/i/Sözlük İçi

sözlük içi.
  1. 1176.
    +1
    "Yalanlar söyleyen ve kendi yalanlarına inanan kişi;
    - Önce gerçeği anlayamaz hale gelir
    - Zamanla yalanlarına inanan kitleye saygı duymamaya başlar
    - Peşinden sevgisini de kaybeder
    - Sonra saygı ve sevginin yerine; ihtiras, kibir ve kabalığı koyar
    - Ardından herkesi yalancı zanneder
    - Nihayet her şeye, herkesten önce alınganlık ve tepki göstermeye başlar."
    DOSTOYESVSKI

    Ulan neredeyse isim verecek mk. tahlil ve tespitlerine gıpta ile
    ···
  2. 1177.
    +2

    öldü mü? ahahhahahahhahhahahhaha, az bekleyin az

    ···
    1. 1.
      +2
      Vay panpa naber
      ···
  3. 1178.
    -1
    Gerçek, her zaman gerçektir, her ortamda ifşası şarttır, doğru işin, yanlış zamanı olmaz. şimdi yeri ve zamanı değil felsefesi ile iş yapmayın mk. Böyle yaparsanız dedikodu artar, insanlar, örgütler zarar görür.

    Yerelde ve genelde bunu anlamayan am*ına koyduğumunun köleleri, ya aptalsınız ya kötü niyetlisiniz ya da daha kötüsü her ikisi birden

    topunuzun mna koyayım ben
    ···
  4. 1179.
    0
    hak etmediğini isteyen, doğru bildiğini söylemeyen, yapabileceği şeyi yapmayan yani içinizdeki kifayetsiz, muhteris, menfaatçi, dönek kim varsa tespit kamp yönetimine getiriyorum

    bana deliyseniz deliyim diyin hiç çekinmeyin, niye çünkü zeka varmış kaybolmuş tertemiz delirmişsin mk
    aptalsan zaten kaybolacak söz konusu bir zeka yokmuş dümdüz aptalsın
    köle bile olsan bana karşı dürüst olacaksın gerçeğin ifşası şarttır demiştik muallaklik yapmayın
    ···
  5. 1180.
    0
    kölelik kaldirildi .
    ···
  6. 1181.
    +1
    Yaşıyor olmana sevindim
    ···
    1. 1.
      +1
      hayatta herkesin bir derdi var solayak, bizimki de bu ölemiyorum mk
      ben de sevindim yaşadığına
      ···
  7. 1182.
    +1
    Gerçekleri ifşa edelim o zaman; birazcık öz eleştiri

    ben bolluk içinde yüzerken siz burda açsınız
    bana muhalif olanlarınız vardı ama sizi sert bir biçimde susturdum (kamçılama dediğimiz yöntem) bu doğrudur
    köleleri hizipleştirdim ve algı oyunlarıyla sizi faşist iktidarımın esiri ettim
    sizlerden gıcık kaptığım bazı köleleri ise yapmadığı hatalardan dolayı, sebepsiz, delilsiz, iftiralarla ve herhangi bir açıklama bile yapmaksızın kuyulara atıp aç bıraktım
    bunun adı çok özgün ve orijinal bir faşizmdir ve kendimi tarihe geçmiş bir diktatör olarak görüyorum
    pişman mıyım? hayır
    yine olsa yine yapar mıyım? gözümü bile kırpmam
    kadim Türk töresine ve islamiyet'e göre; Bey'lik (emirlik, devlet başkanlığı, yöneticilik, bizim durumumuzda sahiplik efendilik), vermekle olur. bir yönetici, halkın geçimini sağladığı ve halkı mutlu ettiği ölçüde meşrudur
    bizim yaptığımız nedir? kendimi besleyip işlerimi yaptırırken, öfke diliyle köleleri kendi içinde de bölerek saltanat sürmek, köleleri aç ama sahiplerini besliyor, ekstra cezalar ve fazla mesailer ile vs.
    bir kamçı ile gelip koskoca bir ''Büyük Köle Taciri'' olmak ve bu muzaffer edalarım kölelerimin canını sıkıyor belki
    o nedenle de hepinizin ayrı ayrı ve coşku ile dıbına koyayım mkdumun çocukları
    ''''Büyük Köle Taciri Mesas''''

    ···
  8. 1183.
    0
    niye bilgili aptalla, akıllı cahille, sahip köleyle sınanmak zorunda? ben neden normal adamın ağzına kamçı şaklatamıyorum beni durduran ne mk?
    ···
  9. 1184.
    0
    koyu müslümandım, baya müslümandım, okudum, çok okudum, mealler, tefsirler, peygamberlerin hayatları, fıkıh kitapları, hadis, felsefe kitapları, okudukça fark ettim ki bazı şeyler bana artık geçmiyodu mk.
    Hani der ya Kur'an'da Bakara suresinde; ''Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır'' bunun tam tersini yaptığımızı farkettim, yani inanmak için şartları fazla zorluyomuşuz. Sorgulamamak ve doğruluğuna körü körüne inanmak için beyinlerimizi zincirleyip anahtarı camdan atmışız.
    Önce münafık olarak devam ettim, şu an ise sanırım yola Pragmatik Agnostik olarak devam ediyorum. Aslında müslüman, hristiyan ya da ateist herkesin içinde agnostisizm yatıyor derinlerde ama beyinlerimiz yaşadığımız coğrafyaya göre kodlanmış kilitlenmiş ve anahtar camdan atılmış.
    Agnostisizm görüntüde kolaya kaçmak gibi görünse de "var mı yok mu bilinmez bak keyfine" öyle değil o iş mk, ömür boyu sürecek bir arayış, gerçi bana da çok uyan bir şey değil. o nedenle çokta katı agnostisizme kayacak gibi durmuyorum. Belirsizliğe dayanmak, kesinlik arzusunu bastırmak ve zihnin dürüstlüğüne sadık kalmak gerekiyor.. Ölecez sonra sonsuzluk cennet huri falan, ooh ne güzel mk "Allah var gam yok" diğer yol mu kolay bu mu? çoktan mavi hapı yutmuşsunuz yannanlar ne anlatıyorsunuz.
    ''Agnostisizm bir inanç değil; bir yöntemdir. insan, bilgisi olmayan bir konuda kesin konuşmaktan kaçınmalıdır.'' - Huxley. Yani reis diyor ki burada; bilmiyosan bilmiyorum de oevladı
    Esnek yol iyidir kesin çizgiler yok, bunu aslında zincirin kopması gibi değil gevşemesi gibi düşünün. paslandı, eskidi, en sonunda uyguladığın baskıyı kaldıramadı ve gevşedi. cevapları başkasından alan beynin zincirleri paslanır. soru sormayan beyin ölür, ki bu siz beyinsiz gibik köleler için sorun değil. Soru sormanız yasak sadece itaat edeceksiniz. Tıpkı kendini özgür sanan ötekiler gibi.
    Eskiden doğruyu aramak bana küfür gibi geliyordu, yaradana ihanet, asıl ihanet neymiş biliyomusunuz gençler? kendi hakikatini aramaktan vazgeçmek ihanettir.
    Aklınıza sadık kalın..
    ···
    1. 1.
      0
      lan bu adam hala burdaymış (:
      ···
  10. 1185.
    0
    Ey eski köle konaklarının o taktan karanlık koridorlarında, zincirlerinin şıngırtısıyla karışan kamçı seslerinde gizli o bin kurusu düzen. o düzen ki, yüksek duvarların arkasında saklanmış efendi tahtları, kamçıların gibtiritaktan ıslığı, kölelerin sessiz züt korkusuyla dolu çilesidir. "Sahip" olmak, ne soylu bir kanın mirasıdır ne de yıldızlara yükselen uyduruk duaların gücüyle ölçülebilir bir şeydir.
    Ey zincire vurulmuş avradı kandilli huur evlatları, sahipliğin mihenk taşı adaletsizliktir; o adaletsizlik ki, bir yılan gibi köleyi sarar, fırtınada sallanan bir yaprak gibi ananızı titrete titrete dalından söker koparırdı. Düzen der ki: adaletsizlik, güneş gibi yakmalı, kimseye merhamet etmemeli.
    Ey köle sahibi olmak isteyen huur çocukları, hatırlayın eski hikayeleri: Zalim efendiler adaletsizlikle yükselir, merhametle düşerler, güçlü köleye az iş, zayıfa ağır yük. imanla yönetmek eskidendi, iman? O, efendinin gönlünün sırrıdır, düzenle karışmaz. Varsa eğer yaradan, onunla sahip arasındadır. Adaletsizliğin terazisinde tartılmalıdır her emir, merhamet etmek yasak.
    Düşünün ki, bir sahip, köşkünün avlusunda oturur, etrafında köleler halka olmuş, kamçılar yağlanmış. Bir gibik köle gelir, "vay sahibim daşşağını yiyim beni sal". Sahip, imanına sığınmaz, Tanrıya'da sormaz; gözlerini kısar, kamçısını sıkıca kavrar, bir anda kölenin mesaj kutusunda bir ışık belirir, açar ve okur bu yakarışın umutlarının karşılığını; "ANAN ZAAAA!"
    Ve şaklatır kamçısını yıldırım düşercesine, o kamçı, efendinin öfkesinin çıplak sesidir; havada patladığında gök gürültüsünü kıskandırır, bu annesiz kölelerin yüreğinde sonsuz bir kış başlatır.
    ···