• 5 / 5 / 46 entry
  • 11 başlık
  • 2 trend
  • 603.68 incipuan

"D_CK"
önüncü nesil normal
eylül 2015

  • +1
    olay gerçekleştiğinde 17 yaşındaydım şuan 18 im
    Peki ilk girdiğimde neler oldu?

    Elimde poşet ile içeri girmiştim, kıyafetlerim vardı elimde. Girdiğim zaman üst kata çıkarıldım. (Üst katta sadece ranza (5 tane) alt katta ise bahçe kapısı, malta (avlu) kapısı, banyo (1 banyo 1 tuvalet) ve ufak bir tezgah vardı, semaverde bir şeyler pişirebilmek için. Üst kata çıkarıldığımda eşyalarımın yarısından çoğunu sübyan koğuşuna bakan gardiyanın seçtiği koğuş sorumlusu tarafından (ç)alındı. Peki koğuş sorumlusunu neye göre seçiyor? En fazla dosyası olan,en eskisi olan,en serserisi,en huur çocuğu,en yapılısı kimse o koğuş sorumlusu oluyor.

    Şimdilik bu kadar arkadaşlar, eğer devdıbını merak eden olursa, okumak isteyen olursa devdıbını getiririm. iyi okumalar.
    ···
  • 0
    olay gerçekleştiğinde 17 yaşındaydım şuan 18 im
    19 yaşında görünen bir kız nasıl 14 yaşında olabilir? Demek ki oluyormuş. Ne yapsam diye düşünürken ondan bundan akıl alarak karakola ihbar etmeye gittim. "Elinde bir delil yok,bir şey yapamayız" dedikten sonra sistemden baktılar, kız gerçekten 14 yaşındaymış ve kız değirmendereye geldiği, ailiesi "Eve gelme" mesajını attıktan sonra "kızımız kayıp" ihbarında bulunmuş. Ekip aracıyla kaldığı evi gösterdim. Karakola gece 11 de girdim, gece 1 de çıktım. Evde "şimdi ne olacak" diye düşünürken karakoldan arandım. "Ben Mehmet komiser, çocuk şubeye ifade vereceksin, Değirmendere karakoluna gel seni çocuk şubeye yönlendireceğiz" dedi ve evden çıkarak önce karakola oradan da çocuk şubeye zütürüldüm. Kimse benden şüphelenmiyordu, sorgu odasında beraber bulunduğumuz zaman herkes "acaba kız mı ihbar etti, acaba ailesi mi öğrendi" gibisinden muhabbetler dönüyordu. Kızın o sıralar nerede olduğunu bilmiyorum, kız orada yoktu. Savcının karşısına çıkacaksınız dediler ve savcının karşısına çıktık. ihbar ettiğim 2 kişi Mert ve Raşit'idi. Savcılıkta benim ihbar ettiğimi, onların üzerine "Mert ve Raşit irem'le ilişkiye girdiler, kızı Bahattin adındaki 60 yaşındaki çok zengin bir eski kuyumcuya pazarlayacaklar, bildiğim her şeyi bana Ekin söyledi" dediğimi öğreniyorlar. Ve 22 ağustos 2018 de verdikleri savcılık ifadesine göre "Kızı Onurhan getirdi buraya, onurhan hem kendi evinde hem de bekar evinde kızla ilişkiye girdi,bu işin içinde onurhan da var" Diyerekten ihbar ettiğim 2 kişi benim üzerime ifade verdiler. irem ise "Onurhan bana elini dahi sürmedi,ben herkese yaşımı yalan söyledim, onurhan bana sadece yardım etti, hürriyetten yoksun kılma kesinlikle yok o eve kendi isteğimle gittim" gibisinden ifade vererek tamamiyle "gerçek" şekliyle beni savundu. Ama buna rağmen nöbetçi sayın hakim "hanım" Tutuklanma kararı verdi. 1 gün nezarethane de yattıktan sonra 23 ağustos da Kandıra 1 nolu T tipi Kapalı Ceza Ve infaz Kurumu'na zütürüldüm. En üstte de bahsettiğim gibi, olay işlendiğinde 17 yaşında olduğum için beni "sübyan" koğuşuna aldılar. D1-D2-D3 olmak üzere 3 tane sübyan koğuşu vardı. ilk gittiğim koğuş D1 idi.
    ···
  • 0
    olay gerçekleştiğinde 17 yaşındaydım şuan 18 im
    Bayağı iyi anlaşmışlar, denize falan gitmişler.Eve geldiklerinde Ayşenin annesi Zehra hanım'ın yakın bir arkadaşı olan Ferdi, irem'i tehtid etmiş. Sen hırsızlık, vurgun yaptın da geldin burada saklanıyorsun seni polise vereceğim gibisinden şeyler demiş. irem de iskelede tanıştırdığım arkadaşım Oğuz'a yazıyor "Oğuz gel beni al ben burada kalmak istemiyorum" diye. Oğuz ile Ayşe'nin evleri çok yakın. Oğuz o evden irem'i alıp Mert diye bir arkadaşının alkol içmek için tuttukları bir bekar evine zütürüyor. O günün sabahı tam 11.43 de beni arıyor. "Efendim" diyerek telefonu açıyorum ve bana durumu anlatıyor, irem'in orada olduğunu söylüyor. Gölcük Saraylı'da bir ev. Otobüsle gidiyorum ve verdiği adreste iniyorum, indiğimde beni Ekin diye bir erkek karşılıyor, daha önceden çok az bir tanışmamız vardı, siması çok tanıdıktı. Sohbet ederek o bekar evine gidiyoruz. Ekin bana "kanka istediğiniz gibi kalın kafanıza göre sorun yok ama ev Mert'in,ondan izin almanız gerekiyor" diyor ve Mert'e haber veriyor. Mert geliyor ve durumu anlatıyorum, cebinden anahtar çıkartıp bana veriyor, istediğiniz gibi kalın kankam hiç sıkıntı yok diyor ve konu kapanıyor. irem o evde 4 gün kalıyor. Her gün o eve gidiyorum, sohbet muhabbet diyerekten gün geçirip evime geri dönüyorum. irem hat kullanmıyor, telefon numarası yok, Ekin ve Mert'in ise arama hakkı yok,o gün öğleden sonra 4 de beni birisi o evden arıyor ve bana "ne zaman geleceksin" diyor. Konuşan kişi Mert. Öğleden sonra 4 civarı gidiyorum eve, Mert ve irem üst kattalar,alt katta ise Ekin ve yanında tanımadığım,36 yaşında birisi var, Adı Raşit. Bana "bu kız neden burada,bu çocuklar benim kardeşim ama ben buraya karımı getirsem karıma bile yan gözle bakarlar" diyor. Delikanlılığını oracıkta gösteriyor. Durumu anlatıyorum,o sıra telefon çalıyor, konuşuyor ve küfür ederek tuvalete gidiyor. Üst kata. Daha sonrasında Ekin bana "Kanka irem ve Mert sen gelmeden önce beraber duşa girdiler, seviştiler" diyor. Olabilir kanka bir şey diyemem irem sevgilim değil bir şeyim değil sadece sevdiğim bir arkadaşım, yapabilirler yani ne diyeyim diyorum. O sıra yukarıdan üçü de aşağı iniyor, Mert,irem ve Raşit. irem suratıma bakmıyor, Mert "kanka naber ya" diyerekten sarılıyor. irem Raşit'in yanına oturuyor, Mert ise ayakta yanımda duruyor. Raşit irem'e sen "Onurhan'la gitmek istiyor musun?" diye soruyor. irem ise "Hayır Onurhan'ı istemiyorum,ona güvenmiyorum onu istemiyorum ben burayı sevdim ben burada kalacağım" diyor. Ben de eyvallah diyerekten evden çıkıyorum ve ortalama 30,40 dk yürüyerek iskeleye gidiyorum, içeceğim. iskeleye gittiğimde Ekin'i orada görüyorum, yanıma gelip kanka seninle bir şey konuşmamız lazım diyor ve sahilde yürürken, içerken konuşmaya başlıyoruz. Bana "sen evden gittikten 5-10 dakika sonra Raşit'le Mert, irem'i satma, pazarlama planı yaptı, daha sonra eski aşırı zengin bir kuyumcunun evine gittiler, adı Bahattin,60 yaşında birisi. Mert ve Raşit irem'i o adama pazarlayacaklar, oturup konuştular,ben de o ortamdan iğrenip iskeleye geldim, içiyorum" dedi. ilk gün bir şey yapmadım, ertesi gün ne yapsam diye düşünürken Ayşe beni aradı. "Kanka irem bana itiraf etti aslında 14 yaşındaymış" dedi. Bir süre böyle tartıştık dalga geçme benimle diyerekten, fakat bana ciddi olduğunu söyledi.
    ···
  • 0
    olay gerçekleştiğinde 17 yaşındaydım şuan 18 im
    Evin içerisinden fotoğraf atmıştı dışarıyı gösteren bir fotoğraf, fotoğrafa bakıyordum dışarıda, tarif ettiği, fotoğrafını çektiği yerin aynısıydı. Daha sonra 26 yaşındaki kişi camdan seslenerek beni çağırdı"Gel kardeşim konuşalım". Gittim, kapının önünde "Kusura bakma kardeşim irem senin geleceğini söylememişti, arkadaşın içeride buyur gel" dedi ve içeri girdim. iremle sarıldık selamlaştık, evde Semih'in arkadaşı 24 yaşındaki Mikail vardı. Onlarla da tanıştıktan sonra Kız benimle bir şey konuşmak istediğini söyledi ve diğer odaya geçtik. Neden burada olduğunu, ailesiyle ne gibi sıkıntıları olduğunu anlattı içini dökerek. Bana ailesiyle konuştuğunu,2 gün sonra eve gideceğini ama evinde kaldığı kişilerin ondan yaşça büyük olduğu için (irem 19 yaşında) daha fazla o evde kalmak istemediğini,2 günlüğüne benden kalacak bir yer istedi, ayarlayabilir misin diye sordu.Hem yaşadığım yeri göstermek istedim,hem de bizim için iyi anılar olabilir diye düşünerekten "Bizde konuşabilirsin, ailemle konuşurum sorun olmaz" diyerekten konuyu kapattık ve tekrardan içeri gittik. Bir süre daha sohbet ettikten sonra Semih ve Mikail'e irem bizde kalacak diyerekten konuyu açtım ve vedalaşıp evden çıktık. Bir süre Bursa'da gezdikten sonra yaşadığım yere, Kocaeli-Değirmendere'ye geldik. Aileme durumu anlattım, ailem oturup kızla konuştu, kız ailemle dertleşti derken irem'in 2 gün bizde kalmasına izin verdi. O yan odada,ben kendi odamda kaldım bu süre zarfında. Kaldığı süre boyunca dışarı çıktık, gezdirdim dolaştırdım. Bilen bilir, Değirmendere'nin meşhurlaşmış bir iskelesi vardır. Burada yaşayanlar sabah akşam farketmeksizin alkolünü alır, sabaha kadar iskelede alkolünü içerler. iskelede alkol içmeyen tek bir kişi göremezsiniz. Beraber iskeleye gittik, arkadaşlarımla tanıştırdım onlarla da arkadaş oldu. Her neyse,2. gün oldu yani kızın gitmesi gereken gün. Kızın ailesi sabah kıza mesaj atmış "Senin gibi bir kızımız yok sakın eve gelme gelirsen seni öldürürüz, ölsen leşini dahi aramayız gibtir git sakın bir daha eve gelme" gibisinden ağır mesajlar. Kız reşit,19 yaşında, istediği gibi istediği yerde yaşayabilir artık bir birey diye düşünerekten irem'e kalacak başka bir yer aramak için instagram da "Bir kaç günlüğüne izmit-Değirmendere arası ev ayarlayabilecek birisi var mı?" yazdım. O zamanlar samimi olduğum Ayşe diye bir arkadaşım mesaj attı. "Kız arkadaşın gelip bizde kalabilir annemle yaşıyoruz kız kıza zaten sorun olmaz" dedi ve böylece Ayşe'nin yaşadığı yere, Gölcük'e gittik. Otobüsle 5-10 dakikalık yol. irem'i Ayşe ile tanıştırdım, irem sana emanet diyerekten evime geri döndüm.
    ···
  • +3 -1
    olay gerçekleştiğinde 17 yaşındaydım şuan 18 im
    Hem birazcık içimi dökmek istiyorum,hem de sizinle paylaşmak istiyorum. Şans mı denir, aptallık mı denir, büyük bir tecrübe mi denir ne denir bilmiyorum ama sizlere Kandıra Cezaevi'ne nasıl girdiğimi, içerisinin nasıl olduğunu,6 ay 4 gün boyunca neler yaptığımı, zamanın nasıl geçtiğini ve diğer şeyleri paylaşmak istiyorum.

    Öncelikle neden Cezaevine girdiğimden başlayayım. Olayda geçen kişilerin isimlerini değiştirerek yazacağım.

    Cezaevi olayı 2018 in 10 Ağustos civarında gerçekleşiyor.

    Bir kaç yıl öncesinde facebooktan tanıştığım bir kız olan irem ile gayet iyi bir arkadaşlığımız vardı, fakat zamanla arkadaşlık ilişkimiz bitiyor, başka platformlarda takılmaya başlıyorduk ve böylecek arkadaşlığımız bitti. 2018 yılında tekrardan facebook a girdim, neler var neler yok diye gezinirken mesajlara tıkladım,en altlara kadar indim ve onunla olan son konuşmalarımıza rastladım. "Naber" yazarak tekrardan bir konuşma başlattım ve tekrardan konuşmaya başladık. Ben gezmeyi, görmeyi seven birisiyimdir. Kafama ne zaman eserse o saate bir yerlere çıkar giderim. Bana Bursa'da yaşadığını söyledi, oradan da bir kaç arkadaşım vardı ve son zamanlarda sık gittiğim bir yerdi. Tamam buluşalım dedik ve 1 hafta sonrasında randevulaştık. Buluşmadan 1 gün öncesinde bana mesaj attı,ben ailemle ciddi derecede kavga ettim, zamanında bana abilik yapmış 2 arkadaşımın evine geldim şuan buradayım diyerekten bana kaldığı evin adresini verdi. Bursa Görükle'de bir ev. Olması gereken,ben gideceğim, takılacağız gezeceğiz ve evlerimize dağılacağız ama ne yazık ki işler hiç de böyle gitmedi. Gece 3.30 da evden çıktım ve otostopla Bursa-Görükle'ye gittim. Verdiği adres biraz yarım yamalak olmasına rağmen evi buldum. Öğlen 12 civarında tarif ettiği evdeydim. Kapıyı çaldığımda 26 yaşında Semih diye birisi kapıyı açtı, kimsin diye sorduğunda "irem'in arkadaşıyım" dedim, Burada irem diye birisi yok dedi. Tamam kusura bakmayın diyerek apartmandan çıktım.
    ···
  • +1
    üzgünxd
    Sad
    ···
  • +1
    gir gir
    ATA'M SAKIN ARKANA BAKMA
    ···
  • 0
    arkadaşımın düğününe gittim
    Rez devam ettirecekmisin hocam ?
    ···
  • 0
    nargileci muhabbetleri
    Köz getir kardesim seri
    Niye yanık tadı geliyo
    Ice tea getir koçum limonlu olsun ha
    ···
  • 0
    adabı vardır rakı içmenin
    bi tarafta kültürlü reis bi tarafta mahele bakalıcısı reis
    ···
  • -1
    ağlatan hikaye üşenmeyin okuyun
    DUYGUNLANDIRDI AMK ÜŞENMEYiN OKUYUN 2 DK
    Adım Ivan ve 7 yaşındayım. Annemi ve babamı çok sevsem de onlardan korkuyorum. Beni hep dövüyorlar. Nedenini ise bilmiyorum. Bu sabah uyanıp okula gittim. iyi bir öğrenciyim ve öğretmenlerim beni seviyor. Sınıf arkadaşlarımı da seviyorum ama hiç arkadaşım yok. Bu yüzden teneffüslerde hep sınıfta kalıyorum. Kimse benimle oynamak istemiyor. Arkadaş edinmeye çalıştım ama benim pis olduğumu söyleyip arkadaş olmak istemediler. Her gün aynı yırtık pırtık pantolonu, tişörtü ve ayakkabıları giydiğim için bana gülüyorlar. Bir gün okul çıkışı uzun süredir orada duran ceketi çaldım. Kimsenin değil gibiydi. Kar yağarken eve gittim. Rüzgâr da esiyordu. Hem kar yağıp hem de rüzgâr eserken yürümek çok zor oluyor. Birden yere düştüm. Biri üzerime atladı ve ‘Seni kimse sevmiyor aptal çocuk!’ dedi. Önce sırtıma sonra da karnıma tekme attı. Sonra beni orada bırakarak kaçtı. Ağladım. Üşüdüğümden veya canım acıdığından değil. Tek bir arkadaşım bile olmadığı için ağladım. Eve gelir gelmez annem saçımdan çekti. “Neredesin sen? Üstün niye kirli? Sana yemek falan yok. Odana gir ve ben diyene kadar çıkma” dedi. Annemin dediği gibi yaptım ve odama gittim. Ertesi gün de odamdan çıkmadım. Hem çok acıktım hem de çok üşüdüm. Notlarım giderek düştü. Babama her haber verdiklerinde beni dövdü. Bir kere öyle dövdü ki işaret parmağımı hareket ettirememeye başladım. Ondan sonra işaret parmağımı hiç hareket ettiremedim ve benimle daha da dalga geçtiler. Aradan uzun süre geçtikten sonra göğsümde ağrı hissetmeye başladım. Annem ve babam canımın acımasını umursamıyorlardı. Akşamları yatağımda uzanırken tek bir şey diliyordum. Canımın yanmamasını istiyordum. Yoksa annem ve babam daha çok kızıyorlardı. Onları gerçekten çok seviyordum. Okulda ertesi gün öğretmenimiz hayalimize ait bir resim çizmemizi istedi. Diğer çocuklar arabalar, roketler ve oyuncaklar çizdiler. Ben bunları çizmedim. Bunların sevmediğimden değil. Çünkü en çok istediğim şey beni seven bir anne ve babaydı. Ben de bir aile resmi çizdim. Bir anne, bir baba ve bir çocuk. Hep beraber oyun oynuyorlardı ve çok mutluydular. Çizerken bir yandan da sessizce ağladım. Keşke beni çok seven bir annem ve babam olsaydı. Resim gösterme sırası bana geldiğinde herkes güldü. Bana gülenlere şöyle dedim: “En büyük hayalim bir ailem olması.” Kahkahalar daha da arttı. Bense ağlamaya başladım ve şunları söyledim: “Lütfen bana gülmeyin. Bu benim en büyük hayalim. Bana vurabilirsiniz, benden nefret edebilirsiniz ama yalvarıyorum gülmeyin.” “Tıpkı sizinkiler gibi bir aile istiyorum. Sarılan, gülen, okuldan alan ve beni görünce sevinen… Zayıf ve çirkin göründüğümü biliyorum. iskelet gibi parmaklarım var. Ama bana gülmeyin.” Öğretmenim gözyaşlarımı silmeye çalıştı. Bazı arkadaşlarım beni anlasa da gülmeye devam ettiler. Bir gün sınav sonuçlarımız açıklandığında düşük aldığımı gördüm. Annemin kızacağını biliyordum. Eve gitmekten korkuyorum. Ama başka nereye gidebilirdim ki? Yavaşça eve doğru yürüsem de varmak istemedim. Annem öfkelendi. Kolumdan tuttu ve yere fırlattı. O sırada bacağımı sandalyeye çarptım. Sonra kafama iki kere vurdu. Yerden kalkamadım. Annem beni orada bıraktı. Geri döndüğünde etrafı toplamamı aksi halde babam eve gelince çok kızacağını söyledi. Anneme, hiçbir şey söylememesi için yalvardım. Ama babam çoktan gelmişti. Annem baba düşük nottan bahsedince önce beni hırpaladı sonra da suratıma vurdu. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Hastanede uyandım. Ellerimi hareket ettiremiyordum. Pencereden dışarıya bakıp ağladım. Dışarıda aileler çocuklarıyla beraber oynuyorlar ve gülüyorlardı. Neden ağladığımı biliyor musunuz? Annemin bana sarıldığını bile hatırlamıyorum. Annem de babam da beni dövüyor. Ama yine de onları seviyorum. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Okulda da çabaladım. Ama beni bir türlü sevemediler. Bir gün yere çay döktüm beni yine dövdüler. Göğsümde ağrı hissettim. Anneme söyledim ama önemsemedi. Sonra tek başıma hastaneye gittim. Beni görmeye gelmediler. Doktor, annemin ve babamın yakında geleceğini söylese de onlar hiç gelmedi. Bekledim ve bekledim… Ama kimse gelmedi. Yine de onları çok seviyorum. Ivan, iki gün sonra hayatını kaybetti. Doktor ise elindeki küçük kâğıtta şunların yazılı olduğunu gördü: “Canım annem, canım babam Çirkinim, pisim ve aptalım. Beni sevemediğiniz için çok üzgünüm. Sizi hiç kızdırmak istemedim. Anne senden tek istediğim içten bir kucaklamaydı. Baba seninle ise dışarıya çıkmak, elinden tutmak ve bana şarkı söylemeni istedim. Benden utandığınızı biliyorum. Asla istediğiniz gibi bir çocuk olamayacağım.” Ivan’ın kalbi aniden durdu... 
    ···
  • +31 -1
    turkiyeyi kıskanıyorlarmış
    http://hizliresimyukle.com/image/87GGK Alıntı diyenlere şunu bırakıyım şöyle
    ···
  • +1125 -268
    turkiyeyi kıskanıyorlarmış
    NEYMiŞ BATI BiZi KISKANIYORMUŞ
    ULAN SENiN 80 BiN LiRAYA ALDIĞIN MAZDA ARABAYI YUNANiSTANDA 25 BiN LiRAYA SATIYORLAR,
    SENiN 34 BiN LiRAYA ALDIĞIN ESKi KASA BMW'Yi BURADA 6 BiN LiRAYA SATIYORLAR,
    BATI SENiN NEYiNi KISKANSIN LAN ÇOMAR?
    SEN 15 LiRAYA DOLMALIK BiBER ALIYORSUN
    BURADA DANA PiRZOLA 14 LiRA DANGALAK,
    BATI SENiN NEYiNi KISKANSIN?
    ÇOCUK TECAVÜZÜNDE DÜNYA LiDERi OLDUĞUNU MU
    KISKANSIN?
    KADINA ŞiDDETTE DÜNYA iKiNCiSiNi OLMANI MI KISKANSIN?
    EĞiTiMDE 120 ÜLKEDEN 109. OLDUĞUNU MU KISKANSIN?
    KENDi MiLLETiNDEN OY ÇALAN HÜKÜMETiNi Mi KISKANSIN?
    BiTMiŞ TURiZMiNi, TEKSTiLiNi,SANAYiNi Mi KISKANSIN?
    SAMANI AMERiKA'DAN KURBANLIK HAYVANI ARJANTiN'TEN iTHAL ETMENi Mi KISKANSIN?
    ÇÖKEN EKONOMiNi Mi KISKANSIN?
    5 MiLYON SURiYELiNiZi Mi KISKANSIN?
    ARTIK IRAK VE SURiYE iLE AYNI KATEGORiDE ANILAN BiR ÜLKE OLMANIZI MI KISKANSIN?
    BATIDA EN DÜŞÜK ASGARi ÜCRET 5 BiN LiRAYKEN SiZiN 1300 LiRALIK ASGARi ÜCRETiNiZi Mi KISKANSIN?
    BATIDA EN DÜŞÜK iŞSiZLiK MAAŞI ÜCRETi 7 BiN LiRAYKEN SENiN 900 LiRALIK iŞSiZLiK ÜCRETiNiZi Mi KISKANSIN?
    BiZiM BURADA EMEKLi SANDIĞI,SGK,BAĞKUR PiRiMi ÖDEMEK DiYE BiRŞEY YOK, MAAŞINDAN HiÇBiRŞEY KESiLMiYOR,KiM OLURSAN OL YAŞIN DOLDUĞUNDA DEVLET TARAFINDAN EMEKLiLiK HAKKINA KAVUŞUYORSUN,
    BURADA FABRiKA BEKÇiLiĞiNDEN EMEKLi OLAN BiLE HER YIL AiLESiNi ALIP DÜNYA TURUNA ÇIKIYOR SENiN GiBi ELiNDE KUMANDA TELEViZYON KARŞISINDA APTAL OSMANLI DiZiLERi SEYRETMiYOR BE AVANAK !
    ULAN BiZ BURADA ÖĞRENiM GÖREN STAJYERLERE BiLE AYDA 820 EURO STAJ MAAŞI VERiYORUZ, HEMDE YEME iÇME,EĞiTiM, LOJMAN VE SAĞLIK HiZMETLERi DAHiL TAMAMEN HERŞEY BEDAVA !..
    O ÇOCUK 2 AY STAJYER MAAŞINI BiRiKTiRiP AŞAĞIDAKi BU BMW'Yi ALIYOR ÜSTÜNE DE 140 EURO PARASI ARTIYOR BE GERiZEKALI BATI SENiN NEYiNi KISKANSIN LAN !
    ···
  • 0
    bim vs a101
    Şok'u sevmiyorum o yüzden yazmadım Seda sayan yüzündendir bunu bilesiniz.
    ···
  • 0
    bim vs a101
    Not; Bu başlıkta leş gibi karşılaşma kokmaktadır biraz derin'e ineceğiz.

    Evet Öncelikle Herkese selamun aleykum mübarek ramazan ayınız kutlu olsun, Malum ramazana geldik Alışveriş merkezlerinde Diğer günlerden nazaran daha çok insan çokluğu alış veriş yoğunluğu oluyor, Bu yoğunluğu gördüğümde ise aklıma bu entri girmek geldi Başlıyorum;

    Bim; Faaliyetlerine 1995 yılında 21 mağazayla başlayan BiM Birleşik Mağazalar A.Ş. ana ilkesi, temel gıda ve tüketim malzemelerinin mümkün olan en uygun fiyat ve en yüksek kaliteyle tüketiciye ulaştırılmasıdır.

    (Burada rakiplerine Giydirmiş) Yüksek indirim modelinin Türkiye’deki ilk temsilcisi olan BiM, portföyünü yaklaşık 600 ürünle sınırlı tutmakta ve çok sayıda özel markalı ürüne sahip olmayı hedeflemektedir.

    BiM, mağaza sayısı ve cirosunu istikrarlı bir biçimde artırma politikasını 2014 yılında da sürdürmüştür; Yıl içinde üç yeni bölge merkezinin yanısıra 502 yeni mağaza açarak mağaza sayısında yaklaşık %13 oranında büyüme kaydeden BiM, 2014 yıl sonu itibariyle Türkiye’de 4.502 mağaza sayısına ulaşmıştır. BiM, gelişimini, kalite anlayışından ve müşteri memnuniyeti önceliğinden vazgeçmeksizin, etkin maliyet yönetimi politikasıyla sürdürmektedir.

    Uluslararası bir şirket olma vizyonuyla hareket eden BiM yeni ülkelere açılmakla ilgili çalışmalarına devam etmektedir. BiM 2014 yılında 59 yeni mağaza açarak 223 mağazaya ulaştığı Fas operasyonlarını tüm hızıyla sürdürmektedir. 2014 yılında ikinci yurt dışı operasyonu olan Mısır’da 46 yeni mağaza açan BiM kısa süre içinde bu ülkede 81 mağazaya ulaşmıştır.

    BiM, başta müşterileri ve tedarikçileri olmak üzere tüm paydaşlarıyla kurduğu güvene dayalı ilişkiler ve çalışanlarının kusursuz hizmet anlayışıyla faaliyetlerine devam etmektedir.

    (Sloganı Yürekleri Darlayan) A101 Harca Harca bitmez;

    A101 Yeni Mağazacılık A.Ş veya kısaca A101, Türkiye'de indirim mağazacılığı pazarına 28 Mart 2008 tarihinde 121 mağaza ile giriş yapan perakende marketler zinciri. A101'e ait kamyonlar ile bu depolardan mağazalara sevkiyat yapılmaktadır. A101'in 81 ilde 3700 marketi bulunmaktadır.[1] A101 Türkiye'de 81 ilde faaliyet göstermektedir. Toplamda 16 bölge müdürlüğü bulunmaktadır.

    Farklar; Bimde Hoşgörü ve gülünç insanlar vardır, Fakat a101 de
    suratsız meymenetsiz kasiyerleri ve çalışanları vardır ((Bana Göre öyle geliyor))

    1-0 bim ilk eli aldı

    Bim 1995 Yılında, A101 2008 Yılında faliyet göstermeye başlamıştır. Herzaman bunu unutmayın sadece bim değil bütün markalarda eski olan marka daha güzeldir adamlar işi bilir.

    2-0 Bim Bastırıyor

    mart 2015 tarihi itibariyle Bim 502, A101 121 mağaza sayısına sahiptir Arkadaşlar Türkiye 80 milyon oldu bakıyoruz bim 502 a101 12 aradaki fark bariz ortada insanların gönlünde ve kalbinde taht kuran bim'e Teşekkür ediyoruz.

    Bim Dünyaya açılmak istiyor, Yani Türkiye değil Amerika, Belçika, Fransa,Yunanistan, Almanya gibi ülkere açılmak için büyük bir çaba sarfediyor fakat a101 hiçbir çaba sarfetmiyor 2 gün önce Bim Ceo su zaten açıklama yaptı internetten yazarsanız bulursunuz. Yani adamlar işini büyütmek istiyor Gönlümüzde taht kuran ve Milli gururumuz olan Bayraklarımızı onun için astığımız Simit sarayı gibi Bizi gururlandırmak ve yüceltmek istiyor Türkün gücünü dünyaya göstermek istiyor o yüzden hine bim kazandı

    3-0 Bim ezmeye devam ediyor

    temel gıdalarda fiyatları bim belirler, a101 peşinden gelir Bim indirim yapar daha sonraki Hafta a101 indirim yapar zaten buradaki herkes biliyorki, Bim a101 e nazaran fazlasıyla satış yapıyor tabi a101 kıskanıyor Bim ne yaparsa a101 onu yapıyor

    4-0 a101 taklitci oldugu için bim yine aldı

    Abi bundan 2 ay önce Bizim yukarıya bi a101 şubesi açtılar adamların mağazasında sinekler uçuşuyor bi bakıyorum a101 e Hiçkimse yok a101 in arkasındaki sokaktada Bim var bimde herzaman müşteri oluyor, Adamlar Dün mağazayı kapatmış iş yapamıyorlar

    5-0 Bim gibti bıraktı.

    Evet Bim hertürlü aldı çok güzel bi karşılaşma oldu güle güle
    ···
  • daha çok