- 5 / 5 / 11625 entry
- 1392 başlık
- 312.19 incipuan
üçüküncü nesil normal
haziran 2010
üçüküncü nesil normal
haziran 2010
-
0
kafayı makinaya vurdurcam yardım
Arkadaşlar saçlarım seyrek yanlardan. kafayı tamamen makinaya vurdurcam. Bi arkadaş makinanın tarağı ile kestir , normal numaraya vurdurursan 3 veya 2 gibi saçın tamamen kel gibi gözükür dedi. Makinanın tarağı kaç numara, öyle saç kesilebiliyor mu? Tavsiyeleri alayım. -
+1
haim nahum doktrini
vaktiyle cumhuriyetin kuruluşu sonrası türlü yahudi hinlikleri peşindeki hayim nahum'un miras bıraktığı, bugün akp tarafından uygulandığından şüphemiz olmaması gereken doktrin. çok gizlidir. bir nevi illuminati öğretisi, mu uygarlığı gizemi gibi. kripto-yahudi'nin amentüsüdür!
nedir? necmettin erbakan ifşa etti geçen. mübarek adam. yanağından makas alma fantezim var. neyse konu dağılmasın. bu haham planı, arkasına "ılımlı islam" şeysini de alıp altı adımda türkiye'yi israil'in bir vilayeti haline getirme amacı güder:
1. aç bırakmak: türkiye'de mevcut açlık, uygulanan planın sonucudur.
2. işsiz bırakmak: işsizlik sorunu, bilindiği gibi, bir yahudi oyunudur. zira, kapitalizm ve küresel krizler de, birer yahudi oyunlarıdır. real time strategy.
3. borca esir etmek: illuminati'nin yönettiği dünya bankası, imf, wto gibi örgütler, türkiye'yi borç bataklığına sapladılar. borç ödeyelim diye yabancıya toprak satıyoruz, kit satıyoruz. yalansa yalan de.
4. dininden uzaklaştırmak: evrim teorisidir, klagib müziktir, hamburgerdir filan, yahudi materyalizmi türk dinini ve ahlakını zayıflatıyor. tv'si, gazetesi, hep bir elden islam yolundan çıkarmaya uğraşıyorlar milleti.
5. bölüp birbirine düşürmek: türk-kürt, sünni-alevi, burayı biliyorsunuz yahu.
6. yumuşak lokma haline getirmek: türkiye'nin kötü idare edilmesi ile, ne oluyor, siyonizmin iştahı kabarıyor. türkiye zayıfladıkça yahudi içimize girdikçe giriyor.
öyle tek tek yakalayıp başından aşağı boya dökmekle bunlarla mücadele edemezsiniz. -
0
abdnin istemediği bir parti iktidar olamaz
her zaman bu böyle olmuştur.. abd yeri gelir chp'yi allar pullar iktidar yapar. çünkü halkımızı bizden daha iyi tanıyorlar. hatırlayın akp'nin kurulmadan önce tayyibin abdye gidişini ve hemen ardındna akpnin kuruluşunu.. -
+1
abdnin istemediği bir parti iktidar olamaz
unutmamak gerekir ki;
seçim barajından yararlanarak, "kimi seçeceğimizi" önceden ve lider sultası marifetiyle belirleyerek, medyayı eline geçirip kara propagandalar yaparak iktidara gelenler (yani cumhuriyet tarihinin neredeyse tüm iktidarları), dünyaya seçime katılım oranını (en düşük katılım - % 64.3, 12 ekim 1969 genel seçimleri) gösterip "meşru olduklarını" iddia ederler.
hele ki, seçim sonuçlarına "hile" bile karıştırıldığının düşünüldüğü bu dönemlerde "oy kullanmak", "resmen" ahmaklıktır.
bazı ülkelerde abd'ye gidip, birilerinden "icazet" almadan değil iktidar olmak, parti bile kurulamaz. biz de o ülkelerden biriyiz.
- chp'nin, mhp'nin en kritik anlarda akp'ye nasıl destek çıktığını, yolunu açtığını unutmayın.
- erdal inönü'nün politikayı bırakmak istediğini, ama "süleyman demirel başkan seçilene kadar" bırakamadığını; gün be gün, gözümüzün önünde nasıl eriyip gittiğini unutmayın.
- abd destekli darbeleri unutmayın.
- gizli kayıtlarla (ortaya çıkan kayıtlar bir kenarda dursun; çıkmayanlarla kimler nasıl tehdit edilmiştir, kim bilir zorla neler yaptırılmıştır) istenmeyen kişilerin nasıl siyasetten atıldığını (akp içinden bir örnek vereyim hem de: turgut altınok), siyasetten atılamıyorlarsa nasıl cezaevlerine tıkıldığını unutmayın.
- seçimlerin kazananını "ortak bilinç"in belirlemediğini unutmayın. (bkz: 3 aralık 2013 kılıçdaroğlu gülen cemaati buluşması)
- "öküz ölüp de ortaklık bozulduğunda", ortalığın karıştığını unutmayın. (bkz: cemaat-akp savaşı)
• **
kimse "oy kullanmak vatandaşlık görevidir" diye kendini kandırmasın; ona bakarsanız zorunlu askerlik de "vatan borcu"dur bu ülkede. (sonra gelsin bedelliler, sahte raporlar..)
"üçüncü dünya ülkeleri"nin yönetilme şeklidir tüm bunlar. sorsan, "halkın kendi kendini yönetmesi" derler.
ancak "demokrasi" kadar, "eşitlik" kadar, "özgürlük" kadar gerçektir "kendi kendini yöneten halklar".
"limon gibi sıkılan halk", kendisini kimin sıkacağına daha ne kadar karar verecek acaba?
halbuki, kararının verilmesi gereken şey çok açık:
"sıkılmak ya da sıkılmamak".. - daha çok