/i/Tespit

  1. 1.
    +2
    "FRIENDZONE NEDiR? NASIL ÇIKILIR?"

    inci tarihinde ne başlıklar açıldı, hepsi yarım kaldı beyler. Biliyorum bıktınız artık. O yüzden tek part devrini getiriyorum. Tek partta bu başlığı yazıp bitiriyorum. iyi okumalar.

    Kanayan yaramız, iç burukluklarımız, kelimelerimize pranga vurduğumuz, düşüncelerimizin dışında gelişen kötü durum, friendzone, yani arkadaşlık bölgesi'ni bugün ele alacağız.

    Öncelikle nedir Friendzone...

    Dişinin sizi kendi menziline yanaştırmama durumudur. Halk dilinde "Ben seni arkadaş/kardeş/kanka olarak görüyorum." durumudur. Sizin hayaller kurduğunuz, elinin tutmaya çekindiğiniz, göz göze geldiğinizde yüzünüzün kızardığı o kişinin, sizi arkadaş olarak görmesi ve hayallerinizin önüne set çekmesi durumudur.

    Kabullendiğiniz ve önlem almadığınız taktirde bir ileri boyutu, siz onu severken onun başkasından hoşlanma ihtimalidir. iki ileri boyutu, siz onu severken onun başkasıyla sevişiyor olma ihtimalidir. taktandır.

    Hepimiz hayatımız boyunca en az 1 kez yaşayacağız aşk denen gibimsonik olayı. Kimisi kötü yaşayacak, kimisi kötüye nazaran hafif sıyrıklı. Ama elbet bir yerden bir yara alacağız. Genelde bu durum bizim dışımızda gelişen olaylarla mümkün olduğu için, 50 metre ötemizde duran duvarı gördüğümüz halde ona toslamamıza sebebiyet verecektir. Aşkın gözü kördür çünkü. Fakat biz şimdi bu yüzeysel konuları bir kenara bırakacağız. Biraz olayın derinine inmek istiyorum. iyi dinleyin.

    insan, doğası gereği, "gibişerek çoğalmak" koduyla yaşdıbını idame ettirmektedir. Doğamızın kanunu, üre ve neslini devam ettirdir. Bu, bilincini derinine kullanamayan canlılarda bir yerde körelmiştir. Sokak hayvanlarında hala geçerli olan bu kanun, türünü devam ettirebileceğin nitelikte bir karşı cins bul, gibiş ve üre mantığıyla hala devam etmektedir. Gel gelelim ki dış etkenlere bağlı olarak petshoptan aldığınız o hayvanları kısırlaştırıp doğalarını bozmak, ne yazık ki insan elinde olan acımasızca düşünülmüş bir üstünlük göstergesidir.

    Velhasıl, canlıların asıl prensibinin genlerine kodlanmış bu ihtiyaçlar silsilesinden geldiğini açıklamak istedim. Şimdi ise bize müdahale eden bazı etkenler var, onları açıklayacağım.

    Ne demiştik, insan doğası "gibişerek çoğalmak" güdüsüne kurulu bir kodlama ile işler. Fakat günümüzde farklılaşan algı üzerine, hayatımızda sosyal statü, ikili ilişkiler ve popüler kültür girmiş bulunmaktadır.

    Artık beğenilmeyen kişiler farklı bir statüye sokulmakta, ve bu acı verici durumla karşılaşmaktayız. Soyumuzu devam ettirmek istediğimiz kişi, bize kan bağıyla bağlanmaya çalışıyor. Arada kan bağı olmamasına rağmen. Bu tamamen statüleşmenin getirdiği bir lakap:

    "Kanka = Kankardeş"
    "Kardeş"

    Aranızda kan bağı olmayan birinin sizi kankası olarak, kardeşi olarak görmesi tabii ki istenmeyecek bir durumdur beyler. Beğenilmeyen bir kişinin kız/erkek bu sıfatlara sokulması son derece yanlış bir davranıştır. Beğenilmemek gayet normal bir durumdur, ama kalıplara sokulmak doğamıza aykırı bir durumdan ibarettir. Kişi ondan hoşlanmadığını güzel bir dille pekala karşı tarafa söyleyebilir. Bunda hiçbir sıkıntı yoktur.

    Peki bu durumdan nasıl kurtulacağız?

    Bilinçaltına etki ederek tabii ki. Bilinçaltımız, normal zamanda aklımızda dolandırmadığımız düşünceleri fazla yer kaplamasın diye bağrına basan çok garip işlevli, beynimizde bulunan bir alt tabakadır. Görsel zekayla büyük oranda akrabalığı bulunmaktadır. Biz, bir insanı gördüğümüzde ilk başta kafamızda çizdiği statü başlığı altında algılarız. Dış görünüşü, peşine ses tonu, peşine ise kişiliği gelir.

    Biraz daha açıklayıcı olabilirsem şöyle anlatayım:

    Kampüste yürüyorsunuz, karşınızdan biri geliyor. Kişi, gözümüzün menziline girdiği vakit beynimiz şunları yapar:

    Dış Görünüş (Süzüldü, Arkadaş)
    Ses Tonu (Hiç Güven Vermiyor, Sınavı Kötü Geçmiş)
    Kişilik (Tam Bir huur Evladı)

    Kısacası beyinimiz karşıdaki kişiyi gördüğünde içerisinde bunları canlandırıyor. Bu, birazdan vereceğim maddeleri kafanızda şekillendirebilmek için yazdığım kısa ama uzun bir girişti. Şimdi ise maddelere geçelim.

    1. Bilinçaltı

    Bilinçaltında bize bir başlık açacak olan kıza bu konuda müdahale etmek zorundayız. Açıkça söylemek gerekirse göz menziline girdiğimiz vakit bizi "Kanka, kardeş" başlıkları altında görmemeli.

    Örneğin,

    -Ya alpha dog, sende notlar var mı?
    +Atıyorum.
    -Sağol kardeşim:))
    +Boş zamanlarında Kurtlar Vadisi mi izliyorsun dıbına koyim kardeşim ne?

    veya

    "Kardeşim lafından hoşlanmıyorum."
    "Benim bir tek kız kardeşim var."
    "Kardeş ayağı ne ayağı biliyorsun, demezsen sevinirim."

    Gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Ama kesinlikle, ister iyi bir dille ister sivri bir dille karşımızdaki hedefi bu konuda uyarıyoruz. Kendi kafasında bizim hakkımızda "Kanka, Kardeş" başlıklarını açmasını engelliyoruz.

    2. Ters

    Her istediğini yapmamanız ve ara sıra terslemeniz gerekiyor.

    Dünyada zaten 3,5/4 milyar erkek var. Ve bu kızın karşılaştığı bütün erkekler zaten her istediğini yapacak birer abaza yığınıdır. Siz burada onlardan sıyrılacaksınız. Siz, 4 milyarda 1 olacaksınız. Karşı taraf diyecek ki, "Alla alla beni tersleyebiliyor, her istediğimi yapmıyor. Onlardan farklı demek ki." bu adım özellikle çok önemli.

    • Artık bilinçaltındayız. Morpheus selamın aleyküm.*

    3. "Ulaşılmazlık Çekicidir"

    insan türünün ortak özelliği, ulaşılmaz olan her zaman çekicidir. Özellikle erkek libidosu kızlarınkine oranla daha çabuk artıp azaldığı için onlara oranla daha ulaşılabilir kalıyor. Ve bu da sıradanlaşmamızı sağlıyor. Biraz kendimize hakim olmak, yavaş yavaş muhabbeti ilerletmek gerekiyor. Ulaşılabilir olduğunuz taktirde emin olun diğer 4 milyardan bir farkınız kalmayacaktır. Bu da sizi arkadan koşan bir vasıfsız bir babet köpeğine çevirecektir.

    4. Korunma içgüdüsü

    Karşınızdakine önem verin. Sürekli onu koruyup kollayabilecek pozisyonda olduğunuzu hissetmeli. Çünkü kızlar ne kadar güçlü de olsalar bir yerde korunma ihtiyacı da duyarlar.

    5. Popüler Kültür

    Size dayatılan Amerikan yaşdıbını örnek almayın. Siz Türksünüz. Ve ırkımız başından sonuna her daim kadınlara önem vermiştir. Kadınlara karşı yaklaştığınız adi tavırlar çevrenizde atılacak bir hava malzemesi değildir. 2-3 dakikalık havanın kimseye faydası olmaz, bu sizi playboy da yapmaz. huur çocukluğunun alemi yok. Irkınızdan geleni yapın.

    Hadi eyvallah.
    ···
   tümünü göster