- 0 / 0 / 26 entry
- 8 başlık
- 1 trend
- 220.65 incipuan
önüncü nesil normal
ocak 2015
önüncü nesil normal
ocak 2015
-
+1
zaman dendiğinde herkes akan bir nehrin
içindeki adamı hayal etti. kontrol edemediğimiz sürekli akan bir nehir, ama bir kova daldırıp yuvasından bir parça suyu ayirabiliyorsan, kafanı soktuğunda seni bogdugunu hissedebiliyorsan, soğuğunun cigerini ele geçirdiğini, acısını en diplerinde algilayabiliyorsan arkanı döndüğünde ne kadar yol kat ettiğini rahatça gorebiliyorsan bu nasıl zaman olabilir ki?
Bence zaman;
Sonsuz bir koridorun içinde elimizde bir fırçayla kosmak gibi. Caldigin her boyanın sadece karanlığa karıştığını gorebiliyorsun. vurdugun her fırça sadece hayalindeki kadar. arkanda gördüğün sadece koridorun loş ışığı ve elinden gelen tek şey boyanın rengini değiştirebilmek çünkü bir daha goremeyecegimiz bir duvarın rengini daha güzel daha canlı yapmak en büyük gorevimiz ve her defasında bir yatay çizgi bile cekemedigimiz o duvarın ilerisinde ne renkler olmasi gerektiğini düşünüyoruz.
Ve zaman;
Bize sunacakları olan bir bilge değildir. Bizim ogretilerimize muhtaç olan bir öğrencidir. Zamanın ogretmeniyiz ve dersi bomboş gecirmemek elimizden gelen en iyi şey. -
+60 -63
kızların gülerken ısınarak terleyip pasta kokması
normal şartlarda bende kızların çabuk çabuk ülke dışına atılması taraftarıyım. olmaları bir yarar sağlamıyor nedir yani gülüp oturuyorlar etrafa ve çiçek, etek, trileçe israfı yapıyorlar. ama ne zaman onlar babetlerle koşup yuvalarına dönüp çoraplarını sütyenlerini çıkardıktan, kettle tuşuna basıp çıplak narin beyaz ayaklarla laptoba koşmalarının akabinde interstarler kaliteli izle altyazılı yazdıktan, google filmin ismini intersterler olarak düzelttiğinde mavi butondaki düzeltilmiş keywordlere minicik ellerle tıkladıktan sonra tuşlarına frappacino dökülmüş toshiba laptop + kupa sıcaklığının buharı altında şen güldükleri vakit iyice ısınıp şırıl şırıl koltuklaltından meme altından pıttık kenarlarından terlemeye başlamalarının ertesinde pasta koktukları aklıma gelse yaşamda bir tanrının eli olduğuna, hepimiz ölünce de tüm anılarımızla devam edeceğimize, dağların dahi bilinçli olduğuna inanır yorganımın altında baş parmak ağzımda uyuya kalırım. sokak ve cafe, gençlik hayatında ateist olmaya zorlanmış insanlar bir anda yalan, şırret, zina, fitretten uzak durmak ister dirsekleriyle pencerede bekler duacısı olurlar gökkubbe altında nefeslenenlerin
dün pek çok arkadaşımdan cama dayanıp kendilerine bir canlı neden gülerken ısınır ve terler ? diye sorduklarını öğrendim. ben de soruyorum neden çıplak ayaklarının parmak araları terden şırıl şırılken o ayaklar bir biricik turnanın cennetliğinden tabla olarak kokar ?
kızlar gezerler. gülerken ısınır etrafa koşarlar iphone suya düştüğü için dokunmatiği basmıyordur televizyon desen en yüksek fiyata en özelliksiz olanı kakalanmıştır hd readydir tam hd filmleri düzgün oynatmaz teknosadan geçirmişlerdir usb girişi yoktur oynadığı oyun bitanedir o da şekere basıp renklerini eşleştirdiğimiz oyundur
örnek canlının arkadaşlarıyla gülüp terleyip pasta kokmasının ardından bir h&m'ye girip, ucuza bluz alıp, eve döndükten sonra çorabını çıkararak sakinleşmesinin doğal seleksiyon ve mutasyondaki gerekliliği neydi de, canlının yaşdıbını sürdürebilmesi için kararlı bir özellik olarak açığa çıktıktan sonra devam edebildi ? uzay - zaman sürekliliğinin tek bir anına karışan içe kaçık külotlu çorabın yarattığı telaşlı üzgünlük müydü diyalektikle iyiliği doğuran ki yaşamda çoraplar renklendi, değişti şehir hayatı parfümlerle baştan sona mayıs gibi her daim okyanus içinde yüzüldü yunuslarla, balıklarla, sofraya sıcak böreklerlerle iştirak edildi gönençli ve mutlu bir sabahta ? -
+2 -8
öksürük kolayca uzanamayınca çıkar
çünkü kolay değildir böyle taş olur sanki ama unutursun şimdi kekremsi gibi olur.
Tadarsın ama tattığını unutursun çünkü bir kez olur gelip geçer. Sadece geldiğinde hissedilir ama bu pasta gibi değildir.
çünkü her geldiğinde unutamazsın çıkacak gibi olur sanki var burada yine ama uğraştıkça çıkma hatta ve hatta 11’e kadar sayıp gözün kapalı yürüyünce bile gelmez onun taşı bir türlü.
Çünkü öksürükler böyledir.
Üretilirken böyle bir seçenek sunulmuştur size oda tamam demiştir ben öyle olurum.
Çünkü o her şeyi kabul eder. Yapma desen de yine yapar ama ona git dersen gitmene izin verir. Ama gitmene izin vermesi maskesi altında aslında yalan söyler çünkü onun evi vardır orda arkadaşlarını kovarsın ailesi ortaya gözükmez çünkü bunu söylerken bile kızar ailesinden hiç bahsettirmez.
Eşini kovdum bu seferde yine de bana kızdı çünkü şimdi nerden baksan eşi gideli bir hafta oldu. O izin vermeyince de kocası ortaya çıkmadı. Birde gece gece herkese belli ediyor geldiğini alkolik midir nedir?
Çünkü ben alkol içmediğim için o nerden bulacak ki benim alkoliğimi de çıkacak gece gece demek ki bizimkiler buna kızıyormuş gece beni de bazen uyandırır. Cengiz gelir bazen nargile içer cengiz çünkü polistir. Korkmaz o çünkü silahı olanlar bellidir. Bazen çıkarır tabancası çünkü cesurdur vurur öksürüğü öldürür onun öyle bir gücü de vardır. Ama bizim öksürüğü gibi olmaz aslında üzülür zaten satarsa yorulmaz polisler de sever onu çünkü onların silahı vardır.
Öksürmez bir düşünmese.
Vursa silahı da olsa. -
0
aralığın ilk haftasıydı denizlide
. Hışımlı bir ses tonuyla çocuğu bırak dedi. Ercan Bey:”Bir daha bu namussuzu burda görmek istemiyorum gibtir olsun gitsin”dedi. Ercan bey’in küfrettiğini ilk kez duymuştum. Gerçekten de beyefendi bir adamdı. Yaptığım şeyin hakikatten pislik bir şey olduğunu anlamıştım. Deniz Hanım:”madem görmek istemiyorsun at staj defterine imzayı görme bir daha çocuğun başını yakma.Alt üstü kasadan üç beş kuruş tırtıklamış n’olmuş”dedi. Ercan Bey duraksadı. Gözlüğünü düzeltti ve tebessüm ederek”Aranızdaki ilişkiyi bilıyorum”dedi. Bugün Kesinlikle sıradan olmayacaktı. -
0
aralığın ilk haftasıydı denizlide
Oda tamamiyle sessizdi sadece duvardaki saatin tık sesleri geliyordu.iki dakika kadar hiçbir şey demeden oturduk.En sonunda Ercan Bey’in Yazıcıdan bir kağıt çıkarığını gördüm staj dilekçesiydi. Ercan Bey eline alırken çok kısa bir süre gördüm. Sorumsuz davranışlar gibi şeyler yazıyordu. Herhalde stajımı iptal edeceklerdi. Eğer staj iptal olursa belkide burda kalacağı seneler uzayacaktım.Bir sene daha hayallerimi erteleyecek bir sene daha aynı taktan şeylere maruz kalacaktım. Bütün bunlar kafamdan geçerken birden Ercan Bey’in kısık sesiyle irkildim. “üç kez uyardık. Yine de devam ettin en fazla bu kadar tolerans gösterebilirim.bir daha gelmene gerek yok.”dedi. Sarsıldım “Ama Ercan Bey” derken odanın dışarısından gelen topuklu ayakkabı sesleri yaklaştı ve odanın kapısı çalındı. içeri Deniz hanım girdi. Deniz hanım 40’lı yaşlarda 1.70 boylarında sarı saçlı,ela gözlü bir kadındı. Kalem etek giyer ve Beyaz ofis gömleği her zaman sigara kokardı -
+1
aralığın ilk haftasıydı denizlide
Aklımdan geçen ilk şey alacağım poğaçaya paramın yetip yetmeyeceğiydi. Cebimi karıştırdım.Tek tarafı çalışmayan kulaklığımı çıkarıp taktım ve bu taktan şehre ilk geldiğim günü hatırladım. Babamın yurda bırakmasını, yurt odasını,ilk arkadaşlarımı, düştüğüm boşluğu düşündüm. Artık son senemdi. bütün bunlar bir sona kavuşacak. Ankara’ya dönecek,her zaman hayalini kurduğum hukuk ofisini açacaktım. Bütün bunlarla aklımı oyalarken staj yaptığım ofise varmıştım.Her zamanki sevimsiz tipler, ömrü boyunca hiçbir statü kazanmamış hep aşağılanmış ve eline geçmiş olan kendisinden aşağı birini aptal emirlerine boğma fırsatını ölümüne kullanan ucubelerin gözüne bakarak Yöneticinin odasına doğru yöneldim. Kapısını tıklattığım Ercan bey 24 yıllık avukattı.1.70 boylarında sürekli seyrek saçlarını sol tarafa doğru tarayan gözlüklü orta kilolu bir adamdı. Ofiste herkes tarafından sevilirdi ve ofiste bana tek düzgün davranan kişiydi. içerden o yumuşak ses tonuyla gir sesi geldi. Yavaşça kapıyı araladığımda gözlerini bilgisayara ayırmadan bakan Ercan bey’i gördüm. Yüzüme hiç bakmadan otur dedi. -
+1 -2
aralığın ilk haftasıydı denizlide
yılın ilk kar’ı yağmıştı. Karanlık ve havasız odam kazan dairesinden gelen uğultu sesiyle dolmuş ,alarmın sinir bozucu sesiyle karışmıştı. Gözlerimi açtım.ilk önce tavana baktım sonra masamdaki eski bilgisayara en sonunda uykulu gözlerim, geceden açık unuttuğum tüplü televizyonun mavi ışığına takıldı. Kendimi toparladım. Telefona baktım alarm en az 10 defa ertelenmişti. Hızlıca kıyafetlerimi giydim. Odamın kapısını açtım ev sessizdi. Büyük ihtimalle ev arkadaşlarım çoktan işe gitmişti, sonuçta hiç kimse benim kadar uyuşuk bir adam değildi herkesin işi gücü vardı. Hardal rengi montumu ve dağcı ayakkabımı giydim. Bodrum kattaki dairemden hızlıca çıktım. Geç kaldığımı farketmemiştim bile, Apartman kapısındaki aynaya bakıp incin kahverengi saçlarını düzelttim. Hızlı adımlarla caddeye çıktım. ilk gördüğüm dolmuşa bindim. Cebimden dolmuş parasını çıkarmaya çalışırken içeriye kısa bir göz gezdirdim, boş koltuk yoktu. Birkaç yaşlı teyze, Sevgilisiyle telefonda tartışan bir kız ve kendi aralarında şakalaşan liseliler. Büyük ihtimalle öğle arasına çıkmışlardı. rahattılar, eve gidince oynayacakları oyunu, birazdan yemek yiyecekleri dürümcüyü, karışık ilişkilerini tartışıyorlardı. -
+2
vişne süt bımbık deyince uyuyan kuzunun kaybolmasi
her normal kuzu gibi cane kuzukdur
vişne süt bımbık diyince gözlere kapanır sanki yoğurtlar ve ayran yemiş gibi bu odur başka kimse değil
kimse değildir o başkasına benzeyen
bazen de dövmek pataklamak adeta nefret fışkırmak isteriz ona bu kadar güzel olarak niye varsın diye ? çünkü her şey kötü geliyor başka ona bakınca 3 dakka
ve bir yıldır uyutuyorduk onu öyle oda büyüyordu mutluydu boy attı
yanakları vardı fotosu vardı onun da yanaklarının kendisi bi ara çekmişti fotoda
tüylendi ve bazen peynir yapıp yiyordu
bebeklik yaşantısıydı bu
bir gün kayboldu çünkü bebekti
bebeklerin kaybolduklarıyla ilgili gerçekler ortadadır;
ve onu aradık
annesi koşturuyordu yavrum nerde onun yanağı vardır tek başına napar
kurtarın
kurtardık da onu bir binanın üstünde bulduk. meğerse yanında gökharitası ve teleskop vardı uzaya bakmak isterdi ama aslında öyle olmamıştı uzay palavraydı uzaya bakmak vesayre
gerçek olan gizli şeker yemekti ve bunu uzay hobisi maskesi olarak kullanıp anne kuzuyu kandırmaktı
bu kandırış uzun sürmedi çünkü kuzu uyumuştu şekerleri yiyemeden bunun sebebi ise;
burda şeker yemeye hazırlanırken hoparlöründen ses gelmiş vişne süt bımbık satıcısının
o onu uyutmuş burada ve bulunamamış o sebeple
ürünlerini satmak için adeta şöyle bağırıyormuş sonra öğrendik bımbık vişne süt satıcısı
''vişne süt bımbıkkkk bımbık süt vishnee vişneler bımbık süüüt süt süt vışnik bimbe bımbık vişne vışnık süüt süt süt bımbıks bımbıki südella vişne bımishe süd vishnek bımbıki vishnez-i südü ''
kuzunun tipi ekstra ekstra uyutulmuş bu laflarla
günlerce uyumuş burda
zaten doğuştan vişne süt bımbık denilince uyur bunlar bayılttı resmen
annesi koştu yavrum burda mı diye
sanki bımbık çok güzeldi der gibi bakıyordu kuceğimde kuzuk yavru cane
annesine gösterdim onu ve biraz kendisine gelmesi lazım dedim
öptüm onu ve kaçırdım bi yere
burada biraz kaçırılmış olsun da üzülsün diye üzülmek onu kendine getirirdi su çarpmış gibi ve ağladı
işde onu köye getirdik şimdi ağlıyor ama vişne süt bımbık diyerek şükür uyuttuk onu
umarım yine kaybolmaz
kaçmaz da bir daha
ertesi gün kapısına dayandırttım kendimi
kıbmıb tüs enşiv
kımbıb tüs enşiv
uyan güzel kuzu yeter güzel bebeklere 8 saat uyku yeter de artar
hadi biraz peynir yap ve ye dedik köyce doyarsın
o da köyce dediğimiz şeyi tek başına yaptı peynir yaptı uyandı da gezdi de
kaybolduğunu unutmuştu tastamam
çok mutluydu o hep
nasayla görüştük neden bu kadar mutlu diye;
kolay uyuyor ve sağlıklı bir birey. bu nedenle mutlu. hayat böyle kolay uyuyan kurtulur. gözlerine bakalım çapakları bile alınmamış ama uyanıp mutluca geziyor. pimpis olmasına rağmen halat gibi süzülüyor çayırda. iş aş gerek yok peyniri kendi yapar. südü kendi eritiyor karnından aşağıya kovaya. peynir yapar yoğurt yapar kürd gibi yoğurur bunları. hiç makyaj yoktur etek hak getire kilo alsa çayırda yine uzanır uyur güler gezer. dolanır gelir en güzel sevdiği ayrılır yine bulur birini
saol güzel bebek nasa
dedik köyce
ve sarıldık güzel bebek nasaya -
+18 -2
yabancı dizi ve filmlerdeki türk atıfları
1.the usual suspects - herkesin ölümüne korktuğu ve bir efsane haline gelen kayser soze , bir türktür.
2.how i met your mother - robin, bacaklarındaki kılların uzadığından bahsederken, bir türk lezbiyene benzediğini söyler.
3.the simpsons - aile bir türk gemisiyle karşılaşır. gemi bir dizinin kopya cd lerini taşımaktadır. türkler futbol oynarken ve haşhaş içerken tasvir edilir. gemide ud çalan, fesli insanlar da vardır.
ve gemi kahramanmaraş'a gidiyordu.(Kahramanmaraşta Deniz yok.)
4.lost - benjamin linus, bir çölde uyanır, kendine doğru yaklaşan eli silahlı tiplere bi kaç dilden sonra türkçe olarak " türkçe biliyor musunuz? " diye sorar.
5.house md - wilson, avustralya ingilizcesiyle konuşan chase'ın konuşmasını taklit etmeye çalışır. house'da cevap verir:
- chase öyle konuşmuyor ve türk değil
6.prison break - general krantz'in kizi lisa tabak t.c. los angeles konsolosu erol tabak ile evlidir.
7.snatchte turkish adli bir karakter vardir. bu arkadas, ismini dusen bir thy ucagindan almistir.
8.40 days 40 nightsda bi hatun sahnelerden birinde üzerinde türk bayrağı olan bir tişört giyiyordu.
9.how high adlı filmde üniversitedeki yurt odalarından birinin kapısının arkasında yine türk bayrağı asılıydı. odada afroamerikalılar kalıyordu (!)
10.seinfeld de jerry seinfeld ,george costanzanın kredi kartı şifresini kimseyle hiçbir şekilde paylaşmaması üzerine midnight express i hatırla, gece yarısı türkiye de bir hapishanedesin ve kurtulmak için tek şansın şifreni söylemek , yine mi söylemezsin? diyerek türkiye'nin karanlığına atıfta bulunmuştur.
11.the shield son sezonda vic ermeni soykırımı anıtı yapılmasına izin vermeyen belediye çalışanını mr. istanbul diye çağırır. ayrıca ermenilerle mekgibalı çeteler arasında ki savaşı ermeniler türk'lerden beri kimseden böyle korkmadılar veya çekmediler gibi bir yorumda bulunur.
12.political animals dizisinde serkan ismindeki türk elçisi bir türk hamamında üzerinde peştemalla göbek taşına yayılmışken başkan yardımcısı rolündeki sigourney weaver'a diplomatik bir iyilik karşılığında kendisiyle yemek yemesi için baskı yapıyordu.
13.Shameless Ian adlı karakter gay arkadaşıyla şakalaşırken bizim kursta kıllı bi türk var istersen ayarlayım tarzı bişi söylemişti
Aklıma Geldikçe Eklerim. -
+1
ateizm ve din eleştirisi
Eğer ki topkapi sarayini incelersen orda binlerce senelik kur-an'ların olduğunu ve hiçbirininde bir harf bile değişmediğini görürsün - daha çok