/i/Başıma Geldi

Hayatta başınıza gelenlerden ibaret değil midir?
  1. 1776.
    +45
    O akşam eve gelip düşündüm, tam olarak ne yapmalıyım diye. Aklıma olayların başı geldi, Cansu'nun olmayan kuzeni. Oradan bi bağlantı bulup vurmalıydım ve ilişkilerinin açığa çıkmasını sağlamalıydım. Biraz daha düşününce tek başıma yapabilecek bişeyim olmadığı aklıma geldi. Birilerinin yardımına ihtiyacım vardı yine. Abimi seven, Cansu veya Murattan pek haz etmeyen ama hepsini tanıyan biri..

    Hemen aklımda canlandı bile, iş yerlerinden Nazan abla. Bunların sorumlusu gibi bişeydi. Bana kalırsa alenen abimde gözü vardı ama abim bunu reddediyordu. Cansuyu pek sevmezdi. Abimin facebookundan baktım arkadaşlarına ve buldum Nazan ablayı, abimden 6 yaş büyük, dul ve güzel bi kadındı. Beni de çok severdi. Arkadaş olarak ekledim, 5 dk. sonra kabul etti. O bana yazdı hemen, "Karavana abin nasıl iyi mi telefonlarıma cevap vermiyo?" "Nazan abla numaranı ver hemen görüşmemiz lazım" dedim. Verdi numarayı ve aradım. Evine davet etti, saat akşam 10 olmuştu ama gitmek zorundaydım. Gittim ve durumu baştan aşağıya anlattım. Ne kadar şaşırdığını ve sinirlendiğini tahmin edebilmişsinizdir. "Her ne olursa olsun yardım etmeye hazırım"dedi. Planı anlattım ve yarın görüşürüz diyerek evden çıkıp, evime gelip yattım.

    Ertesi sabah evden çıktım ve abimin iş yerine gittim. Muratla Cansu da ordaydı. Nazan abla işin acil olduğunu söylemiş ve tatillerini bölüp onları çağırmış, toplantı odasında bekletiyodu. Odaya girdim, abimin adına toplantıya katılacağımı, çok önemli olduğunu söyledi Nazan abla. Abimle ben iletişim fakültesi mezunuyuz, benim de konu hakkında bilgi birikimim olduğunu öne sürerek, "abin yok, sen dinle, ona iletirsin" dedi. Belki saçma bi bahaneydi ancak Murat ve Cansu ayıkmamışlardı. Tek bi konu hariç, "Neden sadece 3'ümüz varız diğerleri katılmayacak mı?" diye bi soru yöneltti Cansu. Hiç beklemiyorduk, Nazan abla da afalladı ve saçma bi bahaneyle "3er 3er gruplar halinde yapıyoruz toplantıyı." dedi. Murat'ın dallamalığı sayesinde, o anlık panikten sıyrıldık. "Hadi neyse ne bi an önce bitirip gidelim dedi."

    Nazan abla, bişeyler anlatıyodu, odaklanamadım, aklım plandaydı. Cansu'dan bi dosyayı watsapptan yollamasını istedi ve yollarken de başında bekliyordu. işte en büyük iş burda düşüyordu ona. Cansu listede Nazan ablayı ararken Serap'ın adını gördü ve;

    N: Aaa senin kuzenindi dimi bu Serap?
    C: Eveet
    N: Muğla'da yaşıyodu sanırım bahsetmiştin (Halbüki ona değil bize bahsetmişti, ben söyledim ona da)
    C: Hatırlamıyorum bahsettiğimi ama evet Muğla'da yaşıyo.
    N: Ya ben de bu yaz Muğla'ya gitmeyi düşünüyorum, daha önce gitmedim hiç numarasını versene yardımcı olsun bana.
    Cansu neye uğradığını şaşırdı, Murat da öyle çok fazla panik oldular ve saklayamadılar bunu, sesleri titriyordu ikisi de göz ucuyla bi bana, bi birbirlerine bakıyolardı.
    C: Şey şimdi vermiyim toplantıdan sonra konuşuruz olur mu?
    N: Kız aklıma gelmişken ver unuturum bi daha
    C: Yok yok vermiyim ben onu sonra şey yaparız
    N: Kızım nolcak yiycek değiliz ya kuzenini ver işte, bana yardımcı olsun istemiyo musun yoksa?
    C: Yani öyle değil de..
    O sırada daha fazla dayanamayan dallama Murat, hayatının hatasını yaptı ve
    M: Kız vermek istemiyo anlasana işte diye sert çıktı.
    O an en çok sinir dolu olduğum andı belki hayatımda, daha fazla dayanamayacağımı anlamıştım. Bu sefer sabrımın taşı çatlamadı adeta paramparça oldu. Gözümün önü karardı ve birden bire yanımda oturan Cansu'nun elinden telefonunu aldım.
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster