423.96 incipuan
oybirinci nesil normal
temmuz 2017
oybirinci nesil normal
temmuz 2017
-
-2
bunu çok sık yapmam
theycallmealpha.org sitesinden üyelik alamıyorum, “şifre en az 6 uzunlukta olmalı” kısmında sorun çıkıyor. bunu çözüp nasıl üyelik alabileceğime dair bana yardım edebilecek yahut benim adıma üyelik alabilecek, güvenebileceğim biri bana buradan veya hocadehanni@gmail adresinden en kısa süre içinde ulaşabilirse çok memnun olurum.
edit: entryi yazdığıma yazacağıma pişman oldum. kendilerine platform açan ve bu platformlarda herhangi bir şekilde yazan kimse benimle iletişim kurmasın. -
0
unbelievable my7
Stratejik hedef genel bir amacı belirtir. O sezon şampiyon olmak gibi. Taktiksel hamleler ise bu genel amaca ulaşmak için gereken alt amaçlara ulaşmayı sağlar. Ekonomik durumu, oyuncuların sezon içerisindeki yorgunluğunu düzenleme; antrenör ekibi seçimi, takımın moralini üst düzeyde tutma, maç özelinde yapılan planlar gibi.
Bu açıdan para kazanmaya çalışmak veya sahada dişinin numarasını isteme olayı doğru motivasyonlarda gayet yerinde taktiksel hamleler olabilir ancak altın vuruş bir hedef olmamalı çünkü altın vuruş içindeki tüm gelişim sıçramalarıyla beraber bir sürecin dolaylı olarak sonucudur ve hedef alınıp ulaşılacak bir şey değildir. “Ben altın vuruş istiyorum” veya “alfa olmak istiyorum” diye bir şey demen bile aslında “ben dünyevi menfaat elde edebilmek için altın vuruşun/alfa olmanın bana kazandıracağını düşündüğüm özelliklere sahip olmak istiyorum” demektir. Sen cenneti kazanmak için tüm hayatını ortaya koyar, her şeyini bu yola kalibre eder ve yıllar yılı bunun için çalışırsın ve bir gün gerçekten o eşiği de aşıp altın vuruşu yaşadığını hissedersin ama amaç hiçbir zaman bu olmamıştır. Öyle yani. -
-1
unbelievable my7
http://www.incisozluk.com.tr/e/207595303/
Edit: Bu paragrafta potansiyeli kısıtlı ve haddini bilen bir teslim olanın durumundan bahsetmiyorum.
Beyler bakın genel olarak 2-3 doğru 3-4 yanlış şekilde gidiyorsanız, böyle habire çok emin olduğunuz konularda aslında hatalı olduğunuz felan ortaya çıkıyorsa bu sizin akılsızlığınızı gösterir. Bu bizim kriterlerimiz için tolere edilecek, normalleştirilecek bir şey değildir -zamanında yaptığın büyük mallıklardan felan öğrenip mallığın kaynağı olan bataklığı kurutup yoluna devam etmekten bahsetmiyorum, sürekli bir yüksek oranda hataya düşme durumu olmasından bahsediyorum-. Geçen de vardı işte kardeşlik için belki de %90 hatalıyız minvalinde bir söz felan. Veya betalıkları yapıp yapıp sonra hata yaparak öğreniyorum minvalinde. Yapmayın beyler gözünüzü seveyim -bu lafın gelişi tabi, istediğiniz gibi takılın kenksler-. Taktiksel hataları genel süreç itibariyle avantaja çevirme olayı kör bir şekilde yüzüstü sürünme halinde değil dimdik yürüme -en azından belli temelleri oturtmuş olmalısınız- halinde gerçekleşir ve bu hatalar çok nadir durumlar dışında büyük hatalar değildir hep mikrodur.
Yani bu mallık halinden veya -alakasız bir şekilde- siyaset betalarının menfaat için U dönüşü yapmalarından örnek verilerek nüanslar belirtilmeden “bir olayda haqiqati kesin bilemeyiz hep bir hata içinde olabiliriz bu doqaldır bunu göz önünde bulunduralım aksi tavır ilahlıktır ışid kafasıdır” diye hüküm koymak isabetsiz olur ve bu tarz bir ifade istemeden de olsa vızzıklara yol yapar. Kuran’ı anayasa yapmış akıl temelli bir organizasyon olarak 1000 doğru 1 yanlış kıvdıbına gelebilir -yani sadece mikro hata yapmaktan onları da avantaja çevirmekten bahsediyorum- ve adaleti çok keskin bir şekilde gözetebiliriz. Birilerinin bunu yapamaması demek kimsenin yapamayacağı anldıbına gelmez. Bahsedilen ordu meselesinde de aynı olay. Öyle dümdüz “ordu bunu yapamaz çünkü sapabilir” veya “ordu yaptıysa görev bilinci vardır kesin doğrudur” diye hüküm verilmez. Şartlara bakılır. Sen tapınakçıların kıçını yalayarak, demoqrasi naralarıyla halkı güderek haksız şekilde bir makama geleceksin ve menfaat ilişkinin sonucu olarak da tasmanı tutanlara hizmet edeceksin de bu yaptıkların sonucunda adaletin gereği olarak senin iflahını gibmeyecekler öyle mi? Kimin hak kimin batıl olduğu ayırt edilmeden -ayırt edilemeden demek daha doğru- “ama sapabilir xd” denilerek bu organizasyonun -bu ordu da olabilir kardeşlik de başka bir organizasyon da ancak bunun meşru bir hareket olması için illa kardeşlik seviyesinde akla ihtiyaç yoktur, akıl kırıntısı ve adaleti uygulama motivasyonu yeterlidir- yaptığı kınanacak, engellenmeye çalışılacak ve bu normal olacak öyle mi? Vallahi hakikat böyle değil beyler. Ha gerçekten bu eylem çoğunlukla adaleti getirmek için değil de menfaat için mi olur, bu kişiler saparlar mı? Evet ama dediğim gibi nüans belirtmeden böyle dümdüz gidilmez. Zaten senin “buna siz karar veremezsiniz” diye misyon biçmenle de bozgun çıkmayacak değil yani sonuçta ordu somut bir güçtür yani bozgun çıkarma ihtimali olanı dengeleyecek gücü tesis etmediğin -osmanlı’da bozgun çıkmaması için direkt padişaha bağlı merkezi ordunun bulunması ve bozgunu önleme görevi olan merkezi ordunun kendisinin bozgun çıkarmaması için de -merkezi ordunun kendi unsuru olan- yeniçeri ve kapıkulu sipahilerinin birbirini dengelemesi, genel olarak padişahın otoritesinin de yine merkezi orduyu dengelemesi gibi (buradan da demokrasi kötüdür padişahların hepsi iyidir onlara yapılanların hepsi haksızdır anlamı çıkmasın sorumluluğunu yerine getirmeyen kişinin bulunduğu makamdan alınması adalettir olay bu)-, denetim mekanizmasını sağlam tutmadığın sürece o şart için haklı da olsan elinde ordusu olan adama “kanki bu senin kararın değil” demen hiçbir şeyi değiştirmez.
Öyle yani, hatam veya eklenmesi gereken bir şey varsa -özellikle şu osmanlı örneğinde- belirtirseniz sevinirim. -
+3 -2
unbelievable my7
Bu herif jack betası beyler hiç şaşmaz. Ateş olsa düştüğü yeri serinletir huur çocuğu puhahahah. Ha başlık betalarını gibtir edelim, bu iş eninde sonunda nereye varacak? Bizim burada bulunmamız ne için? Kardeşlik ne için hazırlanıyor? Savaş. Savaş beyler. Savaş kaçınılmaz olacak. Tanrı bakara 216'da bize savaşmayı emretmiştir. Ali imran 173'te de bize karşı ordu toplayacaklarını haber vermiştir. O zaman demir gibi bir disiplinle bu savaşa hazırlanalım, birlik olalım, birbirimize arka çıkalım, aklımızı güçlendirip-keskinleştirip hastalıklarımızdan arınalım. Yapmamız gerekeni yapalım. ittifakı hakkıyla ayakta tutmaya gayret edelim. Bundan sonrası gelecektir. Tanrı, emeklerimizi boşa çıkarmayacaktır. Kardeşlik, hakeden kimseyi arkada bırakmayacaktır. Tanrı'nın barışı ve esenliği üzerimize olsun. -
+4 -1
unbelievable my7
içimde pislik var. Hissediyorum. Başaramamanın, kendine ihanet etmenin karşılığı olan pislik. Aşırı hareketlerim hep bu yüzden. insanlara bakarken “aha işte şimdi hata yaptın, betalık yaptın şimdi seni harcayacağım” bakış açısı bu yüzden. Özür dilerim beyler. Oysa kalpleri birleştirmek en güzeli değil mi? Birlik olmak, birbirimize destek çıkmak? Bunun için önce kendimi genel hatlarla düzeltmem, bazı travmalarımı aşmam gerek. Ondan sonra nick6’nda güzellik yeşertilmesine bir nebze olsun vesile olabilirim. Ancak önce kendimi aşmak zorundayım. Tanrı’nın barışı ve esenliği üzerimize olsun. -
0
unbelievable my7
Adam kendini ifşaladı beyler :(
Evladım ben orada sana küfretmedim, "mode: on" demem senin o minvalde takıldığını -elbette mizah gereği biraz da abartıyla- göstermek için. Yani saydırıp saydırıp barış/selam ile deme işini sen yapıyorsun aslında. Şimdi anladın mı amk salağı? Geçti mi filtreden? Eved beda 0lduqumu ifsha etdin 1@net 0Lsn d0stum. O değil bir de espriyi beslemişsin amk cuk diye oturmuş fgdfgfdg
-huur çocuğu
Barış ile.
Edit: (Gülüş smileysi) -
0
unbelievable my7
Buradaki tavrımın yanlış olduğunu hissediyorum yani işime gücüme bakmak yerine olaya, kişiye felan takılı kalıp kendimi tüketmişim gibi tam söze de dökemiyorum. Neyse, ileride daha iyi oturacaktır bu olaylar tanrı aksini istemezse. Bu tavrımdan dolayı kusuruma bakmayın. -
+1
unbelievable my7
@babanizgeldi213 mode: on
- zütünden uyduruyorsun.
Selam ile.
- Ananı gibeyim.
Barış ile. -
+1
unbelievable my7
http://www.incisozluk.com.tr/e/207461136/
https://www.youtube.com/watch?v=pDKAnK3BKMk -1.30'a kadar dinlemek yeterli, gramer bilgisi olarak hu zamirinin aya gitmesini o nedenle bütün ayın oruçlu geçirileceğini anlatmış edip yüksel-
Ramazan ayı kuran'da bir kez geçiyor -buradaki ayın güneş değil de ay takvimindeki ay olmasının nedenini ise https://www.youtube.com/watch?v=zv3oSu61aag 1.00-3.30 arasında hakkı yılmaz belirtmiş- demek ki böyle bir ay var ve ramazan ayı diyince herkesçe anlaşılıyor. Halife ömer'in döneminde hicri takvime geçişte de bir değişiklik yapılacak hali yok yani herkesçe anlaşılan ve kuran'da geçen ayın yerini değiştirmek felan yani bundan sonra da aynen devam.
Orucun kapsamında ise kelimenin başka anlamlarının da olması tanrı kelimenin o anldıbını yasak etmediği sürece bir şeyi değiştirmez. Tanrı sadece "orucu uygulayın" diyip bizi orucun kapsdıbını araştırmaya yönlendirmiyor, orucu uygulayın diyip oruçta nelerin yasak kapsdıbına girdiğini de bakara 187'de açıkça belirtiyor. Ha meryem 26'da geçmesi de ek olarak yapılırsa fayda vereceği nasihatlenen bir şey olabilir konu bu açıdan değerlendirilebilir ama önceki entryde de yazdığım gibi buradan hüküm çıkmaz.
Yani anlaşılmayan nüanslar yok. Senin akılsızlığın ve tartışmaya düşkünlüğün var. Videolarda attığım kısımları ben de bilmiyordum mesela ama google'a yazdım hemen çıktı bu soruların cevabı, videodakiler de hepimizin bildiği kişiler yani bulması zor şeyler değil. Ha maksat aklını çalıştırmayıp -bir şeyi anlamayabilirsin ama sana açıklandığında oturup bir düşünmen gerekir-, internetten adam gibi bakmayıp burada sabahlara kadar boş boş çene çalmaksa devam yani ne diyeyim. Sie.
Edit: Hakkı yılmaz'ın videoda 7.25-10.25 arasında ramazan ayının ismi konusundan da bahsediliyor zaten bilinen bir şey olduğu açık yani. -
+1
unbelievable my7
http://www.incisozluk.com.tr/e/207451732/
Beyler muhkem ve müteşabih farkına dikkat edin. Ali imran 7'ye bakın. Muhkem ayetler kitabın temelidir, hüküm koyarlar, verdiği anlam açıktır yani hükmün ne olduğu ile ilgili yoruma açık bir kısım yoktur. Müteşabih ayetler ise çeşitli edebi sanatlar -benzetme yapma, hikaye biçiminde anlatma, aynı hikayenin farklı kısımlarını alıp o kısımları da farklı açılarıyla anlatmak gibi- kullanılarak aktarılan, içinde hayata dair derin hakikatler barındıran, farklı açılardan değerlendirilebilen, anlamı kapalı ayetlerdir ve bu ayetlerin tevilini yapmak herkesin harcı değildir. Müteşabih ayetlerin görevi hüküm belirlemek değildir, hayata dair derin hakikatleri aktarmaktır ki bu ayetler de muhkem ayetler çerçevesinde değerlendirilir.
Oruç tutan bir kişiyi ilgilendiren yasaklar bakara 187’de açıkça belirlenmiş ve bunlara yaklaşmayın denmiştir, nokta. Bu ayet her şeyi kapsar. Genel olarak bir konunun yapılmasının zor veya kolay olması, çeşitli faydalarının veya zararlarının olması o şeyin hüküm olup olmadığını belirleyen kriterler değildir. Meryem 26’daki konuşmama orucu ise bize hayata dair hakikatler bağlamında bazı şeyler anlatabilir o zaman konuşmama ile ilgili veya ayetteki konuşmama olayı diğer ayetler bağlamında farklı konulara temas ediyorsa o kısımlarla ilgili felan düşünür çıkarabildiğimiz hakikatleri hayatımıza uygulamaya çalışırız ama bu ayrı konu. Buralardan hüküm çıkmaz. -
+1
unbelievable my7
http://www.incisozluk.com.tr/e/207370179/
"Bu mekanizma aklını kullanmayanların vızzıklarının büyük bir kısmını onlar daha vızzıklamadan önlüyor, bir kısmını da akıl sahibi kişiler vasıtasıyla manuel olarak çürütüyor. Aklını kullananlar için bir kalite kontrol olayı sunuyor. Müthiş yani."
Beyler burada kavramlar karışmış. Buradaki denetimin kalite kontrol olayı yaratması herkes için yani genel olarak ortamın kalitesince adalet gerçekleşiyor bunun sonucu olarak da betaların vızzıkları büyük ölçüde kesiliyor, gevşeklik yapanlar niyetlerini değiştirmedikçe ortamda tutanamayacağını biliyor ona göre davranıyor veya davranmasa bile gereken muameleyi görüyor felan ortamın kalitesi korunuyor. Leveli düşük de olsa aklını kullanan insanlar için ise etrafındakilerin kendince yardırdığı bir ortam onların da işini kolaylaştırıyor hem bireysel hem toplumsal olarak birbirini besleyen bir mekanizma oluşuyor -tabi aklını kullanmayan biri de bu tarz bir ortamdan etkilenebilir kendine bazı konularda çeki düzen verebilir ama akıl kullanılmadığı sürece bu sadece etkilenmeden doğan bir taklit olacaktır zaten o kişi de ürünlerinden kendini belli eder- alıntıladığım yerde bunları demek istemiştim. Hatam varsa da gösterirsiniz. -
+3 -1
unbelievable my7
https://theycallmealpha.o...wtopic.php?f=47&t=616
Beyler burada "birbirimizi basqıladık ve bunu farqında olmadan yaptıq" denilen şey denetim mekanizmasının ta kendisi. Yoksa burada birine zarar verecek bir baskılama durumu yok yani. Kardeşliğin içinde zaman geçirmenin gelişim hızını inanılmaz artırmasının en büyük nedeni yine bu mekanizmanın çatır çatır işlemesi. Bu mekanizmanın sağlamlığı burada bulunanların öğretide ne kadar derin olduğuyla ve kardeşlik yetkililerinin çok büyük ihtimalle bir gün buraya bakacak olmalarıyla/daha önceden bakmış olmalarıyla alakalı burada. Bu mekanizma aklını kullanmayanların vızzıklarının büyük bir kısmını onlar daha vızzıklamadan önlüyor, bir kısmını da akıl sahibi kişiler vasıtasıyla manuel olarak çürütüyor. Aklını kullananlar için bir kalite kontrol olayı sunuyor. Müthiş yani. Eğer bu mekanizmanın yarattığı etkiden dolayı yazmıyorsan, korkuyorsan -korkmak ayrı elinden geldiğince çabalarken bilgin olmayan konu hakkında yorum yapmamak, gereksiz soru sormamak felan ayrı- yapman gerekeni yapmıyorsundur -bu buraya her yazanın gerekeni yaptığı anldıbına gelmez-, yapman gerekeni yapmıyorsan da akıl sahipleri tarafından dışlanman adaletin gereği zaten -bunları birine özel değil genel olarak yazıyorum-.
Dikenlerden üzüm çıkmaz beyler, yani burada o mekanizma gevşese -ki buradan çıkan wp gruplarının neredeyse hepsinde evcilik oynanıp her türlü vızzığın havada uçuşması bu mekanizmanın orada çok gevşek olmasından dolayı, ayrıca burada da gevşedi maalesef- veya hiç olmasa o kişiden yine sağlıklı bir şey çıkmayacağı çok açık. Üstüne bir de ortam kirlenir. Hacı'nın dediği "kardeşlik'te sevgi görmen ve giblenmemen arasında 1 saat süre olabilir eheheh. alınmak ve atılmak gibi. bu disiplin aklı güçlü olmayanlara kafayı yedirir" olayı bu basqılanıyoruz diye rahatsız olunan şeyin uç hali anladığım kadarıyla. Yapması gerekeni yapan kişi böyle korkular olmadan ittifakı kendi seviyesince ayakta tutar, hatalarını gizlemeye ıkınmak yerine “biri gelse de çatır çatır beni eleştirip hatalarımı söylese de daha hızlı gelişsem” mantalitesinde takılır. Öyle yani, hatam varsa gösterirsiniz. -
+3
unbelievable my7
Beyler zaten ayetler apaçık ortadayken üzerine konuşulan her şey vızzıklama ancak hazır konular kesişmişken hem birkaç vızzığa cevap hem de bu tapınakçılar, faiz, enflasyon, para döngüsü konusunu aydınlatmak anlamında http://www.incisozluk.com.tr/e/205073793/ şu entrydeki videoda tapınakçıların waterloo savaşı’ndan itibaren bizi nasıl gibtiği gayet güzel anlatılmış. Şu sistemde bankaya para yatırmak da içinde faiz/riba içeren herhangi bir kredi çekmek de uzun vadede hepimizi fakirleştiriyor. Enflasyonun en büyük payı bu karşılıksız para basma olayı yani bu banka sisteminin sonucu. Sen o evi biraz faiz ödeyerek alırsın belki ancak milyonlarca insanın ilerde daha zor ev almasına da vesile olursun, win-win gibi bir durum yok yani. Herkesin gibilmesi olayı var. Bu bağlamda nisa 85 açıktır -ha zaruri halde faizli borç almak ve tövbe etmek bana mantıklı gelen elbette zaruri hal kısmı gri bir alan-. Anladığım kadarıyla şuanki katılım bankalarının yaptığı da aynı sistem yalnızca isimler farklı. Öyle yani, büyük resmi görün pijler. Hatam varsa da düzeltirsiniz. - daha çok