- 0 / 0 / 1650 entry
- 70 başlık
- 257.43 incipuan
analtıncı nesil normal
aralık 2012
analtıncı nesil normal
aralık 2012
-
0
soğuk ve puslu bir
çarşıda ilerlerken sigarasının bitmek üzere olduğunu fark etti ve bir öksürük tuttu. kısa filtreli sigarada ne zaman sona yaklaşsa öksürmeye başlardı. bir türlü sevemedi şu lanet şeyi ama içerken kendisini arındırdığını söyleyip bırakmaya da yanaşmamıştı hiç. sigarasını söndürdü, tramvay durağına yöneldi. kalabalığa dikkat etti bir an " bu kadar insan nereye gidiyor " diyerek kendi kendine söylendi. -
0
soğuk ve puslu bir
eskişehirin çarşısı gence hep istiklal caddesini anımsatıyordu. caddenin ortasından geçen raylı sistem , kalabalık ve yapmacık insanlar. insanlara karşı bir nefreti yoktu bu gencin ama insanların davranışlardan çok çabuk soğuyordu. gözlem yapmayı iyi becerir aynı zamanda birinin davranışlarına bağlı olarak çıkarımlar yapardı. -
0
soğuk ve puslu bir
demir yapıyı yavaşça araladı ve 2 basamaklı merdivene ilk adımını attı. hayatının önemli bir kısmını burada geçirecekti, o yüzden komuşuluk ilişkilerine dikkat etmesi gerektiğine inanıyordu. merdiveni indikten sonra sola dönerek çarşıya gitmeye karar verdi. evin altında bir berber dükkanı ve bir sahaf bulunuyordu. berber dükkanında ki hafif seyrek saçlı otuzlu yaşlarda ve kalın burunlu berber daha dükkanı yeni açmış hemen sobanın başına üşüşmüştü. soba dediğime bakmayın, eski kömürlü sobalardan artık eser kalmadı genellikle kombi tercih ediliyordu, böyle ufak dükkanlarda ise doğalgazlı ufak sobalar vardı. seri adımlarla sokakta ilerliyor aynı zamanda sokakta neler vardı inceliyordu. lokanta, petshop , ambalajcı, telefoncu gibi çok farklı seçenekler vardı. her türlü ihtiyacına cevap bulabileceğine inanarak sokağın sonundan sağa döndü ve çarşıya ulaşmış sayılırdı. -
0
soğuk ve puslu bir
telefonda neşeyle karşıladığı annesinden de zarif cevaplar aldıkça yüzü gülmeye başladı gencin. ev ile ilgili sorular sırasıyle geldikçe genç sakin bir ses tonuyla hepsini hallettiğini söyledi ve konuyu değiştirmeye çalıştı , ilk fikir olarak yemek tariflerini sordu. sahi nasıl yapacaktı yemeği daha doğalgazı bile açılmamıştı , gün içinde yapacakları listeye piknik tüpü alınacak diye ekledi hemen. güzel bir vedalaşmanın ardından telefonu kapadı ve kırışmış gömleğini geçirdi üstüne. sonra tekrar dışarıya baktı ve kapüşonlu siyah hırkasını giymeye karar verdi. sarma sigarasını sardı ve ağzındayken anahtarlarını kontrol etti. cüzdan, anahtar, kimlik ve okul belgeleri hepsi üzerindeydi ve hırkanın cebinde çakmağını da bulunca kapıya doğru yöneldi. ayakkabı çekiceği kullanmadan ayakkabılarını giydi kapıyı örttü ve dışarıya doğru seri adımlarla yol aldı. -
0
soğuk ve puslu bir
muhtemelen içinde bir sıkıntısı vardı ve ne zaman sıkıntısı olsa neşeliymiş gibi bağırır sıkıntılarını örtmeye çalışırdı. hayatta hep güçlü kalmaya çalışan bu genç ne zaman güçsüz gözükse topuyla tüfeğiyle karşı tarafa saldırır kendi güçsüzlüğünü gizlerdi. pgibolojik olarak güçlü bir yapısı da olsa sonuçta insandı ve bir yere kadar sabredebilecek güce sahipti. bu güç ne zaman tükense başka bir kılığa girerdi , kimseye derdini anlatamaz kendi dertlerini konuşmayı sevmezdi , aynı zamanda kendisi çok iyi dert dinleyen biri olarak bilinirdi. bir arkadaşının başı sıkışsa hemen yardımına koşar kendisinden çok başkasına fayda sağlamaya çalışırdı. bencillikten nefret eder bunu en ince düşüncelerinde dahi uygulamaya gayret ederdi. ailesine kendisinden çok önem verirdi. bu konuda hep italyan mafyalarını örnek alır onların aileye verdiği değeri göz önünde tutardı. kurgu olan vito corleonenin söylediği " ailesiyle vakit geçirmeyen bir erkek, asla gerçek bir erkek sayılmaz! " mantalitesinden taviz vermemeye çalışırdı. -
0
soğuk ve puslu bir
ne zaman ağlaması kesildi ne zaman uykuya daldığını fark etmemiş olmalı ki annesini aramasını duymamıştı. demin annesine cevap vermediğini fark ederek tekrardan aradı ve neşeli bir ses tonuyla günaydın annem diye bağırdı. öyle bağırmış olmalı ki kendisi bile ufaktan rahatsızlık duydu. -
0
soğuk ve puslu bir
eşofmanı üstüne geçirdi, ve tekrar döşeğine yöneldi . arka fonda inceden bir yavuz bingöl açtı ve gözlerini tavana dikerek ağlamaya başladı. ağladıkça rahatladığını düşünürken artık çenesi kasılmaya başladı. ağlamaktan başka bir şey yapmıyordu ve bu halde saatlerce ağlayabilirdi. -
0
soğuk ve puslu bir
eşofmanın üstüne baktığında babasından kalan o izleri gördü. bir miktar kan lekesi ve anlam veremediği bir grilik vardı eşofmanda. aklından defalarca geçirdiği cümleleri bir kez daha geçirdi " keşke babam beni de dövseydi de onu bu kadar sevmeseydim " . insan birini ne kadar çok severse o kadar zor olurmuş ayrılığı. -
0
soğuk ve puslu bir
zihninde tekrar tekrar canlandırmayı çalıştı aynı sahneyi ve o arada annesi telefonun çekmediğini zannedip kapatmıştı. evinin kapısından içeri giriyor kapıyı kendi kendine kapanır diye ellemeden odaya geçip yatağa uzanmıştı. tam uykuya dalacak gibi oldu ki pantolonuyla yatmaması gerektiğini hatırlayıp eşofmanlarını giymeye yönelmişti. işte her şey tam o anda olup bitiverdi. -
0
soğuk ve puslu bir
annesini aramaya koyulacaktı ki dün gece bir anda neden açmadığını düşünmeye başladı. düşüne dursun o ara çoktan arama tuşuna basmış, anneside telefonu açıp o güzel sesiyle alo diye seslenmişti. genç oralı bile olmadan dün geceyi düşünmeye başladı , bir kapıdan girdiğini birde sokakta ki çocuktan aldığı selpakla gözünü sildiğini hatırlıyordu . -
0
soğuk ve puslu bir
telefonunu çıkardı saatine baktı ve gözü mesaj bildirimine takıldı, " Annem - aradım ulaşamadım sana , mesajı görünce beni ara ". sonra arama kayıtlarına baktı dün gece gerçekten annesi aramıştı ve cevap vermediğini fark etti. -
0
soğuk ve puslu bir
çayını koydu taburesine oturdu ve düşünmeye başladı. gün içinde yapacak o kadar çok işi vardı ki , ekle sile gidip imza atma zorunluluğu , eve eşya bakması gerekliydi bir ara vakti kalırsa da doğalgaz firmasını sıkıştırıp kombi yenileme işlemlerini hızlandırması gerekiyordu. -
0
soğuk ve puslu bir
ilk geldiği günü düşünürken sigarasını bitirdi ve camın önünde ki çay tabağında sigarasını söndürdü. pencereyi kapadı ve tekrardan ocağa yöneldi. dün akşamdan kalma bayat çayın altını açtı ve ısınıncaya kadar bir kaç parça kahvaltılık çıkarmaya başladı. bugün menüsü zengindi , hafif bayatlamış mısır ekmeği , çilek reçeli , pekmez , peynir , domates ve yeşil zeytin. -
0
soğuk ve puslu bir
bu şehire ilk defa gelmişti , üniversite okumaya ve geçen sene yarıda bıraktığı hayallerine yeniden başlamaya. gidecek bir yeri yoktu ve nereye gittiğine dikkat etmeden ilk tramvaya bindi. amacı kendisini bir an önce ısıtmaya çalışmaktı, saat sabah 6.23 idi ve bu saatte açık emlakçı bulacağına da hiç inancı yoktu ve bu yüzden tramvayda son durağa kadar uyumaya yöneldi . bavulunu ayağının ucuna koydu ve kafasını cama yaslayarak uyumaya başladı. -
0
soğuk ve puslu bir
evinde çamaşır makinesinin ekgibliği de cabasıydı. şehire ayak bastığı ilk gün geldi aklına ve bir nefes daha sigara dumanını ciğerlerine hapsetti. yaklaşık 12 saat süren bir otobüs yolcuğunun ardından otobüsten inip bavulunu aldı ve otogarın yanında bulunan tramvaya doğru yönelmişti. - daha çok