- 20 / 20 / 954 entry
- 216 başlık
- 4,177.30 incipuan
önüncü nesil normal
haziran 2015
önüncü nesil normal
haziran 2015
-
+1
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Sıcak. Hissettiğim şeyin adı buydu. Hissettiğim şeye verebileceğim bir isim vardı. Sıcağı hissediyordum. Ne kadar baş ağrımı hafiften tetiklese de sıcak iyiydi. Çünkü belimin ağrısı saatlerdir belimden aldığım soğuğa işaretti. Bir odadaydım ama sanki pek bir oda gibi değil. Sadece rahatsız ve fazla şişkin bir yataktan, tuvalet kağıtlarından ve içerideki loş kırmızımsı ışıktan başka bir şey yoktu. Kapı açıldı ve içeri aşırı parlak kıyafetli kısa boylu göbekli bir erkek girdi.
Abidin: Merhaba bebeyim ben Abidin ama herkes beni güzel abidin diye tanır. Sen abidin abi de.
Döndü:Sen kimsin nerdeyim ben?
Abidin: Tamam güzelim korkma. Başın ağrıyormuş al bunlar ağrı kesici. iç biraz dinlen anlatacağım. Ben yan odadayım.
Ve artık geri dönemeyeceğim bir noktaya ulaştım. işler bundan sonra asla eskisi gibi olmayacak. -
+14
güldür güldüre gidiyoruz beyler toplanın
Belki de ekrandan komik değillerdir sadece.
Belki canlı kanlı komiktirler.
Yoksa bu kadar tutulmalarının başka bir açıklaması olamaz. -
+1
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Harun denen herif çıkar çıkmaz artık her şey taka batmaya başlamıştı. Yapacak bir şeyim yoktu. Elleri bağlı, tecavüz edilmiş bir şekilde yatıyordum. Ve ilk defa ağlamaya başladım. Gözümden yaşlar dökülmeye başladı. Ve ben durdurmak için hiç uğraşmıyordum. Çünkü artık dayanacak gücüm kalmamıştı.
Kopil: Dayı son bikez kayalım mı şu muallakye? Bir daha ne zaman denk gelir?
Dayı: Senin ben cibiliyetini gibiyim kopil. dedi ve inşaattan çıktı.
Tek hatırladığım o andan soğuk ve acıydı. -
+3
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Harun: Siz mi bu hale getirdiniz bunu?
Kopil: Yok Harun abi biz böyle bulduk. Üstümüze kalır sandık kaçmasın diye bağladık.
Harun: dıbınakoduğumun topu ben sizin ne tak olduğunuzu bilmiyorum sanki. Üstüne birşey örtseydiniz tir tir titriyor. Ölecek burda. Ulan ben sizin insanlığınızı...
Dayı: Harun uzatma kafamız harman belanı arama napıcaz bunla?
Harun: Yanında kimlik falan çıktı mı? Ya da etrafında biri. Tanıyor musunuz?
Dayı: Yok böyleydi, yalnızdı. Buralardan galiba.
Harun: Tamam. Var aklımda bir şeyler ama burada çok beklemez bu. Sakat. Abidin'i göndereceğim alsın buradan.
Dayı: E bizim avantamız ne olacak?
Harun: Ne avantası it herifler başınızı beladan kurtarıyorum.
Dayı: Harun sen gibmeyeceğin eşşeğe binmezsin. Kes traşı ya avantamızı ver ya da yolunu al. Sakatlık çıkmasın. (harun işlerin çirkinleşeceğini anlamıştı. Bu üç beş kopile de güvenmiyordu. Cebinden belli bir miktar para çıkardı, dayıya verdi.)
Harun:Alın bunu çeneninizi kapalı tutun. Bir yerde sesinizi duyarsam gırtlağınızı sökerim. Abidin birazdan gelecek arabayla alacak bunu buradan . Sizde kolaçan edin tongaya gelmeyin.
Dayı:Tamam. -
+3
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
-insan gelirken bir şey alır dıbınakoyum kafam daşşak gibi harman olalım.
+Kopil anana sövdürtme kes sesini. Harun pekekentiyle konuştum birazdan gelecek buna ne yapacağımızı anlayacağız.
-Dayı öldür möldür derseniz ben yokum uyandırayım. Zaten batmışız daha batamam bu dıbına koduğumun çukuruna.
-Ulan dıbına koduğumun kopili sen değil miydin sabah muallaknin kafasına taş atıp bayıltan,sen değil miydin buraya kadar getirip tecavüz eden muallaknin evladı. Şimdi mi aklına geldi batıp çıkacağın. Herkes oturduğu yerde otursun giberim belanızı. Harun pekekentini bekleyeceğiz. -
+3
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Ağzım ve ellerim bağlı bir şekilde cenin pozisyonunda yatıyordum. Bu lanet olası baş ağrısı yüzünden gözlerimi bile açamıyordum. Soğuk ve baş ağrısı birleşince içinden çıkılmaz bir hal alıyordu. Tinercilerin kendi aralarında konuşmalarını duyuyordum ama herhangi bir tepki veremiyordum tek yapabildiğim herhangi bir ışığa maruz kalmamak için daha fazla gözlerimi sıkmak.
-Dayı biz napıcaz bu muallakyi?
+Ne bilim huur çocuğu haşatını çıkardınız topun. Bunu şimdi bıraksak ebemizi giberler. Bir şey bulacam ben şimdi. Harun abiye soralım o bilir. Herif pekekent işi bu. Belki bakarsınız yolumuzu bile buluruz.
Kendi aralarında konuşan tinercileri dinliyordum ama o kadar hissin içinde ilk defa korkuyu bu kadar fazla hissetmeye başladım. işler kötüleşecekti bunu görebiliyordum ve bunu değiştirmek için yapabileceğim hiç bir şey yoktu. Başım ağrıyor. -
+2
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Onlar farketmeden yavaşça eşofmanımı üzerime çekmeye çalıştım. O kadar çekmişlerdi ki ne kullanıyorlarsa dünya yansa farketmezlerdi. Ya da ben öyle sanıyordum. Benim hareket ettiğimi gören köpeğin havlamasıyla beni farkettiler. Uyandığımı görür görmez de hemen yanıma koştular. Aralarında en kısa boylu olanına bağırdı diğerleri.
+Kopil bağlasana şunu dıbınagoduğumun evladı. Başımıza dert mi alalım sabah sabah. dedi aralarında en kilolu olan.
-huurnun evladı sen niye çözdün ellerini o zaman giberken? ben bağlamadım mı? dedi kopil.
• gibicem muhabbetinizi bağırmayın sabah sabah. iki lokma yedirmeniz dıbınakoduklarım bağlayın işte biriniz. işimiz var daha. Kurtulmamız lazım bundan. dedi en yetişkin olan aralarında. Muhtemelen on sekiz yaşlarındaydı. Ve ben çıkmak istedikçe batıyordum bu pisliğin içine. -
+2
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Artık dayanabilecek halim kalmamıştı soğuk yerini acıya bıraktı. Başımın ağrısına eklenince gerçekten dayanılmaz olmaya başladı. Gözüm yarım açık bir şekilde kafamı diğer tarafa çevirdim. Bana doğru sırtı dönük 15 yaşlarında 4 5 tane çocuğun bir şeyler yediğini, sürekli birbirilerine küfürler ettiğini görüyordum. Yerdeki torba halindeki naylonlar, ortamdaki odanın penceresiz olmasına rağmen gelen keskin tiner kokusu nerede olduğumu az biraz açıklıyordu. bu başıma nasıl geldi? -
+3
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Gözümü açtığımda yarım bırakılmış bir inşaatta, leş bir döşekten bozma çöpten toplama yatağımsı eşyanın üzerinde belimden aşağısı çıplak bir şekilde yatıyordum. Kafam yirmi santim sağımdaki duvara dönük sadece hareketsiz bir şekilde yatıyor sesler duymaktan başka bir şey yapamıyordum. Belimden aşağısından hissettiğim soğuğu yakında olduğunu tahmin ettiğim varildeki ateş bile kesmiyordu. Kalçamı kapatmak istiyordum soğuk gittikçe acı vermeye başlıyordu ama beni farketmelerinden korkuyordum. Bütün bu olanların üzerine Allahın cezası baş ağrısı hala beynimi kemiriyordu. Gözümü açamıyordum. -
+2 -1
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Buralarda bir madde varmış. Adını telaffuz edemiyorum abim bir keresinde söylemişti. Fyakka mı fhakya mı ne. He flakka. içen mahalle gençleri daha önceleri olmadıkları biri gibi davranıyormuş. Maddeler her zaman insanın aklını alır ama bu diğerleri gibi değilmiş. Çok kötü yapıyormuş. Bende bilmem ama ne demek istediklerini bu çocukları gördüğümde anladım. Böyle bir şey daha önce görmemiştim. Ve asıl kötü olan şey ise benim onları görmem değil onların beni görmesi oldu.
Beni farketmeleriyle birlikte bana doğru gelmeye başlamaları bir oldu. Çok hızlı ve seri hareket ettiklerini söyleyemem daha çok yalpalıyor gibiydiler ama bu lanet olası baş ağrısı benim onlardan daha hızlı yürümeme de izin vermiyordu. Bana doğru yaklaştıklarını hissedebiliyordum. Ufak laf atmalar yerini küfürlere, küfürler yerini daha pis laflara bıraktı. Artık havaya küfretmiyorlar niyetlerini söylüyorlardı. Bunu görebiliyordum. Ve en olmaması gereken şey oldu.
Ben o korkunç baş ağrısı, çamur içinde bata çıka yürüme tinercilerden kaçma girişiminde daha önümü bile göremediğim bir durumda takıldım ve düştüm. Kafamı sert bir zemine vurmuş olmalıyım. Çünkü tek hatırladığım gözlerimin kapandığı ve baş ağrmım hafiflediğiydi. -
+2
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Sendeleye sendeleye yürümeye başladım. Yol hafif engebeli ve çamurluydu. Çamura bata çıka gidiyordum. Üstüme de bir şey almamıştım doğru düzgün. ince bir eşofman ve tişört üstü yelek. Yavaş yavaş harabelerin içindeki tinercilere aldırmadan yoluma devam ettim. Laf atmalarımı duyuyor ama tepki vermiyordum. Feminen bir erkek olmanın bir yönü de bütün bu laf atmalara alışık olman oluyor. Ama bunun için düşünecek ne zamanım ne mecalim vardı tek isteğim hastaneye gitmekti. Yavaş yavaş arasından binaların yoluma devam ediyordum. Ve korktuğum başıma geldi. -
+3
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Her şeyin başladığı o lanet gün.
Pazar sabahı bir baş ağrısıyla uyandım ama tarifi imkansız. Her zaman migren sıkıntısı çekmişimdir ama bu onun gibi değil felaket bir ağrı. Değil ağrıyı geçirmek nefes almak bile ağrının tetiklenmesine neden oluyordu. Bugün pazar olduğu için herkes sabahtan mezarlığa gidecekti. Evde yalnızdım. Defalarca bağırmama rağmen kimse cevap vermedi. En yakın eczaneye gitmek istedim ama o kadar zordu ki bunu yapmak.
Kendimi hemen evden atıp eczaneye gitmek için yola çıktım. Evimiz gecekondu mahallesinde hafiften şehrin çıkışında kalıyor. Eczane, hastane,doktor bulmak o kadar da kolay olmuyor. Eczaneye giden en kestirme yol ise şehir harabelerinin olduğu tekinsiz bir yerleşimden geçiyor. Çaresiz oradan gitmem gerekiyor. Her insan hayatında hata yapar ama bu benim yapacağım hatalar serisinin en kötüsüydü. -
+4
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Tekrar uyandığımda başka bir odadaydım. Eskiye dönük çok şey hatırlamıyordum ama en son uyanışımı hatırlıyordum. Bu seferkinde tem fark tamamen çıplak oluşum. Hafızamı zorluyordum. Neler olduğunu idrak edebilmek için eskiye dönük hatırladığım en eski anıya yoğunlaştım. Cumartesi gecesi. Evet bütün aile muharrem orucu sonrası iftar yaptık. Oruç bittiği için doyasıya su içebilmiştim. Suyu bu kadar özlediğimi hiç bilmem. Kana kana içmiştim oysaki bütün orucun mottosu bunun tam tersi olmasına rağmen.
Yemek yemiş, muhabbet etmiş bütün aile güzel bir gece geçirmiştik. Her zamanın aksine bu sefer babam bile bana biraz daha iyi davranmıştı. Belki de hayatımın ilk ve son güzel günüydü. Tabi bunu bilmem olanaksızdı. Hayatımın en son güzel gününü yaşıyordum ve bunu bilmiyordum. -
+4
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Bunun bir son olmasını isterdin değil mi? Keşke öyle olsaydı oysa yeni başlıyordu. Bir hayat sadece bir Pazar sabahı ne kadar mahvolabilir? insan hayatın kurulu olduğu ihtimallere gerçekten hayret ediyor. Bir sabah uyandığında fazladan baş ağrısı , bacak aranda bir boşluk ve sırılsıklam bir yastığı bu ihtimallerden biri olsa bile. Bir son nasıl başlar ya da bir son kaç kere sonlanabilir? Bu onun hikayesi. -
+2
bir sabah bacak aramda boşlukla uyandım
Tanımadığım bilmediğim bir evde, korkunç bir baş ağrısı ,sigara isi sinmiş eşyalar, kolumda enjektör ve yarı çıplak bir biçimde uzanıyordum. Babam acaba biliyo... Bir dakika kolumda enjektör mü? gibtir, gibtir,gibtir. Bu neydi? Noldu bana. Allahım yalvarırım noldu bana. Ne bütün bu olanlar. Yalnız bir gariplik vardı. Tarif edemeyeceğim bir gariplik. Yorganın altında. Penisim yok. Evet penisim yok. Daha fazlasını kaldıramadım, orada,bayılmak için mükemmel bir alan olan yatağın içinde bayılmışım. Kaldıramadım ve oarda korku, dehşet verici bir ağlamayla bayıldım. - daha çok