- 1 / 1 / 151 entry
- 21 başlık
- 1 trend
- 555.52 incipuan
oybirinci nesil normal
eylül 2016
oybirinci nesil normal
eylül 2016
-
0
atatürk olmasaydı neler mi olurdu
Mal mısın aq mustafa kemal nasıl müslüman olsun ilkokul bilgilerinle yorum yapma -
+1
orosbu çocuysam çuqu
Ananın oruspu olmasına imkan yok çünkü 40 oruspu bir araya gelse senin gibi bir bin doğuramaz -
-1
mka yarı tanrı dır
Malum başlık kapmaca oynuyoz ilerde belki bir putperest açar ve bu arada bugün ayininizi kaçırmayın -
0
mka hz muhammed hakkında
M. Kemal’in, “Lise Tarih” kitabı için 1930 yılında eliyle yazdığı birçok sayfanın arşivlerde bulunduğu erbabına malumdur. Işte bu kitap için kaleme aldığı yazılar arasında Hz. muhafazid (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz ve Islamiyetin doğuşu hakkında şöyle demektedir:
“Kuran sureleri muhafazide açık semada peyda olmuş bir şimşek gibi günün birinde, birdenbire bir taraftan inmiş değillerdir. muhafazidin beyan ettiği sureler uzun bir devirde dinî tefekkürlerinin (düşüncelerinin) mahsulü olmuştur. Muhammet bu surelere birçok çalıştıktan ve tedkikler (incelemeler) yaptıktan sonra edebî bir şekil vermiştir. Mamafi (Bununla birlikte) kendisini tahrik eden batınî amilin (etkenin) yukarda söylediğimiz gibi tabiatın üstünde bir vücut olduğuna kani idi. (Yani “Allah var” zannediyordu). muhafazidi harekete geçiren ilk amil samimî heycanlar olmuştur. Muhammet daha sonra irticalen dinî hitabede bulunan bir vaiz oldu. Vaizlikten nebiliğe, nebiliktende nihayet allahın Resulü haline geçti. Içinde yaşadığı insanların manevî menfaati için ve büyük bir hakikat ndıbına mücahedeye atılmış olan Muhammet, sonunda dinî bir imparatorluğun mutlak reisi ve bütün dünyaya hakim olmak iddiasını besliyen muharip bir dinin müessisi sıfatı ile ömrünü bitirdi. Bu iki netice münhasıran muhafazidin kendi manevî ve fikrî kuvvetinin mahsulü idi.”
Bu belgeler Anıtkabir Kütüphanesi’ndedir. Fotokopisi, Türk Tarih Kurumu’nda ve Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Başkanlığı arşivindedir…
Daha fazlası için
http://www.belgelerlegercektarih.com/ -
+1
diyojen den 7 efsane söz
Diyojen MÖ 412- MÖ 323 arasında yaşamış bir antik çağ filozofudur. Kendisi Sinop'ta doğmuştur. Hatta Sinop'ta bir heykeli vardır. Kendisi medeniyeti reddetmiş ve bir fıçının içinde hayatını sürdürmüştür.
• Bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. ikisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir. Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: Ben bir serseriye yol vermem, der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir: Ben veririm!
• Diyojen’e bir adamın ne kadar akıllı olduğunun nasıl anlaşıldığını sordular. Yanıtı kısa oldu;
“Konuşmasından” dedi.
Bir soru daha sordular “Peki adam ya hiç konuşmazsa”
Diyojen’in yanıtı bu kez şöyle oldu
“ O kadar akıllı olanı henüz yok dünyada.”
• Güpegündüz elinde lambayla dolaşırken kendisine ne yaptığını soranlara cevabı: Adam arıyorum, adam!
• Bir gün sokak ortasında, “Adamlar! Adamlar! ” diye bağırmaya başlar. Halk etrafına toplanır. Diyojen, “Ben adamları çağırıyorum!” diye sopası ile onları kovar.
• Büyük iskender Korinthos'ta "Bir dileğin var mı?" diye sorunca "Gölge etme, başka ihsan istemem" demiştir.
• Büyük iskender Diyojen’i, birbiri üstüne yığılmış insan kemikleri içinden bir şey ararken görür ve ne yaptığını sorar. Diyojen, “Babanızın kemiklerini arıyorum, ama hangisinin kölelere, hangisinin babanıza ait olduğunu kestiremiyorum” der.
• Bir acemi, diktiği nişana doğru ok atmak üzere hazırlanıyordu. Diyojen koşarak gitti; nişanın önüne oturdu. "Ne yapıyorsun?" diye sordular. Beni vurur, diye korktum, " cevabını verdi. - daha çok