• 0 / 0 / 63 entry
  • 6 başlık
  • 258.90 incipuan

önüncü nesil silik
şubat 2016

  • 0
    az önce 70lik viski
    boşa gitti. 180 tl çöp.. ben de gittim şimdi 2 bira aldım onla kafayı bulacam...
    ···
  • 0
    bu başlığa derdinizi yazıyorsunuz
    Git bi meraba de babuş nolcak ki aq
    ···
  • +1
    sinek niye eve girer ki
    işte eski inci ruhu böyle entryleri özledik agaaa
    ···
  • 0
    dassagjm ağrıyor beyler
    Ergenlikte normaldir.
    ···
  • 0
    tuvalete uzak bir yerde tuvaletiniz
    En yakın tuvalette veya ormanda sıçarım.
    ···
  • 0
    sosyal fobi nasıl yenilir aciil
    Burdaki çoğu entry doğru aslında insan kendini tanıdıkça kendi yöntemini geliştiriyor dayanaklarını buluyor.
    ···
  • 0
    sosyal fobi nasıl yenilir aciil
    insanları hisset panpa davranışlarını incele onlar gibi ol mutlu olursun sonra sen de
    ···
  • 0
    çomarlar okusun mustafa kemal kimdir
    Kendi tarzını yarat panpa yılmaz özdil yazısı gibi duruyor ama çok uzatmışsın
    ···
  • +1 -1
    trenddeki baslıklar niye bu
    Kadar taktan
    ···
  • 0
    allah yoksa sözlüğü kim kurdu lan
    Biz gereken cevabi 15 temmuzda verdik
    ···
  • +3 -1
    ermenistanı ablukaya alabiliriz
    Biz gereken cevabi 15 temmuzda verdik
    ···
  • +2
    bir aile bir ülke için daha ne yapabilir ki
    Levent Mete Çelik.
    Atatürkçü, yurtsever, namuslu bir vatan evladıydı.
    Özel harekat birliğinde komando astsubaydı.
    Üniformasını giydiği 1992 yılından itibaren ömrü dağlarda geçti desek yanlış olmaz, yurtiçinde sınırötesinde sayısız operasyona katıldı, defalarca namlu namluya vuruştu.

    Evlendi, oğlu oldu.
    Eşi özellikle istedi, babasının sadece soyadını değil, adını da taşısın, adıyla soyadıyla babası gibi kahraman olsun dedi, oğluna kocasının adını verdi.
    Levent Mete Çelik'in oğlu, Levent Mete Çelik oldu.

    Sene 2006.
    Gene böyle bir Ağustos.
    Şırnak Beytüşşebap.
    Saat 21 suları, gün geceye dönmüş, el ayak çekilmişti.
    Cumhuriyet caddesinde Ulu caminin bitişiğindeki apartmanın ikinci katında kiracı olarak oturan Levent astsubay, terörün en azgın dönemlerinde bile yanından ayrılmayan, kendisini asla yalnız bırakmayan eşi ve oğluyla birlikte televizyon seyrediyordu.

    Bi tıkırtı duydu.
    işaret parmağını dudaklarına zütürdü, sessiz olun dedi, ışığı söndürdü, beylik tabancasını aldı, kapıya yöneldi.
    Koridorda birileri vardı.
    Kilidi kurcalıyorlardı.
    Eve giriyorlardı.
    Levent astsubay “durun kıpırdamayın” diye bağırdı.
    işte o anda, kalleş kaleşin tetiğine bastılar.
    Üç terörist gelmişti.
    Kalaşnikoflarını kapıya doğru boşaltmaya başladılar, sağanak…
    Levent delik deşik oluyordu ama, içeri girmesinler, eşine ve oğluna zarar vermesinler diye, kapıyı omuzlamaya devam ediyordu.
    Giremediler.
    Dizlerine yığılan bedeniyle kapıyı adeta takoz gibi tutmayı başarmıştı.
    Şarjörlerini boşaltıp, defolup kaçtılar.

    Levent'in vücuduna 32 mermi saplanmıştı.
    Oracıkta şehit oldu.

    Ama kabus bitmemişti.
    Levent'in vücuduna girip çıkan mermilerden biri, annesine sarılarak kocaman gözleriyle olup biteni seyreden küçük Levent'e denk gelmişti.

    Babayı şehit eden kalleş mermisi, yedi yaşındaki oğlunu gazi yapmıştı.

    Ama kabus bununla da bitmemişti.
    Baskından birkaç saat sonra, Antalya'da bir evin telefonu çaldı.
    Levent astsubayın babasının eviydi.
    Arayan, Levent astsubayın komutanıydı.
    Baba ahizeyi kaldırdı.
    Sessiiiz sessiz dinledi.
    Gözleri doldu.
    “Vatan sağolsun” diyebildi, usulca kapattı.
    Evde çıt çıkmıyordu, aile fertleri donmuş şekilde babaya bakıyordu.
    Sadece iki kelime, “oğlum, torunum” diyebildi, yığıldı.
    Kalp krizi…
    Baba o an rahmetli oldu.

    Aynı mermi, hem babayı hem dedeyi şehit etmiş, torunu gazi etmişti.

    Bu millet iki bin yıldır kendisini sırtından bıçaklayanlarla mücadele ediyor ama… Böylesi tarihimizde ilk'ti.
    Baba, dede, torun, dünya tarihinde bile örneği yoktu.

    Bacağına mermi saplanan küçük Levent, apar topar helikopterle Ankara'ya getirildi, GATA'ya yatırıldı, derhal ameliyat, kurtuldu.

    Ne babasının cenazesine katılabildi, ne dedesinin.

    Kabus maalesef henüz bitmemişti.

    Gözlerinin önünde babası şehit edilen küçük Levent, konuşmuyordu.
    Mermi bacağındaydı ama, asıl yara yüreğindeydi.
    GATA profesörleri, hemşireler, tüm personel seferber oldu, çırpındı.
    Aylarca konuşmadı Levent.
    Annesi dahil, kimseye cevap vermedi.
    Okula başladı, gene konuşmadı.
    Bu travma bir sene sürdü.
    Bir sene sonra ilk kez konuştu Levent.
    ilk cümlesi şu oldu:
    “Niye benim babamın başına geldi?”

    Levent konuşmuş, bu defa herkes susmuştu.
    Verilebilecek cevap yoktu.

    Aylar yıllar akıp geçti.
    18 yaşına geldi.
    Aslan gibi delikanlı oldu Levent.
    Çok başarılı bir öğrenciydi.
    Tek ideali vardı.
    Subay olmak.
    Babasının bıraktığı yerden devam etmek.
    Gazi olduğundan beri bu duyguyla yaşıyordu.

    Geçen ay, Kara Harp Okulu'nun sınavına girmek için başvurdu.
    Boyunu ölçtüler, tarttılar.
    Boyu 1.74.
    Kilosu 77'ydi.
    Belgelerine bile bakmadan, belgelerinde “şehit oğlu” yazmasına rağmen, “üç kilo fazlan var, sınava giremezsin” dediler, elediler!

    O yaşta delikanlı bir oturuşta üç kiloluk yemek yiyor zaten… Şöyle iki tur koşsa, kilo milo kalmaz. Ama belli ki, başka kriterler var. Gözünün üstünde kaşın var diyerek, elemek için mazeret arıyorlar.
    Maalesef artık Harp Okulu'nda zekaya, eğitim derecesine bakılmıyor, bu çocuk neyin nesiymiş, şehit çocuğuymuş filan, bakılmıyor. Malum yerden gönderilirse, alıyorlar, değilse, sınava bile sokmadan eliyorlar.

    Levent'i de böyle eliyorlar.

    Prosedür gereği “itiraz etme hakkın var, istersen itiraz başvurusu yapabilirsin” diyorlar. Levent'in yaşadığı hayalkırıklığı tarifsiz… Suratına uzatılan evrağa “itiraz etmek istemiyorum” diye yazıyor, imzalıyor.

    Babası şehit olan, dedesi şehit olan, kendisi yedi yaşında gazi olan Levent… Harp okulunun kapısından çıkıp, gidiyor.

    Bitmiyor…

    “Şehit çocuğu olarak harp okulunda değerim yok, belki üniversitede olur” diye düşünüyor, burs talebiyle özel üniversitelere başvuruyor.

    Ankara'da ilk başvurduğu üniversite, şehit çocuklarına burs vermediklerini söylüyor. ikinci başvurduğu üniversite sadece yüzde 25 burs verdiklerini
    söylüyor. Üçüncü üniversite lütfedip yüzde 50 burs veriyor, Levent mecburen oraya kaydını yaptırıyor.

    15 Temmuz'da neredeyse kaldırımdan düşene bile madalya veriyorlar.

    Baba şehit, dede şehit, kendi gazi…
    Suratına bile bakmıyorlar.

    En başta yalaka genelkurmayımız ve paragöz üniversitelerimiz olmak üzere, imam cumhuriyetini en kalbi duygularımla tebrik ederim!

    -Yılmaz Özdil
    ···
  • -2
    hayır ateistler
    Helal et
    Birader bak ateistlerin ateist olma sebebi bu tüm din hikayelerinin gerçek olmadığını anladığıdır. Hiçbiri gerçek değildir. Ama sorarsan tanrı var mı diye var.
    ···
  • 0
    nesil atlama 100 gerçek
    bak kardeşim

    ben şu anda andromeda galaksisi quasaris sistemi nebula-xc gezegeninde yaşama tutunmaya çalışan son terran kolonisine bağlı, üzerine zimmetli fusion entegre yıldız gemisi eternalrevenge'i kullanmakta olan gariban bir warp operatörüyüm. yıllardır terran birliği olarak birleşen insan uygarlığının sonunu getiren felaketlerin kökeni olan vakayı bulmaya çalışan fizikçilerimiz ve kuantum bilgisayarlarımızın hesaplamalarının sonucu yüzyıllar önce senin burada açtığın bu gibimsonik başlıklar olduğu ortaya çıktı. açtığın bu yannan gibi başlıkların insan kollektif bilincinde yarattığı kelebek etkisi; kaos teorisi ve kuantum alan teorisi denklemlerinin bütünleşmiş sonucuna göre bugün insan uygarlığının tüm birikimleri ve kazanımlarının, yarattığımız, icat ettiğimiz herşey, deneyimlerimiz ve tüm güzelliklerimizin bir daha geri gelmemecesine yok olup gitmesine, milyonlarca yıllık evrimin harikası insan soyunun tükenmesine yol açtığı ortaya çıktı.
    son 31.4 ışıkyılı kala warp motorumuzun gravitron emisyonlu zero point enerji stabilitörlerindeki arıza sebebiyle de ışık hızı üstüne çıkamadan yol alıyoruz. saryojenik hibernasyon tankındaki on yıllar süren kış uykumdan yeni uyandım. senin yüzünden gençliğimin baharını zalım uzay boşluklarında heder ettim. şu an gemide tam tekmil power armorları, plazma ve gauss tüfekleriyle silahlanmış transhuman mangasıyla birlikte senin uzay-zaman koordinatlarına doğru yol alıyoruz. seni ele geçirdiğimizde sülalenin tüm fertlerini intergalaktik kerhane zincirlerine demirbaş yapacağız. seni de peçeteci olarak başlarına dikip sonsuz bir timeloop zone içine hapsedeceğiz. bekle bizi amın feryadı.
    ···
  • +4 -3
    bir bakın hele suriyelilere kardeş diyenler
    bak kardeşim

    ben şu anda andromeda galaksisi quasaris sistemi nebula-xc gezegeninde yaşama tutunmaya çalışan son terran kolonisine bağlı, üzerine zimmetli fusion entegre yıldız gemisi eternalrevenge'i kullanmakta olan gariban bir warp operatörüyüm. yıllardır terran birliği olarak birleşen insan uygarlığının sonunu getiren felaketlerin kökeni olan vakayı bulmaya çalışan fizikçilerimiz ve kuantum bilgisayarlarımızın hesaplamalarının sonucu yüzyıllar önce senin burada açtığın bu gibimsonik başlıklar olduğu ortaya çıktı. açtığın bu yannan gibi başlıkların insan kollektif bilincinde yarattığı kelebek etkisi; kaos teorisi ve kuantum alan teorisi denklemlerinin bütünleşmiş sonucuna göre bugün insan uygarlığının tüm birikimleri ve kazanımlarının, yarattığımız, icat ettiğimiz herşey, deneyimlerimiz ve tüm güzelliklerimizin bir daha geri gelmemecesine yok olup gitmesine, milyonlarca yıllık evrimin harikası insan soyunun tükenmesine yol açtığı ortaya çıktı.
    son 31.4 ışıkyılı kala warp motorumuzun gravitron emisyonlu zero point enerji stabilitörlerindeki arıza sebebiyle de ışık hızı üstüne çıkamadan yol alıyoruz. saryojenik hibernasyon tankındaki on yıllar süren kış uykumdan yeni uyandım. senin yüzünden gençliğimin baharını zalım uzay boşluklarında heder ettim. şu an gemide tam tekmil power armorları, plazma ve gauss tüfekleriyle silahlanmış transhuman mangasıyla birlikte senin uzay-zaman koordinatlarına doğru yol alıyoruz. seni ele geçirdiğimizde sülalenin tüm fertlerini intergalaktik kerhane zincirlerine demirbaş yapacağız. seni de peçeteci olarak başlarına dikip sonsuz bir timeloop zone içine hapsedeceğiz. bekle bizi amın feryadı.
    ···
  • daha çok