/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
  1. 51.
    +38 -8
    kapıdan bana baktıklarını görüyordum, hoca sadece sesli bağıra bağıra okuyordu pencerenin önünde ayakta, bana bakanların en önünde gelin duruyordu, kapıdan içeri giremiyor beni çağırıyorlardı, o kadar cezbedici bir sesleri vardı ki, kapıdan onlara bakıyordum, gelin bana bakıyordu arkasındakiler bana bakıyordu hiç kımıldamıyor sadece çağırıyorlardı, gel diyorlardı, dağlara gidelim diyorlardı, sadece gözlerini görebiliyordum gözlerinin konumundan boylarını anlayabiliyordum, gidiyordum onların yanına, beni zütüreceklerdi, kendimi teslim ediyordum, hocanın okuduklarını duymuyordum, sadece onlara gitmek onların olmak istiyordum, ilerliyordum çıkış kapısına, hocanın sesiyle irkildim dur dedi, hakim olamıyordum kendime gitmeliydim, hoca geldi önüme geçti kapıya doğru okudu okuyor bir taraftan nefesini kapıya veriyordu, kapıdan bir çığlık yükseldi gözler kayboldu hoca kapıyı kapattı bitkin düşmüştü, biraz kendine geldikten sonra, gelin neden onların arasında dedim, onu sana koruyucu tayin ettim dedi, onları uzaklaştırmak için kendini feda etti oğlum dedi, koskoca adam ağlıyordu gözlerinden boncuk boncuk yaşlar akıyordu, onu aldılar dedi, ben sadece korkulu gözlerle bu yaşlı adama bakıyorum, sadece ikimiz kaldık ve sabaha saatler vardı, hocanın elinde kolyem gözüme çarptı bunu istiyorlar dedi, neden dedim, seni almak için dedi, evi mühürledim oğlum dedi, lakin sabah olana kadar dışarı çıkamayız artık bana da düşmanlar dedi, sonra kapı çaldı, hoca kimsin diye seslendi, gelen ses babama aitti
    ···
  2. 52.
    +41 -11
    Gece salondayız odamda yatmıyorum bu olaylardan beri, annemle babam oğlum hadi biraz uyu biz oturuyoruz merak etme dediler, onun verdiği rahatlıkla uykuya daldım, uyandım üzerimde her zamankinden fazla bir ağırlık var, üniversitedeki kaldığım evdeyim odamdayım, pencereye koştum, kızıl bir hava sokaklar bomboş heryer alev amış, odam alev almış, arkamı dönüyorum kimse yok, atakanın sesi geliyor koridorun sonundaki odasından, gel yardım et yanıyorum diyor, koşuyorum o karanlık koridorda, koridor sanki kilometrelerde uzunlukta, ışık açma düğmesine varıp bu karanlığa bir son vermek, atakan'ı kurtarmak için koşuyorum, ben koştukça gülüyorlar, ben koştukça alevler artıyor, tuvaletin önüne geliyorum atakanın odası sol tarafımda kalıyor, anca odanın kapısı yok duvar var, diğer tarafıma dönüyorum yine duvar, sadece önümde tuvalet arkamda ise karanlık bir koridor var, tuvalete giriyorum, kapıyı kapatıyorum oturuyorum öyle ağlıyorum, pencereden 5 çift göz bana bakıyor, o kadar keskinler ki, kimisi çok derin bir mavi ile, kimisi bildiğiniz alev dolu bir çukur ile bana bakıyor, hepsinin yüzü aynı, hepsi atakan, hepsinin saçı uzun seyrek kirli yağlı, dişleri simsiyah, onların birbirinden farklı varlıklar olduğunu gözlerinden anlıyorum, hepsi nefretle bakıyor ama, hepsinin gözleri kişiliklerini ele veriyor, sonra annem ve babamın sesini duyuyorum, uyanıyorum onlar başımda yine, oğlum diyor babam al su iç diyor, su veriyor, baba diyorum hazırlan hemen yola çıkalım gidelim hocanın köyüne
    ···
  3. 53.
    +45 -15
    (bkz: BiLGiLENDiRME)

    filmle bir alakam yoktur, muhtemelen sinema sektöründen biri sizler gibi hikayeyi okudu ve sonra birkaç değişiklikle filmini çekti kısaca hırsızlık yaptı, dava aşamasına geçiyoruz artık, beş kuruş almadım, devdıbını kimse bilmiyor çünkü yazmadım, burada yazmayı düşünüyorum, tekrar okuyup hatırlayın sonra devam edelim, ayrıca fragmanı izledim atakan gibi mavi gözlü adamı kara bi adam oynuyor madem çaldınız bari doğru çalın neyse yaşı küçük olanlar yahut etkilenecekler lütfen okumasın

    (bkz: BiLGiLENDiRME)
    ···
  4. 54.
    +51 -22
    bu mumları telefon gibi düşün dedi, çok eski zamanlardan beri bu mumlarla haberleşildi dedi, ben sadece dinliyorum, içimden sure okuyacak oldum, daha okumadan sakın dedi, ne diyorsun dedim, o yapacagın seyi yapma dedi, artık düsünmüyordum da sadece atakanı dinliyordum, istersen sana gösterebilirim dedi, göster dedim, sesi öyle ikna ediciydi ki yaptıgımız seyin cok kötü birsey oldugunu anlayamıyordum o anki pgiboloji ile, mumları cıkardı 28 tane mum vardı, bunları yakmaya başladı, mumlar yandıkça odanın icinde gölgeler hareket ediyor gibi geliyordu, bu mumlardan bir şekil yaptı isteyen olursa şekli de söylerim ancak su anda söylemem dogru olmaz, kolyesini cıkardı, bu seklin ortasına koydu, ışıgı söndürür müsün dedi, söndürdüm, otur yanıma dedi, ses cıkarma, icinden bazı seyler söyleme, sadece dur dedi, birseyler söylemeye basladı, o birseyler söyledikce mumlar sönecek gibi oluyor alevi azalıyor sonra daha da siddetli yanıyordu
    ···
  5. 55.
    +36 -7
    3 gün boyunca hoca evinde kal, hoca ekmeği ye, hoca suyu iç dedi, susuyordum sadece, ben susuyordum, babam susuyordu, bezmiş bir vaziyette oturuyorduk sadece, peki dedim aileme bir zarar verirlerse ne yapacağım, başka çaremiz yok dedi, hayır ailene zarar vermezler demesini beklerken beni derin bir endişeye sevk etti, babama dönüp baktım, sadece yalandan bir gülümseme vardı suratında, ah baba ah içinden neler geçiyordu o an ne korkular ne ızdıraplar kimbilir, babamla konuştuk, oğlum dedi merak etme kimse bize birşey yapamaz sen 3 gün boyunca hocanın evinde kal 3 gün sonra almaya gelirim dedi, gözleri dolu doluydu, ben babamı öyle görünce ağlamaya başladım, babam ağlamadı sadece sarıldı bana ve çıkıp gitti, arabada ağlıyor olmalıydı, aklım ondaydı, bir taraftan annemi düsünüyordum, hep evde dursaydım okumasaydım, yada sanayide işçi olsaydım daha mutlu olurdum diye düsündüm, milli egitime sövdüm, üniversiteye sövdüm, evden ayrımama sövdüm, o cocukla hic tanısmasaydım bunların hicbiri olmazdı diye düsündüm, kendime sövdüm insanlara cabuk güvendigim icin, bu düsüncelerle gözlerim dalıp gitmişken hocanın sesiyle irkildim, ne düsünüyorsun dedi, gözlerim dolu dolu cevap verdim hocaya, neden ben dedim neden ben, anlayacağız oğlum dedi anlayacağız
    ···
  6. 56.
    +41 -12
    babam hemşireye atakan *** 'ın odası nerde dedi, hemşire tarif etti girdik serum takmışlar, yatakta yatıyor, atakanın saç baş dağılmış sakal uzamış robinson crusoe gibi olmuş, beni görünce ağlamaya başladı, kulağıma yalnız konuşalım dedi, baba dedim kapının önünde biraz beklermisin, çıktı babam dışarı, artık yalnızdık, oğlum dedim senle tanıştıgım güne o kadar pişmanım ki dedim, beni nelere bulaştırdın dedim, benim dedi fazla zamanım yok gelecekler benim için dedi, eve git dedi, benim yatağın altındaki kolyeyi al, resmimi sök yak, içine kendi resmini koy, bir tane de k***s yazan el yazması üzerinde *** simgesi olan bir kitap olacak dedi al onu sondan bir önceki sayfayı aç dedi, o şekilleri yaz bir kağıda sonra hepsini gece o kabusları gördügün saat kaç ise yak dedi yakarken ** sayfadaki sözleri oku her yaktıgın kagıt icin 10 kere oku dedi, adam resmen beni bir illetin içine çekmişti peki bu söylediklerini yaparsam gerçekten artık bu kabuslar bitecekmiydi bunu sordum, bu yap dediklerinin manası nedir dedim, eğer gitmelerini istiyorsan yap dedi, sana yaşattıklarım için senin vebalini aldığım için özür dilerim dedi, acınası bir haldeydi kısacası, doktoruna gittim şizofren olmasından şüpheleniyoruz dedi, ancak dedi, hiç unutmam o söylediğini, bir hocaya zütürmek isterseniz dedi buna da saygı duyarım dedi, kaç yıl tıp okumuş adam dahi bunu diyorsa ortada birşeyler vardır diye düsündüm, baba dedim gidelim hadi eşyaları alalım, gittik eve ev sahibi çay bahcesinde anahtarı babama vermişti, giderken bırakacaktık tekrar ona girdik eve önce benim odama girip eşyalarımı topladık, sonra atakanın odasına girdim
    ···
  7. 57.
    +39 -10
    odaya girdim, her yer simsiyah, aslında odaya girince yine bana bir oyun oynayacaklarını düşündüm, eskisi gibi korkmuyordum onlardan, çünkü okulumu mahvettiler, ailemi mahvettiler, en fazla ne yapabilirlerdi ki, herşey harabeye dönmüştü, ayağımın altında bir fazlalık hissettim, ayağımı kaldırıp baktığımda kolyem yerde duruyordu, ancak simsiyah olmuştu, kitabı arıyordu gözlerim ama o yangından yanmadan cıkması imkansızdı, kolyemin kapağını açtım, resmim hala duruyordu ancak, o ana kadar yaşadıklarımdan en ürkütücüsüydü belki de, resmimin alın kısmında o yazı vardı bu sefer rüya degildi herşey bizzat oluyordu, rüya ile gerçegi karıstırıyordum sanki, yazı kül ile yazılmıştı, kolyem kapalıydı, resim sağlamdı peki o yazıyı oraya kim yazdı neden yazdı, artık bu soruları sormuyorum, cünkü biliyorum onlar yaptı, hatta ismiyle söylersem 5 inin arasından yapan *** olmalıydı kesinlikle, bu kolyeyi hocaya zütürmeye karar verdim, cebime koydum, babama hocaya gitmek istedigimi söyledim tamam oğlum dedi, benden cok o bıkmıstı ama birsey söyleyemiyordu iste, ne yapabilirdi ki, onlardan kime bahsedebilirdi, deli damgası yerdi belki de
    ···
  8. 58.
    +38 -9
    sonunda kendime hakim olamadım bütün sayfaları tek tek yavaşça ayırdım, sayfaların hepsinin üst taraflarında belli şekiller altında ise arapça ya da farsça olduğunu tahmin ettiğim yazılar vardı, hiçbirşey anlamıyorum, anlasam neler yapabileceğimi düşündüm, kitaptan bir kelimeyi kağıda yazdım resim gibi çizdim demek daha doğru olur, amacım onu sabah olunca bir kitapçıya zütürüp hangi dilde ise ona göre bir sözlük almak, atakan'ın dediği şeyi yapmaktan vazgeçtim kagıtları yakmadan kitabın arasına koydum, kitabı yatağın altına koydum kolye ise boynumda takılıydı, sırtüstü yatağa yattım, baktım bu sırada, kalan tekleri de içmişim, bir küfür savurdum, niyeyse üzerimde bir gerginlik vardı, tavana bakarken uyuyakalmışım, üzerimde ağırlık vardı kalktığımda, direk cama yöneldim, hava kızık ateş gibi tıpkı, yine üniversite okudugum şehirdeki evimdeyim, sokaklar bomboş dünyada tek ben varım sanki, arkamı döndüm kimse yok, odanın kapısından biri beni çagırıyor, gelmiyorum dedikçe geri geri gittikçe, gel diyor, bakıyorum kapıya annemin gözleri bu, insan annesinin gözlerini her yerde tanır, annemin gözlerini görünce karanlık koridora dogru atıyorum kendimi, sarılıyorum ona, ancak sırtı tuhaf annemin elime kül geliyor ona dokunnca, yere bakınca ayaklarının ters oldugunu görüyorum tekrardan, yüzüne bakınca uzun ve kirli saclı siyah disli gözlerinin yerinde 2 cift alev olan birini görüyorum yüzü ve bedeni atakan ancak gözleri o ana kadarki gördüklerimden farklı bildiğin alev alev yanıyor, birşeyler söylüyor bana nefret dolu bakarak anlamıyorum, birşeyi işaret ediyor bakıyorum kolye boynumda, kolyemi işaret ediyor, açıyorum içini bakıyorum kendi resmim var ancak kafamın alnına kül ile benim yatmadan önce kitapcıya göstermek icin yazdıgım yazı yazılmış, tekrar ona bakıyorum, beni boğmaya çalışıyor sonra babamın sesiyle uyanıyorum, anneme bagırıyor git su getir diye, babam oglum iyimisin kabus mu gördün yine diyor, sadece evet baba demekle yetiniyorum
    ···
  9. 59.
    +92 -63
    herneyse okul biteli 1 ay olmuştu, temmuzun ilk haftasıydı, alttan dersim kalmadığı için rahatım tabii, aileme söyledim işte böyle böyle iş buldum burda gelmeyeceğim bu yaz diye, eve de okul bitince çıkmıştık yani 1 aydır aynı evde kalıyoruz 1 ay boyunca hiçbir anormal durumla karşılaşmadım, rakı içerdik neredeyse her gece, karı kız muhabbeti ediyorduk, dertleşiyorduk, ancak bu 1 ay sonunda bir gariplik hissediyordum, hislerimde yanılmadığımı bir gece işemeye kalkınca anladım, yatmadan bunla bira içmiştik kafam hafif güzel gidip yattım, gece kalktım acaip susamışım acaipte cişim var, tuvalet koridorun sonunda arkadaşımın odası tuvaletin sol tarafına düşüyor benim odam koridorun diğer ucunda, çıktım uyku sersemliği ile koridorda ilerliyorum tuvalete doğru, baktım sol taraftan sesler geliyor arkadaşımın kapısının altından duman çıkıyor, kapıyı tıklattım ses gelmedi daha yüksek sesle tıklattım yine ses yok açtım kapıyı arkadaşım uyuyor, dedim kalk lan ne oluyor diye, kalktı bu ne oldu dedi, oğlum dedim bunu benim sana sormam lazım kapının altından duman çıkıyordu lan dedim, uyku sersemliğiyle yanlış görmüşsündür kardeşim falan dedi ben de uzatmadım ama bayağı tırsmıştım işedim yatmaya gittim
    ···
  10. 60.
    +78 -50
    sabah geç kalktım pazar günüydü çünkü, o gece rüya görmemiştim, atakan benden önce kalkmıştı (isim vermiyorum onun adına benzer bir isim), çayı koymuş neyse ben de peynir falan çıkarttım dolaptan çayı getirdi sadece günaydın demiştim hiç konuşmadık kahvaltıya oturana kadar, oturduk bunda bir haller var yani nasıl desem, bana ara ara kaçamak bakışlar atıyor ama böyle nefret dolu, dedim iyimisin, iyiyim dedi sadece, o akşamki olay neydi dedim sesler geliyordu biriyle falan mı tartışıyordun dedim, yok dedi pc açık kalmıştı filmden geliyordur dedi, tamam dedim ki bu beni daha da büyük bir meraka sevk etti cünkü akşam odasında pc acık degildir kapkaranlık yatıyordu, bugün ne yapacaksın dedim, dinlenirim odama çekilirim büyük ihtimalle dedi, tamam dedim ben dışarı çıktım arkadaşlarla sahilde takıldık biraz gece saat 11 gibi eve gittim ki kabus başlıyordu artık
    ···
  11. 61.
    +36 -8
    kitabı açtım, yanına sözlüğü koydum, ilk olarak kitabın başındaki 2 kelimeyi sözlükten arayıp buldum, ateş ve ilim çıkıyordu, ateşin ilmi demek oluyordu bu sanırım, sonra atakanın söylediği sayfadaki kelimeleri tercüme etmeye çalıştım ancak bunların karşılıgı yoktu harf harf tercüme ettim, tuhaf kelimeler çıkıyordu, bunlardan biri de atakanın bahsettiği 5 isimden biriydi, 3 harfli bir kelime isteyen olursa söyleyebilirim, atakanın söyledigi sayfadaki başlıgı tercüme edince yok etmek oldugunu gördüm, yok etmek yazan bir sayfanın altında, atakanın söyledigi isim vardı, atakan bana onlardan birini yok ettirmeye calısıyordu o zaman, peki neden bana yaptırıyordu bunu, onun aklına benim kitabın heryerini acıp inceleyecegim gelmemişti sanırım, direk onun dedigi sayfayı acıp yazıları yazıp yakarım diye düsünüyordu, ilk sayfayı actım, rüyamda gördügüm gözlere benzer bir resim vardı sadece tasvirdi, o sayfanın capsini atarim isteyen varsa
    ···
  12. 62.
    +40 -12
    annem kapıyı açtı, suratı asıktı korku ile karışık bir şaşkınlık vardı sanki yüzünde, yalandan gülümsemeye çalıştı, girdik içeri, açmısınız dedi annem, dinlenme tesisinde çorba içmiştik o yüzden evde yemek yemedik, tv açmıyoruz, öyle üçümüz oturuyoruz, annem bişeyler düşünüyor gibi, ne oldu anne dedim, yok bişey oğlum dedi, ki anlarım kesinlikle birşey olmuştu biz gidince, sen dedim benden gizledikçe emin ol benim pgibolojim daha da bozulacak ne olduysa anlat dedim, babama baktı, sonra oğlum dedi, bugün biraz tuhaf şeyler oldu dedi, içerde uzandım yatıyordum, mutfaktan ses geldi dedi, kalktım baktım, tabakların hepsi yerde ocağın dört yeri de sonuna kadar alev almış yanıyor, ama gazı açma düğmeleri hepsinin kapalıydı gözümle gördüm dedi, musluğu açtım, ateşin üzerine döktüm dedi, daha önce hiç görmediğim şekilde bir duman çıktı sönünce dedi, hemen içinden bişeyler okumuş sonra içeri gelmiş, oturmuş bu olay biz gelmeden yaklaşım 1 saat önce olmuş, o yüzden hala şaşkınlığı üzerinden atamamış, ben içimden sövüyorum, ailemden ne istiyorsunuz onları rahat bırakın diye, baba dedim yarın ilk iş sabah kalkıp hocanın köyüne gidelim görüşelim tamam oğlum sen merak etme dedi, zaman geçmiş yine yatma vakti gelmişti
    ···
  13. 63.
    +45 -18
    Bu orda bir ayin yapıyormuş o an bunu anlamadım ama, sakin kafayla düsününce cok belli, bu dedi ki şekle doğru *** nerde diyor, sonra 5 saniye durup sinirli bir şekilde çağırın diyor, sanki biriyle konusuyor ben öyle oturdum buna bakıyorum, bu gözleri kapalı şekilde yapıyor bunu, sonra birden boynunu bana çevirdi gözlerimin içine baktı, hayır dedi, ben neye hayır derken şekildeki mumlardan panpalar yalan olmasın bir duman cıktı sanarsınız oda yanıyor, atakan gidin dedi, sonra ısıgı ac hemen dedi, actım ışıgı, ne yapıyorsun dedi sana sessiz ol demedim mi dedi, ben de bana bakıp hayır dedin ben bana söyledigini zannettim dedim, sana söylemedim dedi bir daha sana söyledigim bir şeye uy dedi, ne oldu kusura bakma yanlıs bisey yaptıysam dedim, yaptın dedi, o kolye sayesinde seni gizlemiştim, artık biliyorlar dedi
    ···
  14. 64.
    +36 -9
    sabaha karşı uyuyakalmışım, hiç rüya görmedim ilk defa iyi bir uyku çektim, uyandığımda babam başucumda oturuyor hoca ortalıkta yok, babama baktım güldü, iyi uyudun oğlum dedi, cok iyi uyudum dedim, babam hiç uyumamış, hoca da hiç uyumamış, hoca dışardan bize seslendi gittik, hocanın koyunlarının hepsi telef olmuş, yardım edin şunları gömelim dedi, hocam dedim durup duruken niye telef oldu bu koyunlar, boşver oğlum hastalanmışlardır dedi, bu sırada gözüm koyun ağılına takıldı, ağılın duvarlarında tırnak izleri vardı, bildiğiniz tırnakla her yeri birileri boydan boya çizmiş, hocam dedim bu izler nedir, yüzüme baktı, seni alamayınca hırslarından yapmışlar oğlum dedi, babamın kulağına eğildim, hocanın telef olan koyunlarının parasını nasıl ödeyeceğimizi sordum, hoca bunu duymu, bana baktı, bu senin suçun değil oğlum dedi, artık burda durma dedi, gelininin zütürülmesinden çok etkilendiği belliydi, belki söylemiyordu üzmemek için ama bunda benim payımın olduğunu biliyor belki de onun başına gelenlerden beni sorumlu tutuyordu, burası güvenli değil dedi, kolyeyi bana verdi, artık kendi evinize gidin dedi, koyunları gömdük hocayla vedalaştık arabaya bindik, arkamı döndüm hocaya bakıyorum, hoca bana bakıyor, ordan uzaklaştık, dedemlerin evine gittik babamla köye annem de ordaydı, sanki gizli gizli iş yapıyoruz gibi hemen girdik dedemin evine, pek memnun olmadı dedemle babannem beni görünce, sadece annem sarıldı, onlar hoşgeldin demekle yetindi
    ···
  15. 65.
    +31 -5
    ortalığı temizledik topladık, sonra odamda oturup muhabbete başladık, bilader senin bu konulardaki ilmi bilgin kısıtlı değil mi dedim, tabii ki benden çok daha iyi olarak bu işleri bilen insanlar var kardeşim dedi, peki dedim niye hep senin dediğin oluyor, kısıtlı bilginle onlardan ve ced lerinden nasıl kurtulacağız, bu işlerden kim çok iyi derecede anlıyorsa ona gidelim kitabı gösterelim, kitap bahsi geçince gözlerini kaçırıyordu, besbelli kitabı kendine saklayıp kimsenin bilmemesini ona ulaşamamasını istiyordu, ya işi daha da büyütmeyelim kardeşim kendimiz hallederiz herşey bu kitapta zaten onların da yapacağı bunları okunaklı şekilde çevirmek biz de çeviririz diyordu, cümlesini bitirince direk aldım elinden kitabı, eğer en ufak hareket yapsa diğer kolunu da ben kıracaktım orda, hiçbirşey diyemedi, yarın sabah ilk iş hocaya gideceğiz dedim, hoca lafını duyunca yüzü ekşidi, ne hocası dedi, bir köyde yalnız yaşayan çok bilgili bir adam var hem de ne zamandır ziyaretine gitmemiştim benim yüzümden yani senin yüzünden çok iş aldı başına görelim onu, hem de kitabı inceletelim belki dermanımız ondadır dedim, hiç seslenmedi, eşşek gibi gelecekti, sessizce oturuyorduk, kitabı kapalı şekilde kucağıma aldım, ben yatağın üzerinde oturuyordum o yerde oturmuş parkelere bakıyordu, bir müddet böyle oturduk lakin bir yorgunluk çökmüştü üzerime gözlerim ağır ağır kapanırken anahtar sesiyle uykum açıldı, annem ve babam gelmişti, onların birazcıkta olsa normalleştiğini görmek en büyük mutluluktu benim için, odanın kapısını çaldılar, derhal kitabı yorganın altına sakladım, şimdi bir sürü soruya uğraşmak istemedim, ne yapıyorsun gece gece o günlükle diyeceklerdi, sonra kalkıp kapıyı açtım, yüzüme sahte bir gülümseme taktım, onlarda da sahte bir gülümseme vardı ama benimki kadar sahte değildi belki de bunun sebebi iyiye gidiyor olduğumu, normalleştiğimi düşünmeleriydi, nasılsın oğlum dedi annem, iyiyim anne muhabbet ediyorduk atakanla dedim, babam atakana ters ters bakıyordu ama hiç ses etmedi, hadi oğlum siz muhabbet edin istediğiniz birşey varsa yapayım dedi annem, sağol anne yatarız birazdan zaten dedim, tamam oğlum iyi geceler size dedi çıktı, onlar çıktıktan sonra da hiç konuşmadık atakanla, gözlerim yine yavaş yavaş kapanıyordu ama kapanmamalıydı zira yanımdaki adama hiç güven olmazdı, bu düşüncelerle zihnimi açık tutmaya çalışıyordum uyumamalıydım
    Tümünü Göster
    ···
  16. 66.
    +35 -10
    hoca devamlı içinden birşeyler okuyor ben kenardaki minderde oturmuş başım eğik düsüncelere dalıyorum, yatsı vaktine kadar bu böyle devam etti, yatma vakti gelince hoca odanın birini bana gösterdi, zaten kücük sayılacak bir ev vardı girişte oturulan salon gibi yer, 2 tane bundan farklı oda vardı, biri hocanın odası idi, diğeri misafirler içindi zannedersem çünkü ben orda kaldım, hoca gelinini işaret ederek arapça birşey söyledi, gelin tepki vermedi, verdiyse dahi ben anlamadım, hoca bana döndü senin kapına *** yı koyacağım, evin içine şerli varlıklar giremez, lakin pencereden seni çağıran biri olursa sakın o tarafa dönme dedi, tamam dedim, yatacağım odaya gittim, *** kapıda bekliyordu, ayaklarına baktıkça ürperiyordum, evin tavanı hasırdandı tavana gözlerimi diktim, camdan bir gölge geçti gibi oldu, başımı hemen o yöne çevirdim, kimse yoktu, kaldığım odanın penceresi dağ tarafına bakıyordu, zaten çok ev olmayan bu yerde, kapkaranlıktı dışarısı, tekrar tavana bakarken pencereden birinin bana baktığını gördüm, kesinlikle emindim bu sefer, boynumu çevirmemle şok oldum, dünya üzerinde görmediğim kadar güzel bir kadın bana bakıyorudu, büyülenmiştim sanki, gel diyordu parmağıyla işaret ediyordu, ayağa kalktım, pencereye yöneldim, pencereyi açıyorken, o arkamdaki gelin birden önüme geçerek, o güzel kıza il şerrin ifrütün *** dedi böyle yılan gibi tıslayarak söylüyor, o güzel kız rüyalarımda gördüğüm pis uzun yağlı saçlı siyah dişli şeylerden biri olmuştu sanki bir anda, öyle bir irkildim ki, bir çığlık attım hoca koşarak geldi, ne oldu oğlum dedi, konuşamadım kekeledim, su getirdi hoca, anlattım penceremde çok güzel bir kadının belirdiğini sonradan, *** ın beni kurtardığını söyledim, hoca birşeyler okudu pencerenin yanına gitti
    ···
  17. 67.
    +31 -5
    hoca kapıyı açtı fakat kimse yoktu kapıda bir not vardı fakat not ingilizceydi hoca sinirlendi ne bu şimdi amk dedi içeri girdi liselilerle uğraşıyoruz amk felan diye söylenirken içeriyi bir duman kapladı gelen atakandı sen ne zaman çıktın hastaneden amk dedi hoca uzun hikaye sonra anlatırım dedi ben niye geldin dedim bana dönerek sana söylediklerimi niye yapmadın huur çocuğu dedi bende atarlı atarlı konuşma ananı giberim dedim ortam gerildi efendi olun bide sizle uğraşmıyım amk liselileri dedi hoca birden ortam sessizleşti kapı hafif aralandı gelin içeriye girdi fakat eteği kanlıydı ağlıyordu hoca birden ağlamaya başladı titrek bir sesle sana dokundularmı dedi gelin karşı koyamadım babo dedi hoca bi yarım saat kendinden geçti uyandığında direk kapıya koştu ve bağırmaya başladı ama ne dediğini anlamıyorduk bizde gir içeri ev soğuyor amk dedik hoca tamam lan geliyom dedi neyse o arada gelin yemek yapmış sofraya buyur etti geçtik mercimek çorbası felan yapmış tam yemeğe başlıyacaz kapı çaldı hoca sinirlendi gibicem amk rahat yokmu bu oçlardan dedi kapıyı açmaya gitti 5 dakka geçti ses yoktu korkmaya başladık beraber hocaya bakmaya gittik kapıda bir not vardı atakanı bize getirin yada hocayı giberiz panik olmuştuk atakan beni verenin annesi babası ölsün tövbesi geçmez dedi o an yıkılmıştım yapacak bişey yoktu ama hocada gibimde değildi bu arada uzun zamandır otsbir çekmediğim geldi aklıma fakat gelin evdeydi atakanıda ayartıp geline 2 posta kaydık gelinde az huur değildi karşı koymadı sağolsun ertesi sabah telgraf geldi msnene bak diyordu hayırdır amk dedim hemen hocanın leptopundan msnye girdim mail gelmişti tıkladım birde ne göreyim hocaya anal yapıp video çekmişler yıkılmıştım artık bu onur meselesi olmuştu hocanın dolabını açtım 90lık döner bıçakları vardı atakanıda çağırıp yüklendik ve ormana hocayı aramaya çıktık fakat birden hava karardı ve 10 15 tane göz bize bakıyordu atakan altına sıçmış olacakki ortamı bi tak kokusu sardı fakat bu bizim için bir fırsat olabilirdi gözler kararıyordu tak kokusu kendinden geçirmişti onları bizde fırsat bilip uzaklaştık eve geldiğimizde babam gelini saksoya almıştı şaşırdık ama bozuntuya vermemiştik babamda 2 posta atıp yanımıza geldi noldu amk kaç gündür haber alamıyorum sizden dedi hocayı arıyoruz amk sus iki dakka dedim hoca bizim evde amk dedi şaşırdım ve umutsuz bir ses tonuyla hoca şu anda annemle evde tekmi dedim? babam he amk nolmuş dedi senin kişiliğini gibeyim dedim babama hemen arabaya atlayıp eve vardım sessiz adımlarla kapıya yöneldim içerden sesler geliyordu annemin sesiydi kapıyı araladım 5 kişi hocada dahil annemi folloş ediyorlardı hemen içeriye girdim ve hocaya bakarak bumuydu senin adamlığın dedim hocada uzatma lan yarram dedi o arada gelin geldi ve hocaya sakso yapmaya başladı hoca hoşlanmıştı fakat ses etmiyordu olaylar iyice taka sarıyordu ben hocaya dönüp sizden son bir şey istiyorum dedim gibilmeden ölmek istemiyorum hocanın suratında muallakce bi gülümseme oldu gelini kenara itip beni domalttı iki postada bana kaydı o gün bu gündür arayıp sormuyor buda böyle bi anımdır.
    Tümünü Göster
    ···
  18. 68.
    +33 -8
    size bunu nasıl anlatabilirim bilmiyorum, kendi kendinizle konuşmak gibi bir duygu bu, bir rüzgar sizinle konuşuyor gibi diyeyim ya da, öyle duyduğunuz gibi arapça falan konusmuyor, siz onu anlıyorsunuz, cünkü sizin icinizden konusuyor sanki, ancak dısardan bu ritüeli izleyen birisi sizin kendi kendinize arapça konustugunuzu zanneder, tıpkı köpeklerin kendi aralarında anlastıkları ama bizim sadece hav hav sesi duymamız gibi, siz onlarla iletisime gecince dısarısı sizin arapca konustugunuzu zannediyor, kitaptaki yazıları okudum 1. yi *** kabilesinden *** oglu kendini tanıt dedim, gel dedi sadece, sus dedim, sadece kendini tanıt
    ···
  19. 69.
    +44 -19
    ne illeti dedim, oğlum dedi *** kabilesinden birilerinin çocuğunu öldürmüşsün, ne cocugu dede ne diyorsun dedim, hocanın ona verdiği bıcağı gösterdi, onlara karşı oğlum dedi yapılabilecek şey buymuş, bunu yanından ayırma oğlum dedi, biz seni yalnız bırakmayız hep yanında oluruz merak etme dedi, hocanın da yapabileceği tek şey buymuş dedi, ne olduğunu anlamıyordum, artık ne olursa olsun modundaydım, tekrardan dedemlerin evindeydik, akşam olmuştu yemek yiyoruz, hepimizde bir sessizlik var, yatma saatine yakın kapı çaldı, hiç unutmam 5 tane köylü vardı en arkadaki adamı tanımıştım ilk gittiğimiz ve bizi evinden kovan hocaydı, dedeme birşeyler dediler, dedem burası benim evim dedi bunu duydum sadece, sonra dedem yanıma geldi oğlum dedi hadi evinize gidin orda daha rahat edersin dedi, sadece tamam dedim, dedem dahi bunu yapıyor benden çekinip evinden kovuyorsa ne yapabilirdim, hiç birşey hissetmiyordum, neyim olduğunu dahi bilmiyordum, gecenin bir yarısı babam annem ben atladık arabaya kendi evimize doğru sürüyoruz, eve geldik, salonda oturuyoruz, annemle babam yalnız bırakmadılar o gece, sadece uyumasınlar istiyorum, bir anlık bile uykuya dalmasınlar diyorum, ancak insan onlar da uyuyakalmıştık üçümüz de, ta ki saat yine 2:30 u gösterene kadar
    ···
  20. 70.
    +41 -17
    babamın durumu malum, altımızda ferrarimiz yok ya, lada samara vardı o zamanlar, bavulları arka koltuğa attık, kitap elimde kolye cebimde öne oturdum, babam sürüyor arabayı, oğlum o ne kitabı dedi, lafı geçiştirmeye çalıştım, pencereleri aç baba filan diye, verecek cevabım yok çünkü, okul ile alakalı bir kitap olmadığı kabak gibi meydanda, eski püskü sarı bir kitap, bu sırada kitabı arka koltuğa bavulların yanına attım, başka mevzular açtım babam sorduğu soruyu unutsun diye, unutmuştu da, oğlum dedi sana söylemeyi uygun bulmadık ama dedi, biri tarafından çok kıskanılmışsın ve çeşitli ifritler ile senin üzerine *** yapılmış dedi, ağır bir *** dedi, gittiğimiz adamı hatırlıyormusun dedi, yaşlı hocayı kastediyordu, evet baba dedim, senle bir kez daha görüşecek oğlum dedi, tamam baba dedim beni bunlardan kurtaracaksa görüşmeye razıyım dedim, o sana verdiği bıçak seni manevi açıdan güçlendirdi dedi, ilk hocanın yanına gittiğimizde hocaya sövdüğünü hatırlıyormusun dedi, bir şokta o zaman olmuştum, ne sövmesi baba dedim sadece başımı yere eğip oturdum dedim, oğlum dedi hoca sana arapça okurken sen hocanın yüzüne arapça küfürler ediyordun hatırlamıyormusun dedi, ama şimdi daha iyisin uykunda filan konuşmuyorsun oğlum dedi, yine aynıydım sadece o kitabın bende olması ve bunları çözecek olmak bir nebze umut veriyordu, babam böyle dedikçe rahatlıyordum, sanki hepsi kötü bir kabusmuş gibi geliyordu, yolda muhabbet ettikçe yol daha kısalıyordu sanki, nihayet evimize varmıştık
    ···