şehzade mustafa 


/ 5
  1. zamanın yaşlıları tarafından dedesi yavuz sultan selim'e benzetilen şehzade mustafa, kanuni'nin oğulları arasında mertliği ve komuta yetenekleriyle padişahlık yarışında öne çıkan, güçlü biri. lakin küçük oğlu bayezid'i padişah olarak görmek isteyen hurrem sultan'ın kurduğu tuzaklar, kızı mihrimah sultan ve damadı rüstem paşa ile kurduğu işbirliği yardımıyla, önce mustafa yanlısı makbul ibrahim paşa 1536'da idam edilir.
    bundan sonra zaman mustafa'nın aleyhine işlemeye başlar. 1553'e kadar olan 17 yıllık süre içinde hurrem ve etrafındakilerin kışkırtmalarına 'oğlum öyle şey yapmaz, babasına sadıktır' tarzı cevaplarıyla boyun eğmeyen kanuni en sonunda oğlunun el yazısı taklit edilerek iran şahına yazılan mektupları görür ve bu işi bitirmeye karar verir. ağustos 1553'te iran seferine çıkan kanuni'nin ordusuna kendi ordularıyla bayezid ve selim de katılır. mustafa'da amasya dan kendi askerleriyle yola çıkar ve hiç bir şeyden habersiz tokat yakınlarında aktepe de babasının ordusuna katılır. el öpmek için babasının otağına girdiğinde nöbetçiler silahlarını dışarda bırakmasını ister. o dönemde bir tek şehzadeler padişah çadırına silahlarıyla girebilmektedir. o yüzden mustafa bu isteğe bir anlam veremez, biraz kızar, kırılır ama silahlarını bırakır. kendisini koruyan 3 4 adamına dışarda beklemelerini söyler. içeri girdiğinde babasını göremez. endişesi artmıştır. etrafına bakınırken bir perdenin açıldığını ve karanlıklar arasında bir çift gözün ona bakıp perdeyi tekrar kapadığını görür. bu gözler babasına aittir. sonra 7 dilsiz cellat üstüne atılır ve yağlı ibrişim kemendini boynuna takmaya çalışır. çok güçlü olan mustafa yı bir türlü yere düşüremez dilsizler. güçlü yumruklarıyla dilsizleri kendinden uzakta tutmakta olan mustafa eski arkadaşı zal mahmut ağa nın geldiğini görür. en sonunda arkadaşı onu kurtarmaya gelmiştir. eğer bu çadırdan sağ çıkarsa dışarda bekleyen ve kendisine tapan yeniçerilerin o gazla kendisini padişah yapacaklarını düşünür, yetiş lan mahmut! diye bağırır...
    fakat o da ne, zal mahmut ağa elinde baltayla gelmektedir. o kadar sene şehzadeden iyilik görmüş, ona yoldaşlık yapmış bu kişi baltayla mustafa nın sırtına vurur. yere düşen mustafa nın boynuna kement atılır. bir süre sonra gözleri patlar, dili dışarı çıkar. ağzından, burnundan ve kulaklarından gelen kan, padişahlık hayalleri, sallanmakta olan devletin geleceği ve 38 yaşındaki soylunun gelecekteki hiç olmayacak zaferlerinin bittiğini anlatır.

    bundan sonra kanuni yoluna devam eder. yeniçeriler idam olayına tepki gösterip rüstem paşa nın azlini isterler. rüstem paşa azledilip sürgüne gönderilir(bir kaç yıl sonra tekrar döner yine sadrazam olarak) mustafa nın cenazesi yanında bir kaç cellatla bursa ya gönderilir. mustafa orda gömülür, cellatlar da henüz 7 yaşında olan mustafa nın oğlu şehzade mehmet i ilerde dedesine karşı açacağı olası bir intikam savaşını önlemek ve nizam-ı alem için öldürürler.
    kanuni nin hurrem den olma en küçük oğlu cihangir ağabeyinin trajik ölümüne dayanamaz ve olaydan birkaç ay sonra üzüntüden ölür.
    (taylans2881 ?, 09.01.2011 21:19)
  2. osmanlıyı hürrem denen orospu mu yıkmış amk
    (cinsini siken kutup ayisi ?, 09.01.2011 21:22)
  3. kısmen evet pampa

    not:okudunmu lan cidden
    (taylans2881 ?, 09.01.2011 21:23)
  4. özet geç kardeşim
    (bazingaa ?, 09.01.2011 21:39)
  5. bu doğruluğu kesin hikayelerden biridir kankalar, malesef. kanuniden sonra sarı selim değil de bu reyiz gelseydi, hepimiz parizde yaşıyorduk şimdiye aq.
    (malabadi koprusu giseler ?, 09.01.2011 21:43)
  6. @3 okudum tabi piç cahil mi sandın inciyi
    (cinsini siken kutup ayisi ?, 09.01.2011 21:44)
  7. yazık olmuştur canım mustafa'ya. kanuni, hürrem, sizin allah'ınızı sikeyim. sarı selim gibi birini nasıl varis bırakırsınız?
    (anafor ?, 09.01.2011 21:51)
  8. @1 okudum piç sikeirm ben öyle hürremi.
    (adanalistayla ?, 09.01.2011 21:53)
  9. ah panpa ah bir de cem sultan vardı o da sağlam çocuktu
    (bigdumbsex ?, 09.01.2011 21:55)
  10. beyler bu hürrem karaköyden çıkma felaket bir fahişedir. ayrıca osmanlıya blowjob olayını getirende budur.
    (koymuhtara ?, 09.02.2012 16:49)
  11. @10 hürrem üstad mı la
    (hic utanmadiniz mi ?, 09.02.2012 16:56)
  12. kayıtlara göre hürremin amcık paramparçadır. o nedenle burun ve kulak delikleride denensede hürrem için en uygun yerin ağız olduğu saptanılmış ve cihangirden sonra her türlü oral yapılmıştır. (bkz: entel piç)
    (koymuhtara ?, 09.02.2012 16:58)
  13. ehr-i Konstantiniyye’nin sokaklarını sel götürüyordu, gök delinmiş ağlıyordu adeta günlerdir…

    halk isyanda, ocak isyanda, kul isyanda…

    yer isyanda…gök isyanda…

    Kıydığı şehzadesinin günlerce başında bekleyen Kanuni Sultan Süleyman isyanda…

    Osmanlı tarihi boyunca ölümüne en çok ağıtlar yakılan, en çok hüzünlendiren, en yürek burkan 3 ölümden biridir o’nun katledilişi…

    diğerleri hiç şüphesiz Cem Sultan ve Genç Osman’dır…

    Hep konu o olunca cümleler şu şekilde kurulur…”eğer osmanlı tahtına o geçse idi…”

    hiç şüphesiz çok farklı şeyler olurdu. dürüst, adil, ilkeli, ufku geniş, eğitimli bir şehzadeydi ŞEHZADE MUSTAFA…Yeniçeri ocağı’nda yetişmiş, yeniçeri adabı ve terbiyesi ile yoğrulmuş, yeniçeri gibi kılıç kuşanmıştı. mizaç olarak dedesi YAVUZ’a benziyordu fevkaladesiyle…

    1515 yılında babası Sultan Süleyman’ın şehzadeliği sırasında Manisa’da dünyaya geldi. Dedesi Yavuz Sultan Selim’in 1520’de hayatını kaybetmesi üzerine Osmanlı tahtına oturmak üzere istanbul’a giden babasını yanında istanbul’a gitti.

    Hürrem Sultan’ın babasının sarayına girmesinden sonra annesi Mahidevran ile Kanuni’ye dört şehzade daha doğuran Hürrem Sultan arasında, Kanuni’den sonra kendi oğullarının tahta çıkmasını sağlamak için büyük bir mücadele yaşandı.

    Şehzade Mustafa, 1533 -1541 arasında Saruhan Sancak Beyi olarak görev yaptı. Saruhan (Manisa), padişah adayının görev yaptığı yer kabul edilirdi. 1541’de Amasya Sancak beyliğine atandı; Saruhan Sancak Beyliğine ise kardeşi Şehzade Mehmet getirildi. Şehzade Mehmet’in beklenmedik şekilde 1543’te ölümünden sonra Saruhan Sancak Beyliğine Şehzade Selim getirilirken; Şehzade Mustafa ise Konya Sancak beyliğine atandı.

    Kırım’lı Fülhane hatun ile evli olup mehmet ve ahmet isimli iki de evladı vardı…

    Şehzade Mustafa iyi bir asker, iyi bir devlet adamı olmanın yanı sıra iyi de bir şairdi…MUHLiSi mahlası ile şiirler yazardı, aynı zamanda hattat’tı.

    Babası’nın Irak, Korfu ve Boğdan seferlerinde ANADOLU MUHAFIZI, Avrupa seferinde de iSTANBUL MUHAFIZI oldu.

    Birçok kişinin MUHTEŞEM YÜZYIL adlı tv dizisi ile varlığından haberdar olduğu Şehzade Mustafa yukarıda da bahsettiğimiz üzre hem fiziki hem de mizaç olarak dedesi Yavuz Selim’e benzemesine rağmen, dedesinin izinden gitmemiş, babasına hiçbir şekilde başkaldırmamış ve hep sadık kalmıştır…

    katledilirken bile…
    (ruganayakkabidakimenidamlasi ?, 26.03.2012 16:40)
  14. Pek tabi hemen hemen tüm tarihi kaynaklar Musrafa’nın katlinde hep Hürrem sultan’ı sorumlu göstermektedir. lakin bu elim olayda yegane suçlu hürrem sultan ve onun bir türlü dizginlenemeyen taht hırsı değildir.

    Mustafa’nın katlinin esasen baş sorumlusu bizzat babası Sultan Süleyman’dır…Sultan Süleyman’da ne yazık ki Mustafa’yı, kendi öz oğlunu kıskanmış, ordu, özellikle yeniçeri ve sipahiler tarafından sevilmesi ve türkmenlerin o’na olan sadakati ve sevgisini hep kıskanmıştır. dolayısıyla karısı Hürrem Sultan ve damadı Rüstem Paşa’nın tertipledikleri bu tezgaha bir şekilde hem ortak olmuş, hem de göz yummuştur Kanuni(!)…

    Kaynaklara göre pek çok devlet adamının gözünde, Şehzade Mehmet’ten sonra veliahtlığa Şehzade Mustafa layık görülmekteydi. Taht yarışında Mustafa’yı bertaraf edebilmek için Hürrem Sultan’ın emri ile Sadrazam Damat Rüstem Paşa tarafından sahte mektuplar ürettiği düşünülür. Bu mektuplar, Şehzade Mustafa’nın babası hayatta iken onun tahtına göz diktiğini gösterir niteliktedir. Başlangıçta iddialara inanmayan Kanuni, Nahçiven Seferi’ne çıktığında Konya Ereğlisi tarafında (bugünkü Akhüyük Köyü) konakladığı sırada el öpmeye gelen Şehzade Mustafa’yı orada boğdurdu. Şehzade’nin saray hademelerinden Zal Mahmut Ağa’nın arkadan saldırması sonucu hayatını kaybettiği düşünülür. Cesedi çadırın önüne asılmış, cenazesi daha sonra Bursa’ya gönderilerek II. Murat türbesi yakınına defnedilmiştir. Şehzade Mustafa’nın türbesi, 1555 yılında kardeşi Şehzade Selim tarafından yaptırılmıştır.

    Şehzade’nin katlinin elim bir olaya dönüşmesinin bir başka sebebi de, binlerce yıllık Türk Töre’sinde o güne kadar katledilen, yahut ölüm emri infaz edilen hiçbir hanedan mensubu’nun kanının akıtılmayışıdır. lakin Mustafa katledilirken cellatlarına karşı koymuş, güçlü kuvvetli olduğundan infazı gerçekleştirmekle memur edilen 3 cellat o’na güç yettirememiş ve bir türlü o’nu boğmayı başaramamışlardır. bunun üzerine cellatlardan biri baltasına davranarak mustafa’nın göğsüne 2 darbe indirmiş, mazlum şehzade’nin kanı akıtılarak yaralanması sağlanmış ve güçsüz düşüp takati kalmadığında boğazından ilmek geçirilerek boğulmasına mazhar olunmuştur…

    Şehzade Mustafa’nın ölümü askerler ve halk arasında büyük tepki yarattı.

    Pek tabi yeniçeriler ve mustafa’yı seven tüm ahali idam olayına tepki gösterip rüstem paşa nın azlini isterler. olaydan sorumlu gördükleri Rüstem Paşa’nın çadırına saldırdılar ancak onu bulamadılar. bunun üzerine, rüstem paşa azledilip sürgüne gönderilir, mustafa nın cenazesi de yanında bir kaç cellatla bursa ya gönderilir. mustafa orda gömülür, cellatlar da henüz 7 yaşında olan, mustafa nın oğlu şehzade mehmet’i ilerde dedesine karşı açacağı olası bir intikam savaşını önlemek için öldürürler.
    kanuni nin hurrem den olma en küçük oğlu cihangir ağabeyinin trajik ölümüne dayanamaz ve olaydan birkaç ay sonra üzüntüden ölür. O’nun da hatırasına hürmeten istanbul beyoğlu’ndaki bir bölgeye o’nun ismi verilerek “cihangir semti” olarak ölümsüzleştirilir…

    Şehzade Mustafa’nın ölümü üzerine Fünûnî, Rahmî, Edirneli Nazmî, Muînî, Mustafa, Müdâmî, Sâmî, Kara Fazlî, Nisâyî , Şeyh Ahmed Efendi, Selîmî, Kâdirî gibi şairler mersiyeler yazdılar. Hakkında yazılmış en tanınmış mersiye, Taşlıcalı Yahya Bey tarafından yazılmış olandır.

    Ölümünden sonra Şehzade Mustafa adına “Düzmece Mustafa” isyanı adlı bir isyanın başlatıldığı düşünülür. Şehzadenin celladın elinden kurtulduğunu ve kendisinin Şehzade Mustafa olduğunu söyleyerek tahta yürümeye kalkışan “Düzmece Mustafa”, Orhan Asena’nın Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe adlı oyununda konu edilir.

    Amasya’daki Şehzadeler Müzesi’nde Şehzade Mustafa’nın bir balmumu heykeli vardır.

    Taşcalı Yahya tarafından yazılan Şehzade Mustafa Mersiyesi;

    I. bend
    Meded meded bu cihanım yıkıldı bir yanı
    Ecel celâlîleri aldı Mustafa Hânı
    (Meded, meded! Bu dünyanın bir tarafı yıkıldı.
    Çünkü ecel eşkıyaları Mustafa Han’ı yakaladılar ve
    boğdular.)

    Tohındı mihr-i cemâli bozuldı erkânı
    Vebale koydılar âl ile Al-i Osmânı
    ( Onun güneş gibi parlak olan yüzü battı ve maîye-
    ti bozuldu. Osmanoğullarını hîle ile günaha sok
    tular.)

    Geçerler idi geçende o merd-i meydânı
    Felek o canibe döndürdi şâh-ı devrânı
    (Padişahın yanında o yiğidin sözü geçtikçe onu
    çekiştirirlerdi. Nihayet devir padişahını felek, on
    ların yönlendirmek istedikleri tarafa döndürdü.)

    Yalancımın kun bühtanı bugz-ı pinhânı
    Akıtdı yaşumımı yakdı nâr-ı lıicrânı
    ( Yalancının kuru iftirası ve gizli düşmanlığı gözümüzün
    yaşını akıttı, gönlümüzde ayrılık ateşi yaktı.)

    Cinayet etmedi cânî gibi anıın câm
    Boguldı seyl-i belâya tagıldı erkânı
    (Zavallı şehzade caniler gibi bir cinayet işlememiş-
    ken, belâ seline düşüp boğuldu. Bütün yanında bu
    lunan yakınları darmadağın oldu.)

    N’olaydı görmeye idi bu macerayı gözüm
    Yazuklar ana reva görmedi bu rayı gözüm
    (Keşke şu olayı gözüm görmemiş olsaydı. Doğrusu
    ya, şehzade hakkındaki hükmü doğru ve uygula-
    nan cezayı adalete uygun görmedim.)

    II. bend
    Tonandi ağlar ile nurdan menâra dönüp
    Güşâde hatır idi şevk ile nehâra dönüp
    ( Şehzade beyaz bir elbise giymiş, bu haliyle nurdan
    bir minareye dönmüştü. Babasını göreceği için mutluluktan parlayan yüzü gündüzü andırıyordu.)

    Göründi halka dıraht-ı şükûfezâra dönüp
    Ütag u haymeleri karlu kûhsâra dönüp
    (Şehzade halka çiçek açmış bir ağaç gibi göründü,
    otağ ve çadırları da karlı dağlara benziyordu.)

    Tururdı şâh-ı cihan hiddet ile nâra dönüp
    Yürürdi kullan yamnea lâle-zara dönüp
    (Cihan padişahı olan Kanunî Sultan Süleyman
    hiddetten ateşe dönmüştü, yanında yürüyen adanılan
    da bir lâle tarlasını andırıyordu.)

    Müzeyyen idi bedenlerle ak hisara dönüp
    El öpmeğe yüridi mihr-i bî-karâra dönüp
    (Padişahın çadırları bedenlerle süslenmiş, ak
    hisara dönmüştü. Şehzade ise sevincinden güneş
    gibi yerinde duramaz bir haıe gelmiş ve el Öpmek.
    için otağa doğru yürümüştü)

    Tolmdı gelmedi çünkim o mâh-pâre dönüp
    Görenler ağladılar ebr-i nev-bahâra dönüp
    ( Ay parçası gibi şehzade bath, babasının otağından
    dönüp gelmedi. Sonra onun cenazesini görenler
    yağmur yağdıran bahar bulutu gibi ağlasınlar.)

    Bir ejdehâ-yı dü-serdür bu hayme-i dünyâ
    Dehânma düşen olur hemîşe nâ-peydâ
    (Bu dünya çadırı, dâima ağzına düşenin görünmez
    olduğu iki başlı bir ejderhadır.)

    III. bend
    O bedr-i kâmil ol âşinâ-yı bahr-i ulum
    Fenaya vardı telef etdi ara tâli-i şûm
    (Ayın ondördü gibi bilgili ve ilim denizinin tanışı
    olan o şehzade yok olup gitti. Uğursuz talih zavallıyı
    telef etti.)

    Dögündi kaldı hemân dâg-i hasret ile nücûm
    Köyündi şâm-ı firakında doldı yâş ile Rûm
    (Gök yüzünde birer yara gibi görünen yıldızlar
    şehzadenin, hasretiyle dövündü kaldı. Osmanlı
    ülkesi onun ayrılığı akşamında hasretle yandı
    tutuştu, gözleri yaşlarla doldu. )

    Kara geyürdi Karamana gusse etdi hücum O
    mâhı ince hayâl ile etdiler ma’dûm
    (Hüzün ve keder hücumu Konya halkına karalar
    giydirdi. O ay yüzlü şehzadeyi, ince hesaplar, us
    taca entrikalarla yok ettiler. )

    Tolandı gerdenine hâle gibi mâr-ı semûm
    Kazâ-yı Hak ne ise razı oldı ol merhum
    (Zehirli bir yılan, yani cellâdın kemendi şehzadenin
    boynuna hale gibi kuşandı. Rahmetli kaderi ne ise
    ona boyun eğdi.)

    Hatâsı gayr-ı muayyen günâhı nâ-ma’lûm
    Zihî şehîd ü saîd ü zihî şeh-i mazlum
    (Hatası görülmemiş ve günahı bilinmem işken öldü-
    öldürülen şehzâde, ne mübarek ve manen ne mutlu
    bir şehîd ve ne derece zulme uğramış bir sultândır!)

    Yıkıldı yer yüzine aslına rücû etdi
    Saadet ile hemân kurb-ı hazrete gitdi
    (Şehzâde yer yüzüne yığılıp kaldı ve aslı olan top
    rağa döndü. Şehîdlik mutluluğuyla ilâhî makam
    civarına gitti.)
    (ruganayakkabidakimenidamlasi ?, 26.03.2012 16:40)
  15. bu hürremin kaç tane oğlu var mk

    edit : 4 taneymiş beyler
    (berensaatinmemeleri ?, 26.03.2012 16:44 ~ 28.06.2013 05:00)
  16. amk playboyu sarı selim kadar şanslıydı değildi şu yiğit adam bir rus orospusu yüzünden öldü gitti. babası mustafa'ya ve annesi mahidevran a maalesef o muhteşem yüzyılı yaşatmamıştı ama kanuni bilmiyordu mustafa'yı boğdurduktan sonra devletin çöküşe geçeceğini.ona bir rus orospusu gaz vermişti ve kanuni o gazla yiğit oğluna kıydı. ağlamaya başladığında iş işten geçmişti...

    ulan ilk defa böyle duygusal birşey yazdım lan.
    (brazzers admini ?, 27.03.2012 22:59)
  17. bilmiyorum da,osmanlı'nın görüp görebileceği en parlak şehzadelerden biri sayılan hatta atalarına benzetilen birisinin imparatorluğa ihanet edeceği -

    hiç inandırıcı gelmiyor. gelin görün ki şehzade mustafa'nın tuzağa düşürüldüğü en yakınında ki taşlıcalı yahya'nın mersiyesinde ve dönemin ünlü edebiyatçılarının -

    eserlerinde de görülüyor.

    edit : beyler şunu iyi ayırt edin ; insanlar şehzade mustafa'nın haksız yere öldürülmesine kızıyor.''sen nereden biliyorsun yarram'' derseniz -

    şehzade mustafa'ya yazılan mersiyelere bakın. hemen hemen hepsinde haksızlığa uğradığı, kanuni'nin aklının çelindiği söyleniyor. yoksa millet -

    osmanlı'nın kardeş katlini vacip kılmasına (tabii karşı çıkanlarda vardır) bir şey demiyor. sonuçta adam yani hünkar, halkının refahı için -

    kendi oğlundan vazgeçiyor. benim kızgınlığım da şehzade mustafa'nın haksızlığa uğraması yüzündendir.
    (curuk elma ?, 15.01.2013 23:29 ~ 13.02.2014 14:44)
  18. son sözü : '' baba bak oğluna neyi reva görürler '' dir.
    (karavat ?, 15.01.2013 23:37)
  19. kanuniden sonra o padişah olsaydı eminim ki şuan tüm dünya osmanlı toprağıydı.
    (bumerang1 ?, 11.02.2013 01:59)
  20. @20 nasıl bilebiliyon amk? belki o tahta geçtikten iki sene sonra yıkılacaktı devlet nasıl emin olabilirsin bu kadar
    (istenen tuy ?, 11.02.2013 02:00)
  21. fatih sultan mehmed gibi adamdı o tahta çıksaydı ...
    (hakkingg ?, 24.04.2013 22:57)
  22. @21 o derecede büyük bir adam ancak 100 yılda bir gelir. bundan dolayı o kadar eminim.
    (bumerang1 ?, 22.06.2013 18:16)
  23. ellerinize sağlık dostlar
    yazın yazın da görelim nasıl atalarımız varmış
    (keszade ?, 22.06.2013 18:45)
  24. osmanlıda hiç anlamadığım şey: ulan insan bir sorar oğluna bu mektupları sen mi yazdın diye. koskoca padişah yalan söylendiğinde anlar zaten. hiçbir şey sormadan direk öldürüyor amk kendi oğlunu.
    mustafa'nın idamında bir şey daha duymuştum doğru mudur bilemem. 7 cellat mustafayı 2 kere boğmayı denerler ancak boğazında dua yazılı bir şey olduğu için boğamazlar. en sonunda o dua alınıp denediklerinde boğabilirler.
    (nikim demir gibi ?, 22.06.2013 19:18)
  25. @25 aynen la. erhan afyoncunun kitabında yazıyordu gerçek o olay. başıdaki sarıkta dua yazıyor, o yüzden öldüremiyorlar. sonra süleyman sarığı çıkartmalarını emrediyor, sarığı düşürdükten sonra mustafanın gücü tükeniyor, boğuluyor.
    (koyun31 ?, 23.07.2013 17:29)
/ 5

© 2014 - inci sözlük - inci oyunlar - twitter - facebook
incicapsinci.caincisozluk.netinciswf

inci sözlük bir interaktif sözlük çalışmasıdır. inci sözlük sözlük spot tematik sözlü bir interaktif sözlük çalışmasıdır. inci sözlük sözlük spot tematik sözlük servisi ile üretilmiştir. sözlükler yöneticilerinin sorumluluğundadır, www.sozlukspot.com sözlüklerin içeriklerinden sorumlu tutulamaz.